Avrupa sayfaları
www.evrensel.net  |  istatistik emek.net  |  arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Politika

Ekonomi

Dünya

Kültür-Sanat

Toplum-Yaşam

Medya

Dosya

Köşe Yazıları



Kaynak hortumculara
Hortumlanan bir banka daha Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF)’na devredildi. Böylece sahipleri tarafından içleri boşaltılmak suretiyle “zor durumda bırakılan” ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredilen banka sayısı 13’ü buldu.

İstifa etsinler!
Emek Platformu’nun ulusal talan programına karşı eylemleri yarından itibaren başlıyor. Türk-İş 1. Bölge Temsilcisi Faruk Büyükkucak eylem kararlarının başlangıç olduğunu ve bunun geliştirilmesi gerektiğini söyledi.


Kavga artık iki program arasında
IMF programının büyük bir gürültüyle çökmesi, Başbakan ve Yardımcısı Yılmaz’ın “Hata bu programdaydı”, “Biz IMF programını harfiyen uyguladık ama program çöktü”, “IMF çağdışı bir kurum” itiraflarından sonra, “Yeni bir program arayışına yönelindi” propagandası da başlatılmıştı. Özellikle holding basınının hükümete endeksli olmayı marifet sayan kalemleri, “daha sosyal yanlı” bir programla yola devam edileceği iddiası üstünden makaleler döktürdüler.
Kemal Derviş’in eski “sosyal demokratlığı” “yeni programa”, IMF programı reddediliyormuş çağrışımı yaptırmak için “ulusal program” denmesi aynı amaca, kamuoyunda IMF programından farklı bir programa yönelineceği imajını güçlendirmeye yönelikti.
Ama olup biteni az çok anlamak isteyenler görüyordu ki, bütün hazırlıklar IMF programına kaldığı yerden devam etmek içindir.
Nitekim önceki akşam açıklanan “acil önlemler paketi” denilen “önlemler manzumesi” daha önceki” IMF programının daha da “şiddetlendirilmiş hali”nden başka bir şey değildir. Çünkü; felsefesi, mantığı, hedefine koyduğu, soyup soğana çevireceği toplumsal kesimler ve ihya edeceği çıkar çevreleri aynıdır. Öncekinden tek farkı, onların da yapmak isteyip de, “Aman toplumsal patlamalar olur” diye zamana yaydıkları önlemleri pervasızca hayata geçirme tutumudur: Özelleştirmeyi daha çabuk ve daha haraç mezat yapma, kamu çıkarlarını düşünmeden devletin neyi varsa, tam Özal’ın, Özalizmin çılgınlık günlerindeki gibi satıp savurmaya yönelme (Özal lafını etmiş ama satamamıştı) daha çok vergi ve pervasız zamların açıkça ve bir marifet gibi devreye sokulması, emekçilere “enflasyonun altında ücret ve maaş verileceğinin açıklanması” gibi ar damarı çatlamış kararlılık gösterileri vs. vs. Derviş’in IMF’nin hükümet içindeki “mutemet adamı” olduğunu da açıkça gösteriyordu.
Doğan ve Dinç Bilgin basınındaki patronların diz dibi katibi gazeteciler; Derviş’in açıkladığı önlemleri “son çare” olarak sunarken bir yandan “Bunlara uymazsanız sonu karanlık bir labirente girilecek” tehdidi yaparken, bir yandan da, onların bu halk düşman ekonomik programdan başka bir seçeneklerinin kalmadığını da itiraf etmiş olmaktadırlar.
Ama, öyle görünmektedir ki, bugün işçiler, emekçiler ve bilim dünyası bir yıl öncesine göre çok daha bilinçli ve bir başka program için; sermayenin “dış mihraklar” tarafından yapılıp uygulamaya sokulan, sadece adı “ulusal” olan programına karşı emeğin “ulusal programı”nı bir seçenek olarak benimsemeye yönelmişlerdir. Kavga bundan böyle bu iki program arasındadır. Bu yüzden de onlar için “son çare” günleri, emekçiler için yeni ve kendi programları etrafında birleşip ülkenin kaderine el koymaya yönelme günleridir.

Başa dön




Emperyalizme Karşı Yeni Bir Aydınlanma

Ertan Aydın
Karikatürün büyük halini görmek için tıklayın...

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net