www.evrensel.net  |  istatistik emek.net  |  arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Politika

Ekonomi

Dünya

Kültür-Sanat

Toplum-Yaşam

Medya

Dosya

Köşe Yazıları



Türk-İsrail ittifakı gerginlik yaratıyor
Ortadoğu halkları, Filistin halkına her gün yeni acılar yaşatan İsrail terörüne ateş püskürüyor. Türkiye ise, siyonist devletle ilişkilerini giderek güçlendiriyor.

Okuyan: Kimse ‘niyet’ dışına çıkamaz!
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, IMF ve Dünya Bankası ile yapılan görüşmelerde ortaya konulan niyet mektubunun, bütünü itibariyle hükümeti bağladığını belirterek, “Hiçbir bakan, bunun dışında bir görüşü paylaşmaz, paylaşması da mümkün değildir” dedi.


Türk-İsrail ittifakı gerginlik yaratıyor
Filistin’e yönelik İsrail terörü devam ederken, giderek güçlenen Türkiye-İsrail ittifakı, Ortadoğu’da büyük tepki yaratıyor. ABD’de yayınlanan sağcı Washington Times gazetesinde, bölgede Türkiye’ye karşı giderek yükselen bu tepkiyi ele alan bir haber yayınlandı. Gazetenin dünkü sayısında yer alan haberde, Arap devletlerinin, Türkiye’nin tutumunu “din dayanışmasına aykırı” gördükleri, özellikle de İsrail’e su verme planından rahatsızlık duydukları kaydedildi.
Türkiye’ye yönelik tepkiler, hükümetin, İslam Konferansı Örgütü zirvesinde, Filistin’e yönelik İsrail terörünü örtülü bir biçimde savunmasının ardından yoğunlaştı. Zirveye katılan Türk yetkililer, İsrail ile ilişkileri kesme kararına itiraz etmişlerdi.
‘Uyuşturma’ politikası zorlanıyor
Andrew Borowiec imzalı haberde, Türk hükümetinin ekonomik kriz ve Avrupa Birliği sorunlarıyla didiştiği belirtilerek, “Türkiye, bir yandan ABD Özel Temsilcisi William Burns’un Ortadoğu barışı çabalarını desteklerken, diğer yandan da Ortadoğu kargaşasından dikkatle uzak durdu” denildi. Yunan siyasi yorumcu Giorgios Kapopulos’a göre de Ankara, on yıl boyunca “Ortadoğu’daki milli çıkarlarını ABD’nin stratejik politikalarına uyuşturma” çabası içinde oldu. Ancak bu iki çıkarı uyuşturmak, giderek zorlaşıyor. Ankara özellikle, İran ile ilişkiler konusunda büyük rahatsızlık duyuyor.
Gündem Manavgat suyu
Türkiye-İsrail ilişkileri, Antalya’daki Manavgat Nehri suyunun, tankerlerle Tel Aviv’in güneyindeki Aşkelon limanına nakledilmesi projesi ile daha da güçlendi. İki taraf arasındaki teknik görüşmeler 24 Mayıs’ta sona ermişti. Önümüzdeki aylarda, konunun daha ayrıntılı tartışılması gündemde.
İsrail, Türkiye’den alacağı suyun önemli bir bölümünü, işgal ettiği Filistin topraklarındaki silahlı Yahudi yerleşimcilerin kullanımına sunacak. Filistinlilere karşı sık sık saldırılar düzenleyen bu yerleşimciler suyu havuzlarda harcarken, birkaç kilometre ötedeki Filistin köyleri susuzluktan kırılıyor. İsrail ordusu tarafından uygulanan abluka nedeniyle, bu yaz Filistin halkının çok zor günler geçireceği kaydediliyor.
Irak’tan suçlamalar
Su sorunu, Ortadoğu’da kilit bir öneme sahip. Türkiye, Irak üzerinden Basra Körfezi’ne akan Dicle ve Fırat suyunu kontrol ediyor. Geçtiğimiz günlerde, Devlet Bakanı Tunca Toskay, suyun “önümüzdeki 20 yılın en önemli meselesi” olacağını belirtmişti.
Irak ile Türkiye arasında sert tartışmalara yol açan su görüşmeleri, bölgedeki gerilimi de tırmandırıyor. Son olarak, Irak’ta iktidardaki Baas partisinin yayın organı olan El-Tsaura gazetesi, Türkiye’ye sert suçlamalar getirdi. Gazetede, görüşmelerde, “Türkiye ile İsrail arasındaki pek çok anlaşma ve işbirliğinin sonucunun görüldüğünü” yazdı.
Saldırgan bir ittifak
İsrail-Türkiye ilişkileri, ABD’nin isteğiyle, 1996’da imzalanan askeri ve güvenlik anlaşmalarıyla başladı. Bundan üç yıl önce, dönemin İsrail Savunma Bakanı İzak Mordeçay, “İki devlet ellerini birleştirdiğinde, güçlü bir kavrayış oluşur” diyerek bu ilişkinin saldırgan özünü ortaya koymuştu.
Geçtiğimiz nisan ayında Ankara’yı ziyaret eden Dışişleri Bakanı Şimon Perez de, ikili ilişkilerin “giderek daha büyük bir hızla ilerlediğini” kaydetmişti. İran ve Suriye de, su sorunu nedeniyle Türkiye’yi suçluyor. Iran News gazetesinde yayınlanan bir analizde, Türkiye-İsrail ittifakı “akılsız bir ittifak” olarak nitelendi ve Ankara’nın, İslam dünyasından izola edileceği belirtildi. Gazete, mayıs ayı başlarında yapılan Türk-İsrail deniz tatbikatını da sert bir dille eleştirdi.

Başa dön


Okuyan: Kimse ‘niyet’ dışına çıkamaz!
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, IMF ve Dünya Bankası ile yapılan görüşmelerde ortaya konulan niyet mektubunun, bütünü itibariyle hükümeti bağladığını belirterek, “Hiçbir bakan, bunun dışında bir görüşü paylaşmaz, paylaşması da mümkün değildir” dedi.
Okuyan, partisinin İstanbul İl Başkanlığı’ne ziyareti sırasında, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir kelimeyle spekülasyona meydan verebileceğine söyleyen Okuyan, “Hükümetin ortaya koyduğu ekonomik program ve program çerçevesinde IMF ve Dünya Bankası ile yapılan görüşmelerde ortaya konmuş niyet mektubu, bütünü itibariyle hükümeti bağlar. Hiçbir bakan, bunun dışında bir görüşü paylaşmaz, paylaşması da mümkün değildir. Genel başkanların imza attığı bir hususta bize düşen görev, aynı şekilde sahip çıkmaktır” diye konuştu.
‘Bakana düşen itaat’
Kişisel kanaatinin farklı olabileceğini ancak bu farklılıkların Bakanlar Kurulu’nun kararlarına dönüşmesi durumunda bunun tartışılamayacağını vurgulayan Okuyan, “Bize düşen görev, bu ölçüler içerisinde programın başarıya ulaşması için üzerimize düşen her şeyi süratli bir şekilde yapmaktır” dedi. Bakanların, parti genel başkanları tarafından atandığını dolayısıyla kendilerine düşen görevin, genel başkanların ve başbakanın verdiği talimatlar doğrultusunda işleri yerine getirmek olduğunu dile getiren Okuyan, kararlara herkesin uymak zorunda olduğunu kaydetti.
Bahçeli de aynı...
Öte yandan, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Vekili Şuayip Üşenmez, Yalova’nın Devlet Bakanlığı’ndan istifasıyla ilgili olarak, Devlet Bahçeli’nin de Ecevit ve Yılmaz gibi düşündüğünü söyledi. Üşenmez ayrıca “Ortaya çıkan bu sonuçtan diğer bakanların çıkarması gereken dersler var mı?” sorusuna da şu yanıtı verdi “Her konuda herkesin alacağı bir takım dersler vardır.”
FP Meclis Grup Başkan Vekili Avni Doğan, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, Yüksel Yalova’nın istifa etmesini değerlendirirken, “Sicili çok daha bozuk olan bakanların görevine devam ettiğini biliyoruz. Ancak milletin takdir ettiği 3-5 cümleyi söyleyen bakan istifa ettirilmedi, neredeyse azlettirildi” dedi. Doğan, Türkiye’nin tarihinde ilk kez Meclis’ten geçen bütçe ile değil IMF’ye verilen niyet mektubu çerçevesinde yönetildiğini söyledi.

Başa dön


‘Endüstri bölgeleri en ağır kapitülasyon’
Ziraat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Prof. Dr. Gürol Ergin, kendini bu ülkenin vatandaşı sayanların endüstri bölgeleri yasa tasarısını hayata geçirmeyi aklından geçirmemesi gerektiğini söyleyerek, tasarının Türkiye tarihine en ağır kapitülasyon olarak geçeceğine dikkat çekti. Maden Mühendisleri Odası ile Maden-Sen 2 No’lu Şube tarafından ortaklaşa düzenlenen ve TMMOB Yönetim Kurulu Üyesi Celal Beşiktepe’nin de katıldığı “Serbest Bölgeler ve Endüstri Bölgeleri Yasa Tasarısı” başlıklı panelde konuşan Ergin, tasarının tüm kültürel varlıkları, tarımsal arazileri talana açtığını, yargı kararlarını hiçe saydığını vurguladı. Tasarının tarihe en ağır kapitülasyon olarak geçeceğini söyleyen Ergin, yabancı sermayenin çıkarları uğruna ulusal çıkarların göz ardı edildiğini kaydetti.
27 ülkeden Rum kesimine ziyaret
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Örgütü üyesi 27 ülkeden 44 askeri yetkili, 5 Haziran’da Kıbrıs Rum Kesimine gidecek. Askeri yetkililer, Rum Savunma Bakanlığı’nın düzenlediği bir etkinliğe katılacak. Bu askeri yetkililer arasında, Rusya, ABD ve Kanada temsilcileri de yer alacak. Rum yönetimi, söz konusu etkinlikle Avrupa Birliği ordusuna müracaatının kabulü halinde, AB ordusuna yapacağı katkıları yerinde tanıtmayı amaçlıyor.
Yeni çete yasası Anayasa’ya aykırı bulundu
Adalet Bakanlığı, Yargıtay Başsavcısı Sabih Kanadoğlu’nun 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Yasası’nda yapılmasını istediği değişikliğe olumsuz görüş bildirdi. Başbakanlık’a gönderilen görüşte, Kanadoğlu’nun önerilerinin Anayasa’ya aykırı olduğu belirtildi. Adalet Bakanlığı, Kanadoğlu’nun hazırladığı taslak hakkındaki görüşünü Başbakanlık’a iletti. Adalet Bakanlığı, Prof. Sulhi Dönmezer’in başkanlığı yaptığı komisyondan Başsavcı Kanadoğlu’nun 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Yasası’nda yapılması istenen değişiklikle ilgili görüşünü aldı. Komisyon, değişikliğin Anayasa’ya aykırı olduğunu belirtti.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net