|
|

|
           

İki belediyede daha grev başladı
Belediye-İş üyesi işçiler dün Zeytinburnu ve Ümraniye Belediyeleri’nde greve çıktılar. Sabah erken saatlerde işyerlerine grev pankartı asan işçiler, taleplerinin kabul edilmesini istediler.

Eğitim-Sen: Norm kadro geri çekilene kadar eylem
Eğitim emekçileri, dün Ankara’da yaptıkları basın açıklamasında Milli Eğitim Bakanı’nın verdiği sözü tutmasını istediler.

Mühendis ve mimarlar harekete geçiyor
TMMOB üyesi mimar ve mühendisler, kendilerine layık görülen ücret düzeyine karşı 15 Eylül’den sonra eyleme geçeceklerini açıkladı.


İki belediyede daha grev başladı
Belediye-İş Sendikası’nın örgütlü olduğu Ümraniye ve Zeytinburnu belediyelerinde dün sabahtan itibaren grev başladı. Greve çıkan işçilere Belediye-İş üyesi diğer işçiler de destek verdiler.
Belediye-İş Anadolu Yakası Şubesi, dün Fazilet Partili Ümraniye Belediye Başkanlığı’na, Asfalt Fabrikası’na, Atölye ve Veterinerlik Müdürlüğü’ne “Bu işyerinde grev var” pankartını astılar. Belediye başkanlık binasına sabah saat 9.00’da, grev pankartının asılmasının ardından konuşan Belediye-İş Anadolu Yakası Şube Başkanı Ömer Küçükali, şartların kendilerini greve zorladığını söyledi. İstanbul gibi bir şehirde üyelerinin 195 milyon lira ücretle çalıştığını söyleyen Küçükali, toplusözleşmenin bitirilerek Ümraniye halkının mağdur olmamasını istediklerini dile getirdi.
Belediye-İş Genel Başkan Vekilli Mustafa Solmaz da hükümetin grevlerini yasakladığını hatırlatarak, belediyelerde işçi sayısı kadar taşeron ve müteahhit işçisi olduğunu belirtti. Ekmeklerini büyütmek kavgası verdiklerini belirten Solmaz, okulların açılacağına dikkat çekerek, devletin okul masraflarını yüzde 68 artırdığını ama işçilere yüzde 25 zam verilmek istendiğini vurguladı.
Alacaklar da ödenmiyor
Zeytinburnu Belediyesi’nde de işçiler, taleplerini kabul etmeyen ve sıfır zam dayatmasını sürdüren FP’li Belediye Başkanı Murat Aydın’ın uzlaşmaz tutumu sonucu dün greve çıktılar. Belediye-İş Sendikası 2 No’lu Şube üyesi işçiler sabah erken saatlerde toplanarak, işçiler Tamir Onarım Atölyesi, Fen İşleri Müdürlüğü, Kültür Müdürlüğü ve eski Belediye Başkanlığı binasına “Bu işyerinde grev var” pankartını astılar.
271 işçinin çalıştığı Zeytinburnu Belediyesi’nde uzlaşmaz tutumunun sürdüren belediye başkanı işçilerin alacaklarını da ödemiyor. Sosyal haklarını alamayan işçilerin üç aydır ücretleri ödenmiyor. Greve çıkan işçiler, belediyenin hiçbir kaynak sorununun olmadığını belirterek, belediye yönetiminin siyasi hesaplarının olduğunu ifade ettiler. Belediye başkanının işçileri bölmeye çalıştığını söyleyen işçiler, oyuna gelmeyeceklerini belirterek alacaklarının ödenmesini ve taleplerinin kabul edilmesini istediler.

Başa dön


Eğitim-Sen: Norm kadro geri çekilene kadar eylem
Eğitim emekçileri dün YKM önünde Norm Kadro Yönetmeliği (NKY)’nin geri çekilmesi ve eğitime hazırlık ödeneğinin tüm personele ödenmesi için kitlesel basın açıklaması yaptılar.
Eğitim emekçilerinin bir kısmı Eğitim-Sen 1 No’lu Şube’de toplanıp pankart açarak yürüyüşe geçerken, diğerleri de YKM önünde toplandı. “Norm Kadro Yönetmeliği Geri Çekilsin” pankartını açan eğitim emekçileri, “Eğitimde özelleştirmeye, sözleşmeli personele ve NKY’ye hayır”, “Cotarelliyi bırak, eğitimcinin talebine bak” dövizlerini taşıdılar. “Parasız bilimsel demokratik eğitim”, “Norm kadro uygulanamaz”, “Hükümet normunu al başına çal” sloganlarını atan beşyüzü aşkın eğitim emekçisi, norm kadro uygulaması geri çekilene kadar eylemlerini sürdüreceklerini belirttiler.
Eğitim-Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer, eylem sırasında yaptığı konuşmada, eğitim öğretim yılının sorunlarla açıldığını söyleyerek, NKY’nin geri çekilmesi ve eğitime hazırlık ödeneğinin tüm çalışanlara ödenmesini sağlamak için eylem yaptıklarını vurguladı. Dengesiz öğretmen dağılımının Milli Eğitim Bakanlığı’nın ve hükümetlerin yanlış uygulamalarının bir sonucu olduğuna dikkat çeken Dinçer, Eğitim-Sen olarak hiçbir bölgenin öğretmensiz kalmasını istemediklerini ancak öğretmenin haksızlığa uğratılmasına karşı çıktıklarını ifade etti.
‘Daha kitlesel geleceğiz’
“Çok kötü koşullarda, büyük ekonomik-sosyal sorunlar içerisinde büyük özverilerle görev yapan öğretmenleri, dengesiz dağılım ve yığılmanın sorumluları göstermek ve adeta cezalandırma olarak algılanabilecek uygulamalar kabul edilemez” diyen Dinçer, NKY’ni hiçbir koşulda kabul etmeyeceklerini söyledi. Konuşması eğitim emekçilerinin hükümet uygulamalarını ıslıklarla protesto etmesiyle kesilen Dinçer, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 10 Haziran’da verdiği sözleri tutmasını istedi. Dinçer, “Eğer sözler tutulmazsa 10 Haziran’dan daha kitlesel olarak bakanlığın kapılarına dayanacağız” dedi. Önümüzdeki hafta Milli Eğitim Bakanı’yla bir görüşme yapacaklarını dile getiren Dinçer, sorunlara çözüm bulunamadığı takdirde bu kışın emekçiler için çok sıcak geçeceğini söyledi.

Başa dön


Mühendis ve mimarlar harekete geçiyor
Mühendis ve mimarlar, düşük ücretlere, kamu çalışanları arasındaki ücret dengesizliğine ve sosyal haklarının gasp edilmesine karşı harekete geçiyor.
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), hükümetin çıkarmayı planladığı personel rejimi yasa taslağında kendileri için öngörülen ücret basamaklarına ve diğer sorunlarına ilişkin yapacaklarını belirlemek için düzenlediği işyeri toplantılarına Ankara’da başladı.
Devlet Su İşleri salonunda yapılan toplantıda mühendis ve mimarlar, üretimden gelen güç de dahil olmak üzere kendilerine layık görülen ücret düzeyine karşı 15 Eylül’den sonra eylemliliklere gireceklerini açıkladılar. Enerji Yapı Yol-Sen’in 19-20-21 Eylül tarihlerinde gerçekleştireceği işbırakmalara katılınması yönünde mühendislere çağrı da yapılan toplantıda konuşan Enerji YapıYol-Sen Genel Başkanı Cengiz Faydalı, rant ekonomisi değil üretim ekonomisi istediklerini vurguladı.
Mühendisleri, mimarları, emekçileri yoksulluğa mahkûm etmeden önce devlet kurumlarına saldırıldığını hatırlatan Faydalı, kurumlardaki teknik personel ve kaynak yeterli olmasına karşın kurumların yapacağı işlerin müteahhitler aracılığıyla özelleştirildiğini söyleyerek, “Yani kurumlarımızın içi boşaltıldı. Hayatlarımız hakkında tek taraflı karar alınıyor. Biz kendi hayatlarımız hakkında söz sahibi olmak isitiyoruz” dedi.
Özelleştirene yüksek, üretene düşük
TMMOB Genel Başkanı Kaya Güvenç ise Kanun Hükmünde Kararname ile çıkarılması planlanan yasa taslağı ile Özelleştirme İdaresi Başkanı’nın 25 yıllık mühendisin üç katı maaş alacağına dikkat çekerek, özelleştirmecilere, güvenlik güçlerine devletin para verdiğini ancak üretimde çalışanlara para vermediğini söyledi.
Türkiye’nin 12 Eylül’den sonra rant ekonomisine geçirildiğini vurgulayan Güvenç, küreselleşmenin işbölümüne göre Türkiye’ye “Sen taşeronsun taşeron kalacaksın” denildiğini ifade etti. Güvenç, “Sadece yoksulluk ücreti ile sosyal haklarımızı kısarak bizim hayatımızla oynamıyorlar.
Ülkeyi üretim ekonomisinden uzaklaştırarak çocuklarımızın hayatıyla da oynuyorlar. Mühendisleri gözden çıkardılar” diyerek, üretimden uzaklaşmanın kölelik anlaşması imzalamak anlamına geleceğini dile getirdi.

Başa dön


|
Banka çalışanları tazminatlarını istiyor
Tüm Banka-Sen, 9 aydır çıkarılamayan bankacılık tazminatı konusunun bir an önce yasalaşmasını talep etti. Tüm Banka-Sen Genel Başkanı Ali Rıza Camcı yaptığı yazılı açıklamada, ücretlere yüzde 10 gibi komik zamlar yapan hükümetin yılan hikayesine dönüşen ve 60 bin kamu bankası çalışanını 9 aydır meşgul eden bankacılık tazminatı konusunu netleştirmediğini bildirdi.
1000 tuğla işçisi işbaşı yaptı
Kristal-İş Ege Bölge Temsilcisi Muzaffer Çolak, Türkiye’nin tuğla ihtiyacının yüzde 30’nu karşılayan Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki tuğla fabrikalarının bu yıl içinde büyük bir kriz yaşadığını hatırlattı. Çolak, Dünya Bankası’nın deprem bölgesindeki konut yapımına gazlı beton kullanılması koşuluyla kredi sağlamasının yanı sıra yapı denetimine ilişkin çalışmalar nedeniyle 3 ay süreyle inşaat ruhsatının verilmemesi yüzünden ilçedeki 90 fabrikadan 60’ının kapandığını kaydetti. Ruhsatların verilmeye başlanmasının ardından fabrikaların yarısının yeniden açıldığını dile getiren Çolak, “Fabrikalar kapanınca 2 bin kişi işsiz kalmıştı. Şimdi bin kadar işçi tekrar işbaşı yaptı” diye konuştu. Fabrikalarda çalışan işçilerin yüzde 90’ının sendikasız olduğuna işaret eden Çolak, şöyle devam etti: “Fabrikalarda 5 bin kadar işçi çalışıyor. Oysa bizim 200 üyemiz var. Buradaki örgütlenme çalışmalarımıza hız verdik.” Çolak, ilçede faaliyet gösteren Dolar Blok Tuğla Fabrikası’nda çalışan 60 işçiyi kapsayan ilk toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin sürdüğünü, sözleşmenin şu ana kadar 16 maddesinde anlaşma sağlandığını söyledi.
Şekerbank’ta anlaşma sağlandı
Şekerbank’ta çalışan 3 bin işçi adına yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlandı. Türk-İş’e bağlı Basisen ile Şekerbank patronu arasında varılan anlaşmaya göre, giydirilmiş ortalama brüt 210 milyon lira olan işçi ücretlerine birinci yıl yüzde 45, ikinci yıl ise bir önceki yılda gerçekleşen enflasyon oranında zam yapılacak. Basisen Genel Sekreteri Cihanser Keskin, toplu iş sözleşmesi ile bankanın İstanbul şubelerinde çalışan işçilere her ay brüt 75 milyon 500 bin lira, Ankara ve İzmir şubelerinde çalışan işçilere brüt 56 milyon 500 bin lira, Büyükşehir Belediyesi sınırları içindeki şubelerde çalışan işçilere brüt 40 milyon 500 bin lira ve diğer şubelerde çalışan işçilere de brüt 26 milyon lira tutarında sosyal yardım tazminatı ödeneceğini bildirdi. Keskin, diğer sosyal yardımlarda da yüzde 100 oranında artış sağlandığını belirterek, “Şekerbank’ta aldığımız zam, bankanın mali durumuna göre iyi sayılabilecek bir zamdır. Birinci yıl zammı, geçmişte gerçekleşen enflasyon ile bu yıl için öngörülen enflasyonun ortasında bir rakam. Bu yıl bankacılık sektöründe alınan zam oranı, yüzde 45 ile 55 arasındadır” diye konuştu.
|
|

|