www.evrensel.net  |  istatistik emek.net  |  arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Politika

Ekonomi

Dünya

Kültür-Sanat

Toplum-Yaşam

Medya

Dosya

Köşe Yazıları



Romanya’dan ders alın!
Ecevit hükümeti, yeni kanun tasarısıyla siyanürcü şirket Eurogold’un faaliyetlerine yeşil ışık yakacak. Romanya’da ise, siyanürcü Metadet şirketi, büyük bir felakete yol açtı.

Davos’ta fiili sıkıyönetim
İsviçre hükümetinin önümüzdeki hafta Davos kentinde yapılacak olan Dünya Ekonomik Formu (WEF) toplantılarının güvenliğini sağlamak amacıyla aldığı tedbirler, tartışma yarattı.


Romanya’dan ders alın!
Türkiye’de hükümet, siyanürcü tekel Eurogold’un Bergama topraklarına zehir saçmasına yeşil ışık yakmaya hazırlanırken, Romanya halkı siyanür belasının acısını çekiyor.
Romanya’nın kuzeydoğusunda siyanürle maden çıkaran Metadet adlı şirkete ait tesislerdeki sızıntı, yeni bir felakete yol açtı. Siret Nehri’ne siyanür sızmasının ardından nehirdeki binlerce balık öldü. Siyanürlü balıklardan yiyen 30 kişi ise, zehirlenerek hastaneye kaldırıldı.
Siyanür oranı 128 kat arttı
Başkent Bükreş’in kuzeydoğusundaki Lespezi şehri yakınlarındaki nehre kaç ton siyanür sızdığı henüz bilinmiyor. Ancak çevre yetkililerinin Siret Nehri ve kollarından birinde yapılan ölçümler, felaketin boyutları hakkında bir fikir veriyor. Ölçümlere göre sudaki siyanür oranı, normal düzeylerden tam 128 kat fazla.
Balıklar piyasada
Çevre sakinlerinin, uyarılara karşın, önemli bir geçim kaynağı olan balıkları yediği veya sattığı, zehirlenen kişilerin ise gastrit ve böbrek yetmezliği gibi hastalıklara yakalanabileceği belirtildi.
Lespezi yakınlarındaki Pascani şehrindeki doktorlar, otuz kişinin hastaneye kaldırıldığını açıkladılar. Hastaların çoğunun, mide bulantısı ve gastrit gibi sorunlardan şikâyet ettiği öğrenildi. Zehirlenmeyle ilgili olarak cuma günü bir açıklama yapan Dr. Dan Cotea, “İnsanlar başlangıçta uyarıları dikkate almadı, çünkü zehirlenme belirtileri hemen değil yavaş yavaş ortaya çıkıyor” diye konuştu.
Siyanürcü şirketin faaliyetlerine “Sermayeyi kaçırmamak” adına göz yumarak felakete suç ortağı olan hükümet ise, panik içinde. Yetkililerin, halkın elindeki balıkları toplamaya başladığı belirtiliyor. Cuma günü itibarıyla 150 kilodan fazla balığa el konuldu. Ancak hâlâ bir ton balık piyasada. Hükümet ayrıca, siyanür düzeyini azaltmak için Siret’e su pompalıyor.
Ekonomiye büyük darbe
Siyanür felaketi, Siret Nehri civarındaki yerleşim birimlerinin ekonomisine de büyük darbe vurdu. Ülkenin en yoksul bölgelerinden biri olan Lespezi ve civarında balıkçılık, önemli bir geçim kaynağı. Bu bölgede işsizlik, yüzde 20 oranında.
Şirkete 800 dolar ceza
IMF güdümlü Romen hükümetinin onayıyla faaliyete geçen Metadet şirketi, siyanür sızıntısı nedeniyle komik bir cezaya çarptırıldı. Şirket yönetimi, “ihmal” suçlamasıyla devlete tam 800 dolar (yaklaşık 530 milyon lira) para cezası ödeyecek.
Romanya’da geçtiğimiz yıl da bir siyanür sızıntısı yaşanmıştı. Ülkenin kuzeybatısındaki Baia Mare’de gerçekleşen sızıntı sonucu, bir altın madeninin rezervuarından Romanya, Macaristan ve Yugoslavya topraklarındaki nehir sistemlerine 130 bin metreküp siyanürlü su akmıştı. Bu olay, Avrupa’da son on yılın en büyük nehir kirlenmesi olarak niteleniyordu.
Tasarı geri alınmalı
Romanya halkı, ikinci kez siyanür felaketiyle karşı karşıya kalırken, Türkiye’de Ecevit hükümeti, Eurogold adlı siyanürcü şirketin faaliyete geçmesi için yeşil ışık yakmaya hazırlanıyor. Önümüzdeki günlerde Bakanlar Kurulu’na sunulması beklenen Endüstri Bölgeleri Hakkında Kanun Tasarısı’nın “geçici maddeleri” ile, Bergama halkının mücadelesi ve Danıştay kararıyla faaliyetlerine son vermek zorunda kalan Eurogold’a “af” çıkacak.

Başa dön


Davos’ta fiili sıkıyönetim
Ercan Koç
İsviçre hükümetinin önümüzdeki hafta Davos kentinde yapılacak olan Dünya Ekonomik Formu (WEF) toplantılarının güvenliğini sağlamak amacıyla aldığı tedbirler, Avrupa’nın demokrasi çatısı olarak gösterilen ülkede, ifade özgürlüğü konusunu tartışılır hale getirdi. Forum öncesinde güvenlik güçleri ile küreselleşme karşıtları arasındaki gerginlik giderek tırmanıyor. 40 devlet başkanı, 300 bakan ve başbakan, 1000 şirket yöneticisi ve uzman, 300 “bilimadamı” ile 500 medya yöneticisinin katılacağı toplantının 25 Ocak’ta yapılacak açılışı için resmi hazırlıklar sürüyor. İsviçre Bakanlar Kurulu ve Davos şehrinin bağlı olduğu Graubünden kantonu polisi ise WEF’i protesto etmeye hazırlananları kente sokmama planları yapıyor.
Polise asker desteği
Bakanlar kurulu, toplantıların “güvenlik içinde” yapılabilmesi için kanton polisinin hizmetine 1000 kişilik bir askeri birlik verme kararı aldı. Birlik, helikopterlerle de desteklenecek. Kanton polisi, geçtiğimiz yıl olduğu gibi “kayak turistleri”ne kente giriş yasağı getirerek adı konmayan bir “sıkıyönetim” ilan etmiş oldu. Halkı muhbirlik yapmaya çağıran polis, suçlamalar karşısında “Ne yapalım, halk bizi arayarak şüpheli kişileri bildiriyor” açıklamasında bulundu. Alınan önlemleri kamuoyuna açıklayan hükümet sözcüsü Achille Casanova, “Davos’un Avrupalı aşırı solcuların kavga ve buluşma meydanı olmasına izin vermeyecegiz” diyerek İtalya, Fransa, Avusturya ve Almanya’da gelecek göstericileri “suçlu” ilan etmeye çalıştı. Genelkurmay Başkanı Hans-Ulrich Scherrer ise, “parlamenter demokrasi”yi unutmuş olmalı ki, “toplantıların bekası için ellerinden geleni yapacaklarını” duyurdu. İsviçre, toplantıların yapılacağı dört gün içinde Davos’un lüks otellerinde harcanan 13 milyon franklık geliri de kaybetmek istemiyor.
Göstericiler tehditlere aldırmıyor
Küreselleşme karşıtları ise, toplantılar ve basın açıklamaları düzenleyerek polis ve ordunun tutumunu protesto ediyor. “Anti-WTO Koordinasyonu”, “Öteki Davos” ve “Bern Açıklaması” adları altında toplanan çeşitli örgütler, salon toplantılarının yanı sıra sokak gösterileri ile de WEF’in dağıtılması talebinde bulunacaklar. Öteki Davos örgütü, hafta içinde yaptığı basın açıklamasında “Biz, dünya ekonomisini ellerinde tutan ve bunu kontrol eden 250 büyük tekelin çıkarını temsil eden küreselleşmeye karşıyız. Sosyal güvenliğin sağlandığı, herkesin çalışma ve sağlık hakkına sahip olduğu, kadınların eşit haklarının bulunduğu ve sömürünün olmadığı bir küreselleşmeden yanayız” diyerek, taleplerini toplantı ve gösterilerde dille getireceklerini belirtti.
Bern Açıklaması örgütü ise, Davos’ta bulunan Hollanda Astım Hastaları Rehabilitasyon Merkezi’nde iş, ekonomi, çevre ve kadın sorunları ile savaş konularında toplantılar yaparak alternatif bir forum oluşturacak.
İsviçre Basın Çalışanları Sendikası (Comedia), polisin ikinci gösteri başvurularını da sürüncemede bırakmasını protesto ederek, dilekçesini geri çekti. Devletin düşünce ve gösteri yapma özgürlüğünü tanımadığını belirten Comedia, çıkacak karışıklık ve doğacak maddi zarardan hükümet ve polisin sorumlu olacağını belirtti.
Mesut Yılmaz katılacak
Toplantılara Türkiye’den hükümet adına Mesut Yılmaz’ın katılacağını bildiren WEF Basın Bürosu yetkilisi Valerie Weinzieri, Yılmaz’ın Avrupa Ekonomik İlişkileri konulu toplantılarda yer alacağını, bu toplantılara basının alınmayacağını ifade etti.

Başa dön


Estrada devrildi
Asya ülkesi Filipinler’de Devlet Başkanı Joseph Estrada’ya karşı sokaklara dökülen yüzbinlerce işçi, emekçi ve genç, hükümeti devirmeyi başardı. İşçi sendikaları, ilerici kitle örgütleri ve emek yanlısı partilerin yönlendirdiği hareketin “istenmeyen” noktalara varmasını önlemek isteyen generaller, devreye girdiler. Generallerin dayatmaları sonucunda, Devlet Başkanı Estrada utanç verici bir biçimde istifa ederken, yerine yardımcısı geçirildi. Estrada’nın devrilmesinin ardından başkent Manila sokakları yavaş yavaş boşaldı. Çeşitli rüşvet olayları nedeniyle suçlanan eski başkanın yardımcısı Gloria Arroyo ise, Estrada’nın istifasını bile beklemeden, yemin ederek görevine başladı.
Kabila’nın oğluna ret
Kongo Demokratik Cumhuriyeti lideri Laurent Kabila’nın öldürülmesinden sonra işbaşına gelen oğlu, iktidara karşı savaşan gruplarca reddedildi. Kongo ordusunda general olan Joseph Kabila, babasının salı günü vurulmasının ardından başkanlığa getirilmişti. Halen bölgesel bir savaşın arenası olan ülkenin daha büyük karışıklıklara yuvarlanacağına dair ilk işaret, muhalefet gruplarından geldi. Sosyal-Hıristiyan Demokrat Parti lideri Albert M’Petit, “Kongo bir monarşi değildir” diyerek atamayı reddetti.
Japonya ‘ABD askerleri azaltılsın’ dedi
Japonya hükümeti, ülkedeki ABD askerlerinin bir suç daha işlemesinin ardından, Japonya’daki ABD kuvvetlerinin azaltılmasını talep etti. Meclis tarafından oybirliğiyle alınan kararla, başkent Tokyo’nun 1600 kilometre güneybatısındaki bir adada bulunan üsteki ABD askerlerinin azaltılması istendi. Kararın, bir Amerikan askerinin işlediği suçun ardından alınması dikkat çekti. 21 yaşındaki adı açıklanmayan asker, 16 yaşında bir Japon kızına tacizlerde bulunmak suçlamasıyla tutuklanmıştı. Japonya topraklarında halen 47 bin ABD askeri bulunuyor.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net