Avrupa sayfaları
www.evrensel.net  |  istatistik emek.net  |  arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Politika

Ekonomi

Dünya

Kültür-Sanat

Toplum-Yaşam

Medya

Dosya

Köşe Yazıları



Yaşamın pazarlığı olmaz
TBMM İnsan Hakları Komisyonu eski başkanı Sema Pişkinsüt, Mimar Sinan Üniversitesi’nde yaptığı konuşmada insan yaşamı sözkonusu iken pazarlık yapılmamasını istedi. Pişkinsüt, cezaevlerindeki yaygın işkence ve kötü muameleye de dikkat çekti.

Sağlık Bakanlığı’nda rüşvet kıskacı
MHP’li kadrolaşma ve yolsuzlukla anılan Sağlık Bakanlığı’nda tüm ihalelerde rüşvet döndüğü iddia edildi. Bakanlığın kalorifer tesisatı onarımını yapan Ülkü Alpaslan adlı bir müteahhit, 20 milyar liralık alacağını rüşvet vermediği için iki yıldır alamadığını ileri sürdü.


Her şey çürümüşlüğe işaret ediyor
Meclis, “15 yasa” dayatmasını yerine getirmek için geceyi gündüze katıyor. Cumhurbaşkanı, önüne gelen yasaları imzalayarak üstüne düşeni yapıyor, Derviş ve Hükümet; “Parayı çabuk verirseniz, reformları kolay yaparız” diyor: Ama, Almanya başta olmak üzere batılılar, “Para için yasa yetmez, Kıbrıs’ta, Ege’de de çözüme yanaşmalısınız” diye dayatıyor. Tam böyle bir anda; İsmail Cem Kıbrıs’ta Denktaş’la; “meydan okuyan”, ne olduğu belirsiz bir “konfederasyon” üstünden açıklamalar yapıyor.
“Hükümet birlik ve bütünlük içinde” propagandası yapılırken, İçişleri Bakanı Tantan ile Başbakan Yardımcısı Yılmaz’ın İstanbul Valisi ve Emniyet Müdürü üstünden bir tarikat-siyaset kapışmasına giriştiği ortaya çıkıyor: Ve elbette çeşitli yolsuzluk operasyonları ile Fetullahçı-Nakşi üssü ve yolsulukların felsefesini yapan parti olarak ANAP’ın pozisyonu birbirine karışıyor.
MHP’de Osman Durmuş, Enis Öksüz ve öteki bakanların şahsında yansıyan problemler, devlet yönetiminde kadrolaşma ile MHP’nini içindeki kaynama bir diğer sorun olarak ortaya çıkmış bulunmaktadır.
Düzenin direği misyonu yüklenmiş olan esnaf ve köylü yığınlarının, bir kez daha aldatma amaçlı “tavizleri” yutmadığı görülüyor. Özellikle esnafların, örgütlerinin üst yönetimlerini de hedefe koyarak ilerleme kararlılığı açıkça gözleniyor.
Patronlar; kriz bahanesiyle dayatmalarını artırıyor. Bir yandan devlet kaynaklarını yağmalama hazırlığı yapan büyük patronlar; öte yandan krizi bahane ederek işçi çıkarmayı, olağan koşullarda gerçekleştiremedikleri işçi ücretlerini düşürme, sosyal hakları yok etme, esnek çalışmayı yaygınlaştırma amaçlarını gerçekleştirmeyi hedefliyorlar.
Sendikal bürokrasi bu olup biteni gündeme bile almayarak, sadece genel söylemle geçiştirmeye çalışmakta ama; onların da esnaf örgütlerinin üst yönetimleri gibi, işçi öfkesinin hedefi olma ihtimali de güçlenmektedir.
Bütün bu çelişkiler; birbirini etkiliyip kışıkırtan içiçe geçmiş girift ilişkiler; emekçilerin “IMF Defol, Hükümet istifa” sloganında somutlanır ve yurt sathına yayılıp büyürken; bütün bunlara cezaevlerinde siyasi tutuklu ve hükümlülerin ölüm orucu ile dile getirilen talepleri eklenmektedir. İnsanların ölümü karşısında hükümetin aymazlığı, bu aymazlığın ulaştığı boyutun uyandırdığı toplumsal tepki “katilleri boğacak” bir öfke selini büyütmektedir.
Hükümet, Başbakan ve Derviş’in “toz pembe” tabloları bu gerçekleri değiştirir bir mahiyete sahip değildir. Çünkü her şey; çürümüşlüğü, yıkımı, sistemin çaresizliğini ve aynı zamanda emekçilerin ülke kaderine el koyması gerektiğini gösteriyor. Egemenlerin çabaları sadece bu süreci daha acılı yapacak.

Başa dön




Emperyalizme Karşı Yeni Bir Aydınlanma

Mercek
Gelişmeler daha sert çatışmaların habercisi

A. Cihan Soylu


Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net