Bu bana neyi hatırlattı? Aslında tarz tanıdık gelmiyor değil. 1980’lerin başında, Ariel Şaron’dan benzer planlar işitmiş ve o zaman bunları yayınlamıştım. Şaron’un kafası, Ortadoğu’yu yeniden yapılandırmak, Pakistan’dan Orta Asya’ya kadar uzanacak bir İsrail “güvenlik bölgesi” yaratmak, rejimler yıkmak ve kurmak, Filistin halkını toptan sürmek gibi planlarla doluydu.
Washington’dan esen hava, ister istemez Şaron’u hatırlatıyor. Bush ekibi ondan adeta büyülenmiş gibi davransa da, Şaron’dan akıl alıp almadıklarına dair bir kanıtım yok. Ama tarz aynı: Megalomani, yaratıcılık, saldırganlık, küstahlık, cehalet ve yüzeysellik. Patlayıcı bir karışım. Herkesin bildiği gibi, Şaron’un büyük planı suya düştü. Hayal gücü ve yüzeysel bir mantık işe yaramadı; çünkü Şaron tarihin akışını anlayamıyordu. Korkarım Bush, Cheney, Rumsfield, Rice, Wolfowitz, Pearl ve diğer küçük Şaronlar, aynı sendromun etkisi altında. Irak, bir Japonya değil. Ve Iraklılar, şu an milliyetçi diktatörlerine itaat ettikleri gibi, ABD tarafından getirilmiş bir Mikado’ya itaat etmeyeceklerdir. İslam köktendinciliği, kolayca evcilleştirilebilecek bir hayvan değildir. Yüzmilyonlarca Arap ve Müslüman, heybetli bir askeri güç için dahi büyük bir tehlike olabilir.
Biz burada kalacağız
Tarih, Şaron’un bize büyük felaketler getirdiğini gösterse de o, böyle bir Amerikan hamlesinin galibi olacağını düşünebilir. Ortaya çıkacak kargaşayı, Filistinlileri ülkelerinden kovmak için iyi bir fırsat olarak değerlendirebilecektir. Fakat İsrail, birkaç yıl içinde etrafının yeni bir Ortadoğu ile kuşatıldığını görecektir: Dinsel ve milliyetçi fanatizmle güdülenen, nefret ve intikam duygularıyla dolu bir bölge. Ve eninde sonunda, ABD’liler evlerine dönecek. Biz burada yalnız kalacağız. Ama Bush ve Şaron gibileri, tarihin ritmine göre yürümüyorlar.
(Palestine Chronicle)
Başa dön