www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Paşabahçe’de direniş sürüyor
Fabrikalarının kapatılmak istenmesine karşı direnişe geçen Paşabahçe Şişecam işçilerine destek büyüyor. Beykozlular her gece fabrikaya yürüyüş düzenliyorlar.

Gazi-Ulaş’ta yetki alındı
Yaklaşık 3 aydır sendikalaşma mücadelesi veren ve işten atmalarla karşı karşıya kalan Gazi-Ulaş işçileri yetkiyi aldı.
Çöp kamyonları ile eylem
İzmir’in Karşıyaka ilçesinde toplu iş sözleşmesi görüşmeleri sonuçlanmayan belediye temizlik işçileri, 40 çöp aracıyla eylem yaptı.


Paşabahçe’de direniş sürüyor
Muzaffer Özkurt
Paşabahçe Şişecam işçileri ve ailelerinin, fabrikanın kapatılmasına karşı verdikleri mücadele Beykoz halkının desteğiyle sürüyor.
Paşabahçe’de bulunan 5 mahallenin muhtarı ve yöre dernekleri de direnişe destek veriyorlar. Kristal-İş Sendikası’nın çağrısıyla bir araya gelen muhtar ve yöre derneği temsilcileri, mücadeleye nasıl destek vereceklerini tartışıyorlar.
İşçiler de, aralarında oluşturdukları bir komiteyi her gün belli saatlerde mahallelere gönderiyorlar. Bu işçiler kapı kapı dolaşarak ve megafonla “Şişecam’ı kapatmak istiyorlar. Bundan sonra da TEKEL ve kundura fabrikalarını, hastaneleri, okulları ve gecekonduları kaldırmak istiyorlar. Şişecam’a ve Beykoz’a sahip çıkmak için cam işçilerinin direnişini destekleyelim” çağrısını yapıyorlar. Bunun dışında mahalle muhtarları ve bu konuya duyarlı kişiler de evlere gidip çağrılar yapıyorlar.
Ve yürüyüş başlıyor
Ve her gün saat 21.00’de toplanıp trafiği kapatarak fabrikanın önüne “Şişecam kapatılamaz”, “İşçi halk el ele haydi zafere”, “İş ekmek özgürlük”, “Nankör Şişecam iki sene sıfır zam” sloganları ve alkışlarla yürüyorlar.
Yürüyüşün başladığı yerden fabrika önüne gelene kadar kitlenin sayısı 4-5 katına çıkıyor, binleri buluyor. Fabrikanın içine alınmayan mahalle halkı, aradaki polis barikatının arkasında kendilerini sloganlarla karşılayan işçileri ve ailelerine onların yanında olduklarını duyuruyorlar. Ve bir süre sonra işçilerin “Güle güle dostlar yine bekleriz” sloganları arasında mahallelerine dönüyorlar. Yardım ve dayanışma sabahleyin, yemek ve su arabalarının sokulmadığı fabrikaya yiyecek malzemelerinin elden verilmesiyle sürüyor.
Cam emeklisi muhtar
Yürüyenlerin en önünde yer alanlardan birisi de Çiğdem Mahallesi Muhtarı Hüseyin Karababa.
Karababa sadece mahallelilerin katıldığı yürüyüşlere değil, TEKEL işçilerinin ya da diğer bölgelerden desteğe gelenlerin eylemlerine de katılıyor.
5 muhtarlık oldu
“TEKEL işçilerinin eyleminde polis bana ‘Yerine git’ diyor. Ben yerime gidemem, Ben bu fabrikadan emekli oldum. Paşabahçe denen yer bu fabrika sayesinde kuruldu. Tabii ki destek vereceğim” diyen Karababa, Paşabahçe’nin eskiden bir muhtarlık olduğunu, fabrikayla beraber bu rakamın 5’e yükseldiğini söylüyor.
Fakir yaşamasın
Fabrikaların Beykoz’un kilit noktası olduğunu vurgulayan Karababa şunları söylüyor: “Fabrikalar kapandığında Beykoz da kapanır. 5 mahallenin yüzde 10’unun ancak tapusu var. Benim mahallemde 15 bin kişi oturuyor 100 evden 2’sinin ancak tapusu var. Ağababaları istiyorki burada fabrika olmasın. Çocuklarıyla rahat gezsinler. Doğasından yararlansınlar. Onlar bizim gibi fakir insanların olduğu yerde rahat edemezler. Yiyip, içemezler.”
Beykoz’a birilerinin kafayı taktığını, özellikle Şişecam’ın yerinin güzelliğinden dolayı göze battığını anlatan Karababa, “Ağababalarına göre parası pulu olmayanlar yaşamayacak” diyor.
Sendikaya eleştiri
Hüseyin Karababa Kristal-İş Genel Merkezi’ni de eleştiriyor.
“Biz gerçekten duyarlıyız. Her gün eylem yapıyoruz ama sadece bunlar fabrikayı kurtarmaya yetmez. Yaptırım gerekiyor. Diyecekler ki, bu fabrika çalışmazsa diğer fabrikalar da iki saat iş durdurulacak. Şalter inecek. Zorlasa bu iş çözülür” diyen Karababa, Paşabahçe’nin yalnız kaldığını söylüyor. İşçilerin ve kendilerinin bu durumdan rahatsız olduklarını ifade eden Karababa, Şişecam dışındaki örgütlü TEKEL ve Kundura fabrikalarındaki işçilerin de kendisi gibi düşündüğünü aktarıyor.

ALTERNATİF PROJELER ÜRETİLMELİ
Beykoz Trakyalılar Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Ahmet Ali Kılıç: Şişecam’ın kapatılması tarihsel bir süreç. 1983’te alınan Bakanlar Kurulu kararında sanayi tesislerinin şehir dışına taşınması var. Biz Beykoz halkı olarak bunun karşısına dönüşüm projeleri ile çıkmamız gerekiyor. Dünyaya marka olmuş Paşabahçe Şişecam ve çevresinin turizm çerçevesinde Cam Köy haline getirilmesi gerekir. Cam satış mağazalarının açılması gerekir. Ve bu projenin içinde Beykoz halkını de yer almalı. Şu an istihdam edilen işçi sayısı az. Bu projeler hayata geçirilirse istihdam artırılır. TEKEL’de benzer bir şekilde üretimini sürdürmeli. Şu anda bizim dernek üyelerimizden 175’i Şişecam’da çalışıyor. Bizim çalışanlarımız gecekondu diye tabir edilen bölümlerde oturuyorlar. Burada yetişen işsiz gençliği nasıl istihdam edeceğiz, nasıl yönlendireceğiz?

KAYITSIZ KALMAK MÜMKÜN DEĞİL
Beykozlu Doğu Karadenizliler Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Coşkun Tosun: İstihdam olarak en fazla önemi olan fabrika Şişecam fabrikasıdır. Son durum gerçekten Beykoz ekonomisini çok zor durumda bırakıyor. Biz de yöresel dernekler olarak Şişecam Fabrikası’na destek olmak için toplantılar yaptık. Neler yapabileceğimizi ve dayanışma gösterebileceğimizi tartıştık. Kitlesel olarak desteğimiz sürüyor. Çayırda bir Karadeniz gecesi vardı. Bu olay nedeniyle bu geceyi iptal ettik. İşçilerimiz bu sıkıntıları yaşarken, böyle bir şenliğin doğru olmayacağını düşündük. Bundan sonra da sürekli Şişecam işçisiyle birlikteyiz. Elimizden gelen desteği vermeye devam edeceğiz. Sendika bu direnişin önündedir, biz onlarla birlikte dayanışma içindeyiz ve talep ettiklerini yerine getiriyoruz.
Beykoz’da herkes birbirini tanır. Elbette dayanışma birlikte oluyor. Olaylar herkesi etkiliyor, esnafı etkiliyor, komşumuzu etkiliyor, çevreyi etkiliyor... Kayıtsız kalmamız mümkün değil. İşverenin ileri sürdüğü kapatma gerekçeleri de inandırıcı değil. İstihdamı koruyacak dönüşümleri yapabilir. Elbetteki turizme dönük projeleri varsa cam üretimini turizme yönelik yapabilirler. Bizim için önemli olan Şişecam’ın yaşamasıdır.

İKİNCİ DEPREMİ YAŞARIZ
İncirköy Mahalle Muhtarı Hıfzı Şişman: Şişecam, tarihi bir cam fabrikası. İncirköy’den buraya çok sayıda işçi gidip çalışıyor. Eğer fabrika kapatılırsa bu işçiler işsiz kalacak. Çünkü cam fabrikasında çalışanlar sanatkâr oldukları için buradan çıkarlarsa başka iş yapamazlar. Kurulduğu günden beri cam fabrikasına gözümüz gibi bakıyoruz. Halen de kolluyoruz. Kapatılmasına kesinlikle karşıyım. Şişecam’ın kapatılması ikinci bir deprem olur bizim için. Kapatılmaması için gereken yerlere gidiyoruz, ulaşabildiklerimize ulaşıyoruz. Sendikanın organize ettiği toplantılara katılıyoruz. Mahallede fakir insanlar yaşıyor. Fabrikalar kapatılırsa durum daha kötü olacak. Buradan soruyoruz, insanlar aç kalınca ne yapacaklar?
Bence Beykoz’un iki sorunu var. Bunlardan en önemlisi mülkiyet sorunudur. Bu sorun çözülmezse asırlardır burada oturanlar işgalci durumuna düşüyor. 70 yıldır çalışan biri nasıl işgalci olur. O anlamda mülkiyet sorunu çözülmeli. Diğer sorun ormanla ilgili. Orman olmayan yerler orman sayılıyor. Karmakarışık bir sorun yani.


Başa dön


Gazi-Ulaş’ta yetki alındı
Gökhan İmrek
Yaklaşık 3 aydır sendikalaşma mücadelesi veren ve işten atmalarla karşı karşıya kalan Gazi-Ulaş işçileri yetkiyi aldı. Kararlı tutumları sonucunda, sendikaya üye oldukları gerekçesiyle işten atılan 24 arkadaşlarının da tekrar işbaşı yapmasını sağlayan Gazi-Ulaş işçileri, nisan ayının sonlarında başlattıkları sendikalaşma mücadelesinde TÜMTİS’e üye olarak yetkiyi aldılar. Onlarca taşeron firmaya bölünen Gazi-Ulaş’ta, sık sık işletmenin feshedileceği, işçilerin tamamının işten atılacağı tehditleri savrulurken, işçiler çeşitli baskılarla da sendikadan istifaya zorlanmıştı. İlk olarak Gazi-Ulaş’ta 165 milyon lira maaşla çalışmakta olan 228 işçiden 200’ü Anayasal haklarını kullanarak sendikaya üye olurken, Gazi-Ulaş yetkilileri sendikayı tanımadıklarını açıklamış, işçilerin istifa etmeleri yönünde baskı uygulamıştı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yetkinin açıklanmasının ardından sendika binasında işçilerle birlikte bir basın açıklaması yapan TÜMTİS Şube Başkanı Kenan Öztürk, bugün itibariyle Gazi-Ulaş’ta toplusözleşme yapabilmek için gerekli yetkiyi aldıklarını belirtti.


Başa dön


Çöp kamyonları ile eylem
Ceytaş’ta sözleşme imzalandı
Adana’nın Ceyhan ilçesinde kurulu Ceytaş Tekstil Fabrikası’nda, toplu iş sözleşmesi imzalandı. DİSK’e bağlı Tekstil İşçileri Sendikası Ceyhan Şubesi ile Ceytaş Tekstil Fabrikası yetkilileri arasında yaklaşık 2 ay süren ve 441 işçiyi kapsayan toplu iş sözleşmesi görüşmeleri sona erdi. Ücretlerde yüzde 15 oranında artış üzerine anlaşan taraflar, 1 Temmuz 2002 tarihinden geçerli olacak 2 yıllık sözleşmeyi imzaladı. Tekstil-İş Sendikası Şube Başkanı Nuri Toprak, krize rağmen iyi bir sözleşme yaptıklarını ve asgari ücret artışlarının da çalışanlara yansıtılacağını söyledi. Sosyal yardımların yüzde yüze yakın oranda artırıldığını belirten Toprak, “Daha önce ortalama 168 milyon lira olan çalışanların maaşları, sözleşme sonrası 210 milyon lirayı bulacak” dedi.
DİSK iş güvencesini istedi
DİSK Gaziantep Bölge Başkanı Muzaffer Subaşı, İş Güvencesi Yasa Tasarısı’nın TBMM’nin gündeminde olduğunu, erken seçim kararı alınmadan önce tasarının yasalaşmasının, Meclis’in sorumluluğu ve görevi olduğunu söyledi. Subaşı, yaptığı açıklamada, İş Güvencesi Yasa Tasarısı’na ilişkin tartışmaların sürdüğünü belirterek, “İş Güvencesi Yasası, yıllar önce onaylanan ILO’nun 158 sayılı Sözleşmesi’nin de bir gereğidir. Yine Avrupa Birliği’ne sunulan Ulusal Program’ın kısa vadeli önceliklerinden biri de bu tasarıdır” diye konuştu.
Belediye işçileri alacaklarını istiyor
Hizmet-İş Sendikası Şanlıurfa Şubesi Başkanı Ali Uğraş, Belediye Başkanı Ahmet Bahcıvan’a, işçilerin 6.5 trilyon lira olan alacaklarını ödemesi çağrısında bulundu. Belediyede çalışan 1100 işçinin, 1999 Mayıs ayından bu yana 3.5 trilyon lira maaş, 3 trilyon lira da sosyal hak olmak üzere toplam 6.5 trilyon lira alacağının biriktiğini ifade eden Uğraş, çalışanların artık dayanacak güçlerinin kalmadığını belirtti. Uğraş, Bahcıvan’ın, üç ay önce işçilere alacakların tamamını iki ay içinde ödeyeceği yönünde söz vermesine karşın, haziran ayı maaşlarının yüzde 50’lik kısmının da kesildiğine işaret etti.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net