www.evrensel.net  |  istatistik emek.net  |  arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Politika

Ekonomi

Dünya

Kültür-Sanat

Toplum-Yaşam

Medya

Dosya

Köşe Yazıları



Hükümettekilerin çocukları yok mu?
Türkiye’de yıllardır gerçekleştirilen özelleştirmeler sonucu binlerce insan işsiz kaldı. Çoğunun emekliliğine ise 10 yıl gibi kısa bir zaman var.

Seyhan Belediyesi’nde sözleşme
   yok sayılıyor

Adana Seyhan Belediyesi’nde işten atılan 64 işçinin oturma eylemi devam ediyor. İşçiler, “İşçi fazla, bütçe yok” diyen Belediye Başkanı’nın hizmetleri taşerona verdiğini belirtiyor.


Hükümettekilerin çocukları yok mu?
Muzaffer Özkurt
“Çalıştığım işyerinin özelleştirilip satıldığı gün Ramazan’ın son günüydü. Eşime işyerinin satıldığını söyledim. 7 yaşında kızım var. Gözümün içine bakıp, ‘İşten kovuldun mu baba?’ dedi. Beynimden kaynar sular döküldü. O gün günahı onların boynuna, orucumu bozdum.” Bu sözler 16 senesini verdiği ve kara hizmetleri bölümünde çalıştığı Deniz Nakliyat AŞ’nin özelleştirilmesi sonrası işten atılan Kadir Arslan’a ait. Arslan 37 yaşında ve özelleştirmenin ardından 8 ay boyunca 330 milyon lira olarak verilen tazminatla evini geçindirmeye çalışmış. Şu an bu para da kesilmiş durumda, üstelik sigortadan da yararlanamıyor.
Çözüm birlik olmakta
“Maaş gibi verdikleri bu para bize verilen sus parasıydı. Aslında morfine benziyor, 8 ay sonra etkisi geçti. Şimdi herkes iş bulmak için saldırmaya başladı” diyen Kadir Arslan, İş ve İşçi Bulma Kurumu’na giderek form doldurduklarını ancak bir sonuç alamadıklarını belirtiyor. Arslan şunları söylüyor: “İşçi ve İşçi Bulma Kurumu’ndan son olarak söylenen ‘Sesinizi çıkartın, birlik ve beraberlik olun Ankara’ya giderek hakkınızı arayın’ oldu”.
IMF’ye verilen iyi niyet mektubunda özelleştirmeye hız verileceğinin belirtildiğini ifade eden Arslan, “Özelleştirmeden önce bizi başka kurumlara atayacaklarını ya da aynı işte çalışacağımızı söylediler. Bize, ‘Hiçbir işçinin burnu kanamayacak’ dediler. Şimdi görüyorum yine aynı şeyler söyleniyor. İşçiler bu sözlere inanmasınlar” diyor. Halka da özelleştirmenin yanlış lanse edildiğini söyleyen Arslan, pek çok kişinin bu kurumları zarar ediyor olarak bildiğini ancak gerçeğin ‘zarar ettirilme’ olduğunu belirtiyor.
Geçim sıkıntısının kendisini iyice boğduğunu söyleyen Arslan, çocuğu hastalandığında vizite kâğıdı almak istediğini, ancak bu haklarının da gasp edildiğini kaydederek, “Üç gün beklememiz gerekiyormuş. Üç günde çocuk hastaneye mi götürülür? Gece 01.00’de özel hastaneye götürdüm ve 20 milyon verdim geldim. Özelleştirmenin acı sonuçları bunlar. Öğrenciler yürüyorlardı, ‘Susma sustukça sıra sana gelecek’ diyerek. Biz gülüyorduk ve işte sıra bize geldi” diyor.
Aile huzuru kalmadı
İşsizlik ve içine girdikleri sıkıntılar Kadir Arslan’ın aile ilişkilerini de etkilemeye başlamış. Eşiyle kavga ettiğini ve aralarının açıldığını söyleyen Arslan, ailesiyle ilgilenemediğini ve psikolojik olarak oldukça yıprandığını dile getiriyor. Arslan bu sürede mide hapı kullanmaya başlamış. Nedeni stres. Yine aynı nedenden dolayı uykusuzluk problemi de var. Geceleri kendi gibi işten atılan arkadaşlarını arayarak rahatlamaya çalıştığını söylüyor.
Yaşlarından dolayı iş bulamadıklarını belirten Arslan bir iş için başvurduğu Carrefour’daki çalışma koşullarını ise şöyle anlatıyor: “Sabah 10.00’dan akşam 10.00’a kadar çalışılıyor. Hiçbir sosyal hak yok ve sadece 120 milyon lira maaş veriyorlar.”
“Elde sanat yoktu ve en güzel zamanımda devlet dairesinde işe girdim. Bu yaştan sonra iş bulmak da imkânsız. Arkadaşlarla grup oluşturduk gitmediğimiz yer kalmadı. Ama bir sonuç yok” diyen Kadir Arslan, şöyle devam ediyor: “Artık ekmek derdini unuttuk. Ülkeyi satıyorlar, bunu engellemek istiyoruz.”
Arslan son olarak şunları söylüyor: “Oy verdiğimiz, güvendiğimiz Ecevit iktidara geldikten sonra bizi bu hale getirdi. Yüksel Yalova kâğıt fabrikalarının özelleştirilmesinin gündeme geldiği günlerde ‘Evime tehditler geliyor uyuyamıyorum’ diyordu. O tehditten, biz sıkıntıdan uyuyamıyoruz! Peki diğerleri bakanlar, hükümettekilerin çocukları yok mu? Bunlara soruyorum: Bu kadar insanın ekmeğiyle oynadıktan sonra akşam rahat uyuyabiliyorlar mı? İsyan ediyorum artık.”

Başa dön


Seyhan Belediyesi’nde sözleşme
   yok sayılıyor

Halil İmrek
Seyhan Belediyesi’nde örgütlü Genel-İş 2 No’lu şubenin, 1500 işçi adına imzaladığı toplu iş sözleşmesi yok sayılmak isteniyor. 2001 yılının ilk icraatı olarak 64 işçiyi işten atan Belediye Başkanı Yıldıray Arıkan, şimdi de 2000 yılında imzalan toplusözleşmenin kazanımlarını uygulamayacağını belirtiyor. Belediye ve Genel-İş arasında 2000 yılının son günlerinde imzalanan sözleşme ile ilk yıl için yüzde 45 ikinci yıl için enflasyon artı 3 puan artışa atılmıştı. Ayrıca işgüvencesi için var olan ihbar ve kıdem tazminatına ek olarak 6 maaş tutarında tazminat hakkı elde edilmişti.
“Ya işçi atarım ya da hükümetin memuruna verdiği zammı uygularım” diyen Arıkan, bir taraftan toplusözleşmeyi geçersiz saymak istiyor, diğer taraftan da taşeron firmalara yer açıyor. Önceki gün belediye hizmetlerinden olan temizlik işleri, park bahçe ve bakım onarım işlerini iki ayrı firmaya ihale eden Arıkan, imzalanan sözleşme gereği daha önce 300 olan taşeron işçi sayısını 600’e çıkardı.
Kırk katır mı kırk satır mı!
Belediye önünde işe geri dönmek için oturma eylemi yapan 64 işçiyi, ancak devletin memura verdiği zammın aynısını vermek koşulu ile geri alacağını ve bundan sonra işçi atmayacağını belirten Yıldıray Arıkan, Genel-İş’e son teklifinin bu olduğunu söyledi. Genel-İş Şube Başkanı Kemal Aslan da sendikanın 2000 yılının Ağustos ayında işçilerin birlikteliği ve kararlılığı ile iyi bir toplusözleşme yaptığını, ama bugün Arıkan’ın bunu pazarlık konusu haline getirdiğini söyledi. “İşçi fazla, bütçe yok” diyen Belediye Başkanı’nın hizmetleri taşerona verdiğini belirten Aslan, “Daha önce 300 olan taşeron işçi sayısı bugün 600’e çıkarıldı. Ve repoda para tutuluyor. Bu gerçekler söz konusu iken bizim taviz vermemiz beklenmesin” dedi.
Şube Sekreteri Cebrail Dağhan ise, Belediye Başkanı’nın, “Kırk katır mı kırk satır mı?” dediğini ifade etti. Dağhan, bu duruma sessiz kalmayacaklarını vurguladı. Belediye Başkanı’nın bir taraftan işçi fazlalığı olduğunu açıkladığını diğer taraftan da taşeron işçilere yer açtığını belirten Dağhan, ihalelerin iptali hakkında dava açacaklarını bildirdi.

Başa dön


‘Demiryolları kamulaştırılsın’
İngiltere’de üst üste meydana gelen tren kazalarının ardından, halkın büyük tepkisi ile karşılaşan hükümet, sendikaların da baskısına uğruyor. Son olarak, demiryollarında örgütlü olan ASLEF ve TSSA sendikaları hükümete çağrıda bulunarak, demiryollarının kamulaştırılmasını istedi. Önceki gün bir imza kampanyası başlatan sendikalar, halktan destek istedi. İşçi sendikaları, daha önce de benzer araştırmalar ve kampanyalar başlatmışlardı. Yapılan araştırmalara göre halkın ezici bir çoğunluğu demiryollarının özelleştirilmesine karşıydı.
“IMF’ye karşı güçlü emek örgütleri yaratılmalı”
Harb-İş Eskişehir Şube Başkanı Mustafa Kaya 2001 yılında emek örgütlerine büyük görev düştüğünü söyledi. Yapılan özelleştirmelerle ülkenin birikimlerinin nasıl peşkeş çekildiği her gün emekçi halkın ibretle izlediğini vurgulayan Kaya, iktidarın bugüne kadar uyguladığı IMF politikaları sonucu ülkenin geldiği durum göz önünde iken verilen son niyet mektubunda özelleştirmelerin hızlandırılması, zam ve vergilerle emekçilerin yaşamlarının daha da yoksullaştırılması uygulamalarının devam edeceğinin görüldüğünü söyledi. Mustafa Kaya, özelleştirmelere, işten atılmalara işsizliğe, vurgunlara karşı yaşam mücadelesinde emek örgütlerine büyük görevler düştüğünü söyledi.
Kamuda bir konfederasyon daha
KESK, Kamu-Sen ve Memur-Sen’in ardından memur konfederasyonlarına yeni bir isim daha eklendi. Ulusal Demokrat Sendikalar Konfederasyonu (USEK) adıyla kurulan konfederasyon dün kuruluş töreni yaptı. Memur-Sen’in eski Genel Sekreterliğini yapan, ancak eski Başkan Akif İnan’ın ölümünden sonra Genel Başkanlığa getirilmediği için Memur-Sen’den ayrılan Kemal Aydoğan’ın Genel Başkanlığı’nı yaptığı USEK’in açılış töreni DYP’li merkez ve il yöneticilerinin boy gösterisine sahne olurken, BBP yöneticileri ile FP’li milletvekilleri de törene katıldı. Aydoğan’ın, esnek çalışmanın bir çeşidi olan performans ve puanlamaya göre maaş almayı savunması dikkat çekti.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net