|
|

|
           

Hükümet Ersümer’i koruyor
“Beyaz Enerji Operasyonu” kapsamında gözaltına alınan bürokratların, Cumhur Ersümer’in kendilerine ihalelerin kimlere verileceğine ilişkin talimat verdiğini açıklamasına karşın, Ersümer koltuğunda oturuyor.

Ermeni soykırımı, şovenizme malzeme oldu
ABD, Fransa gibi emperyalist ülkelerle bağımlılık ilişkilerinin unsuru olan partiler şovenizmi kışkırtma “yarışı”na girdi.


Hükümet Ersümer’i koruyor
Enerji Bakanlığı’ndaki yolsuzlukların üst düzey bürokratları da aşarak Bakan Cumhur Ersümer’e dayandığı Ankara DGM’deki ifadelere bile konu olduğu halde, “Yolsuzlukla mücadelede sonuna kadar gidiyoruz” iddiasındaki hükümet Ersümer’i korumaya devam ediyor. Başbakan Bülent Ecevit, konunun yargıya intikal ettiğini belirterek soruları yanıtlamaktan kaçındı ve yolsuzluğun kamuoyuna yansımasından duyduğu rahatsızlığı “Konunun kamuoyunda gelişigüzel tartışılmasının, adalete gölge düşürebilir” sözleriyle dile getirdi. Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli de “soygunculara taviz verilmeden sonuna kadar gidildiğini” iddia etme pişkinliğini sürdürdü.
Başbakanlık çıkışında gazetecilerin sorularını cevaplayan Başbakan Bülent Ecevit, Beyaz Enerji Operasyonu’yla ilgili “yargının işlediğini” ifade ederek, konunun kamuoyunda gelişigüzel tartışılmasının, adalete gölge düşürebileceğini savundu. Ecevit, Ersümer’in bazı ihalelerde baskılar yaptığı yönünde bilgiler bulunduğunu belirterek, bunu nasıl değerlendirdiğini soran gazeteciye; “Sayın savcıların da bildiğiniz gibi demeçleri var. Bu konuların kamuoyu önünde böyle gelişigüzel tartışılmasının adalete gölge düşürebileceğinden kaygı duyuyorlar ve bu konuda kamuoyunu yönetenlerin dikkatli davranmasını salık veriyorlar. Onun için bu konuda bir şey söyleyecek durumda değilim, yargı işliyor” cevabını verdi. Daha önce Ersümer’in istifasını istemeyeceğini söylediğinin anımsatılarak, hâlâ aynı görüşü taşıyıp taşımadığının sorulması üzerine de Ecevit, “Efendim bu konulara girmek istemiyorum” dedi.
Ersümer açıklama yapmadı
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bürokratlarının DGM’deki ifadelerinin iyice köşeye sıkıştırdığı Bakan Cumhur Ersümer, dün iddialara yanıt vermekten kaçındı. Ersümer, gazetecilerin operasyonla ilgili sorularına karşılık, salı günü Meclis’te açıklama yapacağını söyledi.
Bahçeli, ‘yolsuz’ hükümetten rahatsız değil
MHP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli de, “dürüst” parti imajını korumak için hâlâ, “yolsuzlukların üzerine gittiklerini” iddia etmeye devam etti. Hakkındaki yolsuzluk iddialarının DGM kayıtlarına geçtiği bir bakanla aynı hükümette yer almaktan vazgeçmeyerek, siyasal açıdan yolsuzluklardan ANAP ve DSP’yle birlikte sorumlu olan Bahçeli, partisinin “İzmir Genişletilmiş Bölge Toplantısı”nda yaptığı konuşmada, “Yolsuzluğun ve kamu yağmacılığının dehşet verici boyutlara ulaştığı görülmektedir” dedi.
Son 1 yıldır organize suç örgütleri ve soygun şebekeleriyle etkin mücadele yürütüldüğünü, durmadan yolsuzluk ve suçlu üreten yapının ortadan kaldırılmasına çalıştıklarını iddia eden Devlet Bahçeli, şunları kaydetti: “Yolsuzluğun ve kamu yağmacılığının yalnızca bir boyutunu ifade eden batık bankaların, ekonomimize, dolayısıyla milletimizin omuzuna getirdiği yük bile milyarlarca doları bulmaktadır. Buna bir de hayali ihracat, naylon fatura, kaçakçılık ve kara para aklama gibi diğer organize suçları eklediğimizde ortaya çıkan tablonun, dehşet verici boyutlara ulaştığı görülmektedir.”
Bahçeli, daha önceleri olduğu gibi “Yapanın yanına kâr kalır” yaklaşımını haklı çıkartacak bir yaklaşım sergilenmediğini, soygunun, vurgunun üzerine kararlılıkla gidildiğini öne sürerek yürütülen operasyonlarla suçluların yakalandığını ve kamu vicdanının tatmin olduğunu iddia etti. “Operasyonlarda, içinde ve arkasında her kim olursa olsun, hangi güç bulunursa bulunsun, hangi gerekçeyle gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin, gayrimeşru iş yapanlara ve soygunculara taviz verilmemekte ve sonuna kadar üzerine gidilmektedir” diyen Bahçeli, genel ve soyut sözler söylemekle yetindi ve Cumhur Ersümer’in durumuna değinmedi.
Kutan: Ersümer istifa etmeli
FP Genel Başkanı Recai Kutan, “Devlet ciddiyeti diye bir şey kalmadı. En mahrem belgeler bile elden ele dolaşıyor” dedi. Kutan, Ersümer ile ilgili iddiaların hatırlatılmasına karşılık da “Enerji Bakanı istifa etmelidir. Aksi halde bu tür şayialar dolaşıp daha da artarak devam edecektir. Tabii elimizde yeterli bilgi ve belge bulunmadığı için kesin bir beyanda bulunmamız mümkün değil. Dolayısıyla yargıya intikal etmiş bir konuyu biz de sizler gibi merakla takip ediyoruz” dedi.

Başa dön


Ermeni soykırımı, şovenizme malzeme oldu
Komşu bir ülkeyle tarihten gelen bir sorunun çözümü için çaba harcamaktan aciz ve ABD, Fransa gibi emperyalist ülkelerle bağımlılık ilişkilerinin unsuru olan partiler şovenizmi kışkırtma ve şovenizm ticaretini “yarışa” dönüştürdü. FP, “Fransa’nın Güneydoğu Anadolu ve Cezayir’de yaptığı katliamlar bir TBMM kararı ile misilleme olarak tüm dünyaya açıklanmalıdır” önerisi getirirken, DYP hükümet hakkında gensoru önergesi vereceklerini açıkladı. Fransız mallarına boykot kampanyaları da hız kazandı.
FP Genel Başkan Yardımcısı Veysel Candan, Fransa Meclisi’nin Ermeni soykırımı ile ilgili aldığı karar sürecinde hükümetin çabalarının yetersiz kaldığını söyledi. Fransa’ya karşı misilleme öneren Candan, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında Fransa meclisinin aldığı kararı siyasi bir karar olarak değerlendirdi. Fransa ile dış ticaretimizin 4.1 milyar dolar, Türkiye’deki Fransız sermayesinin ise 5.3 milyar dolar olduğunu ve Fransa’da yaklaşık 300 bin Türk vatandaşının yaşadığını söyleyen Candan, “Bu ülke ile ithalat durdurulabilir. Fransa savunma sanayi ihalelerinde devre dışı bırakabilir ve özellikle OYAK ile ilişkileri gözden geçirilebilir. Akılcı ve milli menfaatlerimizi koruyucu her tedbirde hükümete desteğimiz tamdır” diye konuştu.
DYP’nin gensoru hazırlığı
DYP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Sağlam, Fransa Parlamentosu’nda Ermeni tasarısının kabulü konusunda hükümeti eleştirerek, hükümet hakkında dış politikayla ilgili gensoru hazırlığı içinde olduklarını bildirdi. Sağlam, DYP Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında, Ermeni tasarısının kabulüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kabul edilen tasarının ciddi sonuçlar doğuracak önemli bir yasa olarak görülmesi gerektiğini ifade eden Sağlam, bu yasanın çıkmasını tümüyle Fransa’nın iç politika oportünizmine bağlamanın, eksik bir değerlendirme olacağını söyledi.
Memur-Sen’liler bayrak yaktı
Memur-Sen Konfederasyonu’na üye bir grup memur, Ermeni tasarısını kabul eden Fransa Parlamentosu’nu, bu ülkenin bayrağını yakarak protesto etti. Yenikapı’daki Memur-Sen Konfederasyonu Bütün Belediye Memurları Birliği İstanbul Şubesi’nde toplanan bir grup memur, duvara asılan Anıtkabir resminin altında, bir dakikalık saygı duruşunda bulundu ve İstiklal Marşı’nı okudu. Memurlar, daha sonra halay çekerek, şarkılar söylediler.
Ankaralı esnafların boykot hazırlığı
Ankara Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Ali Rıza Ercan, Ankaralı esnaf ve sanatkârların Fransız mallarını boykot etmeye hazır olduğunu bildirdi. Ali Rıza Ercan, yaptığı yazılı açıklamada, Fransız Ulusal Parlamentosu’nun siyasi çıkarlar uğruna tarihi tahrif ettiğini savunarak, hükümetin Fransız mallarını boykot kararı alması durumunda bu karara uymaya hazır olduklarını duyurdu.

Başa dön


|
ÖDP’nin karar günü
Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP)’nin “parti içi gerginlikler” gündemiyle dün başlayan iki günlük Parti Meclisi toplantısında kritik kararların bugün alınması bekleniyor. Toplumsal Araştırmalar Kültür Sanat Vakfı’nda dün başlayan toplantıya 100 kişilik Parti Meclisi’nin tamamına yakını katıldı. Toplantının akşam saatlerine kadar süren dünkü bölümünde partinin iki büyük grubu arasında uzun süredir devam eden gerginlik üzerine çeşitli konuşmalar yapıldı. Grupların akşam geç saatlerde kendi içlerinde yapacakları toplantılarla strateji belirleyecekleri ve konuya ilişkin kararların toplantının bugünkü bölümünde alınacağı belirtiliyor.
HADEP kadın kolları baskıları kınadı
HADEP Adana İl Örgütü Kadın Kolları dün düzenledeği bir basın açıklaması ile, partilerine yönelik baskıları kınayarak, ülkede yaşanan siyasal gelişmeleri değerlendirdi. Yaklaşık 300 kişinin katldığı açıklamada konuşan HADEP Kadın Kolları İl Sekreteri Fadile Bayram, ülkenin hassas bir süreçten geçtiğini söyleyerek, “Ekonomik iflaslar, asker-sivil tartışmaları, sınır ötesi operasyon hazırlıkları, F tipine geçiş ve yöntemi, AB ile ilgili program hazırlıklarındaki sıkıntılar giderek bir bunalım öncesini anımsatmaktadır” dedi.
Yolsuzlukların ucu Ersümer’e ulaştı
TEAŞ Genel Müdürü Muzaffer Selvi ve Devlet eski Bakanı ve TEAŞ Yönetim Kurulu Üyesi Birsel Sönmez, Enerji Bakanı Cumhur Ersümer’in ihalelerde kendilerine baskı yaparak belirli firmalara verilmesini istediğini söylediler. TEAŞ’ın üst düzey bürokratları, Ankara DGM Yedek Hakimliği’ne verdikleri ifadede, ayrıca çeşitli firmalardan ve kişilerden para aldıklarını itiraf ederken bunların “yardım” niteliğinde olduğunu ileri sürdüler.
|
|

|