www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Dosya

Köşe Yazıları



Görünen köyün bilançosu!
Resmi işsizlik rakamının yeniden 3,8 milyona çıkması “İş İçin Birlik” görüşmelerinin gerekliliği tartışmalarını gündeme getirdi.
Opel’de işten atmalar kapıda
Amerikan tekeli General Motors’a (GM) bağlı Adam Opel AG’de başlayan “hareketlilik” devam ediyor.
Geleceğimizi belirleyeceğiz
Sendikalı oldukları için işten atılan Ersin Nakış işçilerinin direnişi sürüyor.


Görünen köyün bilançosu!
Almanya’da toplu iş sözleşmesi görüşmeleri öncesi geleneksel olarak süren talep tartışması, geçmiş yıllara göre bu yıl daha erken başladı. Enflasyon oranının yüksek olması ve reel ücretlerin giderek düşmesi, ekonomik gelişmenin kötüleşmesi gibi faktörlerin tartışmaların erken başlamasına neden olduğu dile getiriliyor. Sermaye kuruluşları, işçileri “dayanışmaya” ve “ücretlerden feragata” çağırırken, bunlar gerçekleşmediği takdirde genel işsizliğin daha fazla artacağı yönünde şantajlar yapıyor. Ücretlerin yüksek veya düşük olmasının işsizliğin artmasıyla hiçbir ilgisinin olmadığı ifade edilirken, işsizliğin Batı Almanya’da yüzde 8, Doğu Almanya’da ise yüzde 18 civarında olduğu belirtiliyor. Bunun yanında “gizli işsizlik” oranının da yüksek olduğu vurgulanıyor.
Son vurgun
Geçtiğimiz haftalarda onbinlerce işçiyi sokağa atma planlarını açıklayan tekeller özellikle sonbahar aylarında yeniden işçi kıyımına girişeceklerini bildirmişlerdi. Bu anlamda her halükârda işçi atılacağı kesinleşmesine rağmen, sermaye “son vurgunu” vurup işten atmalara başlamak için ücretlerden feragat edilmesini istiyor. Bilindiği gibi, Almanya’nın önde gelen iktisatçılarından Kromphardt yaptığı bir açıklamada işçilerin aşırı talep öne sürmemelerini istemeyi, saçmalık olarak değerlendirmiş ve “Ücretlerin yüzde 5 artması veya azalması istihdamı etkilemez. Sorun şu an fazla kadronun bulunmasında yatmakta” demişti.
Boş vaatler
Maden, Kimya ve Enerji işkolu çalışanları sendikası IG BCE Başkanı Hubertus Schmoldt, “Leipziger Volkszeitung” gazetesiyle yaptığı söyleşide işverenlerin verdikleri vaatleri yerine getirmediğini söyledi.
Schmoldt, “Sendikalar 1999 Temmuz’unda İş İçin Birlik görüşmelerinde varılan anlaşmaya göre hareket ederek ücret TİS’lerini üretkenlik oranına endekslediler ve uzun vadeli imzaladılar. Ancak işverenler buna karşılık mesaileri azaltma ve yeni iş sahaları açma sözlerini yerine getirmediler” dedi.
IG Metall ikinci Başkanı Jürgen Peters ise yaptığı açıklamada, “Yılda 1.9 milyar saat fazla mesai yapılıyor. Bunun üçte biri yapılmazsa, üçte biri karşılığında ise izin verilmesi durumunda en azından 700 bin iş sahası açılır” diye konuştu. IG BAU tarafından yapılan açıklamada da fazla mesailerin azaltılması yoluyla yeni iş sahaları açılabileceği bildirildi. Her üç sendika da sonbaharda “İş İçin Birlik” görüşmelerinde alınan kararların hayata geçip geçmediği üzerine bilanço hazırlayacaklarını ve buna göre görüşmelere katılıp katılmayacaklarına karar vereceklerini açıkladılar.
İşbirliği istemi
Alman Sendikalar Birliği Başkanı Dieter Schulte ise yaptığı açıklamada, “Ben şahsen tehditleri sevmiyorum. Bence yapılanlarla yapılmayanlara bakıp nelerin yapılabileceğine karar verelim” dedi. Sendikaların “İş İçin Birlik” görüşmelerine katılmaktan başka şansları olmadığını ileri süren Schulte, “Bu vazgeçemeyeceğimiz bir platformdur. Sorumluluktan kaçma yerine sorunların üzerine giderek çözmek lazım” dedi. Başbakan Gerhard Schröder’in “sakin el politikası”nı desteklediğini açıklayan Schulte, “Konjonktürel gelişmenin gidişatı ve iç piyasaya yansıması göz önüne alındığında sakin olmanın gerekliliği anlaşılacaktır” dedi.

Başa dön


Opel’de işten atmalar kapıda
Amerikan tekeli General Motors’a (GM) bağlı Adam Opel AG’de başlayan “hareketlilik” devam ediyor. Opel patronlarının zarar ettikleri gerekçesiyle gündeme getirdikleri “Olympia” planına karşı tepkiler artıyor. 2 milyar Euro tasarrufu içeren saldırı planında Opel’de çalışan 10 bine yakın işçinin işten atılması önerilirken plan, otomobil tekeline bağlı yaklaşık 750 acentenin kapatılmasını da içeriyor. Bu ise en azından 7 bin 500 civarında otomobil tamircisinin işsiz kalması anlamına geliyor.
Bochum işçileri kararlı
Geçmiş yıllarda hakları için mücadele ederek Almanya sınırları dışında da tanınır hale gelen Opel Bochum işçileri, bu kez de mücadeleden yana tavır aldılar. Geçtiğimiz yıl 5 kez üretimi durduran işçiler, bilindiği gibi bu yılın başında da Avrupa çapında düzenlenen bir eyleme üretimi durdurarak katılmışlardı. Opel patronlarının baskılarına boyun eğmeyeceklerini her fırsatta dile getiren ve bunu gösteren Bochumlu işçiler, geçtiğimiz haziran içinde iki kez “bilgi” almak üzere birinci gün 30, ikinci gün ise 40 dakika iş bıraktılar. “Olympia” planının açıklanması üzerine 15 Ağustos günü ise bir saatliğine üretimi durdurarak işyeri temsilciliğine giden yüzlerce işçi, “Patronların planı neyi içeriyor, siz ne yapmayı düşürüyorsunuz” diye sordular.
“Olympia” planı dahilinde bir fabrikanın kapatılmasını planlayan Opel patronları somut planlarını açıklamayarak bütün işçileri tedirgin etme ve sessiz kalmalarını sağlamayı hedefliyorlar. Saldırı planının açıklandığı gün, “Hangi işletmenin hangi kapsamda etkileneceğini altı hafta içinde açıklayacağız. Bu tespit edilirken birçok kriteri göz önüne alacağız” denilirken açıktan 85 bin Opel çalışanına gözdağı veriyorlardı. Opel Denetim Kurulu’na da doğru düzgün bilginin verilmediği, bu kurumda yer alan “İşçi temsilcileri”nin açıklamalarıyla ortaya çıktı. Almanya çapında 6 bin Opel işçisinin işine son verileceği, bunun ise 3 bin 500’ünün Bochum’dan olabileceği bildirilirken “Eğer bir fabrikanın kapanması gündeme gelirse çok daha fazla işçi işini kaybedebilir” denilen açıklamada, somut olarak bir bilginin kendilerine verilmediği iddia edildi.

Başa dön


Geleceğimizi belirleyeceğiz
Sinan İmrek
Sendikalı oldukları için işten atılan Ersin Nakış işçilerinin direnişi sürüyor. Yıllardır işçi cehennemi haline getirilen Merter’deki çalışma koşullarını kabul etmeyen Ersin Nakış işçileri, TEKSİF Sendikası Bakırköy Şubesi’nde örgütlendiler. Sendikanın yetki alması üzerine 52 işçinin hepsi 4 Ağustos 2001 günü işten atıldı. 4 Ağustos’tan bu yana direnişte olan işçiler, yaşadıkları sorunları gazetemize anlattılar. Ersin Nakış işçileri, sorunların Merter’deki tüm işyerlerinde aynı olduğunu vurgulayarak, işçileri mücadelelerine destek olmaya ve örgütlenmeye çağırdılar.
Adidas, Nike, Yeşim Tekstil, Bey Tekstil, Kozo Tekstil, Hey Tekstil, Al Tekstil, Akkanat ve Ceylan gibi büyük firmalara üretim yapan Ersin Nakış’ın patronu Engin Çoğantimur, direnişi kırmak için üretimi Ebru, Desna, Dürsel gibi şirketlere yaptırıyor. Polisin gece gündüz ayrılmadığı işyeri önünde, patronun Karslı adamları da işçilere gözdağı vermeye çalışıyor. 24 Ağustos’ta Bölge Çalışma Müdürlüğü’nden bir müffetişin geleceğini söyleyen işçiler, önümüzdeki günlerde de bir dayanışma gecesi yapacaklarını belirttiler.
Kölelik koşulları
Ersin Nakış işçileri, 1995 yılında örgütlenmeye çalıştıklarını belirterek, “O dönem bilinçsizdik, yerel dayanağımız yoktu. İşbırakma eylemleri yaptık. Polis baskısıyla direnişimizi kırdılar. Nakış işçileri Derneği’ni kurduk, ama bir talep olmadı” şeklinde konuştular. Daha önce 8 saat çalışan işçiler şimdi 12 saatten fazla çalıştırılıyor. İşçilere verilen yemek ise genellikle kuru fasulye, nohut, barbunya. Yarım saatlik yemek süreleri olan işçilerin dışarı çıkmaları ise yasak. İşyerinde kışın ısınmak için ne soba, ne de kalorifer var, klima ise çalışmıyor. Cemil Özdemir adlı işçi, “Hem sıcakta, hem soğukta yanıyoruz” diyor. İşçileri rahatsız eden diğer bir sorun ise kendilerine dayatılan tek tip elbise. İşçiler tek tip elbise giyerek çalışmak zorundalar. Cumartesi gece vardiyasının saat 08.00’de bitmesi gerekirken, işçiler ertesi gün 12.00’ye kadar çalıştırılıyor. Fazladan dört saatin parası ise ödenmiyor. İşyerinin temizliğini de işçiler yapmak zorunda bırakılıyor. İki vardiya halinde en az 12 saat çalıştırılan işçiler işten çıktıktan sonra da iki saat servis bekliyorlar. Çünkü ustabaşılarının önce kendi işlerini bitirmeleri gerekiyor. İşçiler bu çalışma koşullarına karşılık ortalama 230 milyon lira ücret alıyorlar. Geçen bayramda işçilere üç gün izin veren patron, bayram sonrası işçileri üç pazar günü ücretsiz mesaiye tutarak bayram iznini boşa çıkarmış. Krizden önce içerdeki alacaklarını alamadıklarını söyleyen işçiler, krizle bu alacakların tamamen eridiğini belirttiler. Bir kısmı sigortalı olan işçilerin sigortaları ise tam yatırılmıyor.
İşçilere karşı kabadayılık
Küfür ve hakaretin yanında işçiler ustabaşılarının ve vardiya şeflerinin baskısıyla karşılıyor. “Sesimizi yükselttiğimiz zaman bize silah çekiliyor, kaşımız gözümüz patlatılıyor. İşyerinin muhasebecisi bile aynı tavır içinde” diyen Cemil Özdemir, işçilerden Menderes Ata’nın dayak yediğini, Faruk Demirkılıç’a ise silah çekildiğini belirtti. İşçilere yedi aydır doğru dürüst ücret ödenmiyor, kendilerine haftada bir verilen 5-10 milyon lirayla idare etmek zorunda kalıyorlar. “Para sıkıntısından söz eden patron evine 40 milyarlık tadilat yapıyor ve son model arabalarla dolaşıyor” diyen işçiler, bir yıl içinde almaları gereken zamların da verilmediğine dikkat çektiler.
Kadın işçilere hakaret
Çeşitli vaatlerle işe girdiklerini anlatan Hacer Hacısüleymanoğlu, Ayşe Hacısüleymanoğlu ve Seher Karakurt adlı işçiler, “Aşırı çalışmamıza rağmen karşılığında hiçbir şey alamıyorduk. Pazar günü işe gelmediğimiz zaman mesailer ödenmiyor. Açıklama yapmadan 38 saat mesaimizi kestiler. Resmi tatil, mesaisiz çalıştırılıyoruz” diyerek yaşadıkları sorunları dile getirdiler. 24 saat içinde üç saat uyuduklarını söyleyen kadın işçiler, çeşitli küfür ve hakaretlere maruz kaldıklarını belirttiler.
Merter’in kaderi olabilir
Sümerbank’ta coşkulu şenlik
Sümerbank Basma Sanayii işçileri, 96 gündür sürdürdükleri direnişlerini önceki akşam Fuar Açıkhava Tiyatrosu’nda düzenledikleri dayanışma gecesiyle devam ettirdiler. Birkaç gün önce gönderilen nakil yazılarını alan işçilerin bir bölümünün gidiş kararı alması başta biraz moralsizlik yaratsa da 1500 kişinin dayanışma için şenliğe katılması işçilerin moralini yeniden yükseltti. TÜMTİS işçisi Recep Avcı’nın sunduğu gecede konuşan TEKSİF İzmir Şube İkinci Başkanı Fethi Avcıl, özelleştirmeye karşı mücadelede sendika bürokratlarının tavrı yüzünden geç kalındığını belirterek, “Türkiye’de sendikacılar hep masa başında anlaşma yapıp işçiyi geri planda tuttular. Hep kendi koltuklarını korumanın mücadelesini verdiler. Biz de yılmadan, bıkmadan direnişe devam ettik, bundan sonra da edeceğiz” dedi.
Sosyal yardım artırılmalı
Almanya’da iktidar ve muhalefet partileri, yoksulluk sınırında yaşayan ve sosyal yardım almak zorunda olan 2,8 milyon emekçinin aldığı sosyal yardımlara göz dikerek, zorla bir işte çalıştırılmalarını gündeme getirirken, Paritätische Wohlfartsverband adlı sosyal kuruluş tarafından yapılan araştırma ise, verilen sosyal yardımın çok az olduğunu ortaya koydu. Paritätische Wohlfartsverband tarafından, son 10 yılda Almanya’da verilen sosyal yardımlarla ilgili yapılan araştırmada, özellikle Batı Almanya’da verilen sosyal yardımın çok düşük olduğuna ve en az yüzde 10’luk bir artışın yapılması gerektiğine dikkat çekildi.
700 postane kapatılacak
Avusturya’da geçtiğimiz yıl posta işletmeleri ilk kez kâr yapmasına rağmen yönetim yeni düzenlemeler getirme kararı aldı. Buna göre işçi başına yıllık kârın, 50 bin Euro’dan 60 bin Euro’ya yükseltilmesi öngörülüyor. Bunun ise öncelikle önümüzdeki sene ortalarına kadar, ülke genelindeki 2300 şubeden 700’ünün kapatılmasıyla gerçekleştirileceği açıklandı. Genel Müdür Anton Wais yaptığı açıklamada, “Bu sayı sadece önümüze koyduğumuz bir tahmindir, ancak sene sonuna kadar 25 bölge yetkilisiyle yapacağımız görüşmelerden sonra bu sayı kesinleşecektir” dedi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net