Avrupa sayfaları
www.evrensel.net  |  istatistik emek.net  |  arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Politika

Ekonomi

Dünya

Kültür-Sanat

Toplum-Yaşam

Medya

Dosya

Köşe Yazıları



Piyasa terörü
Yalova’nın çıkışının piyasalarda yarattığı şok, Hazine’ye 5 katrilyon liralık yük getirdi. Hükümet olayı bir bakanın “zamansız açıklamalarına” bağladı. Oysa Türkiye daha önce yaşadığı iki krizle, piyasa ekonomisinin nelere mal olduğunu gördü.

Tekel işçileri Türk-İş’e öfkeli
TEKEL işçileri, Türk-İş’in kamu kesimi toplusözleşmelerinde imzaladığı protokolle IMF programına boyun eğdiğini söylediler.


Bu da ‘piyasa demokrasisi’
Özelleştirmeden Sorumlu Devlet Bakanı Yüksel Yalova’nın “kellesinin uçurulması” için yapılan “zirve”den; tüm bakanların başlarının üstüne birer “Demokles kılıcı” asılması kararı da çıktı: Bundan böyle bakanlar, IMF’ye verilen “taahhütler”e aykırı konuşmayacaklar. Konuşan bakanların da “istifası” istenecek!
Yani bakanlar, özelleştirme yapılmasın demek bir yana “Özelleştirme öyle değil de böyle yapılsın”, “Şu yasayı öyle değil de böyle çıkaralım” da diyemeyecek.
Yani artık hiçbir bakan; Amerika patentli Bakan Kemal Derviş’in tutumunu eleştiremeyecek; onun söyledikleri ve istedikleri dışında, bırakalım bir politika izlemeyi, onun hoşuna gitmeyecek bir laf da edemeyecek. Bakanların bir “boş laf etme”, “seçmene selam” konuşması yapma hakkı vardı, o da kaldırılmış oldu böylece. Çünkü; “boş laf” bile edilse “piyasalar alınıyor”muş!
Buyurun, demokrasiye!
Buyurun, bakan inisiyatifine!
Buyurun, milletvekili olarak edilen “Doğruyu söyleyeceğime, vatanın ve milletin çıkarlarını koruyacağıma...vb.” dair yeminlere!
“Eğer, serbest piyasa gelirse; memlekete demokrasi de gelir” diyenler; herhalde şimdi kına yakıyordur.
Aslında bütün bakanlık görevleri, maddi ve manevi olarak bakanlara yüklenin görevler iptal edilip; tek bir maddeye “Kemal Derviş ne derse onun dediğini doğru kabul etme”ye indirgenebilir. Bu hem bakanların, bürokrasinin görev yaparken kafasının karışmasını önler; hem de halkın, işçilerin neyin ne olduğunu, kimin kime hizmet ettiğini, kimin efendi, kimin hizmetkâr olduğunu da kolayca görmesini sağlar. Yani bakan işçiye, emekçiye hörelenebilir; ama IMF’ye, Dünya Bankası’na onun adamına kafa tutmaya kalkarsa; küllerini toplayacak, cenazesine gelecek kimseyi bile bulamaz. Nitekim, Bay Yalova da; özelleştirmeye karşı çıkanlara nasıl diklenir; devletin mallarını babasının malı gibi “satacağım” diye horozlanırdı. Şimdi “Devlet adamlığının gereğini yaparak, istifa ettim” diyor. Demek ki, şimdiki devletin “adamlığının gereği” yurttaşlık bilgisi derslerinde anlatıldığı gibi, “ülkenin ve vatandaşın çıkarını sonuna kadar korumak” değil; IMF’nin, Dünya Bankası’nın “katırları”nı bilmeden bile ürkütürsen “kelleyi kaybetmeyi hak etmiş olursun” demekmiş.
Evet, “piyasa terörü”; önce neoliberalizmin “tanrı kelamı” düzeyinde çıkarılmasıyla başladı; ekonomiyi kapsadı; şimdi siyaseti de içine alarak genişledi. Böylece; sadece yandaşlarına değil; tüm emekçilere, halka güçlerini göstermek, “Bakın bize hizmette kusur etmeyenlerin bile gözünün yaşına bakmayan bir kudrete ve kararlılığa sahibiz. Bize biat etmezseniz, size hiç acımayız” demek; emek güçlerine gözdağı vermek istiyorlar.

Başa dön




Emperyalizme Karşı Yeni Bir Aydınlanma

Söz-Öz
Amerika kuyu kazıyor!

Aydın Çubukçu


Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net