www.evrensel.net  |  istatistik emek.net  |  arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Politika

Ekonomi

Dünya

Kültür-Sanat

Toplum-Yaşam

Medya

Dosya

Köşe Yazıları



Esnaf eylem istiyor
Tandoğan’da yaptıkları olaylı mitingin ardından değerlendirme yapan esnaf ve sanatkâr odaları yöneticileri, hükümete güç göstermek için yeniden miting yapılmasını istediler.

İMÇ yaşam savaşında
İMÇ esnafı son ekonomik krizle tamamen tükenmiş durumda. Satışları durma noktasında. Yarın kimin kapısına kilit vuracağı belli değil.


Esnaf eylem istiyor
Sultan Özer
Ankara Esnaf ve Sanatkâr Odaları Birliği Başkanlar Kurulu toplantısında Tandoğan mitingini değerlendiren esnaf odalarının başkanları, hükümete ateş püskürdüler, başta TESK Genel Başkanı Derviş Günday olmak üzere, esnafın çırpınışı karşısında sessiz kalan üst örgütlerine de tepkilerini dile getiren oda başkanları, yapılamayan Tandoğan mitinginin yeniden yapılmasını istediler.
Olağanüstü toplanan Başkanlar Kurulu’nda konuşan Sıhhı Tesisatçılar Odası Başkanı Hüseyin Yakalı, Tandoğan mitinginin esnafın artık boyun eğmediğini gösteren tarihe yazılacak bir eylem olduğunu söyledi. Mitingde yaşananların esnaf ve sanatkârın haklı tepkisini örgütlü disipline dönüştürememesinden kaynaklandığını, bunda kendilerinde de suç olduğunu belirten Yakalı, “Esnaf bizi geçiyor, biz dört kişi bir araya gelemiyoruz. Nasıl halk parlamentoyu geçtiyse, taban da bizi geçiyor” dedi.
Otelciler ve Hamamcılar Odası Başkanı Şevket Tekbudak da krizin esnafı birbirine kenetlediğini ve siyasilerin de esnafın gücünü gördüğünü söyledi. “Önce, ‘toplantı, yürüyüş yapsak esnafı arkamıza alabilir miyiz’ diye tereddüt ederdik” diyen Tekbudak, esnafın hayatında ilk kez miting yaptığını, bu bakımdan olumlu olduğunu belirterek, kargaşalıkların esnaftan kaynaklanmadığını belirterek, siyasilere güçlerini göstermek için yeni bir miting yapma önerisi getirdi.
Hükümet esnaftan korkuyor
Bir ay süreyle yürüyüş ve mitinglerin yasaklanmasını, hükümetin esnaftan korkmasına bağlayan Tekbudak, iki ayda esnafın perişan olduğu, krizin sene sonuna kadar sürmesi halinde birçoğunun intihar edebileceği uyarısını yaptı. Televizyonların iki de bir Tandoğan olaylarını göstermesini de eleştiren Tekbudak, “Kenetlenmemiz daha çok olmalı” çağrısı yaptı.
Yenikent Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Mesut Özata ise esnafın Cumhuriyet tarihinde ilk kez hakları için yollara döküldüğünü belirterek, “Bıçağın kemiğe değdiği an gelmiştir de ondan” dedi. Özata, “Ülkeyi yangın yerine çevirenlere, bugüne kadar sırtlarından siyaset yapanlara, ülkeyi rant aracı haline getirenlere karşı yollara döküldüklerini” söyledi.
21 Şubat’ın bardağı taşıran son damla olduğunu dile getiren Camcılar Odası Başkanı Fikret Yılmaz da organizasyon eksikliğine dikkat çekti. Birkaç kişinin yaptığı taşkınlığın esnafa yıkılmasının yanlışlığına değinen Yılmaz, miting kararının, esnaf sokağa çıktıktan sonra mecburen alınmış bir karar olduğunu, yöneticilerin ürettiği bir şey olmadığını söyledi.
Esnaf mezarda kepenk kapatacak
Bütangaz Odası Başkanı Salih Gürcan da krizin nedeninin işçi ve memurlar, esnaf olmadığını dile getirdi. Seslerini duyan olmadığını, amaçlarının ne hükümeti düşürmek, ne muhalefeti iktidar yapmak, sadece esnafın sesini duyurmak olduğunu söyleyen Gürcan, kepenk kapatma girişimleri karşısında Birlik Başkanı Ercan’ın kendisine, “Hepsini kapatırsan sana madalya vereceğim” sözlerini eleştirerek, “Ben madalya için değil, esnafın nafakası için kepenk kapatıyorum. Haftada gelen zamlarla Bütangaz lükse girdi. Esnafım mezara gömüldü. Artık mezarda kepenk kapatacağım” dedi. Kamyoncular Odası Başkanı Hatem Baytemur ise bugüne kadar siyasileri sırtlarında taşıdıklarını, onların da “Nasıl olsa bunlar götürüyor” diye daha fazla yük yüklediğini anlatarak, siyasilerin esnaf üzerindeki oyunlarına değinen TESK Başkanı Derviş Günday ve diğer yöneticilere atıfta bulunan Baytemur, “Üst düzey yöneticilerimiz hâlâ suskun. Hangi sorunumuz çözüldü de yerlerinde gayet rahatlar” dedi. Baytemur, 81 ilin nabzının Ankara’da attığını belirterek Tandoğan mitinginin tekrarını istedi.
Ankara Şoförler Odası Başkanı Ahmet Çiçek ise “Hedefimiz hükümet değil” diyen konuşmacıları eleştirerek, “Yürüyüşün suçlusu Tandoğan Meydanı mıydı?” diye sordu. Faizleri yüzde 55’den 200’lere çıkaranın, SSK ve Bağ-Kur primlerini yükseltenin, LPG’yi 200 binlerden 560 binlere çıkaranın, sorunların kaynağının hükümet olduğunu hatırlatarak, “Biz Tandoğan’a karşı mı yürüdük. Tabi ki hükümete karşı yürüdük” diyen Çiçek alkışlarla karşılandı. “Hırsızlara kim göz yumdu, ülkeyi bu hale kim getirdi?” diye peş peşe soruları yönelten Çiçek, “Ezilerek, büzülerek, ‘yürüdük ama kimse kusura bakmasın’ değil. Elbette yürüyeceğiz. Suçlu hükümettir, ona karşı yürüdük. Yanlış yapan hükümetin ta kendisiydi” diye öfke içinde konuştu.
Sonuç bildirgesi
Toplantı sonunda, haklı bir istemin sonucu yapılan Tandoğan mitinginin, ülkeyi hortumlayan, siyaset adına peşkeş çeken, hâlâ geriye dönüp ‘Biz nerede hata yaptık’ demeyen siyasilere karşı olduğu; olayların esnaftan kaynaklanmadığı gibi mitingin haklı gerekçesini de değiştirmediği; 11 Nisan mitinginin sonuç alma değil ama başlangıcın ilk adımı olduğu kararları alındı. “Sonuç alacağımız zeminleri de iyi biliriz” denilen kararlarda, ülkeyi satanlara, hortumlarayanlara, peşkeş çekenlere müdahaleden geri durmayacak olan esnaf ve sanatkârın ara rejim, kara rejim beklentilerine de karşı olduğu ifade edildi.

Başa dön


İMÇ yaşam savaşında
Koray Karaermiş
İstanbul Manifaturacılar Çarşısı (İMÇ) esnafı var olma savaşı veriyor. Daha çok döşemelik kumaş, mefruşat ve branda üzerine çalışan toptancıların merkezi olan bu çarşıda onlarca dükkân kapanmış durumda. Geri kalanlar ise dayanmaya çalışıyor. Selim Güneş halı döşeme üzerine çalışan bir toptancı. Bağlantılı çalıştıkları Dinarsu ve Gümüşsuyu fabrikaları iflas edince çalışma düzenleri tamamen bozulmuş. Bir haftadır siftah edemediğini söyleyen Güneş, “Bir de üstüne üstlük benden artık sen şu vergiyi vereceksin, sen bu vergiyi vereceksin diyorlar” sözleri ile tepkisini dile getiriyor. Güneş’in, Ecevit hükümetinden tek beklentisi bir an önce çekip gitmeleri. “Kriz kendileri zaten. Kendileri gitsinler başka kriz çıkmaz bu ülkede” diyor ve ekliyor; “Ben 42 yaşındayım, çocukluğumdan beri Ecevit kaç sefer geldiyse bu ülkede yokluk pahalılık, zam, aldı başını gitti.”
Güneş, Kemal Derviş’in de hiçbir şey yapamayacağına inanıyor. “Derviş 25 yıldır Amerika’da kalmış. Türkiye’nin sorunlarını bilmez. Adam enflasyon bilmez, zam nedir bilmez. Adam ekonomik kriz nedir görmemiş, eh sen gelmişsin bu adama Türkiye’nin sorunlarını hallettirmeye kalkıyorsun. Edebilir mi hiç edemez. Bu devletin gerçek sahipleri halktır kardeşim”
‘Memleket batmış’
Semih Koyutürk 24 yaşında; branda ve çadır üzerine çalışan bir dükkânları var. Durumu iki kelimeyle özetliyor;”Kriz büyük”. Dolar üzerinden olan dükkân kiraları ödenmez hale gelmiş. Aslında 2 senedir eski işlerin olmadığını söyleyen Koyutürk, “Millet yazlığa gidicek ki benden salıncak alsın,şemsiye alsın. Millet yazlığa nasıl gitsin? Millette para yok ki. Ne yapacağız şaştık kaldık” diyor.
Koyutürk, siyasetçilere çok kızgın; “Bakıyorum enerji bakanı, Hüsamettin Özkan yolsuzlukla suçlanıyor. Adamlar yerinde duruyor. Adam istifa eder. Hâlâ Ecevit, Demirel, Çiller. Yani artık zihniyetin değişmesi lazım. Yeni adamlar gelmeli. Dün akşam MHP milletvekili Ahmet Çakmak diyor ki ‘Bizim kanunlarla işimiz yok, biz meclise gidip geliyoruz, liderler ne diyorsa o oluyor’. Yani ilk önce parti yasasının değişmesi lazım. Yani memleket batmış abicim. ”
Hasan Aslan 45 yaşında bir dikim ustası. 10 senedir İMÇ’de çalışıyor. “İşler yok, oturuyoruz” diyor. Ne yapacaksın böyle giderse sorumuza, “Bekleyeceğiz başka çaremiz yok” diyor.
Mustafa Dilbaşar çarşıda Tekstil toptancılığı yapıyor. Ama artık parakendeye de çalışıyor. Dilbaşar, sorunun sadece satış olmadığını, satılan malın parasını toplamanın da büyük sorun olduğunu kaydediyor ve ekliyor; “Parayı toplayamadıktan sonra neyi satacan? işçiye nasıl maaş verecen? Devlete nasıl vergi verecen? “Soru işaretleri böyle uzayıp gidiyor. Dilbaşar, piyasadaki tıkanıklığı şöyle anlatıyor; “Paranın ne olacağı belli olmadığı için, parayı harcamıyor kimse. Harcamadığı için herkes dolara marka yatırmış bekliyor. Böylece ne oluyor ticaret dönmüyor. Ticaret dönmeyince millet siftahsız dükkân kapatıyor.”
Dilbaşar, mevcut düzen partilerine olan inancını kaybetmiş; “Seçmişler oraya getirmişler. Niye seçilmiş? Millete hizmet etsin diye seçilmiş. Adam demiş ki benim ekonomi bilgim fazla yok, bu benden daha iyi biliyor. Ama orada oturan meğerse halktan daha kötü biliyormuş. Sorun burada yani. DYP gelse ne olacak, Fazilet gelse ne olacak. Sonuçta hepsi aynı. Kimse bir plan üretmiyor ki.”
Tolga Çelik kumaşçıda tezgahtar. “Gelen giden yokki satış yapalım” diyor. Dükkânın satışları yüzde 90 düzeylerinde olması gerekirken yüzde 30’larda bile değilmiş. Bir diğer sorun da fiyatlardaki dalgalanmalar; “Bu dolar bir çıkıyor, bir iniyor, fiyat veremiyoruz ki müşteriye zaten” diyor Çelik.
Hayri Polat da birinci blokta manifaturacı; “550 tane vampir var. Bunlar bütün esnafın kanını emiyorlar. Sadece sermaye sınıfına hizmet edip, bütün esnafı yok ediyorlar. İşlerimiz tamamen durdu. Satışlar hiç yok, siftahsız dükkân kapatılıyor. Hükümetin istifa etmesi lazım” diyor. Kısacası toptancısından parekendecisine, tezgahtarından mal sahibine İMÇ esnafı kan ağlıyor. Böyle giderse daha onlarca dükkân daha kapanacak. Onun için geçen haftalarda yaptıkları eylemde “İMF’ye değil, İMÇ’ye bak” dövizleriyle çıktılar meydana. Kendilerine dikkat çekmek istiyorlardı. Bu onların son umutlarıydı.

Başa dön


İç borç stoku 50.9 katrilyon liraya yükseldi
Hazine Müsteşarlığı, bu yılın mart ayı sonunda iç borç stokunun 50 katrilyon 851 trilyon 184 milyar liraya ulaştığını bildirdi. Hazine Müsteşarlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, iç borç stoku, 2000 yılı sonunda 36 katrilyon 420 trilyon 621 milyar lira iken, 2001 Ocak ayı sonunda 44 katrilyon 428 trilyon 106 milyar liraya yükseldi. Bu yılın şubat ayı sonuda ise 45 katrilyon 427 trilyon 488 milyar lira olan iç borç stoku, mart ayı sonunda ise 50 katrilyon 851 trilyon 184 milyar lira olarak gerçekleşti.
Diyarbakır’da dolmuşa zam
Diyarbakır’da şehiriçi ulaşıma zam yapıldı. Dolmuşlar kısa mesafede 250 bin, uzun mesafe 400 bin liraya yükseltildi. Halk, yapılan zamma tepki gösterirken, dolmuş şoförleri akaryakıt zamları nedeni ile zam yapmalarının zorunluluk olduğunu, zammın sorumlusunun ekonomik krizin faturasını halkın sırtına yükleyenlerde olduğunu söylediler. Yapılan zamlara Diyarbakır halkı tepki gösteriyor. Bu defa tepkiler minibüsçülere değil, zamın kaynağına. Diyarabakır halkı sadece dolmuş zamlarına değil diğer bütün zamlara da büyük tepki gösteriyor.
Dünya KOBİ toplantısı 23 Nisan’da
Dünya Küçük ve Orta İşletmeler Birliği toplantısı, 23-25 Nisan tarihlerinde, Antalya’da yapılacak. Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre, Dünya Küçük ve Orta İşletmeler Birliği (WASME) tarafından düzenlenen ve TESK’in ev sahipliğinde gerçekleşecek toplantılarda, küçük ve orta boy işletmelerin (KOBİ) geliştirilmesi ve girişimciliğin dünya çapında desteklenmesi için yeni ekonomik yaklaşımlar tartışılacak. Açılışının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan tarafından gerçekleştirilmesi beklenen toplantılara, yabancı ülke bakan yardımcılarının yanı sıra, 25 ülkeden meslek kuruluşları yöneticileri ile banka ve KOBİ hizmet merkezleri temsilcileri katılacak.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net