www.evrensel.net  |  istatistik emek.net  |  arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Politika

Ekonomi

Dünya

Kültür-Sanat

Toplum-Yaşam

Medya

Dosya

Köşe Yazıları



Yeni Şafak gazetesi, İslamcı televizyonları eleştiren yazarlarının işine son verdi. Gazete, daha önce Sabah gazetesinin yazısını sansürlediği Cengiz Çandar’a sahip çıkmıştı. Yeni Şafak, sansür konusunda ise açıklama yapmıyor.


Yeni Şafak’ta yaman çelişki
İnternette medyadaki gelişmelerle ilgili bilgi veren “Dördüncü Kuvvet Medya” adlı sitede yer alan habere göre Yeni Şafak gazetesinde ilginç gelişmeler yaşandığı belirtiliyor. Sitede yer alan habere göre gazetenin yazarlarından Yalçın Çetinkaya, muhafazakar ve İslamcı televizyon kanallarını eleştirdikten sonra işine son verildi. Yalçın Çetinkaya, özellikle Kanal 7 televizyonunun “ticari” amaç için yayın yaptığını ve programlarındaki seviyenin düştüğünü yazısında belirtmişti. Yazıdan sonra gazeteyi arayan Kanal 7 Yayın Yönetmeni’nin, yazar Çetinkaya’yı muhatap almadan gazete yöneticileri ile görüşmek istemesi ve bu yazının gazetede nasıl yayınlandığını sorması ortaya ilginç sonuçlar da çıkarıyor. Çünkü Yeni Şafak gazetesi, medya patronlarını sıkça eleştiriyor ve basındaki durumu “kartel” olarak nitelendiriyordu. Yeni Şafak özellikle batan Etibank’ın da sahibi olan Sabah gazetesi eski patronu Dinç Bilgin’i en çok eleştiren gazetelerin başında geliyor, kendilerinin “patronsuz” gazete olduğunu belirtiyordu. Ancak, Yeni Şafak gazetesinin Kanal 7 televizyonu Yayın Yönetmeni’nin “uyarısıyla” yazarının işine son vermesi aralarında nasıl bir ilişki olduğu sorularını da beraberinde getiriyor.
Yeni Şafak’tan sansür
Yeni Şafak gazetesinin Yalçın Çetinkaya’nın işine son vermesi basında “sansürün” neredeyse bir gelenek haline geldiğini gösteriyor. Üstelik Sabah gazetesi Yazıişleri ve Sabah Hukuk Bürosu 4 Kasım 2000 tarihinde Cengiz Çandar’ın yazısında “Askere hakaret” içeren ibareler yer aldığı gerekçesiyle yazıyı “sansürlemiş” sonrasında bu konu kamuoyunda yoğun bir şekilde tartışılmıştı. Yeni Şafak gazetesi de “sansüre” karşı çıkarak konuyu defalarca manşetine taşımıştı. Yeni Şafak gazetesinde Fehmi Koru (Taha Kıvanç) başta olmak üzere, Nazlı Ilıcak, Mehmet Barlas, Mehmet Ertuğrul Yavuz konu ile yazılar yazarak “sansürü” eleştirmişlerdi. Ancak, aynı Yeni Şafak gazetesi kendi yazarlarının yazılarında, “eleştirinin dozunu kaçırdığı” için işlerine son verilmesi hakkında herhangi bir tepki göstermediler. Gazete, Yalçın Çetinkaya’dan sonra muhafakazar ve İslamcı televizyon kanallarına benzer eleştiriler getiren Melikşah Utku’nun da yazısını “sansür”ledi. Yeni Şafak, Utku’nun “veda yazısını” yayınlamadı.
Basın özgürlüğü ne oldu?
Yeni Şafak gazetesi, özellikle son dönemde Sabah gazetesi başta olmak üzere, medya patronlarının denetiminde olan diğer gazetelere karşı “sansür ve basın özgürlüğü” üzerine eleştiriler getiriyor, basında sıkça tartışılan “Andıç” belgesi ile ayrıntılı haberler yapıyordu. Gazetecilerin bağımsız ve objektif habercilik yapmaları konusunda “Basın Meslek İlkelerine” uyulmasını her fırsatta dile getiren Yeni Şafak gazetesinin o zamanki tutumuyla, şimdi kendi yazarlarını “sansür”lemesi tam bir çelişki oluşturuyor.


Başa dön


 
Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net