www.evrensel.net  |  istatistik emek.net  |  arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Politika

Ekonomi

Dünya

Kültür-Sanat

Toplum-Yaşam

Kadın

Medya

Dosya

Köşe Yazıları



İzaydaş’taki ölümler ‘gaflet’ değil cinayet
Önce kapatılan daha sonra Çevre Bakanlığı tarafından tüm eksikliklerine rağmen ‘deprem nedeniyle geçici olarak açılan’ İzaydaş’ta geçen hafta iki işçinin ölmesinden tesis yönetimi sorumlu tutuluyor.

Sürek, geceyi gözaltında geçirdi
Gazetemiz yazarı ve Metin Göktepe davası avukatı Kamil Tekin Sürek hâlâ gözaltında. Önceki gün gözaltına alınan Sürek’le görüşmek isteyen avukatlara dün izin verilmedi.

‘Mücadeleci KESK’ isteği
Enerji Yapı Yol-Sen’in 5. Olağan Genel Kurulu dün yapılan seçimlerle sona erdi. Genel kurulda söz alan delegeler KESK’i eleştirerek, on yıllık mücadele geleneğinin gerisine düştüğünü söylediler.

Hepatit B reçete dışı
Hepatit B aşısının reçeteden çıkartılması hekimlerin tepkisine neden oldu. Prof. Dr. Hasan Salih Zeki Aksu, kronik hepatitten korunmanın ucuz, tedavisinin ise çok pahalı olduğunu söyledi.


İzaydaş’taki ölümler ‘gaflet’ değil cinayet
Sibel Hürtaş
Çevrecilerin ve meslek odalarının eksikliklerini göstererek çalışmasına karşı çıktığı İzaydaş Katı Atık Yakma Tesisi’nde 21 Haziran günü, tıkanan kolektör hatlarını açmak isteyen Mehmet Özgür ve Nihat Durak adlı işçiler zehirlenerek yaşamını yitirirken, Binali İsmailov adlı işçi hastaneye kaldırıldı.
Tesis Genel Müdürü Kenan Emir, kazanın “işçilerin bir anlık gafleti”nden kaynaklandığını öne sürerken, Kocaeli Çevre Koruma Derneği Başkanı Nuriye Kazaner ölümlerin basına yansıtıldığı gibi olmadığını söyledi. Tesis daha önce Çevre Bakanlığı’ndan lisans alamadığı için kapatılmış, daha sonra deprem atıklarının yok edilmesi bahanesiyle hemen açılmıştı.
Açıldığı ilk günden bu yana İzmit halkı ve çevre örgütlerinin tepkisini çeken tesiste iki işçinin ölmesi olayının üstü “işçilerin gafleti” öne sürülerek kapatılmaya çalışılırken, olayın hemen ardından tesiste incelemelerde bulunan Kazaner, ölümlerin tesisten kaynaklandığını söyledi.
Ölümler kuşkulu
İzmit Çevre Koruma Derneği Başkanı Nuriye Kazaner gazetemize yaptığı açıklamada, olayın kamuoyuna yanlış aktarıldığını söyledi. Tesisin evsel depolama alanında ki 4 No’lu lotta metan gazının dışında bir gaz oluştuğunu söyleyen Kazaner, metan gazının zehirleyerek öldürmediğini, Ümraniye Çöplüğü örneğinde de olduğu gibi patladığını, burada değişik gazların türediğini açıklayarak fabrika yönetimini yalanladı. Olay yerinde incelemelerde bulunan Kazaner olayın şöyle geliştiğini anlattı: “Bu alandaki logarları temizlemek için 4 işçi 1.5 metre derinliğindeki alana giriyorlar. Mehmet Özgür’ün aşağı indikten sonra kendisinden hiçbir ses gelmemesi üzerine Nihat Durak aşağı iniyor. Ancak Durak’tan da hareket gelmiyor. Bunun üzerine üçüncü işçi olan Binali İsmailov isimli işçi aşağı doğru iniyor ve işçilerin burada hareketsiz yattığını görüyor. O henüz aşağı inmeden dördüncü işçi İsmailov’u yukarı çekiyor.”
Hiçbir önlem alınmamış
Olayın ardından sağ kalan işçilerin tesis doktorunu çağırdığını söyleyen Kazaner, işçilerin logarlardan çıkarılarak çevreye yatırıldığını ve burada müdahale edilmediğini, yanlarına maskeler konarak resimlerinin çekildiğini bunun da basına dağıtıldığını söyledi. Kazaner, Tesisin Genel Müdürü Kenan Emir’in de bu şekilde basına açıklama yaptığını hatırlatarak “Bu bir anlık gaflet değil, tesisin sorumluluğunda olan bir yanlıştır” dedi. Kazanın ardından işçilerin yanlarına maskeler konduğunu öğrendiklerini söyleyen Kazaner, maskelerin yepyeni ve hiç kullanılmamış olduğunu saptadıklarına da dikkat çekerek tesiste işçiler için önlem alınmadığını ifade etti.
Kazaner, olayın yönetmeliklere uygun olmadan hazırlanan depolama alanındaki sızıntıdan kaynaklanmış olabileceğini aktardı.
Ağırgün tesisi savundu
Çevre Bakanlığı ise tesiste teknik heyete yaptırdığı hasar tespiti ile ‘sağlıklı ve çalışabilir’ kanısına vararak tesisi açtırmıştı. Söz konusu raporun altında imzası bulunan Çevre Koruma Genel Müdürü Sami Ağırgün ise, konu hakkında gazetemize yaptığı açıklamada, kazanın işçilerin maskelerini unutmasından dolayı meydana geldiğini, temizliğin her üç ayda bir yapıldığını daha önce herhangi bir kazanın meydana gelmediğini söyledi. Tesisten kaynaklanan herhangi bir yanlışın olmadığını öne süren Ağırgün de Ümraniye örneğini verip bu tür kazalarla sık sık karşılaşıldığını söyleyerek iki işçinin ölümünden sorumlu tutulan tesisi savundu.
Daha önce uyarmışlardı
Daha önce kamuoyu ve Çevre Bakanlığı konu hakkında birçok kez uyarılmış, tesisin kapatılması istenmişti. Çevre Mühendisleri Odası eski Başkanı Ethem Torunoğlu, İzaydaş’ın yönetmelik standartlarına aykırı olmasının yanı sıra deposunda da çatlak bulunduğunu dile getirmiş, ayrıca tesisin yaklaşık 290 bin ton tehlikeli atığı saklayacağı depo sahasının ise yapılan araştırmaya göre geçirimsiz ve sağlıksız olduğunu söylemişti.
Tesiste Greenpeace tarafından yapılan incelemelerde de endüstriyel atıkların ve yakma tesisinden kaynaklanacak taban küllerinin gömüleceği lotun, tehlikeli atık yönetmeliğindeki standartlara uygun olmadığı ortaya çıkmıştı.

Başa dön


Sürek, geceyi gözaltında geçirdi
Ankara’da HADEP Gençlik Komisyonu tarafından önceki gün yapılan “Demokratik Anayasa ve Türkiye” konulu panelin çıkışında polisler tarafından gözaltına alınan Metin Göktepe davası avukatı, Emeğin Partisi GYK Üyesi ve gazetemiz yazarı Kamil Tekin Sürek geceyi gözaltında geçirdi.
Metin Göktepe davasının müdahil avukatlarından da olan Sürek’in haftalık Gerçek dergisinin sahipliğini yaptığı 1993 yılına ilişkin bir para cezası bahane edilerek gözaltına alındığı öğrenildi. Sürek’in gözaltına alınmasına, İstanbul 1 No’lu DGM’nin verdiği karar uyarınca işlem yapan İstanbul Şişli Cumhuriyet Savcılığı’nın çıkardığı “yakalama emri” yol açtı.
Ankara Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şubesi’nde tutulan Kamil Tekin Sürek, önceki akşam kendisiyle görüşen Avukat Namık Keleş’e, gözaltına alınmasına yol açan para cezasının 50 milyon lira olduğunu ve bu miktarın 15 milyon lirasını ödediğini, geriye kalan 35 milyon liralık bölümün ise basın affı nedeniyle ertelendiğini söyledi. “Gözaltına alınmasının yasal dayanağı bulunmadığına” vurgu yapan Sürek, sağlık durumunun iyi olduğunu sözlerine ekledi.
Geceyi gözaltında geçiren Sürek ile görüşmek için dün sabah tekrar Emniyet Müdürlüğü’ne giden avukatlara bu kez izin verilmedi. Emniyet Müdürlüğü’ne giden Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Başkanı Ali Ersin Gür de Kamil Tekin Sürek ile görüştürülmedi.

Başa dön


‘Mücadeleci KESK’ isteği
Enerji Yapı Yol-Sen’in 5. Olağan Genel Kurulu dün yapılan seçimlerle sona erdi. Genel kurulun önceki günkü bölümünde sermayenin saldırılarının küresel boyutta arttığını, buna karşı mücadele etmenin eski sendikal anlayışla mümkün olmadığını dile getiren delegeler, KESK’i de bu doğrultuda eleştirerek, on yıllık mücadele geleneğinin gerisine düşüldüğünü söylediler.
Genel kurulda söz alan İstanbul delegesi Çetin Dinçer, gişelerdeki işbırakmalardan dolayı yargılandıklarını, para cezalarına çarptırıldıklarını, ancak genel merkez yöneticilerinin kendilerine sahip çıkmadığını söyledi. Çalışma Raporu’nda da gişe memurlarının eylem ve davalarına bir iki cümle yer verilmesini eleştiren Dinçer, işten atmalarla, sürgün ve cezalarla kendilerini yıldıramayan iktidarın, para cezaları gibi yeni bir yöntem denediğine dikkat çekti.
KESK’in on yıllık sürecinin gerisinde olduğu eleştirisini yapan İzmir delegesi Kubilay Erkaya, KESK’in taban iradesi doğrultusunda tam bir irade gösteremediğini, sendikalarında da benzer sorunların yaşandığını söyledi. İzmir Delegesi Ahmet Domaç da Enerji Yapı Yol-Sen’in sadece enerjide özelleştirme konusunda sesini çıkardığını, oysa Devlet Su İşleri (DSİ)’nde projenin, sulamanın bile özelleştirilmesinin söz konusu olduğunu vurguladı.
“Sessiz tabanın” sesi olarak konuştuğunu belirten Adana Delegesi Mehmet Dağlı sendikanın üye kaybettiğini, yönetimin alın terini değil, siyasi yapılanmasını öne çıkardığını ileri sürdü. KESK temsilcisinin salondan erken ayrılmasını da eleştiren Dağlı, mücadelenin üyelerin özlük hakları öne çıkarılarak yürütülmesini istedi.
Yeni mücadele yöntemleri
İstanbul Delegesi Gürsel Ümit Sever de KESK’in onca deneyime rağmen olduğu yerde saydığını kaydederek, kolektif üretim ve kolektif uygulamanın hayata geçtiği sendikalarında, son alınan işbırakma kararının tarihinin yanlış olduğunu belirtti. İşçilerin ve emperyalizmin öne çıkarıldığı eleştirisini yapan delegelere seslenen Ümit Sever, “Burada emperyalizmi teşhir edip, mücadele kararları çıkaracağız. Emperyalizm, IMF ve Dünya Bankası’ndan farklı bir şey mi ki teşhir etmeyelim?” diye sordu. Geleneksel sendikacılık anlayışı ile hak almanın mümkün olmadığına da dikkat çeken Ümit Sever, yeni mücadele yöntemleri denenmesini, sendikal mücadeleye katkısı olan tüm insanların birlikte çalışma koşullarını yaratmalarını istedi.
Trabzon Delegesi Kenan Uzun’un KESK’i sert bir dille eleştirerek, kendi içindeki çekişmeler nedeniyle küçülerek parlamento dışı kalan CHP’ye benzetmesi bazı tepkilere neden oldu. Ancak Uzun, erken teşhisin hayat kurtaracağından hareketle bu tespiti yapmak gerektiğini belirterek, “alın teriyle kurdukları sendikalarına sahip çıktığını” söyledi.
İstanbul delegesi Erhan Karaçay da Seattle’de emperyalizme karşı verilen mücadeleyi örnek göstererek, ayrı gösterilmek istenseler de sınıfın bir parçası olduklarını ve emperyalist saldırganlığa birlikte karşı koymak gerektiğini vurguladı. Ülkenin asıl sahipleri olarak emekçiler üzerinde oynanmak istenen oyunu bozmak zorunda olduklarını belirten Karaçay, “Hata yapma lüksümüz yok” dedi.
Eleştirilere cevap veren Genel Başkan Cengiz Faydalı, gişe memurlarının davalarıyla yeterli ilgilenilmediği ve çalışma raporunun geç çıktığı eleştirilerini haklı buldu. Faydalı, seçimlerde ayrı ayrı listelerin çıkmasının örgütü parçalamak anlamına gelmediğini belirterek, üç liste çıkmasının doğal olduğunu söyledi.

Başa dön


Hepatit B reçete dışı
Hepatit B aşısının reçeteden çıkartılması hekimlerin tepkisine neden oldu.
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Klinik Bakteriyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Salih Zeki Aksu, kronik hepatitten korunmanın ucuz, tedavisinin ise çok pahalı olduğunu söyledi. Hepatit B aşısının, Türkiye koşullarında ömür boyu koruyuculuk sağladığını belirten Aksu, Sağlık Bakanlığı’nın aşıyı reçeteden çıkarmasının doğru bir karar olmadığını, aspirin parası bulamayan insanların, Hepatit B aşısı alarak yaptırmalarının zor olduğunu ifade etti.
“Sosyal devlet, halkın sağlığını sonuna kadar korumalıdır” diyen Aksu, şöyle devam etti: “Toplum sağlığını güvence altına almak için aşının kolay erişilebilir olması şarttır. Devlet, erişkinler için reçeteye yazılan aşının parasını ödemelidir. Kronik Hepatit B hastalığının tedavisi var. Her yıl yeni yeni antiviral ilaçlar tedaviye giriyor. Ancak tedavi çok pahalı ve yüzde yüz değil. Tedavide başarı, virüsün kanda uzun süre görülmemesi olarak değerlendiriliyor. Daha sonra yeniden ortaya çıkabilir. Ayrıca virüs ilaçlara direnç kazanıyor. Kronik Hepatit B hastalarının tedavisine milyarlarca lira harcanıyor. Korunma ucuzken, neden bunca masraf yapılsın?”
Dişhekimleri ve berberler
Hepatit B virüsünün, en çok diş hekimleri ve berberlerde bulaştığını, berberlerin kendilerini de enfekte etmesi gerektiğini anlatan Aksu, bu grupların eğitilmesinin büyük önem taşıdığını, meslek odalarının bunu yapabileceklerini söyledi. Hastalığın doğru bilinmesinin, bulaşmayı önleme açısıdan çok önemli olduğunu belirten Aksu, “Yanlış bilmektense hiç bilmemek daha iyi” diye konuştu.
Yaz aylarına dikkat
Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatma Sırmatel ise yaz aylarının, tatil olgusu ve buna bağlı olarak bireylerin kendilerini daha özgür hissetmeleri nedeniyle Hepatit B’nin bulaşma yolları açısından elverişli bir ortam olduğunu söyledi.
Hepatit B’nin en önemli özelliğinin, hastalığın büyük oranda sinsi, yani belirtisiz seyretmesi olduğunu anlatan Doç. Dr. Sırmatel, belirtileri şöyle sıraladı: “Virüsü alan kişide yorgunluk, halsizlik, iştah kaybı, hafif ateş, baş ve karın ağrısı gibi, soğuk algınlığından ayırt edilemeyen şikâyetler görülür. Hastalığın tipik bir belirtisi yoktur. Gözler başta olmak üzere hastada sararma, hastalığı taşıyanların ancak yüzde 10’unda görülür.”

Başa dön


Hakkâri’de askeri operasyon
Askerler tarafından Hakkâri’nin Şemdinli ilçesinde gerçekleştirilen operasyonda, 11 PKK’linin öldürüldüğü iddia edildi. Operasyonda, 1 askerin de öldüğü, 1’inin de yaralandığı bildirildi. Olağanüstü Hal Bölge Valiliği’nden yapılan açıklamada, bölgedeki operasyonların sürdürüldüğü bildirildi.
Çocuk sorunları masaya yatırılıyor
İstanbul Valiliği bünyesindeki İstanbul Çocukları Vakfı tarafından düzenlenen “1. İstanbul Çocuk Kurultayı”, bugün Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda başlayacak. İstanbul Valiliği’nden yapılan açıklamada, 32 ilçeden 392 çocuk delegenin ve 8 ayrı komisyonda 397 akademisyen, uygulamacı ve çocuk entellektüelinin görev yapacağı kurultayda, İstanbul’un çocuk sorunlarının ele alınacağı bildirildi. Açıklamada, kurultayda 171 çocuk uzmanın hazırladığı 680 sayfalık “İstanbul Çocuk Raporu”nun değerlendirileceği, İstanbul’da yaşayan risk altındaki çocuklar öncelikli olmak üzere bütün çocuklara yönelik eğitim, sağlık, hukuk merkezli sorunlar tartışılarak, çözüm yolları üzerinde durulacağı kaydedildi.
Giresun’da üniversite için miting
Giresun Belediye Başkanı Mehmet Işık, “Giresun Üniversitesini İstiyoruz” mitingine katılmayanların “Giresun’un sahibi yok” demeye hakları olmadığını söyledi. Giresun’a üniversite kurulması amacıyla düzenlenen mitinge katılımın beklenenden az olması hayal kırıklığı yaratırken, mitinge Giresunlu 5 milletvekilinden yalnızca Rasim Zaimoğlu ile Turhan Alçelik katıldı. Belediye Başkanı Mehmet Işık, üniversite için her şeyi bırakıp bir araya geldiklerini belirterek, “Bu miting kendimizi kurtarma mitingidir. Bu mitinge katılmayanın ‘Giresun’un sahibi yok’ demeye hakkı yok. Artık can boğazımıza kadar geldi. SEKA elden gidiyor. Liman harabe, Tirebolu-Torul yolunun ışık sorunu sürüyor. Sahil yolu ise Allah’a emanet” dedi.
Yabancı Dil Sınavı yapıldı
Üniversitelerin yabancı dil ile ilgili bölümlerinde okumak isteyen adayların girdiği Yabancı Dil Sınavı dün yapıldı. ÖSYM Başkanı Dr. Fethi Toker, sınavın yurt genelinde sakin geçtiğini belirtti. Kimlik kontrollerinden sonra sınav salonlarına alınan adaylar, 2.5 saat ter döktü. Saat 09.30’da başlayan ve 12.00’de sona eren sınav, devlet üniversitesi rektörlüklerinin bulunduğu 40 il merkezi ile KKTC’nin başkenti Lefkoşa’da gerçekleştirildi. Sınava, geçen pazar günü Öğrenci Seçme Sınavı’na giren 25 bin 975 aday katıldı.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net