www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Dosya

Köşe Yazıları



Sualtının zor dünyası
Balık adamlar, deniz altındaki dünyayı yaşıyor. Su altında olup bitenleri gün ışığına çıkartmak için çalışan dalgıçlar, ancak sıkı bir eğitim aldıktan sonra dalgıç olabiliyor.

Paskalya savaşa karşı!
Bugün başlayan Paskalya Bayramı dolayısıyla Almanya’da yapılacak çok sayıdaki gösteri ve etkinlik ile, emperyalistlerin savaşı yayma planları protesto edilecek.


Sualtının zor dünyası
Savaş Velioğlu
Dışarıdan göründüğü gibi değildir deniz. Bunu en iyi bilenler de, “balık adam” olarak bilinen dalgıçlar. Kimi zaman boğulan bir kişiyi kurtarmak, kimi zaman batan bir gemiyi çıkartmak, kimi zaman da su altından geçen bir boru hattını döşemek için çalışır dalgıçlar. Onlar “iki ayrı dünyada yaşayabilen” insanlardır. Deniz altında yaşam zor olduğu kadar, yapılacak küçük bir hata bile yaşama mal olacağından, çok sıkı bir eğitimden geçiriliyorlar. Dalgıçlığın diplomasını veren tek yer; İstanbul Üniversitesi. İstanbul Üniversitesi Sualtı Teknolojisi Bölümü öğrencileri iki yıl aldıkları zor bir eğitimin ardından dalgıçlık diplomalarını alabiliyorlar. Çalışmalarında ve eğitim sürecinde kullandıkları teknik araçların pahalı olması öğrencilerin eğitim görmelerini zorlaştırıyor.
Olanaklar yetersiz
Deniz kenarında bir kentte büyüyen insanlar, denize çok daha yakın olur. Böyle bir kentte büyümüş ve dalgıç olabilmek için Sualtı Teknolojisi Bölümü’nü seçmiş kişilerden biri Ekrem Erdoğan. Denizin derinliklerinde olup bitenlere duyduğu meraktan dolayı bu bölümü seçtiğini söylüyor. 2. sınıf öğrencisi olan Ekrem, “Bu bölümü seçtiğimde beklediğim eğitimi alıyorum. Fakat olanaklar açısından birçok zorluk çekiyoruz” diyor.
Okuduğu bölümün her yıl 25 kişiyi aldığını söyleyen Erdoğan, şu bilgileri veriyor. “Bu bölüme gidebilmek için ÖSS’den 120 puan almak gerekiyor. Puanı aldıktan sonra bölümün yetenek sınavına giriyorsunuz. Yetenek sınavında 500 metreyi 10 dakikanın altında yüzmeniz gerekiyor. Şınav ve mekik çekmekte başarılı olmanız gerekiyor. Tam teşekküllü sağlık raporu alıp, Çapa Tıp Fakültesi’nde bulunan basınç odasında teste tabi tutuluyorsunuz. Bu aşamalarda başarılı olursanız okumaya hak kazanıyorsunuz.”
Sualtı Teknolojisi Bölümü’nde öğrenciler sanayi dalgıçlığı üzerine eğitim alıyorlar. Ekrem, sanayi dalgıçlığının Türkiye’de fazla gelişmiş bir sektör olmadığına dikkat çekiyor. Sualtı Teknolojisi Bölümü’nden mezun olan balık adamlar, su üstünde yapılan teknik işleri su altında yapıyorlar.
Yetersizlik engelliyor
Öğrenciler eğitimlerinde pek çok sorun yaşıyor. Bunun temel nedeni de maddi yetersizlikler. Teknolojinin imkanlarından kaynak yetersizliği nedeniyle yararlanamayan balık adamlar, su altında bu nedenle tehlikeli anlar yaşayabiliyorlar. Hocalarının büyük bir özveriyle derslerini verdiklerini dile getiren Erdoğan, ancak bu özverinin çalışmalarının önündeki engelleri kaldırmadığına dikkat çekiyor. Kullandıkları teknik malzemenin pahalı olması ve dalışların masrafı nedeniyle öğrenciler, pratik çalışmalardan geri kalıyorlar.
Öğrenciler her perşembe ve cuma günleri Bostancı Balık Adamları Spor Kulübü’yle birlikte Yassıada ve Heybeliada’da deniz dalışları gerçekleştiriyorlar. Eğitim amacıyla il dışında yapılan dalış çalışmalarına, birçok öğrenci olanaksızlık nedeniyle katılamıyor. Tecrübe sahibi olabilmek için öğrenciler açısından çok önemli olan bu çalışmalara katılamayanlar iş yaşamında da sıkıntılarla karşılaşıyorlar. Parası olmayan öğrencilerin tek “şansı”, üniversite yeterli kaynağı aktarmadığı için, borçlu bir şekilde dalışlara gidip, daha sonra taksitle geri ödemek.
Tehlike yüksek
Suyun altında bir tüpe doldurulmuş havayla çalışmak veya zaman geçirmek zor bir iş olmalı. Dalgıçlığın zevkli olduğu kadar tehlikeli bir meslek olduğunu söyleyen öğrenciler, suyun altında iş yaptığı için, tüplerindeki hava daha çabuk bitiyor. Teknik dalgıçların kullandıkları araçların gelişmiş modellerinin olduğunu, fakat bunların Türkiye’de kullanılmadığını söyleyen Erdoğan, “Yurtdışında kullanılan gelişmiş sistemi kullanırsak yaşadığımız tehlikeler ve zorluklar çok azalacak” diyor.
Türkiye’de dalgıçlık mesleğinin tanınmadığını vurgulayan öğrenciler “Dalgıcım dediğim zaman insanlar sadece suyun altına daldığımızı biliyor. Su altında kaynak yaptığımızı söylediğimizde birçok kişi inanmıyor. Devlet de işimizin ciddiyetinin farkında değil” diyorlar.


Başa dön


Paskalya savaşa karşı!
Çok sayıdaki barış örgütü tarafından toplam 50 bölgede gerçekleştirilecek geleneksel “Paskalya (Ostern) Yürüyüşleri”, savaş karşıtı bir nitelik kazanacak. Bu yürüyüşler, aynı zamanda 22 Mayıs’ta ABD Başkanı George W. Bush’un Almanya’ya gelişini protesto etmek için düzenlenen gösterilerin de bir hazırlığı olacak.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net