Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu Psikososyal Delegesi Caroline Schlar deprem olduktan sonraki ilk haftalarda bütün insanların psikolojilerinin olumsuz etkilendiğini ve insanlarda uyku bozukluklarının oluştuğunu belirtiyor. Belli bir dönem insanlarda hissizleşme yaşandığını kaydeden Schlar, “İnsanlar yaşadıklarını hatırlamak istemedi ve bu düşüncelerden kaçmak istediler” diyor. Schlar, depremden birkaç ay sonra toplumun bir bölümünün kendilerini toparlamaya başladıklarını, fakat diğer kesimde olumsuzlukların daha da derinleştiğini vurguluyor.
Kişilerin deprem anını yaşamaları uzun bir süre depresyona girmelerine neden oldu. Uyku bozukluğu, herhangi bir şey olmadığı halde ağlama, sinir gerilmesi gibi sorunların yaşandığı belli bir dönem ardından, yaşanan psikolojik sorunlar beyinde saklanmaya başlandı. Yaşanan bu olumsuzlukların daha sonra tekrar ortaya çıktığının altını çizen Schlar, “Beyne saklanan olumsuz davranışlar daha sonra aile içinde veya yaşanan çevrede ortaya çıkan sorunlarda tekrar ortaya çıktı” diyor.
Schlar, deprem sonrasında insanların yardıma ihtiyaçlarının büyük olduğunu gördüklerini ve bunun üzerine kasım ayında Türkiye’ye gelip koşullarına göre bir proje hazırladıklarını belirtiyor. Schlar “Projemizi toplu tedaviler yapabileceğimiz bir şekilde hazırladık” diyor. İlk deprem anına göre olumsuzluklarda azalma görebildiklerini kaydeden Schlar, “Fakat depremzedelerin yaşam koşulları değişmediği için her an yaşadıkları olumsuzluğu hatırlayabiliyorlar ve bu da kişilerin eskiye dönüşüne neden oluyor. Depremzedelerin fiziksel koşulları iyileştirilmediği için ilk anki duygular hiç unutulmadı ve her an ortaya çıkabiliyor. Yaşanan psikolojik tahrip yıllar sonrada ortaya çıkabiliyor. Bunun için bizler elimizden geldikçe yaşanan tahribi azaltmaya çalışıyoruz” diyor. Hazırladıkları projenin ana temasının merkezler açarak bu merkezlerde gönüllü kişilerle birlikte insanlara psikolojik açıdan yardımcı olmak olduğunu söyleyen Schlar “Oluşturulan gönüllü grubuna verilen eğitim sonucu, insanlara ulaşıp yardımcı olmaya çalışıyoruz. Halk yaşadığı sorunları kendisi çözmelidir, diye düşünüyoruz ve bu doğrultuda oluşturduğumuz gönüllü gruplarındaki kişileri sorunları yaşamış halkın içinden seçiyoruz” diyor.