www.evrensel.net  |  istatistik emek.net  |  arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Politika

Ekonomi

Dünya

Kültür-Sanat

Toplum-Yaşam

Medya

Dosya

Köşe Yazıları



Derviş’in programı kendi kendini yiyor
Hazine 4.6 katrilyonluk “Derviş Bonosu”nun geri ödemesi için 2.5 katrilyon liralık yeni bir ihale açıyor. Böylece programın, “büyük bir başarı” olarak tanımlanan bir ayağının daha çöktüğü belgelenmiş oluyor.

AB meşruiyet krizi yaşıyor
MAI ve Küreselleşme Karşıtı Çalışma Grubu’nun düzenlediği Uluslararası GATS Sempozyumu, önceki gün yapılan panel ve forum ile sona erdi.


Derviş’in programı kendi kendini yiyor
Dünya Bankası ve IMF tarafından ‘ekonomiyi düzeltmesi’ için Türkiye’ye gönderilen Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş’in büyük bir iddia ile ortaya çıkardığı “Türkiye’nin Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı” kendi kendini yemeye başladı. Programın en önemli kaynakları arasında gösterilen ve yapıldığı gün “piyasaları” canlandıran yüksek faizli iç borç ihalesi geri ödeme gününde yeni bir krizin habercisi sayılıyor. 21 Mart’ta düzenlenen ve kamuoyunda “Derviş Bonosu” olarak bilinen ihalede yapılan borçlanmaya 7 katrilyon liralık teklif gelmişti. Bu tekliflerin 4.6 katrilyonluk kısmını ihraç eden Hazine, bugün 4.6 katrilyon liralık bononun iç borç geri ödemesi için 2.5 katrilyon liralık yeni bir ihale açıyor.
Hazine 98 gün vadeli olarak sattığı 4.6 katrilyon liralık “Derviş Bonosu” için yıllık yüzde 193.71 faiz ödeyecek. Bu durumda ihale yapıldığı gün 7 katrilyonluk teklif ile ihaleye hücum eden bankaların üç aylık net getirisi yüzde 33.6 olacak. Yani bankalar bonolara yatırdıkları her 1 milyar için 335 milyon 600 bin lira faiz geliri elde edecekler. Bu durumda Derviş’in “Haziran ayında büyüme başlamazsa herkes yanar” sözleri hayat bulmuş olacak. Çünkü imalat sanayiinde kapasite kullanım oranının düştüğü, turizm dışında hiçbir sektörde kıpırdanma olmadığı, TOBB üyelerinin dahi beklentilerinin kalmadığı ve ihracatın devalüasyona rağmen artmadığı ortada.
Borç borçla kapanmadı
Derviş’in IMF, Dünya Bankası ve uluslararası finans kuruluşlarından kaynak bulmak amacı ile gündeme getirdiği programın temel özelliği olarak borçların ertelenmesi ve borcun borçla kapatılması olarak öne çıkıyordu. “Derviş Bonoları”nın ihracı ve iç borçların takas operasyonu ile ertelenmesi programın “büyük başarıları” olarak şişirilirken, bono ödemelerinin “kriz alametlerinin” arttığı bir zamana gelmesi endişeleri artırdı.
Çünkü daha bir kaç ay önce “büyük başarı” olarak nitelendirilen yüksek faizli iç borçlanma ihalelerinin Hazine’ye yeni yükler getirmekten başka bir işe yaramadığı ortaya çıktı.
Hazine bugün haziran ayının son ihalesini düzenliyor. Bu ihale ile “Derviş Bonoları”nın ilk geri ödemesi yapılacak. Hazine Müsteşarlığı, bugün yapılacak 4 ay (133 gün) vadeli bono ihalesinde, minimum net 2 katrilyon 500 trilyon lira borçlanma öngörüyor. İhraç tarihi 27 Haziran Çarşamba olarak belirlenen bonoların geri ödemesi ise 7 Kasım 2000'de yapılacak.
İhalede de tek fiyat sistemi uygulanacak. Tek fiyat ihale sisteminde yatırımcılar, ihaleye katıldıkları fiyat (faiz) ne olursa olsun ihalede senet almaya hak kazandıkları takdirde, bu senetleri Hazine’ce ihalede kabul edilen en düşük fiyat (en yüksek faiz) üzerinden alacak.
Bu arada Hazine, haziran ayı borçlanma programı çerçevesinde, yarın yapılacak ihalede daha önce 2.9 katrilyon liralık borçlanma öngörürken, takas ihalesi sonrası yaşanan rahatlamayla, minimum net borçlanma tutarını 2.5 katrilyon liraya çekmişti.
27 Haziran’da geri ödeme var
Hazine ayrıca 27 Haziran Çarşamba günü, bu ayın en büyük iç borç geri ödemesini gerçekleştirecek. Verilere göre Hazine, 4 katrilyon 650.9 trilyon lira iç borç geri ödemesinde bulunacak. Hazine’nin bu ay yaptığı iç borç geri ödemesi, 7 katrilyon 87 trilyon 60.4 milyar lirası ana para, 2 katrilyon 229 trilyon 467.5 milyar lirası da faiz olmak üzere, toplam 9 katrilyon 316 trilyon 527.9 milyar lirayı buluyor.
Dış borç ödemeleri de geldi
Öte yandan Hazine dış borç ödemelerini de sürdürüyor. Hazine, bu hafta 187.4 milyon dolar dış borç ödemesi gerçekleştirecek. Yılbaşından bu yana yapılan dış borç ödemeleri toplamı ise 5 milyar 317.8 milyon doları buldu. Müsteşarlık verilerine göre, Hazine haftanın en büyük dış borç ödemesini, 90 milyon dolarla bugün gerçekleştirdi. Hazine’nin yarın 28.2 milyon dolar, 27 Haziran’da 36.4 milyon dolar, 28 Haziran’da 23.2 milyon dolar ve 29 Haziran tarihinde 9.5 milyon dolar ödemesi bulunuyor. Hazine’nin bu haftaki ödemesi de dikkate alındığında, yapacağı dış borç ödemeleri 5.5 milyar doları geçecek.

Başa dön


AB meşruiyet krizi yaşıyor
MAI ve Küreselleşme Karşıtı Çalışma Grubu’nun düzenlediği Uluslararası GATS Sempozyumu, önceki gün yapılan panel ve forum ile sona erdi. Sempozyumun üçüncü bölümü olan “AB Nice Zirvesi, Genişleme Süreci, GATS ve Yeni bölgesel anlaşmalar” konusu sabah oturumunda tartışıldı.
Panelde Yıldırım Koç, Ahmet Asena, Doç. Dr. Mehmet Türkay, Dr. Nail Satılgan, Danimarka’dan Kenneth Haar ve Mehmet Özgen söz aldı.
Bu bölümde konuşan Danimarkalı gelen parlamenter Kenneth Haar, AB’nin bir meşruiyet krizi yaşadığını vurgulayarak, Nice zirvesinin AB’yi silahlandırıp tek hakimiyet odağı haline getirmek olduğuna dikkat çekti. Avrupa Komisyonu’nun şirketleri resmi olarak karar mekanizması içine almak istediğini aktaran Haar, bu yolla ülkelerin veto haklarının kaldırılmasının amaçlandığına işaret etti. Haar, Türkiye’nin de benzer süreçleri AB’ye girmesi durumunda yaşayacağına vurgu yaptı.
Haar’ın ardından konuşan Mehmet Türkay ise AB’nin tamamlanmamış bir süreç olduğunu ve Almanya-Fransa arasındaki çelişkilerin sonucu tamamlanamayacak bir planlama olduğunun altını çizdi. AB ile Türkiye arasındaki ilişkinin asimetrik olduğunu söyleyen Türkay, AB’nin dayandığı kapitalist rasyonaliteye göre hareket ettiğinin göz önüne alınması gerektiğini belirtti. AB ile demokrasi sağlanacağı iddialarını eleştiren Türkay, “Demokrasi aşağıdan yapılandırılırsa bir anlamı olur” dedi.
Nail Satılgan da AB’yi olumlayan sol akımları eleştirdi. Bu bölümün ardından “Küreselleşme süreci reform edilebilir mi?” ve “Kapalı ekonomik sistemler küreselleşmeye alternatif oluşturabilir mi?” soruları üzerinden EMO İstanbul Şube Başkanı Gazi İpek tarafından yönetilen forum bölümüne geçildi. Forum bölümündeki tartışmaların ardından sempozyum sona erdi.

Başa dön


Otoyol zammına fakslı protesto
Otoyol geçiş ücretlerinde yapılan artışın, İzmir’in Çeşme ilçesinde turizme zarar vereceği belirtildi. İzmir’in önemli turizm merkezlerinden Çeşme’de yazlığı olan veya sık sık bu ilçeye giden yurttaşlar, zamlar makul seviyelere indirilinceye kadar otoyol geçişini kullanmayacaklarını belirterek, uygulamayı protesto ediyor. Çeşme Belediye Başkanı Faik Tütüncüoğlu, yaptığı açıklamada, devletin finans kaynağı bulma hakkı bulunduğunu, ancak bunu ilçe esnafına yüklemesini doğru bulmadığını söyledi. Otoyol geçiş ücretlerindeki artışın çok yüksek olduğunu ifade eden Tütüncüoğlu, “Bu, Çeşme turizmini baltalayacak” dedi. İzmir-Çeşme arasında otobüs seferleri yapan Çeşme Seyahat Kooperatifi Başkanı Ahmet Poyraz da, otoyola yapılan zammın aşırı olduğunu belirtti.
Hazine arazileri satılamaz
Hükümetin, iç kaynak sağlanması bahanesiyle hazine arazilerinin satışı için yasa tasarısı hazırlandığı yönündeki açıklamalarını eleştiren TMMOB Şehir Plancıları Odası Genel Başkanı Necati Uyar, hazine arazilerinin satışı ülkenin geleceğinin yok edileceğini ifade etti. Uyar, dün yaptığı yazılı açıklamada, Başbakan Ecevit’in iç kaynak sağlamak üzere Hazine’ye ait taşınmazların satılması için yasa tasarısı hazırlandığı yönündeki açıklamalarına işaret ederek, “Hazine arazilerinin satışı ile biryandan ülkenin geleceği yok edilirken, bir yandan batanbankaların açıkları kapatılmaya çalışılacaktır” dedi. Uyar, satışların çarpık kentleşmeyi önlemeyeceği gibi kaçak yapılaşmayı ve işgalleri arttıracağını vurgulayarak, yapılmak istenen satış işlemlerinin adı gizlense de yeni bir “İmar affı” olduğunu ifade etti.
10 bin memur adayı için son umut
Devlet Personel Başkanlığı, 1. memur alım sınavının son yerleştirmesi için, Başbakanlık’tan onay bekliyor. Onay çıkarsa 10 bin adayın daha memur olma imkânı doğacak. Devlet Personel Başkanı Nedim Kurdoğlu’nun verdiği bilgiye göre, tasarruf önlemlerine ilişkin Bütçe Uygulama Talimatı’nda açıktan atamalarla ilgili bir düzenlemeye yer verilmemesinin ardından, daha önce Başbakanlık’tan izin alınan memur kadrolarının doldurulması yeniden gündeme geldi. Devlet Personel Başkanlığı, bir bölümü geçen yılın aralık ayında çıkan kadrolara yeni bir merkezi yerleştirme ile atama yapılması için Başbakanlık’a yazılı başvuruda bulunma kararı aldı.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net