www.evrensel.net  |  istatistik emek.net  |  arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Politika

Ekonomi

Dünya

Kültür-Sanat

Toplum-Yaşam

Kadın

Medya

Dosya

Köşe Yazıları



Küreselleşme töreye uyduruldu
MHP’nin kongre öncesi verdiği “değişim” mesajının içeriği ve yönü kongre sonrasında tartıya vuruldu. Bu kongrede daha çok, küreselleşmenin güncel bir boyutu olan AB konusundaki yaklaşım önemliydi ve Bahçeli, AB’ye üyeliği bir dönüm noktası olarak nitelendirdi.

Erbakan hakkındaki ihtiyati tedbir
   sürüyor

Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi, RP’nin kayıp trilyon davasında, 10 sanık hakkında ilk celsede konulan ihtiyati tedbirin devamını kararlaştırdı.


Küreselleşme töreye uyduruldu
Haber Analiz - Fatih Polat
MHP’nin önceki gün yapılan 6.Olağan Kongresi, medya ve medyanın hislerine tercüman olduğu -”Yüzyılla sözleşme”nin temel muhatabı olan- yüzyılın yöneten sınıfları tarafından dikkatle izlendi. MHP’nin daha kongre öncesi verdiği “değişim” mesajının içeriği ve yönü kongre sonrasında tartıya vuruldu ve medyada bu açıdan iki değerlendirme öne çıktı. Birincisi Milliyet’te Kemal Can’ın dile getirdiği “Büyük değişimin güçlü işaretleri yoktu. Bahçeli Avrupa’nın ve iş çevrelerinin duymak istediği şeyler konusunda da fazla ileri gitmedi” biçimindeki değerlendirme. Aynı gazeteden Derya Sazak da bu görüşü paylaşıyordu. İkincisi de Hürriyet’te Pınar Türenç’in dile getirdiği MHP’nin “Değişmeyeceğiz diye diye değiştiği” yönündeki değerlendirme. Diğer değerlendirmeler de bu ikisi etrafında gelişiyor.
Küreselleşmeyi zaten uyguluyor
Öncelikle söz konusu değişime hangi düzlemlerden ve neleri arayarak bakıldığı bu tartışma açısından önemli. Söz konusu olan küreselleşmeyse -ki tartışma zaten o eksende döndürülüyor- MHP zaten iktidara geldikten sonra uyguladığı, altına imza attığı politikalar bakımından küreselleşme politikalarını savunmayı bırakın, uygulayan bir parti durumunda. Keza “küreselleşme”, uluslarası sermayenin global çıkarlarına uygun bir düzlemde ‘ulusal ekonomileri’ revize etme yönüyle değerlendirildiğinde, arka arkaya imzalanan özelleştirmeler, “sosyal güvenlik reformu” adı altında getirilen mezarda emeklilik ve sosyal güvenliğin tasfiyesi çalışmaları, yabancı sermayenin önünde ulusal hukuktan kaynaklanan engelleri tasfiye eden uluslarası tahkimin yasalaştırılması politikalarıyla birlikte değerlendirildiğinde MHP bunların hepsinin altına zaten imza attı.
AB’cilikle ‘töre’ birleştirildi
Bu kongerede ise daha çok, küreselleşmenin güncel diğer önemli bir boyutu olan AB’ye karşı söylemde güdülen mesafeli yaklaşımın Türkiye’nin içinde bulunduğu dönemde “hassas” olduğu düşünülen kriterlerinde MHP’nin ne mesajlar vereceği önemliydi. Ve Bahçeli kongredeki konuşmasında, bu konuda, 1990’lı yılların başından beri AB’ye mesafeli yaklaşımlarını koruduklarını, bu tarihten itibaren de “daha serinkanlı ve çok yönlü bir yaklaşım geliştirmeye başladıklarını” söyledi.
Bunu gerekçelendirirken de örtük olarak AB’nin, MGK konseptinin bir parçası olduğunu da ima eden şu cümleleri kullandı: “Birliğe tam üyelik meselesi, ülkemizde giderek bir devlet politikası haline gelmiş, milli hedef ve stratejiler arasındaki yerini almıştır.” AB’ye üyeliği bir dönüm noktası olarak nitelendiren Bahçeli, “adil ve onurlu bir işbirliği” söylemini kullanarak da hem aslında MGK içindeki konumunu riske etmeyen bir üyelik koşulu getiren askeri erkin rezervlerini arkasına almış oldu, hem de “töre”yi okşayan, sözde “değişmeyen, başkalaşmayan” ama “gelişen” bir perspektif getirmiş oldu.
Tabanın hassasiyetleri
Peki, burada kullanılan üslup, sistemin medyanın tercüme ettiği “değişim” beklentisi açısından ne kadar tatmin edici oldu? Bu açıdan da şunu söylemek herhalde yanlış olmaz: MHP bu kongrede medyanın dikte ettiği, “MHP’yi küreselleşmenin içine koy” komutuna, küreselleşmeyi MHP’nin içine koyarak yanıt verdi. Yani yukarıda da belirtildiği gibi iktidara geldiğinden bu yana küreselleşmenin ekonomik politikalarının altına zaten imza atan MHP, bunun AB ayağıyla ilgili yönü konusunda da siteminin iç ve dış belirleyenlerine “güven” mesajı verdi.
Ancak bunu hiç şaşırtıcı olmayan bir biçimde FP’nin medyanın taraf olduğu son kongresinde Abdullah Gül’ün yaptığı türden değil de, daha çok Bülenç Arınç gibi teşkilat tabanı ve parti geleneğinin hassasiyetlerini dikkate alarak yaptı. Böyle bir yöntem, MHP’nin, verdiği sözleri tutamaz hale getirildiği, Öcalan vb. konularında “başkalaşacak” boyutta tavizler verdiği yönünde itirazlarla kendisini ifade eden parti içi muhalefeti ekarte etmek açısından da oldukça işlevseldi.
MGK’yı değil, memurunu eleştirdi
Önceki günkü kongrede, tüzük değişiklikleriyle konumunu güçlendiren Bahçeli’nin, partisinin en çok sıkıştırıldığı diğer bir konu olan “28 Şubat kararlarına ortak olarak, başörtülü öğrencinin mağduriyetine de ortak olma” konusunda da MGK’yı es geçip YÖK’e yüklenmesi ve ek olarak da, MGK’nın takibinde olan İran vb. güçleri ima edip, “Türkiye karşıtı çevrelerin de meseleyi sürekli kaşıması ve istismar etmesi, makul ve kalıcı çözüm yollarının önünü tıkamıştır” sözlerini sarf etmesi MHP’nin “değişim” kriterleri açısından belirleyici odak olarak MGK’yı aldığının diğer bir göstergesiydi.
Küreselleşmeyi yer yer soldan aşırma söylemlerle eleştirerek sahiplenmenin mantığı ise, MHP’nin iktidara geldikten sonra, seçim öncesi halkın oyunu almak için kullandığı söylemin tam aksi yönde politikalara imza atmış olmasının yarattığı tepkiyi yumuşatma hesabıyla açıklamak yerinde olur.
Bu kongre MHP’nin sistemin taleplerini medyanın uyarıları ve mesajlarıyla birlikte MGK hassasiyetlerinin sağladığı avantajın oluşturduğu dengede gerçekleştirmek niyetinde olduğunu gösteriyor.

Başa dön


Erbakan hakkındaki ihtiyati tedbir sürüyor
Maliye Bakanlığı’nın, kapatılan RP’nin eski Genel Başkanı Necmettin Erbakan ile FP Genel Başkanı Recai Kutan’ın da aralarında bulunduğu 88 parti yöneticisi hakkında, 1997 yılı Hazine yardımı ile kayıtdışı tutulduğu iddia edilen paraların tahsili istemiyle açtığı davaya devam edildi.
Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen davanın dünkü duruşmasına, davacı Hazine avukatları ile davalıların avukatları katıldı. Yargıç Sami Özfırat, 79 kişinin, 1997 yılı Hazine yardımını 71 il teşkilatına makbuz karşılığı dağıtılmış gibi göstererek, “kamu kurumunu dolandırdıkları ve bu yolla Siyasi Partiler Yasası’na aykırı davrandıkları” gerekçesiyle Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandıkları davanın dosyasının gelmediğini bildirdi. Yargıç Özfırat, Hazine avukatlarına, davalıların avukatlarının bu oturum verdikleri yazılı savunmalarına karşı beyanda bulunmaları için süre verilmesine ve 9. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yazılan talimata neden cevap verilmediğinin sorulmasına karar verdi. Bazı davalıların avukatı Gürkan ile Hazine avukatlarına, tedbir konulan taşınmaz malların değerlerini bildirmeleri için gelecek celseye kadar süre verilmesini kararlaştıran Özfırat, davalıların mallarına ek ihtiyati tedbir konulması konusunun, daha sonra değerlendirilmesine karar verdi.
İlk celsede tedbir
Mahkeme, ilk celsede, Necmettin Erbakan, FP milletvekilleri olan RP’nin eski yöneticileri Fehim Adak, Abdullah Gül, Musa Demirci, Abdülkadir Aksu, Oğuzhan Asiltürk ve Rıza Ulucak, bağımsız İstanbul Milletvekili Aydın Menderes, siyasi yasaklı RP’nin eski Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Tekdal ile eski Genel Muhasip Abdurrahim Bezci’nin bazı mal varlıklarına ihtiyati tedbir konulmasını kararlaştırmıştı.

Başa dön


Bağcılar’da Ekim Devrimi paneli
İşçi sınıfı iktidarının Ekim Devrimi’nin ardından kazandığı başarılar EMEP Bağcılar İlçe Örgütü’nde yapılan panelde anlatıldı. “Ekim Devrimi ve İşçi Sınıfı İktidarı” paneli önceki gün EMEP Bağcılar İlçe Örgütü’nde yapıldı. EMEP GYK Üyesi Mustafa Yalçıner ve EMEP İstanbul İl yöneticisi Devrim Büyükacaroğlu’nun konuşmacı olduğu paneli Gazeteci-Yazar Semih Hiçyılmaz yönetti. Ekim Devrimi’nin açlığın, yoksulluğun, halkın sefaletinin arttığı bir dönemde gerçekleştiğini söyleyen Büyükacaroğlu, Ekim Devrimi’nin ardından yapılan 5 yıllık kalkınma planını anlattı. Burjuva aydınlarının imkânsız diyerek, alay ettikleri kalkınma planının işçi sınıfının çabalarıyla hayata geçirildiğini ifade eden Büyükacaroğlu, devrimden sonra halkın yaşam standartlarının geliştiğini de ifade etti.
Susurluk’ta heyet değişikliği
Susurluk davasının 24. duruşması, Mahkeme Başkanı Sedat Karagül’ün başka bir adliyeye atanması nedeniyle Raşit Ergin Şeran’ın başkanlığında görüldü. İstanbul 6 No’lu DGM’deki duruşmaya, tutuksuz sanıklar Ayhan Akça, Ziya Bandırmalıoğlu, Sami Hoştan, Ercan Ersoy, Oğuz Yorulmaz, Abdülgani Kızılkaya, Ayhan Çarkın ile başka suçtan tutuklu Yaşar Öz katıldı. Davanın diğer sanıkları İbrahim Şahin, Haluk Kırcı, Korkut Eken, Ali Fevzi Bir, Enver Ulu ve Mustafa Altunok duruşmaya gelmedi.
Meclis’in gündemi bankalar
FP İstanbul Milletvekili Ali Coşkun ve arkadaşları tarafından verilen, bankalar ve bankacılık sektörüne ilişkin genel görüşme önergesinin öngörüşmesi, TBMM Genel Kurulu’nda bugün yapılacak. Maliye Bakanı Oral, 2001 bütçesini, Plan ve Bütçe Komisyonu’na sunacak.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net