28 tutuklu tedavi ediliyor
Ölüm orucunda bulunan tutuklu ve hükümlüler hakkında son gelişmeleri gazetemize aktaran İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurul Üyesi Prof. Dr. Taner Gören, geçtiğimiz perşembe günü kendilerine ulaşan bilgilere göre, İstanbul civarındaki ölüm orucu ve süresiz açlık grevinde bulunan tutuklu ve hükümlülerin 11’inin Bayrampaşa Cezaevi Hastanesi’ne, 8’inin Şişli Etfal Hastanesi’ne, 9’unun ise Haseki Hastanesi’ne kaldırıldığını söyledi.
Sağlık raporuna rağmen F tipinde
TKP-ML davasından hükümlü Mehmet Aytekin, akli dengesi yerinde olmamasına rağmen Sincan F Tipi cezaevinde tutuluyor. Aytekin’in yakınları, dün gazetemizin Adana Bürosu’nu ziyaret ederek, Aytekin’in durumu hakkında bilgi verdiler. Aytekin’nin akli durumunun yerinde olmadığını, bugüne kadar içeride yemeğinden, giyimine kadar her konuda arkadaşlarının yardımını alarak yaşadığını söyleyen ağabeyi Şıh Mehmet Aytekin, kardeşinin 1996 ölüm oruçlarında şuurunu yitirdiğini, çoğu zaman kendisi dahil yakınlarını bile tanımadığını belirtti. 1996 cezaevleri operasyonunda Bursa Cezaevinde’yken darbe alarak, sürüldüğü Gebze Cezaevi’nde Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları’nda tedavi gördüğü söylenen Mehmet Aytekin, daha sonra sürüldüğü Ceyhan Cezaevinde’yken de Kurttepe Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastenesi’nde tedavi gördü.
Aslolan yaşamın korunmasıdır!
İzmir Meslek Odaları Platformu, KESK, DİSK, Türk İş, EMEP, ÖDP, SİP, HADEP İzmir İl Örgütleri, İHD, ÇHD, Pir Sultan Abdal Kütlür Derneği, Mazlum- Der ve Halkevleri, ortak bir basın toplantısı düzenleyerek siyasi iktidarların sorumluluklarını yerine getirmeye, çağırdı. KESK dönem sözcüsü Alim Murathan, Elektrik Mühendesleri Odası Lokali’nde yapılan açıklamada siyasi iktidarın, açlık grevlerinin, insan yaşamına getirdiği tehlikeleri bugüne dek görmezlikten geldiğini söyledi. Murathan, eylemlerin sona erdirilmesini isteyen meslek ve kitle örgütlerine karşı haksız, asılsız iddilarla karşı çıkıldığını vurguladı. “Yaşama Dönüş” adı altındaki operasyonda 32 insanın, o günden bugüne dek ölüm oruçlarında da 14 insanın öldüğüne dikkat çeken Murathan, açıklamasına şöyle devam etti: “Bir ülkede, tüm yurttaşların en temel hakkı olan yaşam hakkı devletin sorumluluğundadır. Bu, kişinin tutuklu ve hükümlü olması halinde daha fazla önem taşır. Çünkü, cezaevlerindeki insanların yaşam koşulları devlet tarafından belirlenir. İçerideki birey ölümü seçebilir. Ölümü, insanca yaşamın koşulu olarak görebilir. Böyle olsa da asıl olan yaşamın kendisidir ve yaşamın insanca koşullar altında korunmasıdır. Ve devlet bireyin yaşamının güvencesi olarak var olmalıdır.”
ESK resmileşti
Her krize girdiği, toplumsal tepkilerin yükseldiği dönemde hükümetin gündeme getirdiği Ekonomik ve Sosyal Konsey (ESK)’e yasal altyapı kazandıran kanun, Resmi Gazete’de yayınlandı. Hükümetin istemi ile ekonomik ve sosyal nitelikli her türlü konuda, ekonomik ve sosyal yaşamı doğrudan etkileyen yasa tasarıları, kalkınma planları ile yıllık programların hazırlanması sırasında görüş bildirme gibi işlevler yüklenen ESK, hükümet, işveren ve işçi kesiminden oluşurken, temsilde hükümetin ağırlığı dikkat çekiyor.
|