|
|

|
           

Tekelleşmede rekor
UNCTAD’ın yayınladığı “Dünya Yatırım Raporu 2000” adlı raporda, büyük şirketlerin özelleştirilen kamu işletmelerini ele geçirdikleri belirtilirken, küreselleşme ile birlikte tekelleşmenin de yoğunlaştığına dikkat çekildi.

‘9 cent prim yetmez’
Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Cumali Doğru, pamukta uygulanacak primin kilogramda 9 cent olarak açıklanması için hazırlıklar yapıldığını ifade ederek, “Hükümeti uyarıyoruz; 9 cent çiftçiyi kurtarmaz” dedi.


Tekelleşmede rekor
Küreselleşmenin tekellerin hakimiyeti anlamına geldiği bu kez de Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü (UNCTAD)’nün yayınladığı bir raporla ortaya çıktı. “Dünya Yatırım Raporu 2000” adlı raporda, 1999 yılının tekelleşmede rekor yıl olduğu belirtilirken, büyük tekellerin özelleştirmeler vasıtasıyla birçok ülkenin kamu işletmelerini de ele geçirdiğine dikkat çekiliyor.
Küreselleşmenin, uluslararası şirketler arasında birleşme ve devralmaları hızlandırdığı ve bu alanda 1999 yılında bir rekor kırıldığı açıklandı. Bu konu Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü (UNCTAD) tarafından yayınlanan yıllık “Dünya Yatırım Raporu 2000” adlı belgede yer aldı. UNCTAD Genel Sekreteri Rubens Ricupero, rapor üzerine düzenlediği basın toplantısında, “Çokuluslu dev şirketlerin, büyük yerel şirketleri satın aldıklarını ve bu duruma özellikle gelişme yolundaki ülkelerde rastlandığını” bildirdi.
Satın alma ve birleşmeler arttı
UNCTAD’ın raporunda, son bir yıl içinde sınırötesi 109 önemli alım-satım gerçekleştiği ve bunların her birinin tutarının 1 milyar doların üstünde olduğu kaydediliyor. UNCTAD, bu sayının 2000 yılında daha da artmasını bekliyor. FDI olarak adlandırılan “doğrudan yabancı yatırımların” günümüzde, ağırlıklı olarak, satın alma ve birleşme yoluyla yapıldığı da vurgulanıyor.
UNCTAD’a göre, bu yıl içinde gerçekleşecek FDI miktarı 1 trilyon doları aşacak. Bu oran geçen yıl 865 milyar dolar düzeyinde idi. UNCTAD, özellikle Avrupa Birliği şirketlerinin, sınırötesi alımlara egemen olduğuna da dikkat çekti. Sanayileşmiş ülkelere yönelen FDI’lerin miktarının da son bir yıl içinde 481 milyar dolardan, 636 milyar dolara yükseldiği belirtildi.
Tekeller özelleştirmeyle büyüyor
Diğer yandan özelleştirmelerin de tekelleşme de ciddi bir rol oynadığı itiraf edildi. Yabancı dev kuruluşların, özelleştirilen kamu iktisadi teşekkülleri (KİT) ve kamu kuruluşlarını satın aldıkları UNCTAD raporunda verilen bilgiler arasında.
“Yabancı şirketlerin, yerel firmaları devralmalarının, tüm sanayi sektörlerinin yabancıların denetimi altına girme korkusu yarattığına” işaret eden UNCTAD Genel Sekreteri Ricupero, “Bunun ulusal egemenliği ve teknolojik açıdan kapasite yaratma kabiliyetini tehdit ettiğini” söyledi. Genel Sekreter’e göre “Bu durum, özellikle, medya ve eğlence sanayinde görülüyor ve ulusal kültür ve kimlik açısından endişe yaratıyor.”
Ricupero, “Uluslararası üretimin, 63 bin dev çokuluslu şirket ve bunlara bağlı olarak faaliyet gösteren 700 bin yerel şirket tarafından kontrol edildiğini” de sözlerine ekledi.
Finans sektörü dışındaki 100 dev şirketin yaklaşık 2 trilyon dolarlık malvarlığını denetlediği de UNCTAD raporunda yer aldı. Bu firmalar arasında General Electric ve General Motors (ABD), Shell/Royal Dutch (Hollanda-İngiltere), Ford ve Exxon (ABD), Toyota (Japon), IBM (ABD), BP-Amoco (İngiltere), Daimler-Benz (Almanya) ve Nestle (İsviçre) başta geliyor.

Başa dön


‘9 cent prim yetmez’
Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Cumali Doğru, pamukta uygulanacak primin kilogramda 9 cent olarak açıklanması için hazırlıklar yapıldığını ifade ederek, “Hükümeti uyarıyoruz; 9 cent çiftçiyi kurtarmaz” dedi. Doğru, yaptığı açıklamada, pamukta prim sistemindeki temel amacın, “Ürünün dünya fiyatlarından satılması, aradaki farkın ise üreticiye ödenmesi” olduğunu belirterek, 9 centlik uygulamanın, hedefine ulaşmayacağını belirtti.
Pamukta geçen yıl 12 cent prim uygulandığını hatırlatan Doğru, “Geçen bir yılda girdi maliyetlerinde düşüş olsaydı, primin de düşmesi normal olurdu. Ancak, gübrede yüzde 130 oranında artış oldu.
Diğer girdilerdeki artış ortalaması da yüzde 40’a ulaştı. Böyle bir durumda, prim oranını düşürmek, çiftçiye (Sen pamuk ekme) demekten başka bir şey değildir. Hükümeti uyarıyoruz; 9 cent çiftçiyi kurtarmaz” dedi.
Çukobirlik’in şu anda pamuğu 325 bin liraya satın aldığını, maliyetin ise 430 bin lira olduğunu kaydeden Doğru, “9 cent prim verilirse, çiftçinin alacağı para 385 bin lira civarında olur. Böylece çiftçi, satacağı her kilogram pamuktan, 45 bin lira eksik gelir elde eder. Bu da kâr etmemesi anlamına gelir” dedi.
Teşvik yerine köstek
Tekstilin ülke ekonomisinin lokomotif sektörü olduğunu ve istihdama büyük katkı sağladığını anlatan Doğru, “Bu sektörün hammaddesi pamuk. Pamuk ekimini teşvik edecekken, köstek olmamalıyız” dedi.
Türkiye’de bu yıl 739 bin ton kütlü pamuk üretimi hedeflenmesine karşın, iç piyasadaki talebin 1 milyon 200 bin ton olduğunu belirten Doğru, şöyle konuştu: “Türkiye pamuk ülkesi. Kaliteli pamuk üretiliyor. Kapasiteyi artırma imkanımız var. Buna rağmen yaklaşık 450 bin ton pamuk ithal edeceğiz. Hem döviz kaybediyoruz, hem de tekstil sektörümüz dışa bağımlı hale geldi. Türkiye’de pamuğa olan talep her yıl artıyor. Buna rağmen üretim düşüyor. Çünkü, özellikle İzmir ve Çukurova çiftçisi uygulanan yanlış politikalar sonucu pamuk ekiminden kaçıyor.”
Pamuğa verilecek primin, hazineye 3 kat olarak geri döneceğini kaydeden Doğru, “Çiftçi primini alabilmek için, satışını belgelendirmek zorunda. Böylece satılan ve alınan ürün belgeleniyor. Kayıt dışı ekonomi kayda alınıyor. Ürün kayda alındığı için, hazine çiftçiye verdiği primin 3 katını vergi olarak geri alıyor. Yani 1 koyup 3 alıyorsun. Bu durumda geçen yıl 12 cent olan prim miktarını 9 cente düşürmenin hiçbir izahı olamaz” dedi.

Başa dön


|
Surinam’da büyük devalüasyon
Surinam’da Merkez Bankası, para birimi Gulder’in değerini yüzde 44 devalüe etti. Kararın, IMF destekli hükümetin “ekonomiyi liberalize etme” politikasının bir parçası olduğu bildirildi. Merkez Bankası Başkanı Andre Telting, yaptığı açıklamada, Surinam gulderinin ABD Doları karşısındaki değerinin yüzde 44 oranında düşürüldüğünü ilan etti. Telting, hükümetin tüketim mallarının fiyatlarını belli bir seviyenin altında tutmasını sağlayan döviz oranları politikasından da vazgeçildiğini belirtti. Bu açıklamanın ardından, devalüasyonla cebindeki para yarı yarıya değer yitiren Surinam halkının, iğneden ipliğe yeni bir zam dalgasıyla bir kez daha vurulması bekleniyor. Hükümetinin bu kararı, ABD’li petrol tekeli Texaco’nun baskısı üzerine aldığı da öğrenildi. Surinam’dan 4 milyon dolar alacağı olan Texaco’nun, bu borcun resmi gulder-dolar kuru üzerinden ödenmesine karşı çıkarak ülkeye petrol sevketmeyi kesmesi, hükümeti harekete geçirdi.
Koç’a göre asgari ücretle çalışan yok!
Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Koç, Türkiye’de asgari ücretle çalışan bulmanın zor olduğunu iddia etti. Koç ayrıca yoksulluk sınırı olarak açıklanan verilerin de güvenilir olmadığını savundu. Türkiye’nin önde gelen tekellerinden Koç Holding’in yöneticisi Rahmi Koç, Türkiye’de asgari ücretle çalışan işçi bulmanın zor olduğunu savundu. Anadolu Ajansı muhabirinin sorularını yanıtlayan Rahmi Koç, Türk ekonomisinin yarısının kayıtsız olması nedeniyle Türkiye’de yoksulluk sınırını belirlemenin güç olduğunu ileri sürdü.
Emeklinin 10 ayda 15 milyon kaybı var
Tüketici fiyatları endeksinin bu ay 3.1 artması sonucunda emekli maaşlarına da aynı oranda zam yapıldı. Buna karşın hükümetin enflasyona endeksli maaş artışı sonucunda emeklilerin 8 ile 15 milyon lira arasında kayıplarının olduğu vurgulandı. 4447 sayılı Sosyal Güvenlik Yasası uyarınca, Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından Eylül ayına ilişkin açıklanan yüzde 3.1 oranındaki Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE)’nin aylıklara yansıtılması sonucunda, en yüksek işçi emeklisi, dul ve yetim aylığı 6 milyon 254 bin 807 liralık artış ve 4 milyon 690 bin lira tutarındaki sosyal yardım zammıyla birlikte 206 milyon 457 bin 978 liradan 212 milyon 712 bin 785 liraya yükseldi.
|
|

|