|
|

|
           

Haklar sadece kağıt üzerinde
Bugün, 26 Ekim Hasta Hakları Haftası başlıyor. Hastaların çoğu haklarından habersiz. Hasta Hakları Yönetmeliği’nde, hastaların tedavi, istediği hekimi seçebilme, iyi hizmet alabilme gibi hakları var, ancak doktor bulamayan, saatlerce kuyrukta bekleyenler için bu haklar sadece kağıt üzerinde.

Kimya işçileri tehlike altında
Kimya sektöründe kurşun etkisi altında çalışan işçilerin sağlığı ciddi bir tehlike altında. Amerikan Nöroloji Akademisi’nin araştırmasına göre, kimya işçilerinin merkezi sinir sistemi etkileniyor ve beyin işlevleri azalıyor.


Haklar sadece kağıt üzerinde
Özlem Dinler
Bugün Hasta Hakları Haftası’nın ilk günü. Sağlık Bakanlığı tarafından 1 Ağustos 1998 yılında Resmi Gazete’de yayınlanan Hasta Hakları Yönetmeliği’ne göre hastaların tedavi olabilme, iyi hizmet alabilme, istediği hekimi seçebilme, sağlığı ve kendisiyle ilgili bilgilerin gizliliği hakkı gibi haklara sahipler. İki dakikalık muayene için saatlerce hastane kuyruklarında bekleyen, sağlık hakkı hergün biraz daha gaspedilen insanlar için hazırlanan bu yönetmelik sadece kağıt üzerinde kalıyor.
Konu ile ilgili görüştüğümüz TTB Genel Pratisyenlik Hekim Komisyonu Üyesi Dr. Hüseyin Demirdüzen, ülkede sosyal güvenlikten yoksun, yoksulluk sınırı altında yaşayan milyonlarca insanın sağlık hizmetinden yararlanmaya çalışıldığı düşünüldüğünde hasta haklarının da ortadan kaldırılmış olduğunun görüldüğünü ifade ediyor. Hastanelerde muayene için sıra bekleyen hastaların ise hasta hakları yönetmeliğinden haberleri bile yok.
Pek çok engel var
Dr. Hüseyin Demirdüzen, hastaların temel olarak sağlık bakım hizmetlerinden yararlanmasının önünde pek çok engel olduğunu vurguluyor. Hastaların, istediği hekimi seçebilme, insani ortamlarda hizmet alabilme hakkı olduğunu hatırlatan Demirdüzen, hastanın öncelikle, hizmet alabileceği yer bulma problemi olduğuna dikkat çekiyor. Demirdüzen, hastaların kendisiyle ilgili bilgileri anlayabilme ve dolayısıyla da, kendisi hakkında kararlara katılabilme hakkının da olduğunu ifade ederek, “Ancak, Türkiye’de hekimlerin ve diğer sağlık çalışanların hastalarına ayırdıkları zaman dikkate alındığında, bu hakkın mümkün olmadığını söyleyebiliriz. Yani hastalarımız, hekimlerin ve diğer sağlık hizmeti sunan personellerin, kendileri hakkındaki düşündüklerini anlayamamakta, kendileri hakkında yapılacak işlemleri bilememekte ve dolayısıyla da kararlara katılamamaktadır” diyor.
Hastaların bir başka hakkının da sağlıkla ve kendisiyle ilgili bilgilerin gizlilik hakkı olduğunu belirten Demirdüzen, bu hakkın birkaç şeyle yakından ilgili olduğunu, bunlardan birinin muayene ortamında yanlız olabilme hakkı olduğunu kaydediyor.
Demirdüzen, Türkiye’de pek çok nedenle hastaların, diğer hastaların yanında ya da izalasyonu iyi yapılmamış ortamlarda bir çok kişinin içerisinde muayene edildiğini dile getirerek, “Hastanın tedavi, insanca bir hizmet alabilme hakları da vardır. Türkiye’de milyonlarca insan yoksulluk sınırının altında yaşadığını, pek çok sosyal güvenlik şemşiyesinden yoksul olarak bu hizmetlerden yararlanmaya çalıştığını düşünürsek, bu hakkının da ortadan kaldırılmış olduğunu görürüz” diyor.
Temel engel sağlık sistemi
Demirdüzen, Türkiye’de sağlık hizmetlerinden yararlanmanın önünde; sağlık kurumlarından, sağlık hizmetinin organizasyonundan, sağlık hizmeti sunan personelin durumundan kaynaklanan bir bütün olarak sağlık sistemi kaynaklı sorunlar olduğunu vurguluyor. Bu nedenle hastaların hak ettikleri sağlık hizmetini alamadıklarını kaydeden Demirdüzen, daha iyi bir sağlık hizmetinden yararlanmak için, pek çok kurum ve kuruluşlara, örgütlere ve en başta hastalara görev düştüğünü söylüyor ve ekliyor:
“Bunlar içinde meslek örgütlerine, sendikalara, hastalarla ilgili derneklere, sağlık bakanlığına, üniversitelere, görsel ve yazılı basına belli sorumluluklar düşmektedir. Pek çok hak bilinmediği için kullanılmamaktadır”
Yargı yolu tıkanık
Halk Sağlığı Uzmanları Derneği Başkanı Dr. Zafer Öztek de, hastaların haklarını bilmesi ve sahip çıkması gerektiğini vurguluyor. Hekim hataları ile ilgili yargı yolunda tıkanıkların olduğunu ifade eden Öztek, bu tıkanıklar çözülürse, hasta haklarının da yerine oturacağı görüşünü savunuyor.
Hasta ve Hasta Yakını Hakları Derneği (HAYAD) Başkanı Leyla Ezgi de, hastaların haklarını bilmediğini, haklarını bilen hastaların ise, “iyi hizmet alamam veya tedavi edilmem” korkusu içerisinde haklarını savunamadıklarını söylüyor. Hastaların “Konuştuğum zaman bana bakmazsa, ya beni iyi muayene etmezse” kaygısı taşıdıklarını aktaran Leyla Ezgi, derneklerinin imkanları doğrultusunda hastaları bildiriler dağıtarak, afişler hazırlayarak, hasta hakları yönetmeliğini dağıtarak, toplantılar düzenleyerek bilgilendirmeye çalıştıklarını dile getiriyor.

Başa dön


Kimya işçileri tehlike altında
Kurşun etkisi altında çalışan işçilerin beyin işlevinin yavaş yavaş azaldığı belirlendi. Amerikan Nöroloji Akademisi’nin yayın organında yer alan raporda, kurşunun beyni yavaş yavaş etkilediği ve 20 yıllık bir süre içinde beynin işlevinin giderek azaldığı belirtildi.
Araştırma, 535 kimya fabrikası işçisi ile kurşun etkisi altında çalışmayan 118 işçi üzerinde 4 yıllık bir sürede yapıldı. İşçilere, birer yıllık aralarla, nöroloji testleri uygulandı ve her yıl beynin işlevinin ne kadar azaldığı saptandı. Alınan sonuçlar, kurşunun merkezi sinir sistemini etkileyerek, beynin işlevinin azalmasına yol açtığını ortaya koydu.
İleri yaşlarda etkili
Dr. Brian Schwartz, yaşın ilerlemesiyle birlikte beynin gücünün azaldığını bildiklerini, yaptıkları bu araştırmayla kimyasal etkinin uzun dönemde beyinde oluşturduğu hasarı saptadıklarını açıkladı.
Araştırmacılar, deneklerin hafıza ve öğrenme gibi yeteneklerini de ölçtüler ve kurşun etkisi altında kalan işçilerin daha az başarılı olduklarını saptadılar.

Başa dön

|

|
|