www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



‘Neden suça itiliyoruz?
Fikir ayrılıkları, bitmek bilmeyen kavgalar, şiddet ve ayrılık... Seda Tutcugil’in evliliğinin sonu bu bahsettiklerimiz. Seda Tutcugil genç bir anne. Eşinden boşanınca 3 çocuğu ile ortada kaldı.

Tarihi hamam ilgi bekliyor
Tarihi eser olarak henüz tescili yapılmayan ve Ali Dağdaşan adlı vatandaşa ait tapulu arazi üzerinde bulunan Selçuklu Hamamı’nın, bakımsızlık ve kaderine terk edilmişliği nedeniyle yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu öğrenildi.


‘Neden suça itiliyoruz?
Jülide Kalıç
Yaşı daha çok küçükken evlenen Seda Tutcugil genç bir anne. Şimdi eşinden ayrı. Evliliklerinden kısa bir süre sonra sorunlar yaşamaya başlamışlar. Fikir ayrılıkları başgöstermiş, kavgalar, şiddet ve ayrılık...
Şimdi görümcesinin yanında kalıyor. Ama rahat değil, huzursuz. Çünkü Seda’nın ayrıldığı eşinin ailesi Seda’yı da çocukları da istemiyor. Seda, çocuklarıyla birlikte kimsesiz kalınca İstanbul’da barınabileceği kadın sığınma evi aradı, bulamadı. İstanbul’da sadece Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu İstanbul İl Müdürlüğü’ne bağlı bir sığınma evi var. Bu sığınma evinin kontenjanı ise sadece 15. Sığınma evine kabul edilenler ise geçici bir süre, sadece 3 ay barınabiliyorlar. İstanbul’daki bir diğer sığınma evi ise Küçükçekmece Belediyesi Kadın Dayanışma Evi ve bu sığınma evinin de kontenjanı az.
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu İstanbul İl Müdürlüğü’ne bağlı Kadın Dayanışma ve Sığınma Evi’ne ve Küçükçekmece Belediyesi’ne bağlı Kadın Sığınma Evi’ne gün içerisinde yüzlerce mağdur kadın başvuruda bulunuyor. Eşinden ayrılmış, sosyal güvenceden yoksun, şiddete maruz kalmış, kimi kimsesi olmayan kadınlar sığınma evlerinin kapısından bir bir geri çevriliyorlar. Seda Tutcugil de bu sığınma evlerine kontenjanın dolu olduğu gerekçesiyle kabul edilmedi. Seda kendisi gibi yüzlerce kadınla karşılaştı. Kadın sığınma evlerinin yetersizliğinden yakınıyor Seda ve kadınlar ile çocukların suça neden teşvik olduğunu daha iyi anladığını söylüyor.
‘Evliliği taşıyamadım’
Seda 22 yaşında. İstanbul’da doğmuş. Annesi de küçük yaşta evlenmiş ve çok zor şartlar altında büyümüşler. Babasının annesini sık sık dövdüğüne tanık olmuş. Yoksul olduklarından ilkokul 5. sınıfa kadar okuyabilmiş. Çalışmak istemiş ama çevresinde, çalışan kadınlara kötü gözle bakıldığından çalışamamış. Sonra 16 yaşında severek evlenmiş. Evliliklerinde ilk çocuğu Oğuz dünyaya gelmiş. Sonrasında fikir ayrılıkları başgöstermiş, geçimsizlik, kavga ve şiddet. “16 yaşında bir insan evliliği taşıyamıyor” diyor Seda. Ayrılma kararı alıyorlar sonra.
Boşanmanın ardından iki ay daha birlikte yaşamışlar “Belki evliliği kurtarırız” umuduyla. Ama olmamış, yine geçimsizlik yine şiddet... Seda, boşanmasının ardından ikinci çocuğuna hamile olduğunu öğrenmiş, ama eşini inandıramamış çocuğunun babası olduğuna. Zeynep’i dünyaya getirmiş Seda. Zeynep 1 yaşına bastığında babası görmek istemiş. Seda, Zeynep’i babasına götürmüş. Araları düzelmiş yine. Yeniden birlikte yaşamaya başlamışlar. Sonra Senanur adlı bir kızları daha olmuş. Seda yeniden nikahlanmayı istediğini ancak eşinin sürekli nikahı erteleyip durduğunu anlatıyor. Bu yüzden Zeynep ve Senanur’un nüfus kayıtları yok. Senanur 4 aylık olmuş. Seda, eşinin Senanur’un doğumundan sonra evi terk ettiğini söylüyor.
‘Kapı dışarı edildik’
Seda çalışmıyor, eşinden de bir haber yok, evin kirasını ödeyememiş bu yüzden. Birkaç ay idare edebilmişler evsahibini. Sonra eşyalarla birlikte kapı dışarı edilmişler. Şimdi görümcesinin yanında kalıyor. Seda görümcesinin yanında rahat olmadığını söylüyor. Seda’nın ayrıldığı eşinin ailesi Seda’yı da çocukları da istemiyormuş. Seda 5 yaşındaki oğlunun olan bitenin farkında olduğuna dikkat çekiyor ve çocuklarının psikolojilerinin bozulmasından endişe ediyor. Seda, kadın sığınma evlerinin yetersiz olmasından yakınıyor ve tüm kapıların yüzüne kapatılmasına tepki gösteriyor. Çalışmak zorunda olduğunu biliyor, ancak çocukları ile birlikte barınacak bir yer bulamadan çalışamayacağını söylüyor. Çocuklarından ayrılmak, onları Çocuk Esirgeme Kurumu’na vermek istemiyor.
Devlet elini uzatmalı
Hiçbir sosyal güvencelerinin olmadığını ifade eden Seda, devletin mağdur durumdaki kadınlara sahip çıkmaması nedeniyle kendisi ile aynı kaderi paylaşan birçok kadının suça itildiğini, fuhuşa zorlandığını dile getiriyor. Birçok insanın özellikle kadının neden suça teşvik edildiğinin nedenlerini şimdi daha iyi anlayabildiğini belirten Seda, devlete “Bizi suça, fuhuşa zorlamayın. Ne olacak bu insanlar?” diye sesleniyor. Seda devletten kendisi gibi mağdur durumda olan tüm kadınlar için sığınma evleri istiyor ve ekliyor: “Devlet bu tarz mağdur durumdaki insanların sorunlarını çözmek zorunda. Devlet devletliğini göstermek zorunda...”


Başa dön


Tarihi hamam ilgi bekliyor
Erzurum’un Oltu ilçesinde bulunan ve 13. yüzyıldan kaldığı belirtilen tarihi Selçuklu Hamamı, yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya... Tarihi eser olarak henüz tescili yapılmayan ve Ali Dağdaşan adlı vatandaşa ait tapulu arazi üzerinde bulunan Selçuklu Hamamı’nın, bakımsızlık ve kaderine terk edilmişliği nedeniyle yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu öğrenildi.
Oltu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Rüstem Üstün, Selçuklu Hamamı’nın korunması için her türlü özveriye hazır olduklarını belirterek; “Özel bir şahsın tapulu arazisi üzerindeki hamamın kamulaştırılmasını istiyoruz. Kamulaştırma bedelini, oda olarak biz ödemeye hazırız” diye konuştu.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net