www.evrensel.net  |  istatistik emek.net  |  arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Politika

Ekonomi

Dünya

Kültür-Sanat

Toplum-Yaşam

Kadın

Medya

Dosya

Köşe Yazıları



Adana’nın amatör tiyatrocuları
ADT’nin üyeleri arasında sadece tiyatro sanatçıları değil, sanata gönül vermiş, desteklemiş, herhangi bir sanat dalı ile uğraşan veya sadece tiyatroyu seven kişiler bulunuyor.

Balkanlardaki tarih değerlerine
   sahip çıkılsın

Mimarlar Odası Genel Başkanı Oktay Ekinci, Devlet Bakanı Yüksel Yalova’ya başvurarak, Balkanlar’daki tarihsel değerlere sahip çıkılmasını istedi.


Adana’nın amatör tiyatrocuları
Adana Tiyatro Derneği (ATD), resmi kuruluşu 31 Mayıs 2000’de tamamlanan bir dernek. Faaliyetlerini ildeki tiyatro yaşantısını canlandırmak, tiyatro kalitesini yükseltecek atölye çalışmaları ve uygulamalar yapmak, tiyatro ile seyirciyi en yakın ve uygun ortamlarda buluşturup seyirci sayısını yükseltmek, il genelindeki mevcut tiyatro salonlarının yanı sıra yeni ve uygun tiyatro salonları açabilecek ortamlar ve sponsorlar yaratabilmek gibi amaçlarla sürdürüyor.
ADT’nin üyeleri arasında sadece tiyatro sanatçıları değil, sanata gönül vermiş, desteklemiş, herhangi bir sanat dalı ile uğraşan veya sadece tiyatroyu seven kişiler bulunuyor.
Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akşen, Yönetim Kurulu Üyesi Mahmut Hazım Kısakürek ve üye İsmail Ökke, 19-25 Ağustos tarihleri arasında Mersin’de düzenlenen Akdere Gençlik Buluşması’na katılarak, ADT’nin çalışmalarını Adana’nın dışında da sergilediler. ADT üyelerine, bu çalışmalarında, Geleneksel Gösteri Sanatları Topluluğu üyesi Gökhan Okşar da katıldı.
Kampın mütevazi olanakları içinde, ADT, genç oyuncuların da dahil olduğu bir atölye çalışması yürüttü. Sergilenen “Karagöz ile Hacivat” oyunu, çevre sorununu işliyordu. Gölge oyunu ile başlayan etkinlik, otantik kıyafetler içindeki canlı Hacivat ve Karagöz tarafından sürdürüldü.
ADT Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akşen, neden Karagöz ile Hacivat’ı seçtikleri konusunda, “Bu tipler birer halk tipidir ve geçmişte de sarayın dışında kahvehane ve seyir alanlarında bilinen halk hikâyeleri ile kaynaşıp çarpık ve ezen düzenin tepesi olan sarayı eleştirip halkı uyaran bir yapısı vardır. Buradan çıkıp çevre kirliliğinin sebep ve sonuçlarını bu espri içinde anlatmayı düşündük” diyor.
Karagöz ve Hacivat giysileri dışındaki tüm kostüm ve aksesuarların kamp alanında ‘imal edildiği’, müzik aleti olarak birbirine vurulan taşların ve pet şişe içine konan mercimek tanelerinin kullanıldığı oyun, amatör tiyatroculuğun başarılı bir örneğini oluşturdu.

Başa dön


Balkanlardaki tarih değerlerine sahip çıkılsın
Mimarlar Odası Genel Başkanı Oktay Ekinci, Dışişleri, Kültür ve Vakıflar Sorumlu Devlet Bakanı Yüksel Yalova’ya başvurarak, Balkanlar’daki tarihsel değerlere sahip çıkılmasını istedi.
Ekinci, 5 Eylül 2000 tarihli başvurusunda, Balkanlar’daki etnik çatışmalar sürecinde, özellikle şoven-milliyetçi Sırp kuvvetlerinin saldırılarının kültürel mirası da hedef aldığı ve bu coğrafyadaki Osmanlı dönemine ait tarihsel değerlerin kasıtlı ve bilinçli olarak tahrip edildiğini belirtti.
Tarihsel değerlerin restorasyonu için Kosova’da faaliyet gösteren Suudi Arabistan ekipleri, Sırp saldırılarında hasar gören Osmanlı dönemi mimarlık ürünlerini onarmak yerine tümüyle yok ettiğini ve yerlerine kendi mimari üsluplarında yeni yapılar inşa ettiğini vurgulayan Ekinci, başvurusunda şu düşüncelere yer verdi: “Kosova’ya ‘kültürel yardım’ gerekçesi altında uygulanmakta olan bu yıkım politikası sonucunda ise birçok cami, türbe, anıtsal yapı ve savaştan kurtulabilen diğer mimarlık eserleri bir daha geri kazanılamayacak şekilde tüm kalıntıları ve izleriyle ortadan kaldırılırken, Suudi ekiplerinin bu tutumlarıyla yine Osmanlı döneminden kalma mezarlıklar bile yağmalanmakta ve anıtsal mezar taşları parçalanarak adeta kültürel bir yok ediş tavrı sergilenmektedir.”
Platformlar destek bekliyor
Bütün bu gelişmeler üzerine uluslararası duyarlılığı harekete geçirmek üzere girişimler başlatan Kosova Kültürel Miras Projesi sözcülerinden Andras Riedlmayer’in Türkiye’den destek bekleyen açıklamalar yaptığına değinen Ekinci, ‘Suudiler, bir bakıma Sırpların etnik çetelerinden daha tehlikeli bir şekilde tarihi mirası tehdit etmektedir’ yönlü çağrılara kulak verilmesini istedi.
Ekinci, bakanlıklardan, Suudi ekiplerin uluslararası koruma sözleşmelerine de aykırı olan bu tutumlarını bir an önce durdurmaları yönünde gerekli girişimlerde bulunulmasını ve konunun uluslararası kamuoyuna ve kültür kurumlarının bilgi ve ilgilerine sunma yönündeki çalışmalara destek verilmesini talep etti.

Başa dön


Fotoğrafta Özportre
Geniş Açı’da

İki ayda bir yayımlanan fotoğraf sanatı dergisi Geniş Açı’nın son sayısı “Fotoğrafta Özportre” başlığıyla okurlarının karşısında. Dergide Elif Küçüksayraç, Volkan Dede, Merih Akoğul, Özge Baykan, Burcu Kaya- Deniz Yalım, Handan Saatçioğlu “Fotoğraf ve Özportre” başlığına ilişkin çeşitli altbaşlıklarda yazılar kaleme almışlar. Geniş Açı’nın bu sayısında ayrıca Fransız fotoğrafçı Isabelle Rozenbaum ile yapılan bir söyleşi, Deniz Yalım’ın Ana Mendieta’nın fotoğrafları üzerine bir yazısı ve ekim ayında gerçekleştirilecek İstanbul Saydam Günleri’ne ilişkin bir yazı da yer alıyor.
Azeri ressamdan Ankara’da sergi
Azerbaycan’ın yaşayan en önemli grafik ve resim sanatçılarından Nadir Abdurrahmanov Gambaroğlu’nun resim sergisi, Devlet Resim Heykel Müzesi’nde açıldı. Açılışta bir konuşma yapan Nadir Abdurrahmanov Gambaroğlu, bu serginin kardeş iki ülkenin birlikteliğinin bir göstergesi olduğunu ifade ederek, "Bu sergi Azerbaycan kültürü ile Anadolu kültürünün yürek sözüdür. Sergi, Anadolu Türkleri ile Azerbaycan Türkleri arasında bir köprü olursa kendimi çok mutlu hissederim" dedi. 10 Eylül’e kadar açık kalacak olan sergide, sanatçının kendi ülkesinin yanı sıra İtalya, Kore, Nepal gibi ülkelerdeki yaşamı konu alan pastel ve yağlıboya resimleri yer alıyor.
Zorba balesi sanatseverlerle buluştu
Macar Devlet Balesi’nce sahnelenen, Nikos Kazancakis’in ölümsüz eseri “Zorba”nın bale gösterisi, İstanbullu sanatseverlerle buluştu. Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda başlayan gösteriye, Macar Devlet Balesi’nin 55 dansçısıyla, mezzo soprano Bernadett Wiedemann ile beraber 45 kişilik Macar Devlet Korosu ve 6 kişilik Sirtos Buzuki Orkestrası eşlik ediyor. İki perdeden oluşan ve direktörlüğünü Gyula Harangozo’nun yaptığı gösterinin uyarlama ve koreografisi Gabor Kevehazi’ye, sahne tasarımı Miklos Borsa’ya, kostüm tasarımı Anna Burda ve Kalman Varga’ya, müziği ise Mikis Theodorakis’e ait. Satışa çıktığı ilk 3 günde biletleri tükenen gösteri, 9 Eylül Cumartesi günü sona erecek.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net