www.evrensel.net  |  istatistik emek.net  |  arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Politika

Ekonomi

Dünya

Kültür-Sanat

Toplum-Yaşam

Kadın

Medya

Dosya

Köşe Yazıları



Anayasa polis tüzüğü gibi
Adli yıl açılış töreninde konuşan Yargıtay Başkanı Sami Selçuk, Anayasa’ya “polis tüzüğü” diyerek, 12 Eylül Anayasası’nın tamamen değiştirilmesi gerektiğini söyledi.

Özgen bağımsız yargı istedi
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Eralp Özgen adli yıl açılışındaki konuşmasında, başlıca sorunu yargı bağımsızlığının tam olarak sağlanamaması olarak ortaya koydu.


Anayasa polis tüzüğü gibi
Yargıtay Başkanı Sami Selçuk, 2000-2001 adli yılı açılışı töreninde yaptığı konuşmada yine Anayasa’yı, yargı sistemini ve yönetenleri eleştirdi. Anayasa’yı “polis tüzüğü”ne benzeten Selçuk, “Özürlü doğan 1982 Anayasası yürürlükte kaldığı sürece tartışma rejim içinde kalmayacak, hep rejim üzerinde olacaktır” dedi.
Başbakan Bülent Ecevit’in katılmadığı törene, Cumhurbaşkanı Vekili Ali Ilıksoy, TBMM Başkan Vekili Nejat Arseven, Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, FP Genel Başkanı Recai Kutan, Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, Anayasa ve diğer yüksek yargı organları başkanları, Kuvvet Komutanları, Türk-İş Genel Başkanı Bayram Meral, Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu ile çok sayıda konuk katıldı.
2000-2001 adli yılı töreni, saygı duruşu ve Kültür Bakanlığı Devlet Çok Sesli Korosu’nun dinletisinin ardından, Yargıtay Başkanı Sami Selçuk’un, 115 sayfalık kitap halindeki konuşma metnini bir saati aşkın sürede özetleyerek okumasıyla başladı.
Selçuk konuşmasında, küreselleşme ve postmodernizmin el ele verip dünyaya meydan okuduğunu belirterek, önemli bir yol ayrımında bulunulduğu, kimsenin susma, basmakalıp söylemlerle vakit kaybetme hakkı olmadığını söyledi. Selçuk, “Var olan düzen hem yetmiyor hem de yeniyi üretemiyor. Çözüm, üretmekte kısırlaşan ve kendini yeniliklere uyarlamayan sistemi düzeltmekte odaklaşıyor” dedi.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin Avrupa’nın anayasası olduğunu, Kopenhag Kriterleri’nin o kadar vahim şartlar ileri sürmediğini söyleyen Selçuk, Türkiye’nin, Avrupa’nın kenar mahallesinde yer almaması gerektiğini kaydetti. Selçuk, katı egemenlik anlayışının küreselleşme doğrultusunda yumuşatılmasında sakınca görmediğini kaydederek, bunun teslim olma değil, kimliğini koruyarak özgür iradeyle ekonomide, politikada, hukukta buluşma, ortaklık olduğunu savundu. AB’nin düş olmadığını, saydamlık, halkın katıldığı iyi yönetim olduğunu iddia eden Selçuk, demokrasinin en doğru bekçisinin halk olduğunu ifade etti. Selçuk, “Eğer cumhur cumhuriyette, halk demokraside yerini alamıyorsa böyle bir yönetimin adı cumhursuz cumhuriyet, rejimin adı halksız demokrasi midir? Türk halkı, halkın iktidarının gerçekleştirilerek, yönetilen demokrasiden yöneten demokrasiye geçmek ve devlet eliyle bütünleşmek istiyor” diyerek, halkın demokrasinin karar mekanizmalarına katılması gerektiğini belirtti.
312 değiştirilsin
Halkın düşünce özgürlüğü istediğini kaydeden Selçuk, yazılı hukukta hala düşünce özgürlüğünü tehdit eden ve AİHM’de bir günde 11 kez hüküm giyilmesine neden olan düzenlemeler bulunduğunu söyledi.
“Hukukumuzda kötülük çiçekleri gibi duran kötü huylu maddeler var” diyen Selçuk, ceza yasalarının suçları tanımladığını, yasada olmayan suçtan kimseye ceza verilemeyeceğini hatırlattı. Bunun suçların “Yasallığı ilkesi” olduğunu, yasa koyucuların suç sayılan eylemi kapalı anlatımlarla tanımlayamayacağını kaydeden Selçuk, düşünce özgürlüğünün sağlanabilmesi için bu maddelerin ya kaldırılması gerektiğini ya da genel geçer kesinlikle sınırlarla yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirtti.
Türkiye’nin gündeminde TCK’nın 312. maddesinin 2. fıkrasının bulunduğunu hatırlatan Selçuk, diğer ülkelerde bu maddelerin Türkiye’deki gibi uygulanmadığı, yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi. Türk halkının ezici bir çoğunlukla laikliği benimsediğini ve laiklikle bir sorunu bulunmadığını belirten Selçuk, Türkiye’nin laiklikten vazgeçemeyeceğini, ancak konunun hergün tartışılmasının da “sıkıntılı” bir yönünün göstergesi olduğunu dile getirdi. Selçuk, laik devletin hiçbir dine karşı olamayacağını, hiçbir dini kayırıp koruyamayacağını, belli bir iyiyi, yaşam biçimini hiçkimseye zorlayamayacağını söyledi.
Anayasa değişmeli
Halkın “Anayasasını ve anayasalı değil, hak ve özgürlüklerini teslim eden anayasal devletini” geri istediğini kaydeden Selçuk, “Özürlü doğan 1982 Anayasası yürürlükte kaldığı sürece tartışma rejim içinde kalmayacak, hep rejim üzerinde olacaktır” dedi. Anayasa’yı “polis tüzüğü”ne benzeten Selçuk, Anayasa’nın kaldırılması ya da temelden değiştirilmesi konusunda toplumun sözbirliği içinde olduğunu vurguladı.
Sami Selçuk, 1982 Anayasası’nın birçok maddesinin değiştirildiğini, yarıdan fazla maddesinin de değiştirilmek istendiğini bu durumda yeni bir anayasa yapılmasının daha doğru olacağını kayderek, “1982 Anayasası’nın siyasiler uzlaşamadığı için yürürlükte olduğunu” savundu ve siyasal bir uzlaşma sağlanamayacaksa, kişisel olarak, yeni bir anayasa için bütün kesimleri temsil eden katılımcı bir “Kurucu Meclis” oluşturulmasını önerdi.
“Geliniz, yargıyı öbür erklerle eşit kılalım. Erken cumhuriyet döneminde bu eşitlik vardı, demokratik cumhuriyet döneminde bu yok edildi” diyen Selçuk, yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesi için Anayasa’nın emrettiği özel yasanın 40 yıldır çıkmadığını söyledi.
Tam bağımsız yargı
Yargının tam anlamıyla bağımsız kılınması gerektiğini dile getiren Selçuk, “Yargıya politika girdi mi adalet kirlenir” dedi. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK)’nun bağımsız olmadığını, kurulun işlemlerine karşı yargı yolunun kapalı olduğunu da ifade eden Selçuk, Yargı Erki Ulusal Kurumu oluşturulmasını istedi.
Selçuk, memur yargılamasında “Kol kırılır yen içinde kalır” anlayışının egemen olduğunu oysa adaletin eylem ve kişi ayrıcalığına izin vermediğini kaydederek, son dönemde tartışma konusu olan ombudsmanlığın uygulanması halinde yolsuzlukların önlenip, yargının yükünün azalacağını savundu.
İdam kaldırılsın
“Caydırıcı olmadığı bilimce kanıtlanan, uğursuzluğuyla yargıca kalem kırdırtan, yerine getirilmesinden utanıldığı için gizlice infaz edilen, adaleti öçle karıştıran sakar ‘talion’ cezası” olarak nitelendirdiği ölüm cezasının kaldırılmasını isteyen Selçuk, hiçbir gerekçenin ölüm cezasının iğrençliğini örtemeyeceğini söyledi. Hukuk öğrenimine de değinerek, Türkiye adalet akademisi yasa tasarısının bir an önce yasalaşmasını isteyen Selçuk, “Af suçu ve suçluluğu silen bir kurumdur” dedi. Eşitlik ve nesnellik ilkesine uygun olarak af çıkarılmasını isteyen Selçuk, sık sık da kullanılmamasını önerdi.
Uzun uzun özlemlerini dile getiren Yargıtay Başkanı Sami Selçuk konuşmasını, “Yaşasın demokratik cumhuriyet” sözleriyle bitirirken, tören emekli olan yargı mensuplarıyla, ölenlerin yakınlarına plaket verilmesiyle sona erdi.

Başa dön


Özgen bağımsız yargı istedi
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Eralp Özgen de adli yıl açılışında yaptığı konuşmada, başlıca yargı sorununu yargı bağımsızlığının tam olarak sağlanamaması olarak koyarak, tam bağımsızlığın sağlanabilmesi için Cumhurbaşkanı’na bazı yüksek yargı organlarına üye atama yetkisinin kaldırılmasını istedi. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK)’na Yargıtay ve Danıştay tarafından gösterilen üç misli aday içinden üye seçme yetkisine ve Adalet Bakanı ile Bakanlık Müsteşarı’nın kurul üyeliğine son verilerek, kurulun kendi Personel Müdürlüğü ve Teftiş Kurulu oluşturulması gerektiğini belirten Özgen, HSYK’nın kararları aleyhine de yargı yolunun açılmasını istedi. Avukatların bağımsızlığının sağlanması gerektiğini de vurgulayan Özgen, Avukatlık Yasası’nın yyasalaşması gerektiğini söyledi. Özgen, siyasilerin savunmaya bakışlarını üzücü olarak değerlendirerek, cezaevleri protokolünü eleştirdi.
Af siyasi tutukluları kapsasın
Özgen, af konusuna da değinerek, siyasi suçluların affını yasaklayan Anayasa’nın 87. maddesi değiştirilerek siyasi suçluları da kapsayan affın çıkarılması gerektiğini vurguladı. Sincan F Tipi Cezaevi’ni savunan Özgen, koğuşların hücreevine dönüştüğünü öne sürdü. Özgen, ölüm cezasına karşı olduklarını söyleyerek, idamın tek kişiye endekslenerek düşünülmemesini istedi. Birkaç maddesini değiştirmek yerine yeni Anayasa yapılmasını isteyen Özgen, TBB’nin 2001 yılı Ocak ayında Anayasa Hukuku Kurultayı toplayacağını kaydetti.

Başa dön


Tüm Yargı-Sen’den protesto
Tüm Yargı-Sen, adli yılın başlamasına ilişkin dün Ankara adliye binası önünde bir basın açıklaması yaparak, adli yılın önceki yıllarda da olduğu gibi sorunlar ve sıkıntılarla başlaması ile çalışanların tazminat haklarının verilmemesini protesto etti. Basın açıklamasında konuşan Tüm Yargı-Sen Genel Başkanı Tekin Yıldız, 1999 adli yıl açılışında Sami Selçuk’un yaptığı konuşmayı hatırlatarak, değişen hiçbir şey olmadığını söyledi.
MHP kongreleri 17 Eylül’de tamamlanıyor
MHP, 6. Olağan Büyük Kongresi’ni, 30 Eylül-1 Ekim 2000 tarihlerinde yapmayı planlıyor. Büyük Kongresi için hazırlıklarını sürdüren MHP’de, ilçe kongrelerinin tamamı ile 58 ilin kongresi yapıldı. İl kongrelerinin, 17 Eylül Pazar günü tamamlanması hedefleniyor. Büyük Kongre’nin ise 1401 delegenin katılımıyla, 30 Eylül-1 Ekim 2000 tarihlerinde yapılması planlanıyor. Kongrede ayrıca, Siyasi Partiler Kanunu’nda gerçekleştirilen değişiklik uyarınca yapılan tüzük değişikliği de delegelerin onayına sunulacak. Yapılan tüzük değişikliğinde, 85 kişiden oluşan Merkez Yürütme Kurulu ve 100 kişilik Merkez Karar Kurulu’nun birleştirilerek, Merkez Yürütme ve Karar Kurulu adını alması ve bu kurulun 60 kişiden meydana gelmesi planlanıyor. Ayrıca, Başkanlık Divanı üye sayısının da azaltılması öngörülüyor.
NATO Askeri Komite toplantısı
NATO’nun 139. Askeri Komite toplantısı ve 2000 Askeri Komite Turu, 10-16 Eylül tarihlerinde Yunanistan ve Türkiye’de yapılacak. Genelkurmay Başkanlığı Genel Sekreterliği’nden yapılan açıklamaya göre, turun ilk bölümü, 10-13 Eylül tarihleri arasında Yunanistan’da, ikinci bölümü ise 13-16 Eylül tarihleri arasında Türkiye’de gerçekleştirilecek. Toplantının İstanbul’da düzenlenecek bölümüne, NATO üyesi ülkelerin Genelkurmay başkanları, NATO Müttefik Kuvvetler Avrupa Yüksek Komutanı, NATO Müttefik Kuvvetler Atlantik Yüksek Komutanı ve diğer üst düzey NATO komutanları ile eşleri katılacak.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net