www.evrensel.net  |  istatistik emek.net  |  arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Politika

Ekonomi

Dünya

Kültür-Sanat

Toplum-Yaşam

Kadın

Medya

Dosya

Köşe Yazıları



Fındık umutları oldu ama...
Yedisinden yetmişine umutla düştüler yola. Karınlarını doyurmaktı amaçları. Topraklarında bulamadıkları ekmeği gurbet elde bulacaklardı. “Ağadan kurtulayım” derken beterine düştüler.

Kentli nüfus ile birlikte sorunlar da artıyor
Güneydoğu’da kentli nüfus son 15 yılda büyük artış gösterdi. Ekonomik nedenlerle birlikte, zorunlu göçün yarattığı kente insan akını bu artışı kışkırttı. Ancak, bu nüfusu kaldırabilecek altyapı yok.


Fındık umutları oldu ama...
Sultan Özer
Fındık umutları oldu, çoluk çocuk yediden yetmişe düştüler yollara. Hiçe sayarcasına yaşamlarını sıkıştılar kamyon kasalarına, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da fındıktan karınlarını doyurmak için hep beraber soluğu Karadeniz’de aldılar, ama....
Urfa’nın Viranşehir ilçesinden gelip Ordu çıkışında bir sahil şeridine attılar kendilerini. Doğup büyüdükleri topraklar besleyemeyince, nafaklarını gurbet ellerde arar olmuşlardı uzun zamandır. Kurdukları derme çatma çadırlarda barınmaya çalıştılar, iş çıkmasını beklediler uzunca bir süre. İki-üç yıldır üst üste geliyorlardı buralara, fındık toplamaya. Ama bu yıl üreticilerin bile yüzünü güldürmemişti ki fındık, onlar da nafakalarını çıkarabilsinler.
Kendileri gibi yüzlercesi gelmişti çoluk çocuk, ama çoğu günlük karınlarını doyuracak para bile kazanamadan dönmek zorunda kaldılar...
Toprak ağaları var
Topraklarından olmak, yokluk, yoksulluk, gurbetti paylarına düşen yaşamda. Henüz 15 yaşındaki Hürriyet yaşının çok üstünde gösteriyor. “Para için burdayız. Memlekette birşey yok, toprak ağaları var” diyor Hürriyet. “Burada gelip rezil olmuşuz, orada ağalar var” diyerek içinde bulundukları ortamı özetleyen Hürriyet’in dudaklarından, “Çoluk çocuk kamyonla uzaktan gelmişiz. Bir sürü tehlikeye karşın, yaşamımızı hiçe sayarak dolmuşuz kamyonlara. Biz insan değil miyiz?” sözleri dökülüyor.
Hep rezilliktir çektiğimiz
Herşeye zam geldiğini, yoksulu kimsenin düşünmediğini söylüyor Hürriyet. “Memlekette ağalar, burada polisler” deyip, eliyle çadırları göstererek, “Kendi gözlerinizle görüyorsunuz yoksulluğumuzu” sözleri dökülüyor dudaklarından.
65 yaşındaki Şahni, ellerininin üzerindeki dövmelerle dikkat çekiyor. İki elini kenetleyerek Kürtçe anlatıyor “Dört yıldır sürekli geliyoruz. Hep rezilliktir çektiğimiz.”
Elleri boş, dönüş yolu...
Türkçe bilmeyen Zehra nine de geliyor yanımıza. Yüzündeki değişik dövmeler dikkat çekiyor. Başında poşisi, şalvarı ve ayağında naylonlarıyla çöküyor toprağa, sessizce belki anlamadan dinliyor konuşmalarımızı. Hepsi de büyük bir tedirginlik içindeler. Sonradan yanımıza gelen gençler ise konuşmuyor.
Derme çatma çadırlarının çevresine kurdukları kazanlarda, yakınlardaki inşaatlardan taşıdıkları suları kaynatıp, çamaşırlarını yıkayan kadınlar herşeye rağmen yüzlerinden gülüşlerini eksik etmiyor, umutlarını yitirmek istemiyorlar.
Elleri boş, dönüş yolu onları beklese de...

Başa dön


Kentli nüfus ile birlikte sorunlar da artıyor
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde, kentli nüfus hızla artıyor. GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı verilerinden derlediği bilgiye göre, GAP bölgesini oluşturan 9 ilde kentli nüfusun, 1985 yılında toplam nüfus içinde yüzde 47.6 olan payı, 1997’de yüzde 64.1’e yükseldi.
Kırsal kesim nüfusu yüzde ise 52.4’ten, yüzde 35.9’a geriledi. Aynı dönemde Türkiye genelinde kentli nüfus oranı yüzde 55.5’den, yüzde 65.1’e çıktı, kırsal kesim nüfusu yüzde 44.5’ten, yüzde 34.9 oranına düştü.
Kentli nüfus, bölge illeri içerisinde en çok Gaziantep’te bulunuyor. Gaziantep’te 1985 yılında nüfusun yüzde 68.4’ünü oluşturan kentli nüfus, 1997’de yüzde 76.8’e ulaştı. Bir anlamda, Gaziantep’te nüfusun 4’te 3’ünden fazlası, il ve ilçe merkezlerinde yaşıyor. Kentli nüfus yoğunluğu 1997 verilerine göre, Batman’da yüzde 68.2, Diyarbakır’da yüzde 64.9, Kilis’te yüzde 60.8, Siirt’te yüzde 60.5, Şanlıurfa’da yüzde 60.2, Şırnak’ta yüzde 59.1, Adıyaman’da yüzde 58.1, Mardin’de yüzde 56 düzeyine erişti.
Yoksulluk arttı
1985-1997 döneminde, kentli nüfus artış oranı GAP bölgesinde yüzde 16.5, Türkiye genelinde yüzde 9.6 olarak gerçekleşti. Ekonomik nedenlerin yanısıra, yaşanan savaşın, köy boşaltmaların ve zorunlu göçün de kente göçü artıran önemli etken olduğu ifade ediliyor.
Kentsel nüfusun Türkiye ortalaması üzerinde artmasına karşın, kentsel altyapı hizmetlerinin gelişme hızı, buna paralel gelişme gösteremedi. Bunun sonucu olarak, sağlıksız yaşam koşulları, işsizlik ve yoksulluk da arttı.

Başa dön


Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net