Tatil rantçıları kaybetti tabiat kazandı
Antalya’nın Kundu köyünde, Orman Bakanlığı’nca bir şirkete tahsis edilen alana tatil köyü yapılması yolundaki imar planı değişikliği, Danıştay 6. Dairesi tarafından iptal edildi. 610 bin metrekare alanın 200 yataklı birinci sınıf tatil köyü ve 18 delikli 160 metrekare golf sahası yapılarak bölgenin orman alanı olma özelliğin yok edilmesi de böylece önlenmiş oldu. Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) Başkanı Hediye Gündüz, düzenlediği basın toplantısında, derneğin Antalya Şubesi’nin, Kundu köyü halkı, Antalya Barosu ve Kundu Muhtarlığı ile birlikte açtığı davanın kazanıldığını belirterek, şöyle dedi: “Kundu’da çevre düşüncesi ve çevreciler kazanmıştır”. Aksu Çayı ile Acısu arasında kalan ve eşsiz doğal güzellikleri bulunan bu alan, birkaç yıl önce turizme açıldı ve bazı tesisler yapıldığını aktaran Gündüz, daha sonra bölgede Orman Bakanlığı’na ait bir arazide yangın çıktığına dikkat çekti. Tamamen yanan 417 bin metrekare alanın, ağaçlandırılmak üzere bir şirkete tahsis edildiğinin altını çizen Gündüz, “Yanındaki ormanlık alanla birlikte toplam 610 bin metrekare alan golf sahası ve 200 yataklı tatil köyü yapılması amacıyla aynı şirkete tahsis edildi” dedi. Gündüz, “Endemik bitki ve kuş türleri, eşsiz doğal güzellikleriyle mutlak korunması gereken bu alana golf sahası ve tatil köyü yapılmaması için Kundu köylüleri ile 2000 yılında dava açtık. Danıştay 6. dairesi, bu talebimizi yerinde bularak, belediyenin yaptığı imar planı değişikliğini iptal etti” şeklinde konuştu. Danıştay 6. Dairesi’nin aldığı iptal kararı ile bölgenin büyük bir talandan kurtarıldığını sözlerine ekleyen Gündüz, “Kundu halkının ve çevrecilerin haklılığı bir kez daha ortaya çıkmıştır. Bölgedeki canlılar, artık doğal ortamda yaşamlarını sürdürecek, golf sahası ve otel artık yapılmayacak” dedi.
YÖK üyesinden itiraflar
Meslek Yüksekokulları Program Geliştirme Projesi ile ilgili Bursa’da yapılan toplantıya katılan YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Emekli Hava Korgeneral Erdoğan Öznal, yükseköğretimdeki eksiklikleri itiraf etti. Emekli Hava Korgeneral Erdoğan Öznal yaptığı konuşmada yürütme kurulu üyesi olduğu kurum başkanından çok farklı bir şekilde, Türkiye’de yükseköğrenimin eksikliklerinden söz etti. Türkiye’de yükseköğrenimde, öğretim üyesi sayısı, mali kaynak, okullaşma oranı ve eğitim kalitesi açısından sorunların bulunduğunun altını çizen Öznal, Türkiye’de, 53 devlet ve 24 vakıf üniversitesinde 1 milyon 678 bin kişinin yükseköğrenim gördüğünü ve 1 öğretim üyesine 32 öğrencinin düştüğünü belirtti. Öznal, bu rakamın, UNESCO standartlarına göre dünyada 9-10 olması gerektiğini kaydetti. Öznal, yükseköğretime en yüksek kaynağın 1993 yılında öğrenci başına 2 bin 608 dolar olarak gerçekleştiğini anlatarak, geçen 9 yıl içinde yükseköğretimin yüzde 25 büyümesine karşın, aktarılan kaynağın giderek azaldığını ve krizle birlikte bu yıl rakamın 1100 dolara gerilediğine dikkat çekti. Öznal, aktarılan kaynak azaldıkça eğitim kalitesinden ödün verilmek zorunda kalındığını vurguladı. Öznal, yükseköğretimin, ağırlıklı olarak devlet üniversiteleri tarafından verilmesinin “Parasız eğitim” olarak adlandırılmasının yanlış olduğunu ifade ederek, bugünkü sistemin, fakirden alıp, zengine veren bir sistem olduğunu söyledi.
Vekiller ‘haka dansı’na bozuldu!
TBMM Başkanı Ömer İzgi, televizyon sunucusu Metin Uca hakkında TBMM’nin manevi şahsiyetini tahkir ve tezyif ettiği iddiasıyla açılan davayla ilgili ifade verdi ve Uca’nın cezalandırılmasını istedi. İzgi, dün öğleden sonra Ankara Adliye Sarayı’nda 2. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimliği’nde talimat ifadesi verdi. İzgi’nin, ifadesinde, Uca’dan şikayetçi olduğu ve milletvekillerini aşağıladığını savunarak, cezalandırılmasını talep ettiği öğrenildi. Küçükçekmece Cumhuriyet Savcısı Ali Özgündüz tarafından hazırlanan iddianamede, Uca’nın milletvekilleri hakkında “illetvekilleri” sözlerini sarfettiği ifade edilerek, daha sonra Avustralya yerlilerinin dansını ekrana getirdiği kaydediliyor. İddianamede, Uca’nın, TCK’nın “Anayasa kuruluşlarını ve kamu şahsiyetlerini tahkir” başlıklı 159’uncu maddesinin 1’inci fıkrası uyarınca 1 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.
Menderes kaymakamı pes etti!
Beş yıl önce Menderes ilçesine atanan Kaymakam Hasan Basri Güzeloğlu’nun, Ahmetbeyli sahil esnafının üzerinde yasalardan destek alarak estirdiği “rüzgar” esnafın eylemiyle sonlandı. Dört sezondur yerli yabancı turiste bira ve çay satamayan esnaf, ruhsatlarının iptaliyle sürekli jandarmayla yüz yüze geliyordu. Ahmetbeyli, Maydonoz ve Yoncaköy mahallelerinde bulunan 200’e yakın esnaf, tapulu arazilerinin üzerinde motel, çay bahçesi, lokanta, kafeterya gibi işletmelerinin ruhsatları kaymakamlık tarafından iptal edildi. İmarın bulunmadığı köyde, işletmeciler yıllardır hizmetlerini “geçici ruhsat” alarak yürütüyor. Güzeloğlu’nun ilçelerine atanmasıyla tek tek ruhsatlarının iptal edildiğini söyleyen esnaf, jandarmanın da katı tutumu karşısında tatilcilerin çay, bira gibi isteklerini karşılayamaz duruma geldi. Sahil köyündeki lokantalar, pideciler, dönerciler müşterilerini ayakta kabul ediyor, yiyecek ve içeceği kağıda sararak servis yapıyorlar. Kamping işletmecileri, Kaymakamlığın emri ile çadırların sökülecek olması karşısında geçtiğimiz pazar akşamını nöbet tutarak geçirdiler. Olayların yarattığı tedirginlik karşısında pazartesi günü kaymakam Güzeloğlu’yla görüşen Ahmetbeyli muhtarı Erdinç Kasapoğlu, kaymakamlıktan olumlu bir gelişme kaydedemeyince; esnafla birlikte eylem kararı aldı. Kapalı olan işletmelerinin anahtarlarını yanlarına alan esnaf, Menderes Kaymakamlığı önünde protesto eylemi gerçekleştirdi. Kaymakamlık önünde alkışlarla “Kaymakam dışarı” sloganını atan esnaf, muhtar ve aralarından seçtiği iki temsilciyi kaymakamla toplantıya gönderdi. 2,5 saat süren toplantı sonunda, Kaymakam Güzeloğlu’ndan “geçici ruhsat” sözünü alan esnaf, daha sonra köylerine döndü.
|