www.evrensel.net  |  istatistik emek.net  |  arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Politika

Ekonomi

Dünya

Kültür-Sanat

Toplum-Yaşam

Kadın

Medya

Dosya

Köşe Yazıları



ESK yeni saldırılar için
  toplanıyor

Uzun bir aradan sonra yarın yapılacak Ekonomik Sosyal Konsey toplantısının en önemli gündemi toplusözleşmeler. TÜSİAD’ın geçtiğimiz günlerde açıkladığı ‘istekleri’ içinde ESK’in toplanması da vardı.

İzaydaş’taki ölümler ‘gaflet’ değil cinayet
Önce kapatılan daha sonra Çevre Bakanlığı tarafından tüm eksikliklerine rağmen ‘deprem nedeniyle geçici olarak açılan’ İzaydaş’ta geçen hafta iki işçinin ölmesinden tesis yönetimi sorumlu tutuluyor.



Meclismatik
TBMM deyince, insanın aklına, ceylan derisi koltuklarına kurulmuş, ülke sorunları hakkında atıp tutan, elleri hep patronlardan yana havaya kalkan, sahip oldukları bin bir olanakla günlerini gün eden, seçimler öncesinde sayfalar dolusu vaatlerde bulunan, ancak seçimlerden hemen sonra “Dün dündür, bugün bugündür” hayat felsefesini birincil amaç edinen 550 “zat-ı muhterem”in günlerinin küçük bir kısmını geçirdikleri ‘mekân’ ve çamaşır makinası geliyor. Çünkü, ne zaman bir yolsuzluk olayı gündeme gelse, meclismatik hiçbir konuda olmadığı kadar hızlı ve sistemli bir şekilde çalışıyor ve kirli çamaşırları beyazlatıyor!. Ancak, bu beyazlık, deterjan reklamlarında bahsedilen ‘temizlik’ten daha farklı. Meclismatik, reklam sloganlarında bahsedilen şekilde kirleri kökünden söküp atmıyor. Sadece, varolan kirin üzerini örtüyor ya da örtmeye çalışıyor. Ama herkes çok iyi biliyor ki, kir ve oluşturduğu leke orada duruyor, sadece üzerine beyaz bir boya çekilmiş.
Nihayetinde geçtiğimiz hafta TBMM gündemine 7 soruşturma dosyası geldi; yolsuzluk, usulsüzlük ve çete ilişkileri ile ilgili. Sonuç hiç kimseyi şaşırtmadı, hiç kimse tahminlerinde yanılmadı. 7 dosyanın yedisi de aklama ile sonuçlandı. ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, halkın ortak malı olan bir KİT kuruluşunun -SEKA’nın- arazisini bedelsiz olarak Koç-Ford ortaklığına verdiği için hakkında Yüce Divan istemiyle yapılan oylamadan, kısmen yara almış olsada kurtulmayı başardı! 172’ye, 215 oyla meclismatikten geçti. TÜRKBANK (Mesut Yılmaz-Güneş Taner), SSK sınavı (Necati Çelik), Çete (Mesut Yılmaz) dosyaları da aynı yöntemle sözde aklandı. Bazı siyasi partilerin, “Biz temiziz, yolsuzluklarla mücadele ediyoruz” imajı vermek amacıyla kopardıkları gürültü hemen sönüverdi. Aynı yolun yolcuları el ele, kol kola halkın sırtına biraz daha yapışarak, yeni ‘icraatlarına’ koyuldular.
Meclis, yolsuzluk dosyalarını birer birer ‘aklar’ken geçtiğimiz hafta F Tipi cezaevleri de yeniden gündeme getirildi. Adalet Bakanı, F Tipi cezaevlerinden 5’inin ağustos ayı içinde faaliyete geçirileceğini duyurdu. Bakanlığın verdiği bilgiye göre, F Tipi cezaevleri 1 ve 3 kişilik odalardan (hücre) oluşuyor. Odaların her birinin kendi havalandırması (ancak yukarı doğru bakılınca gökyüzünün görülebildiği, 1-2 metrekarelik alan) var. Yemekler ise tutukluya mazgaldan veriliyor. Tutukluların bir araya gelmemesi, insan yüzü görmemesi için her şey planlanmış. Bu hücrelere ilk etapta siyasi tutuklular yerleştirilecek. Yani, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından hukuka aykırı bulunan DGM’lerin, idam ve 24 yıla dek varan cezalar yağdırdığı kişiler hücrelere kapatılacak. Siyasi tutuklular, ömürlerinin neredeyse yarı süresi boyunca insan yüzüne ve sesine hasret bir şekilde yaşamaya zorlanacaklar. Yaşamaktan da ziyade, psikologların da vurgu yaptığı üzere, çıldırmamak için mücadele edecekler.
Bir insana verilebilecek en cezalardan biridir, yalnız bırakılmak. Ama, bu da yetmiyor, dişlerini bileyenlere. “Islah olmuş mahkûm” kategorisine girmeyenlerin, kendi hücrelerinden alınarak, ışık ve ses geçirmeyen başka hücrelere atılacağı duyuruluyor.
Tutukluların, tutuklu yakınlarının, kitle örgütlerinin tüm uyarıları, eleştirileri, feryatları dikkate alınmıyor. İkitelli medyası aracılığıyla, yeni acılara zemin hazırlanıyor, tutuklu ve tutuklu yakınları toplumdan tecrit edilmeye çalışılıyor. Siyasi tutuklular ise hücrelere girmeyeceklerini şimdiye kadar birçok kez dile getirdiler.
Tüm bu gelişmeler ışığında, ağustos ve eylül ayı içerisinde cezaevleri ve buradan topluma yansıyan büyük gerginlikler yaşanmasından endişe ediliyor. Daha önceki yıllarda yaşanan acıları yaşamamak ve istenilmeyen sonuçların önüne geçmek için daha güçlü hareket etmek gerekiyor. Bunun için de bölünmek yerine ortak hareket etmek bir zorunluluk olarak kendini dayatıyor. Cezaevleri sorununa dikkat çekmek için kurulan platformda bu düşüncenin ilk adımı. Cezaevleri sorunu konusunda yapılacak ilk işlerden biri de bu adımı daha da büyütmek olmalı.
***
Bu arada, geçtiğimiz haftadan itibaren kadın okurlarımız için özel bir sayfa ayırmaya başladık. Her hafta perşembe günü yayınlanacak olan Evrensel Kadın sayfası, işçi ve emekçi kadınların karşı karşıya oldukları iki kat sömürü, gelenek baskısı ve şiddet, çalışma yaşamında, hukukta, eğitimde, medyada, kültürde karşılaştıkları sorunlar ve bütün bunlara karşı verdikleri mücadeleyi konu alacak. Deneyimleri ve mücadeleleriyle dersler veren çeşitli meslek alanlarındaki kadınların portreleri, röportajlar, farklı kadın akımları üzerine tartışmalar ve her alandaki cinsiyetçilik eleştirisi de Evrensel Kadın sayfasında yer alacak.
İyi haftalar

Başa dön




Durum
ABD diğerleri ve Kosova
Ahmet Yaşaroğlu

OHAL yasağında 539. gün
OHAL Bölge Valiliği, gazetemizin dağıtımının OHAL bölgesinde hangi gerekçeyle yasaklandığını halen açıklamadı. Gazetemize yönelik yasaklama hakkında bilgi almak ya da görüşlerini bildirmek isteyenler, şu telefon ve faks numaralarını arayabilir:

OHAL Bölge Valiliği
Tel (412) 228 63 00-05
Faks (412) 224 35 72

İçişleri Bakanlığı
Tel (312) 425 40 80,
(312) 418 13 68,
(312) 425 45 59
Faks (0 312) 418 17 95

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net