www.evrensel.net  |  istatistik emek.net  |  arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Politika

Ekonomi

Dünya

Kültür-Sanat

Toplum-Yaşam

Kadın

Medya

Dosya

Köşe Yazıları



Tutuklular af talebinde ısrar ediyor
Adana E Tipi Kapalı Cezaevi’nde devam eden af eylemiyle ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcısı Cemal Sahir Gürçay, mahkûmların eyleme son vermek için kendilerinden süre istediğini ve bazı taleplerde bulunduklarını söyledi.

Gözaltılar serbest bırakıldı
Ulucanlar davasına gitmek için toplandıkları Abdi İpekçi Parkı’nda polis saldırısına uğrayarak gözaltına alınan 45 kişi dün mahkeme tarafından serbest bırakıldı.

Yurtlarda öfke kabarıyor
Kışla uygulamalarının birer birer yürürlüğe konulduğu öğrenci yurtları içten içe kaynıyor. Avcılar Öğrenci Yurdu’nda 374 öğrencinin yurttan atılmasından sonra, barınma ücretine de yüzde 150 zam yapıldı.

İHD: Ayrımsız genel af çıkarılmalı
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, F tipi cezaevlerinin kapatılması ve ayrımsız genel af çıkartılması gerektiğini belirtti.


Tutuklular af talebinde ısrar ediyor
Adana E Tipi Kapalı Cezaevi’nde devam eden eylemle ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcısı Cemal Sahir Gürçay, mahkûmların eyleme son vermek için kendilerinden süre istediğini ve bazı taleplerde bulunduklarını söyledi. Gürçay, yaptığı açıklamada, eylemin sona ermesi için girişimlerinin ve mahkûmlarla görüşmelerinin arabulucu avukatların da yardımıyla devam ettiğini bildirdi. Son görüşmede tutuklu ve hükümlülerin eyleme son verme önerisini kabul eder gibi göründüklerini belirten Gürçay, şöyle konuştu: “Bizden süre istediler ve 1 saattir cevap bekliyoruz. Ayrıca, bazı taleplerde bulundular ve bazı konularda güvence istediler. Mahkûmların bizden talepleri konusunda yapabileceklerimizi kendilerine bildirdik. Halen ellerinde 16 rehine var ve bunların sağlık durumu iyi. Görüşmelerde yumuşama izlenimi daha ağırlık kazandı.” Arabulucu olarak görüşme yapan avukatlardan Mehmet Sayıs ise mahkûmların güvence istediklerini belirtti.
Bakanlık’tan af güvencesi istiyorlar
Adana E Tipi Kapalı Cezaevi’nde, devam eden eylemle ilgili arabulucuk yapan avukatlar, yaptıkları ortak açıklamada, mahkûmların eyleme son vermek için Bakanlık Müsteşarı ile görüşmekte ısrar ettiklerini belirttiler. Avukatlar Nizar Savaş, Himmet Beydoğan, Mehmet Sayıs ve Ömer Faruk Gerger, Cezaevi önünde bekleyen gazetecilere yaptıkları ortak açıklamada, Cumhuriyet Başsavcısı Cemal Sahir Gürçay, Jandarma Alay Komutanı Jandarma Albay Oktay Tekin, Adana Emniyet Müdürü Şükrü Yetimoğlu, Vali Oğuz Kağan Köksal, Terörle Mücadele Şube Müdürü Muzaffer Çetinkaya ile mahkûmlar arasında arabuluculuk yaptıklarını ve olayı belli bir noktaya getirdiklerini belirttiler. “Mahkûmlar Bakanlık Müsteşarı ile görüşmekte ısrarlı” diyen avukatlar, müsteşarın af konusunda güvence vermesi halinde eylemi sona erdireceklerini bildirdiklerini söylediler. Avukatlar, daha sonra şunları kaydetti: “Cezaevindeki bu olayların nedeni Şirinler çetesi ya da başka birey değil, tamamen af konusuyla ilgili. Mahkûmlar şu anda sakin, herhangi bir olay yok. Cumhuriyet Savcısı ve Alay Komutanı kendilerine her türlü güvenceyi verdi. Cumhuriyet Başsavcısı, hiç kimseye eylemden dolayı hesap sorulmayacağı, zarar verilmeyeceği, baskı yapılmayacağı ve dövme olayının olmayacağı garantisini verdi. Fakat, mahkûmlar bunu yeterli bulmayıp Ankara’dan müsteşarla görüşerek af konusunda güvence vermesini istiyorlar. Mahkûmlar, müsteşar görüşmek için buraya gelmese dahi güvence vermesinin yeterli olduğunu söylüyorlar. Türkiye’nin gündemine bir af konusu getirildi, sonra da uzlaşma sağlanamadı. DSP ve MHP Meclis’te her konuda nasıl uzlaşma sağlıyorlarsa af konusunda da uzlaşma sağlamalıdır. Bu olayın çözülmesi iki partinin tutumuna bağlı.”
Bakanlık temsilcisiyle görüşmeye red
Adana Cumhuriyet Başsavcısı Cemal Sahir Gürçay, mahkûmlara her türl garantiyi verdiklerini bildirdi. Başsavcı Gürçay, dün cezaevine gelişinde, gazetecilere yaptığı açıklamada, gece saat 01.00 sıralarında görüşmelerin kesildiğini, o ana kadar hemen her konuda anlaştıklarını belirtti. Mahkûmların, “isyanın bitmesiye kendilerine sert davranılacağı” endişesi taşıdıklarını ifade eden Gürçay, “Bu konuda her türlü garantiyi verdik. Yakılan, yıkılan ortada. Bunun bir suç olduğu da belli. Ancak bu suçun cezası yasalarda ne ise o uygulanacaktır. Mahkûmlar, ‘Bakanlıktan bir temsilci istiyoruz’ dediler. Bunu kabul etmedik. Burada devleti temsilen bizler varız. İsteklerini kabul etmeyince görüşmeler kesildi” dedi. Görüşmelere tekrar başlayacaklarını ve hiç kimsenin canı yanmadan konuyu çözüme kavuşturmayı arzuladıklarını ifade eden Gürçay, “İnsan haklarına artık en çok saygı duyulması gereken bir süreçteyiz” dedi.
Gürçay, isyancı tutuklu ve hükümlülerin, ekmek yaptıklarını ve mutfakta da bulduklarını yediklerini belirterek, yiyecek sıkıntıları olmadığını söyledi. Bu arada, Adana Valisi Oğuz Kağan Köksal da cezaevine gelerek incelemelerde bulundu.
3 el silah sesi
Öte yandan cezaevindeki gergin bekleyiş devam ediyor. Cezaevi binasında da herhangi bir hareketlilik görülmezken, Cezaevi savcısı Ekrem Aydemir, görüşmelerin yeniden başlaması için bekleyişlerinin sürdüğünü bildirerek, “Bizden güvence istediler. Gerekenleri söyledik. Şimdi tutuklu ve hükümlülerden olumlu cevap bekliyoruz” diye konuştu. Bu arada, tutuklu ve hükümlü yakınları da cezaevi önüne gelmeye başladılar.
Cezaevinde öğle saatlerinden sonra 3 el silah sesi duyuldu. Silah sesinin duyulması akla bir operasyonu getirirken, Başsavcı Gürçay, silah seslerinin operasyonla ilgili olmadığını, çatıya çıkmak isteyen tutuklu ve hükümlüleri uyarmak için jandarmanın ateş açtığını bildirdi.

Başa dön


Gözaltılar serbest bırakıldı
Ulucanlar davası nedeniyle mahkemeye gitmek için toplandıkları Abdi İpekçi Parkı’nda polis saldırısına uğrayarak gözaltına alınan 45 kişi dün mahkeme tarafından serbest bırakıldı. Ulucanlar Cezaevi’nde 26 Eylül 1999’da meydana gelen olaylarla ilgili davaya katılmak için toplandıkları Abdi İpekçi Parkı’nda önceki gün gözaltına alınan 45 tutuklu ve hükümlü yakını ve muhabirimiz Erdal Kara dün sabah saatlerinde adliyeye sevk edildi. Ankara Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şubesi ekiplerince dövülerek Adliye’ye getirilen 46 kişi, gruplar halinde adli tabiplikte sağlık kontrolünden geçirildi. Adliye Kütüphanesi’ne götürülerek, ifadeleri alınan 46 kişi hakkında 3005 sayılı Suçüstü Kanunu uyarınca dava açıldı.
Nöbetçi Basın Cumhuriyet Savcısı Hamza Uçar, 46 kişinin 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasını öngören 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na göre cezalandırılmasını istedi. Gözaltındakiler, daha sonra Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkarıldı.
Dava sırasında, Ulucanlar davasını izlemelerinin engellendiğini belirten 46 kişi, gözaltına alınırken ve emniyette sözlü ve fiili saldırıya maruz kaldıklarını söyleyerek polis hakkında suç duyurusunda bulunmak istemelerine rağmen, savcı, olayın görülmekte olan davayla ilgisi olmadığını iddia ederek ayrıca suç duyurusunda bulunulmasını istedi. Sanıkların ve avukatlarının, sabah adliyeye getirilirken kendilerini döven yaka numaralarını tespit ettikleri çevik kuvvet polislerini teşhis etme talepleri de reddedildi.
Yaklaşık iki buçuk saat süren dava sonucunda sanıklar tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılırken Halil Çelik, İstanbul’da görülmekte olan başka bir davadan dolayı infaz savcılığına sevkedildi. 12 yaşındaki bir sanık da çocuk mahkemesine sevkedilmek üzere serbest bırakıldı.
Daha sonra serbest bırakılan sanıklar ve yakınları sloganlarla adliyenin önüne gelerek bir basın açıklaması yaptı. Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Başkanı Ali Ersin Gür, Ulucanlar davasını izlemek için Türkiye’nin değişik yerlerinden gelenlerin vahşice saldırıya uğrayarak gözaltına alındığını belirterek, yargılanması gerekenlerin vahşeti yaratanlar olduğunu söyledi. Ankara’ya davayı izlemeye geldiğini söyleyen bir tutuklu annesi de, “Polisler bize ‘siz hiç Ankara polisinin dayağını yediniz mi?’ diye soruyordu. Gördük, Türkiye’nin her yerinde bu düzen aynı işliyor” diyerek, gelecek davada da Ankara’ya geleceklerini söyledi.

Başa dön


Yurtlarda öfke kabarıyor
Avcılar Öğrenci Yurdu’nda kalan öğrenciler, yaz döneminde 374 öğrencinin bir daha geri alınmamak üzere yurttan atılmasını, yurt aidatlarına yüzde 150 oranında zam yapılmasını ve yürürlüğe konulan ‘Disiplin Yönetmeliği’ni protesto etmek amacıyla önceki gece kitlesel bir eylem yaptılar. Bir öğrencinin en doğal hakkı ve en önemli ihtiyacı olan barınma hakkının engellenemeyeceğini söyleyen öğrenciler, bu sorunların YÖK sisteminin ürünü olarak ortaya çıktığını ifade ederek “YÖK’e hayır” dediler.
Atılanlar geri alınsın
İstanbul Üniversitesi’ne bağlı Avcılar Öğrenci Yurdu’nda kalan öğrenciler önceki gece saat 21.00’de bir eylem yaparak, yurtta kendilerini mağdur eden uygulamalara son verilmesini talep ettiler. Akşam saatlerinde toplanarak, yurt kapısına doğru yürüyüşe geçen yaklaşık 100 öğrenci, kapıdan dışarı çıkarak eylem yapmak isteyince polis engeliyle karşılaştı. Polis, öğrencileri, yerleşke dışına çıkmaları halinde gözaltına almakla tehdit etti. Bu sırada öğrencilerin kapıya yüklenmesi üzerine gergin anlar yaşandı. Sonuçta, öğrenciler eylemlerini yurt bahçesinde yapmayı kararlaştırdılar. “Yurttan atılan arkadaşlarımız geri alınsın”, “Zamlara hayır” dövizlerini taşıyan öğrenciler, yürüyüş sırasında haykırdıkları “Barınma hakkımız engellenemez”, “Kemal Rektör kışlana dön”, “YÖK’e hayır” sloganlarını açıklama sonrasında da sık sık tekrar ettiler.
Yurtlar öğrencilerindir
Öğrenciler, eylem esnasında yaptıkları açıklamada, İstanbul Üniversitesi Rektörü Kemal Alemdaroğlu’nun icraatları sonucunda 374 arkadaşlarının bir daha dönmemek üzere yurttan atıldıklarını söylediler. Geriye kalan öğrencilerin yüzde 150’lik zamlar ve disiplin yönetmeliğiyle yüz yüze bırakıldıklarını ifade eden öğrenciler, bu uygulamalara karşılık defalarca yurt müdürü ve müdür vekili Ahmet Şekerkaya ile görüştüklerini fakat bir sonuç alamadıklarını anlattılar. Rektörün görüşme isteklerini kabul etmediğini, Şekerkaya’nın da kendilerini “sorunlarla yaşamaya alıştırmaya çalıştığını” söyleyen öğrenciler, “Alemdaroğlu ve Şekeroğlu, kendilerine verilen görevi yani üniversitede bilimi metalaştırma ve kışla tipi yurtlarla yaşam alanlarımızı hücreleştirme politikalarının samimiyetsiz uygulayıcısıdırlar” diye konuştular. Yaşadıkları sorunların YÖK sisteminin ‘sıradan’ uygulamaları olarak karşılarına çıktığını açıklayan öğrenciler, forumlarda öğrencilerin dile getirdiği yüzlerce sorunu unutmadıklarını ve bu sorunlara sahip çıkacaklarını açıkladılar. “Yurtlar bizimdir” diyen öğrenciler, en temel hakları olan barınma haklarının engellenemeyeceğini ve “YÖK’e hayır” dediklerini belirterek, açıklamalarını bitirdiler. Öğrencier daha sonra alkışlar, sloganlar ve davul eşliğinde yurtlarına dönerek, eylemlerini orada devam ettirdiler.

Başa dön


İHD: Ayrımsız genel af çıkarılmalı
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, F tipi cezaevlerinin kapatılması ve ayrımsız genel af çıkartılması gerektiğini belirtti. Bayrampaşa ve Adana cezaevlerinde meydana gelen af eylemleri ile Ümraniye, Bursa, Çanakkale, Bartın, Gebze, Malatya, Çankırı, Aydın, Buca, Ulucanlar, Uşak, Ceyhan, Yozgat ve Niğde kapalı cezaevlerinde bir kısım tutuklu ve hükümlünün süresiz açlık grevine başlaması nedeniyle İHD İstanbul Şubesi’nde basın toplantısı yapıldı. Açıklamayı okuyan İHD Genel Yönetim Kurulu ve Şube Denetleme Kurulu Üyesi Şaban Dayanan, hükümetin af konusunda hiçbir adım atmadığını ifade ederek, mahkûmların beklenti içinde tutulmasının psikolojik bir işkence olduğunu söyledi. Cezaevlerinde siyasi ve adli olmak üzere 72 bin 9 hükümlü ve tutuklu bulunduğunu dile getiren Dayanan, bu rakamların ülkemizdeki temel hak ve özgürlüklerin gasp edilmesini, artan işsizliği, köy boşaltma ve göç politikalarını, özelleştirme adı altında işten çıkartmaları ve bunların sebep olduğu sosyal, kültürel ve ahlaki çöküntüyü gösterdiğine dikkat çekti. Öğrencilerin, aydınların ve bilim adamlarının cezaevinde olduğu günümüzde affın bir zorunluluk haline geldiğini vurgulayan Dayanan, “Ayrımsız bir genel affın karşısına hak edenlerin affedilmesi mantığı ile çıkan hükümet, affı, tecrit amaçlı F tipi cezaevleri politikasını sorunsuz uygulayabilmenin koşulu olarak düşünmektedir” dedi.
Ulucanlar davası nedeniyle Ankara’ya giden tutuklu yakınlarına polisin saldırdığını hatırlatan Dayanan, onlarca ailenin hastaneye kaldırıldığını, 46 kişinin gözaltına alındığını ve siyasi iktidarın suç işlemeye devam ettiğini kaydetti. Dayanan cezaevlerinin kanayan bir yara olmaya devam ettiğini söyleyerek “Hücre tipi cezaevlerinin yapımı derhal durdurulmalıdır. Ayrımsız bir genel af çıkarılmalıdır” dedi.

Başa dön


Öğrencilerden tabldotlu protesto
Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencileri yemek zammını ve bağış adı altında öğrenci işleri işlemlerinden kendilerinden zorla para alınmasını protesto etti. Öğrenciler, daha sonra rektörlük hakkında suç duyurusunda bulundu. Daha önce yemekhanelerinin özelleştirilmesi üzerine yemek masrafının yüzde 33’ü öğrencilerden alınan YTÜ’de bu sene bu rakam yüzde 70’e kadar çıkartıldı. Bu uygulama ile beraber yemek ücretleri geçen yıla göre yüzde 70 zamlanarak 750 bin lira oldu. Yine bu sene, vakfa bağış adı altında zorunlu olarak not dökümü için bir milyon lira ve öğrenci belgesi almak için ise 500 bin lira istenmeye başlanması üzerine YTÜ Özelleştirme ve YÖK Karşıtı Öğrenciler dün YTÜ Beşiktaş Kampüsü’nde bir protesto gösterisi düzenlediler. İlk önce orta bahçede toplanan öğrenciler, yeni uygulamayı alkışlarla ve ellerindeki boş tabldotlara vurarak protesto ederken “Müşteri değil öğrenciyiz”, “Yemek zammı geri alınsın” sloganlarını attılar.
Af yasası tekrar gündemde
Başbakan Bülent Ecevit, TBMM çalışmaları başladıktan sonra af meselesinin öncelikli konu olacağını bildirdi. TBMM Başkanı MHP’li Ömer İzgi, “Af yasasının çıkması bir zaruret halini aldı” derken, ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, “Bu tür eylemler af meselesi üzerinde olumsuz etkiler yapar” diye konuştu. FP Genel Başkan Yardımcısı Bahri Zengin, Af Yasa Tasarısı’nın mutlaka çıkarılması gerektiğini söyledi. DYP Genel Başkanı Tansu Çiller ise, affın yılan hikâyesine döndüğünü belirtti.
Cezaevi koşulları sağlıksız
Türk Tabipleri Birliği (TTB)’nin, Gebze Cezaevi’nde var olan sağlık sorunları ile ilgili yaptığı incelemelerin ardından hazırladığı değerlendirme raporunda, cezaevinde yaşanılan sorunlara dikkat çekilerek, cezaevinin fiziki koşullarının düzeltilmesi ve var olan uygulamanın yarattığı sağlık problemlerinin giderilmesi istendi.
29 Ekim’de cepler kapatılacak
Turkcell kullanıcıları, 29 Ekim 2000 tarihinde uyarı amaçlı olarak, cep telefonlarını bir gün süreyle kapatmaya hazırlanıyor. Turkcell kullanıcıları adına yapılan açıklamada, sabit ücrete yönelik tepkilerin artmasının ardından Turkcell yönetiminin “Ceptocep” uygulamasını devreye soktuğu belirtilerek, “Turkcell’in abonelerini enayi yerine koymasını, daha doğrusu bu onur kırıcı kararı şiddetle protesto edi yoruz” denildi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net