|
|

|
           

Asgari ücret yarılandı
Halen brüt 139 milyon 950 bin, net 102 milyon 369 bin 600 lira olan yürürlükteki asgari ücretin, son ekonomik krizden ötürü yaklaşık 50 dolar düzeyinde aşındığı bildirildi.

Ödüllü Aydın polisi 1 kişiyi öldürdü
Aydın E Tipi Cezaevi çevresindeki evlerde oturanlar, evlerini basan polise “arama izni”ni sorunca polisin saldırısına uğradı.

Sağlık hizmetleri paraya endeksli
14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle düzenlenen etkinliklerde, sağlıkta özelleştirme uygulamalarına ve “paran kadar sağlık” anlayışına tepki gösterildi.

‘Can güvenliğim sağlanırsa konuşurum’
Abdi İpekçi suikasti sanıklarından Çelikkaya, 1999 Eylül'ünde suikaste ilişkin bilgi sahibi olduğunu belirterek savcılığa başvurduğunu ve sözlü bilgi verdiğini söyledi.


Asgari ücret yarılandı
Halen brüt 139 milyon 950 bin, net 102 milyon 369 bin 600 lira olan yürürlükteki asgari ücretin, son ekonomik krizden ötürü yaklaşık 50 dolar düzeyinde aşındığı bildirildi. Tespit edildiğinde brüt 205, net 178 dolara tekabül eden yürürlükteki asgari ücret, son ekonomik kriz nedeniyle brüt 148, net 108 dolara indi.
Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na işçi tarafının başkanı olarak katılan Türk-İş Genel Eğitim Sekreteri Salih Kılıç yaptığı açıklamada, yürürlükteki asgari ücretin DİE’nin tespit etmiş olduğu yüzde 29 oranında değil, 6’şar aylık dönemler için hedeflenen enflasyon olan yüzde 22 oranında artırıldığını kaydetti.
Mevcut asgari ücretin, tespit tarihinde 7 puan eksik olarak belirlendiğine dikkati çeken Kılıç, son ekonomik krizden ötürü ücrette 50 dolara yakın aşınma meydana geldiğini söyledi.
Satın alma gücü düştü
Yeni zamlarla asgari ücretlinin satın alma gücünün de büyük ölçüde azaldığını vurgulayan Kılıç, şunları söyledi: “Asgari ücrette meydana gelen bu aşınmanın hükümet tarafından iyi niyet doğrultusunda yeniden gözden geçirilmesi zorunluluğu doğmuştur. Hükümet asgari ücretteki bu reel erimeyi dikkate almalıdır. Burada görev Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nu çağırmaya yetkili olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan ile ekonominin yeni patronu Devlet Bakanı sayın Kemal Derviş’e düşmektedir.’’ Kılıç, hükümetin özel indirim tutarını düşürme yetkisini kullanarak, asgari ücretin vergi dışı bırakılmasını da istedi. Halen brüt 139 milyon 950 bin lira olan yürürlükteki asgari ücretten, 19 milyon 593 bin lira SSK primi, 14 milyon 348 bin 700 lira gelir vergisi, 14 milyon 348 bin 700 lira damga vergisi, 2 milyon 799 bin lira işsizlik sigortası primi olmak üzere toplam 37 milyon 580 bin 400 lira kesinti yapılarak, işçiye net 102 milyon 369 bin 600 lira ödeniyor. Asgari Ücret, 1 Temmuz’dan itibaren brüt 146 milyon 947 bin 500, net 107 milyon 323 bin 830 lira olarak uygulanacak.

Başa dön


Ödüllü Aydın polisi 1 kişiyi öldürdü
Aydın E Tipi Cezaevi çevresindeki evlerde oturanlar, evlerini basan polise “arama izni”ni sorunca polisin saldırısına uğradı. “ISO 9002 Kalite Standart” belgesini alan ilk emniyet teşkilatı olan ve Uluslararası Polis Birliği’nin “Türkiye Ödülü”nü alan Aydın Emniyet Müdürlüğü polislerinin saldırısına uğrayan ve polis otosunun çarptığı Resul Aydemir isimli bir kişi yaşamını yitirdi.
Aydın’ın Ovaemir beldesi Telsiztepe mevkiinde bulunan Aydın E Tipi Cezaevi çevresindeki evlerde her ay rutin olarak uygulandığı belirtilen ev baskınlarını sürdüren Aydın Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Resul Aydemir isimli bir kişinin evini de aramak istedi. Aydemir, polislere Savcılık’tan “arama izni” alınıp alınmadığını sordu. Bunun üzerine biri komiser ikisi sivil 4 polis Aydemir’i yere yatırarak, tartakladı. Daha sonra da Resul Aydemir’in kardeşleri Süleyman ve Abdullah Aydemir polis tarafından gözaltına alınarak, bir arabaya bindirildi. Kardeşlerinin hiçbir suçu olmadığını söyleyen Resul Aydemir, polis arabasının önüne geçerek, arabayı durdurmak istedi.
İnsan Hakları Derneği Aydın Şubesi ve tanıkların aktarımına göre, polis durmak yerine Aydemir’in üstüne sürdü. Arabanın çarpmasının ardından 35 yaşındaki Resul Aydemir, yaşamını yitirdi. Mahalle sakinlerinin de tepki göstermesi üzerine, jandarma ekipleri de Telsiztepe’ye geldiler.
Aydemir’in cenazesini almak üzere Aydın Devlet Hastanesi’ne giden mahalle sakinleri ile yakınları, hastane önündeki polis barikatını aşmak istediler. Ancak, grup, burada da polisin saldırısına uğradı. Yoğun önlem alınan hastane önünde gerginlik bir süre daha devam ederken, polisin Telsiztepe’de de önlemlerini artırdığı bildirildi. Daha sonra Resul Aydemir’in cenazesi, otopsi için İzmir’e getirilerek, saat 17.00 sıralarında otopsi amacıyla İzmir Adli Tıp Grup Başkanlığı’nın Bayraklı’da Yeni Adliye binasındaki morga konuldu.
Polise göre suçlu: Aydemir
Olayların ardından açıklama yapan Aydın Emniyet Müdürü Cemil Demir, “Vatandaşımız, polisimize mukavemet etmiş, bu sırada fenalaşarak hayatını kaybetmiştir” diyerek, adeta öldüğü için Aydemir’i suçladı. Demir, cezaevinin bitişiğindeki evlerde, ilin genel asayişine yönelik olarak arama yapıldığını belirterek, şunları ileri sürdü: “Aydın’da polis-halk karşı karşıya değildir. Mahkeme kararıyla arama yapılırken, söz konusu evde bazı fertler tepki veriyor. Aramayı engellemeye çalışıyor. Ekiplerimiz asayişe yönelik, lüzumlu bir arama olduğunu söylüyorlar. Bu arada, 2. kata çıkıldığında maktul bir odanın aranmasına karşı çıkıyor. Polislerimizden birine, cam çerçeveyi kırarak karşı koyuyor. Bıçak ve camla mukavemet etmek istiyor. Bu sırada fenalaşarak hayatını kaybediyor.” Yapılan araştırmada, ölen kişinin askerliğini de sağlık sorunları sebebiyle kısa yaptığının belirlendiğini anlatan Demir, şöyle devam etti: “Aydemir’in sağlık sorunları var. Aileye başsağlığı da diledik. Otopsiden sonra cenazeyi kendilerine vereceğiz. Yasadışı herhangi bir olay söz konusu değildir.”
Ödüllü Emniyet Müdürlüğü
“ISO 9002 Kalite Standart” belgesini alan ilk emniyet teşkilatı olan Aydın Emniyet Müdürlüğü, geçtiğimiz sene de Uluslararası Polis Birliği (IPA)’nin “Türkiye Ödülü”nü almıştı. Eski Aydın İl Emniyet Müdürü A. Tekin Akın, ödülle ilgili yaptığı açıklamada, IPA’ın Türkiye ödülünü Aydın Polisi olarak şimdiye kadar yaptıkları çalışmalardan dolayı aldıklarını söylemişti. Akın, “Türk Polis Teşkilatı’nda görev yapmaktan ve ülkeme hizmet etmekten büyük gurur duyuyorum” demişti. Aydın Valisi Muharrem Göktayoğlu da, “Bu bir ekip başarısı. Aydın Emniyeti bu başarıyı güzel bir ekip oyunuyla elde ediyor. Hepsini yürekten kutluyorum” diye konuşmuştu.
Acaba, bir insanın yaşamının sona ermesinin ardından açılması muhtemel davada, vali “Bu bir ekip başarısı” şeklinde bir açıklama yapacak mı?

Başa dön


Sağlık hizmetleri paraya endeksli
14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle dün de bir ilde çeşitli etkinlikler düzenlendi. Sağlıkta özelleştirme uygulamalarının ve “paran kadar sağlık” anlayışının eleştirildiği etkinliklerde, Anayasa’da yer alan herkese eşit ve parasız sağlık hakkının hayata geçirilmesi istendi.
Edirne’deki işçi ve memur sendikaları, sağlıkta özelleştirmenin çalışanlara getireceği zararı “Sağlıkta Özelleştirmeye Hayır” konulu panelde tartıştılar. SES MYK Üyesi Doktor Köksal Aydın panelde yaptığı konuşmada, Türkiye’de sağlık hizmetlerine ayrılan payın yüzde 2.7 olduğunu hatırlatarak, sağlığın piyasa koşullarına terk edildiğini söyledi.
SES, DİSK, Tez-Koop İş ve Tüm Sosyal-Sen’in 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla düzenlediği ve İstanbul Tabip Odası Kurulu Dönem Üyesi Dr. Ali Çerkezoğlu, KESK GYK, SES MYK Üyesi Dr. Köksal Aydın, Sağlıkta Sınıf Tavrı Dergisi’nden Dr. Hüseyin Topaloğlu, DİSK Trakya Bölge Temsilcisi Sebahatttin Eruyanık ve Tez Koop-İş Edirne Şubesi Eğitim Sorumlusu Serpil Koruyucu’nun konuşmacı olarak katıldığı paneli yaklaşık 400 kişi izledi. Panelde SSK’da ve sağlıkta yaşanan sorunlar dile getirilerek, 14 Mart’ların Tıp Bayramı olmaktan çıkıp, sağlık emekçilerinin sorunlarını dile getirdiği bir hafta olması gerektiği anlatıldı.
Kaynakları siyasiler kullanıyor
SSK’nın özelleştirilmesinin, Türkiye’de yaşayan işçi ve emekçilere vurulacak büyük bir darbe olacağı vurgulanan panelde söz alan Dr. Köksal Aydın, SSK’nın bilinçli olarak batırılmak istendiğine dikkat çekerek, “SSK’nın açık verdiği, verimli olmadığı söyleniyor. Bu doğrudur ancak bunların nedenlerine bakmak gerekir. İşveren primleri devlet tarafından affedilirken, işçiler prim ödemeye devam ediyor. 1965’den günümüze kadar SSK’nın elindeki kaynaklar devleti yöneten siyasiler tarafından kullanılmış ve devlet bu süre içinde SSK’ya olan 20 milyon dolarlık borcunu ödememiştir. Ülkeyi yönetenler 20 yıldır SSK’ya hiçbir katkıda bulunmadığı gibi SSK’dan kendilerine bütçe aktarmaktadır” dedi. Aydın, Türkiye’de sağlık hizmetlerine ayrılan payın yüzde 2.7 olduğunu ve sağlığın piyasa koşullarına terk edildiğini söyledi. (Evrensel)
Hak ihlallerinin nedeni sistem
Diyarbakır-Siirt-Batman Tabip Odası’nın kitle örgütleri, dernekler, baro temsilcileri ve Almanya Hekimler Birliği’nin katılımıyla düzenlediği “İnsan Hakları ve Hekimlik” konulu panelde de, Türkiye’deki mevcut sosyal yapının içinde bulunduğu durum ve bunun ülke ve bölgedeki insanlara etkisi değerlendirildi.
Panelistlerden Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, dünyadaki ve Türkiyede’ki tüm insan hakları ihlallerini yaratan nedenlere, ihlali yapan kurum ve kişilere, ceza ve yaptırımın uygulayıcılarına karşı hekimlerin sorumluluk duyması gerektiğini belirterek, “Hekim olarak tencerenin dibinin nasıl olduğunun derdinde olmalıyız”dedi. Fincancı, Uluslararası Af Örgütü’nün 2000 yılı raporuna göre dünya üzerinde 144 ülkede çok yoğun insan hakları ihlalleri yaşandığını vurgulayarak, insan sağlığını bozacak düzeyde bir hak ihlalinin yaşanmasının toplumsal hak ihlali salgınına dönüştüğünü söyledi. Fincancı, hak ihlaline maruz kalan kişilere hekimlerin verdikleri raporların da mahkemelerce sağlıklı bir şekilde değerlendirilmediği eleştirisinde bulundu.
Hiyerarşik denetim
Prof. Dr. Sema Pişkinsüt (Aydın DSP Milletvekili) ise konuşmasında, yasama, yürütme ve yargı işleyişinin sağlıksız olduğunu anlattı. Susurluk ve cezaevlerine ilişkin çeşitli araştırmalarda bulunduğunu söyleyen Pişkinsüt, Güneydoğu’daki cezaevi araştırmaları hakkında bilgi verdi.
Dedeman Otel’de düzenlenen panel öncesinde panele konuşmacı olarak katılan Dr. Şebnem Korur Fincancı ve Dr. Sema Pişkinsüt’e, Diyarbakır Tabip Odası’nca “Barış, dostluk ve demokrasi” ödülü verildi.

Başa dön


‘Can güvenliğim sağlanırsa konuşurum’
Milliyet Gazetesi Başyazarı ve Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi’nin 1979 yılında öldürülmesine ilişkin Yalçın Özbey’le birlikte hakkında sonradan dava açılan Yusuf Çelikkaya, istediği cezaevine nakli yapılmadığı takdirde, cinayete ilişkin bildiklerini açıklamayacağını söyleyince hakimle tartıştı.
Yalçın Özbey ve Yusuf Çelikkaya hakkında “Taammüden adam öldürmek suçuna katılmak ve azmettirmek”ten açılan davaya dün İstanbul 7’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi.
Duruşmaya, hakkında gıyabi tutuklama kararı bulunan Yalçın Özbey katılmazken, tutuklu sanık Yusuf Çelikkaya duruşmada hazır bulundu. Çelikkaya savunmasında, Abdi İpekçi suikasti ile ilgili çok şey bildiğini, bu bilgileri ancak can güvenliği sağlandığı takdirde ve Eskişehir ya da Bilecik Cezaevi’ne naklinin gerçekleşmesi durumunda anlatacağını söyledi.
Şu anda bulunduğu Ünye Cezaevi’nden naklini istediğini, ancak Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Ali Suat Ertosun’nun bu talebini kabul etmediğini bildiren Çelikkaya, Ertosun’nun nakli Gümüşhane Cezaevi’ne yaptırmakta ısrarcı olduğuna dikkat çekti.
‘Beni öldürmek istiyorlar’
Gümüşhane Cezaevi’nde iki kişinin öldürüldüğünü ve kendisinin de öldürülebileceğini belirten Çelikkaya, istediği cezaevine nakli gerçekleşmediği takdirde, İpekçi’nin öldürülmesi ile ilgili bildiklerini anlatmayacağını vurguladı.
Mahkeme başkanının, “Bildiklerini anlatmak için neden 20 yıl bekledin” sorusuna, “Vicdan azabı duydum. Ancak 20 yıl içinde kendimi yargılayabildim” yanıtını veren Çelikkaya, Ağca’nın işlemediği bir suçtan cezalandırıldığını ve suçsuz olduğunu iddia etti. Ağca’yı savunmaya kalkınca mahkeme heyetini sinirlendiren Çelikkaya, Ertosun’un oyununa geldiğine işaret ederek Eskişehir ya da Bilecik Cezaevi’ne naklinin bir an önce gerçekleşmesini talep etti.
Mahkeme heyeti Yalçın Özbey’in gıyabi tutukluluğunun devamına karar vererek, Özbey’in yakalanması durumunda davanın öne alınması şartıyla duruşmayı 17 Nisan 2000 tarihine erteledi.

Başa dön


|
İkinci Avrasya vakası: Rus uçağı kaçırıldı
İstanbul-Moskova seferini yapmak üzere Atatürk Havalimanı’ndan kalkışından kısa bir süre sonra iki hava korsanı tarafından kaçırılan Rus uçağı, Suudi Arabistan’ın Medine kentindeki Prens Muhammed Bin Abdülaziz Havaalanı’na indi. Rus havayolları yetkililerinin bildirdiğine göre, korsanlar, Moskova yönetiminin Çeçenya’daki savaşı sona erdirmesini talep ediyorlar. Kaçırılan uçakta 166 yolcunun bulunduğu bildirildi.
Kocaeli’de miting yapılacak
Sakarya Bölge İdare Mahkemesi, Kocaeli Valiliği’nin sendikalar tarafından düzenlenecek mitingi yasaklama kararına karşı, “yürütmeyi durdurma” kararı verdi. Kocaeli Sendikalar Birliği (KSB) tarafından 18 Mart’ta yapılacağı açıklanan “IMF Programına, Tasarrufların Gaspına, Ülkemizin Yağmalanmasına Hayır” mitingi, Kocaeli Valiliği tarafından yasaklanmıştı. Lastik-İş Kocaeli Şube Başkanı İsmail Gürel, 18 Mart Pazar günü saat 12.00’da Baç Kavşağı’ndan yürüyüşe geçeceklerini ve Anıtpark’ta miting yapacaklarını bildirdi.
TÜSİAD Ankara’yla görüştü
TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan başkanlığındaki heyet, dün Ankara’da Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Başbakan Bülent Ecevit, Başbakan Yardımcıları Devlet Bahçeli ve Hüsamettin Özkan ve Devlet Bakanı Kemal Derviş ile bir araya geldi. Görüşmelerin ardından TÜSİAD’dan yapılan yazılı açıklamada, bir istikrar programı oluşturmadan önce program için uygun bir zeminin yaratılması gerektiğini kaydederek, alınmasını istediği önlemleri şöyle sıraladı: “Ödemeler sistemindeki kilitlenme çözülmelidir. Piyasalar işler hale getirilmelidir. Bankacılık sistemi rehabilite edilmelidir. Güven ortamı hızla yeniden tesis edilmelidir. Sağlıklı bir danışma sistemi oluşturulmalıdır.”
Krizin faturası tüketicilere
Tüketicilerin sorunları, 15 Mart Dünya Tüketiciler Günü dolayısıyla düzenlenen basın toplantılarında bir kez daha dile getirildi. Toplantıları düzenleyen çeşitli tüketici örgütleri, yaşanan sorunların kaynağında IMF reçeteleri doğrultusunda uygulanan ekonomik politikaların bulunduğunu vurguladılar.
|
|

|