www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Kardemir nasıl kurtulur?
ABD ve AB ülkeleri kendi tesislerini korumak ve kurtarmak için ithalat kısıtlamalarına gidip, çelik sektörüne destekleri artırırken, Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen entegre tesislerinden Kardemir bitme noktasına getirildi.

Irak’a müdahale ihracatı da vurur
Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) Başkanlar Kurulu Başkanı Orhan Yıldırımçakar, Irak’a olası müdahalenin ekonomiyi olumsuz etkileyeceğini belirterek, “ABD, olası Irak harekatının yaratacağı daralmanın karşılığını temin etmelidir” dedi.

ÖZELLEŞTİRME YIKIMI
Kardemir “örnek model” diyerek özelleştirildikten sonra, hem yatırım yapılmadı hem de yeterli işçi istihdam edilmedi. Borçlarını da devlet üstlenmesine rağmen işletme kâra geçmedi.


Kardemir nasıl kurtulur?
“Özelleştirmede örnek model” diye yıllardır propagandası yapılan Kardemir modeli, gelinen aşamada özelleştirmenin çöküşünü ortaya sererken, tesislere “destek” adına verilmesi kararlaştırılan 20 milyon dolar da seçim yatırımının ötesine gitmeyecek.
ABD ve AB ülkeleri kendi çelik sektörlerini desteklerken ve dünya çelik savaşları devam ederken, 1994 yılında kapatma kararını veren Şinasi Altıner’in şimdi Yönetim Kurulu Başkanı Başkanı olduğu Kardemir’le birlikte Türkiye çelik sektörünün de bitirilmesinin amaçlandığı dile getirildi.
Kardemir’den yükselen sesler artıp, dev tesis kapanma durumuyla karşı karşıya iken, TMMOB’a bağlı Metalurji Mühendisleri Odası (MMO), tesisin yeniden hayat bulması için önerilerin de yer aldığı bir rapor hazırladı.
Raporu basın toplantısıyla duyuran MMO Başkanı Cemalettin Küçük, Kardemir’deki belirsizliğe son verilmesini istedi. Türkiye’de uygulanan ekonomi ve politikalarının, 80 yıllık cumhuriyetin temel dinamikleri olan ağır sanayi ve üretim alanlarını yok ettiğine dikkat çeken Küçük, Sümerbank, Etibank’a bağlı tesisler ve son olarak Paşabahçe Şişecam’da aynı oyunun oynanmak istendiğini dile getirdi. 1994 yılından bu yana Türkiye gündeminde olan Kardemir’in de bu furyadan payını aldığını ve yeniden kapanma ile karşı karşıya bulunduğunu kaydeden Küçük, “Fabrikalar kuran fabrika olan Kardemir kapanmamalıdır” dedi.
Ekonominin atardamarı
Demir çelik sektörünün, endüstri devriminin baş aktörlerinden olduğuna, yasaklanmalara rağmen tüm dünyada sektöre yönelik ulusal korumacılığın sürdüğüne işaret eden Küçük, sadece ABD’de, ikinci büyük çelik üreticisi dahil 20’den fazla firmanın iflastan korunma talebinde bulunduğunu söyledi. ABD ve AB ülkelerinin, kendi tesislerini korumak ve kurtarmak için ithalat kısıtlamalarına gittiğine, bu konuda çelik savaşlarının sürdüğüne işaret eden Küçük, çoğu kamu kesimi tarafından gerçekleştirilen bu tür entegre demir-çelik yatırımlarının ülke ekonomilerinin atardamarı olduğunu ve özkaynaklara dayalı üretim ekonomileri için zorunlu olduğunu söyledi.
5 Nisan kararlarından önce yabancı firmalara 2 milyon dolara hazırlatılan ve hiçbir sorumluluk üstlenilmeyen raporlar sonucunda, dönemin DYP hükümeti ve Enerji Bakanı Şinasi Altıner tarafından kapatılması kararı alınan Kardemir’in kapatılmasına dün olduğu gibi bugün de karşı olduklarını kaydeden Küçük, ancak aynı kişinin bugün Kardemir’in başına getirildiğine işaret etti.
Siyasi rant
Kardemir’e 20 milyon dolarlık kredi verilmesi konusundaki Bakanlar Kurulu Kararı’na dikkat çeken Küçük, bunun bir seçim yatırımı olduğuna ve sadece Kardemir’in kamu kurumlarına olan borçlarını ödemesine ilişkin verildiğine vurgu yaptı. Kardemir’i bugünlere taşıyan idari ve teknik yanlışlar ortaya konmadan; kısa, orta ve uzun vadede eylem planları oluşturmadan yapılacak müdahalelerin, “kamu kaynaklarını peşkeş çekmekten ve siyasi rant sağlamaktan” öteye gitmeyeceğini kaydeden Küçük, ithal raporlara bel bağlanmadan, tüm ilgili kuruluşların uzmanlarından oluşacak ikinci bir Kardemir Komisyonu kurulmasının zorunluluğunu dile getirdi.
Tüm dünyada, özellikle 1990’lardan sonra yüksek teknolojiye dayalı üretimler ile yüksek katma değer sağlayan ekonomik kalkınma çabalarının sürdüğünü, demir-çelikte de yüksek teknoloji ve verimliliğe dayalı uç ürünlere yönelme varken, Türkiye’de bunun tam tersinin uygulandığını belirten Küçük, yeniden kurulması için en az bir milyar dolarlık yatırım isteyen dev entegre tesis olan Kardemir’in mutlaka kurtarılması gerektiğini söyledi. Küçük, teknik-yönetsel bir heyetin kurulmasını ve hazırlayacağı rapor doğrultusunda gerekli desteğin verilmesini, aksi halde yapılan seçim yatırımı niteliğindeki desteklerin günü kurtarmaktan öteye gidemeyeceğini kaydetti.
TMMOB Metalurji Mühendisleri Odası Temsilcisi Mahmut Kiper de, hiçbir sorumluluk üstlenmeyen, 2 milyon dolara yabancı firmalara hazırlatılan rapora dikkat çekti. Kardemir modelinin özelleştirmede çok öne çıktığını, EBK’da da aynı yöntemin uygulanmasından son anda vazgeçildiğini aktaran Kiper, üretim kültürü ve sermaye sorumluluğunda risk olmadığına da dikkat çekti.


Başa dön


Irak’a müdahale ihracatı da vurur
Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) Başkanlar Kurulu Başkanı Orhan Yıldırımçakar, Irak’a olası müdahalenin ekonomiyi olumsuz etkileyeceğini belirterek, “ABD, olası Irak harekatının yaratacağı daralmanın karşılığını temin etmelidir” dedi.
Yıldırımçakar, Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, Ortadoğu’da sıcak çatışmaya dönüşen anlaşmazlıklar ve Irak ile ABD arasında giderek artan gerilime rağmen, Türkiye’nin komşularıyla ticaret ilişkilerinin Irak’ı da kapsayan coğrafyada artış kaydettiğini söyledi.
Türkiye’nin, Körfez Savaşı’nda milyar dolarlarla ifade edilen kayıpları olduğunu ve artık bu tür konularda tecrübe kazandığını anlatan Yıldırımçakar, geçmişteki yanlışların tekrar edilmemesinin önemli olduğunu, “Savaş durumunda dahi ihracatın devam ettirilmesi gerektiği” görüşünü dile getirdi.
Yıldırımçakar, Türk ihracatçısının her türlü muhalefet ve kötü şartlara rağmen dış satımda tarihi başarılar elde ettiğini, ancak Irak’a yapılacak olası harekatın Türkiye’yi doğrudan etkileyeceğini, iç ve dış pazarlarda daralmaya neden olacağını söyleyerek, “ABD, olası Irak harekatının yaratacağı daralmanın karşılığını temin etmelidir. Ciddi olarak ekonomimizle ilgili açılımlar getirmelidir” diye konuştu.
Tam tersi yapıldı
Tüm dünyada çelik üretiminde entegre tesisler tercih edilip, üretimin yüzde 70’i entegre tesislerinde üretilirken Türkiye’de ise tam tersi uygulanıyor. Entegre tesislerde yüzde 35, ark ocaklarında yüzde 70 üretim tercih ediliyor. Ayrıca yine dün dünya yassı demire yönelikler Türkiye’de uzun demir üretimi öne çıkarılıyor. Ark ocaklarında üretilen uzun ürün ton başına 40 dolar katma değer getirirken, entegre tesislerde uzun ürün 90, yassı ürün 160 dolar katma değer getiriyor. Buna rağmen entegre tesislerin zarar ettiği söyleniyor.
Bakanlar kurulu kararı
“Kardemir’e yardım” adı altında Bakanlar Kurulu Kararı ile verilmesi kararlaştırılan 20 milyon doların veriliş amacı da borçları kapatmak. Seçim yatırımı olarak değerlendirilen yardım Resmi Gazete’de şöyle yer aldı; “Bu karar ile Karabük Demir Çelik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin içinde bulunduğu ekonomik darboğazın aşılarak, kamu iktisadi teşebbüslerine olan borçlarının ödenebilmesini sağlamak için yeniden yapılandırılması ve işletme faaliyetlerinin sürdürülebilmesi amaçlanmaktadır.”

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net