www.evrensel.net  |  istatistik emek.net  |  arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Politika

Ekonomi

Dünya

Kültür-Sanat

Toplum-Yaşam

Kadın

Medya

Dosya

Köşe Yazıları



İstanbul mitingine çağrı
24 Haziran Cumartesi günü Çağlayan Meydanı’nda yapacağı mitingin hazırlıklarını hızlandırarak sürdüren Emek Platformu İstanbul Bileşenleri, emekçileri miting alanında buluşmaya çağırdı.

İHD: Şüpheli asker ölümleri aydınlatılsın
İHD’den yapılan açıklamada, faili meçhul cinayetlere bir de şüpheli asker ölümlerinin eklendiği bildirildi.

YÖK Başkanı topun ağzında
TBMM bünyesinde kurulan YÖK Araştırma Komisyonu’nun 22 sayfalık raporu, üniversitelerin ve YÖK’ün yolsuzluklarını listeledi.

Adnan Ağca, kardeşini savundu
Mehmet Ali Ağca’nın ağabeyi Adnan Ağca, kardeşinin Abdi İpekçi cinayetinde hiçbir rolü olmadığını ve haksız yere suçlandığını iddia etti.


İstanbul mitingine çağrı
Şerif Karataş
Emek Platformu İstanbul Bileşenleri, bütün emekçileri 24 Haziran Cumartesi günü Çağlayan Meydanı’nda yapılacak mitinge çağırdı. Miting hazırlıklarını hızlandırarak sürdüren miting tertip komitesi, IMF dayatmalarını kabul etmeyeceğini dile getirerek emekçilerin miting alanında buluşmasını istedi.
Miting hazırlıklarını gazetemize değerlendiren tertip komitesi üyesi ve Yol-İş 1 No’lu Şube Başkanı Ali Akdağ, mitingle ilgili bölgelere bildiri ve afiş dağıttıklarını söyledi. İşyerlerinde mitingle ilgili toplantılar yaptıklarını dile getiren Akdağ, mitingin zorunlu tasarrufların gaspına, IMF’nin dayatmalarına, kamu çalışanlarına ek zam, grevli toplusözleşmeli sendika ve işgüvencesi gibi talepleri içerdiğini belirtti. Çalışanların haklarına sahip çıkmaları gerektiğini kaydeden Akdağ, devletin batık beş bankayı kurtarmak için 6 milyar dolar bulduğunu ifade ederek, Zorunlu Tasarruf Fonu’ndaki paraların ödenmesi için herkesi mitinge çağırdı.
IMF dayatmalarına karşı
KESK adına miting tertip komitesinde yer alan Eğitim-Sen 4 No’lu Şube Başkanı ve KESK İstanbul Şubeler Platformu Sözcüsü Ahmet Korkmaz da, mitinge platform dışında katılacak olan siyasi partiler ve kitle örgütleri ile bugün toplantı yapacaklarını söyledi. IMF dayatmalarına karşı emekçilerin birliğini sağlayacak olan mitinge katılım çağrısı yapan Korkmaz, tüm çalışanların alanlara çıkıp güçlerini göstermeleri gerektiğini dile getirdi.
Bir dönüm noktası olacak
DİSK adına miting komitesinde yer alan Genel-İş 3 No’lu Bölge Başkanı Zeynel Demirçivi, miting komitesinin kendi arasında toplantı yaparak gerekli teknik hazırlıkları yaptığını kaydetti. Demirçivi, İstanbul’da 30 belediyede grev aşamasına gelindiğini belirterek, mitingin kapanan görüşmelerin önünü açacağına inandığını söyledi. Bölge olarak iyi hazırlandıklarını ve bunun miting alanına yansımasını beklediklerini söyleyen Demirçivi, mitingin, hükümetin Meclis’te işçilerin alehine çıkardığı ve çıkarmayı düşündüğü yasa tasarılarına karşı yeni bir dönüm noktası olacağını kaydetti.
Bu arada, Temsilciler Kurulu’nu toplayan Genel-İş 3 No’lu Bölge’ye bağlı şubeler, mitinge kitlesel katılımın sağlanması için komite oluşturduklarını bildirdi.

Başa dön


İHD: Şüpheli asker ölümleri aydınlatılsın
İHD’den yapılan açıklamada, faili meçhul cinayetlere bir de şüpheli asker ölümlerinin eklendiği bildirildi. Derneğin İstanbul Şubesi, konuyla ilgili hazırladığı raporu dün basına sundu. Raporda, askerde intihar eden 13 gençten bahsediliyor.
Vicdani ret tanınsın
Son yıllarda derneklerine, çocukları askerde şüpheli bir şekilde ölen birçok insanın başvurduğunu belirten İHD İstanbul Şube Başkanı Eren Keskin, bu ölümleri resmi makamların “intihar’ olarak açıkladığını, ancak bu açıklamaları inandırıcı bulmadıklarını söyledi. Keskin, Kopenhag Kriterleri’ne uyacağını açıklayan Türkiye’nin, bu belgenin 18/1. maddesinde yer alan askerlik hizmetiyle ilgili “vicdani ret” hakkına uymak zorunda olduğunu kaydetti. Ülkeyi sevmek ya da ülkeye hizmet etmenin sadece askerlik yapmakla sınırlandırılmaması gerektiğini de ifade eden Keskin; eline silah almak istemeyen, ancak topluma hizmet etmek isteyen binlerce gencin başka şekilde hizmet verebileceğine dikkati çekti. Keskin, “vicdani ret”in bir hak olarak tanınıp gerekli yasal düzenlemelerin yapılması halinde “şüpheli” ölümlerin azalacağını kaydetti.
İHD’nin basına sunduğu rapor, askere giden çocuklarının ölüm haberlerini alan ailelerin yasal mercilerden bir cevap alamamaları üzerine hazırlanmış. Raporda, İHD’ye başvuran 13 ailenin, kendilerine söylenen “Silahıyla intihar etme”, “Silahındaki mandalın düşmesi sonuçu çıkan kurşunla vurulma”, “Köprüden atlama”, “Firar” iddialarını da kabul etmediği aktarılıyor. Raporda bulunan vakalardan iki örnek ise şöyle:
Olmayan nişanlı için intihar!
28 Nisan 1999 tarihinde Hollanda’dan sınır dışı edildikten sonra askere alınan Süleyman Aksoy’un, 12 Temmuz 1999’da görev yaptığı GATA’da bulunan köprüden intihar ettiği bildirilmiş ailesine. Aksoy’un ailesine, “Süleyman, nişanlısı tarafından terk edilmesi üzerine girdiği bunalımdan çıkamayarak intihar etti” denilirken, aile, Aksoy’un nişanlısının olmadığına dikkat çekiyor.
Beraat etti
Askerdeyken intihar ettiği açıklanan askerlerden birisi de Maşşallah Yılmaz. Ailesi, Yılmaz’ın, telefon ederek kendisine kötü davranıldığını ve hayatından endişe ettiğini söylediğini anlatmış. Aile, oğullarının ölüm haberi üzerine bir araştırma yapmış. Rapordaki anlatımlara göre, Yılmaz ailesi, oğullarının, JİTEM mensubu Uzman Çavuş Murat Avcı tarafından kasten öldürüldüğünü öğrenmiş. Avcı, önce ailenin açtığı dava sonucu ‘müessir fiil’ suçundan 5 ay hapis cezası almış, daha sonra karar Yargıtay tarafından bozulmuş. Ailenin Avcı’ya tekrar açtığı dava beraatle sonuçlanmış. Avcı, aynı suçtan bir süre Diyarbakır Kapalı Cezaevi’nde kaldıktan sonra serbest bırakılmış.
İHD’den verilen bilgiye göre, Hollanda’dan sınır dışı edildikten sonra askere alınan Süleyman Aksoy ve Savaş Çelik’in de intihar ettiği haberlerine ilişkin dün Amsterdam’da da bir basın toplantısı düzenlendi.

Başa dön


YÖK Başkanı topun ağzında
TBMM bünyesinde kurulan YÖK Araştırma Komisyonu nihai raporunu açıkladı.
Raporda, pek çok konuyla ilgili olarak YÖK Başkanı Kemal Gürüz hakkında soruşturma açılması istendi. 22 sayfalık raporun 6 sayfası YÖK ve Kemal Gürüz’ün yolsuzluklarına ayrıldı. Gürüz hakkında 7 ayrı olayla ilgili soruşturma açılması istenirken, Gürüz tarafından korunduğu raporda da vurgulanan İstanbul Üniversitesi Rektörü Kemal Alemdaroğlu hakkında ise 5 ayrı konuda soruşturma açılması gerektiği belirtildi. Bunların dışında raporda çeşitli üniversitelerle ilgili 21 ayrı olayla ilgili suç duyurusunda bulunuldu.
Fırsat eşitliği sağlanmadı
Raporda, uygulanmakta olan yükseköğretim sisteminin YÖK Yasası’nda öngörülen amaçları gerçekleştiremediği, yükseköğretimin merkeziyetçi ve bürokratik bir yapıya kaydığı, rekabetin ortadan kalktığı, fırsat eşitliğinin sağlanamadığı, bilimsel özerkliğin zedelendiği, üniversite ve fakülte yönetimleri ve kurulların yetkilerinin kısıtlandığı, öğretim elemanlarının ve öğrencilerin yönetime katılmalarının sağlanamadığı tespitleri yapıldı.
Raporda, YÖK’ün planlama ve koordinasyon dışındaki görevlerinin akademik bir üst kuruluş olan Üniversitelerarası Kurul’a bırakması istenerek, YÖK’ün sadece eşgüdümü sağlaması gerektiği belirtildi.
Raporda, üniversitelerin akademik konulardan ziyade, kılık kıyafet, seçme sınavları, öğrenci affı gibi idari ve ek ders ve döner sermaye katkı payı gibi mali nitelikli konular üzerinden tartışıldığına dikkat çekilerek, bu durumun üniversiteleri toplumda tartışılır kıldığı ifade edildi.
Türban sorunu
Raporda, başörtüsü konusunun çözümü varken çözümsüzlük yöntemleri benimsendiği belirtilerek, YÖK’e yüklenildi. YÖK raporunda adları pek çok yolsuzluğa karışan ve üniversite yönetimlerinin üniversite kaynaklarını kendilerine aktarmaları için kullandıkları belirtilen üniversite vakıflarına da yer verildi. Üniversiteler bünyesinde kurulan dernek ve vakıflara katma bütçe, döner sermaye ve diğer bütçelerden mevzuata aykırı olarak kaynak aktarıldığına işaret edilen raporda, yetkili kuruluşlarca konuyla ilgili inceleme yapılması istendi.
‘Gürüz görevini kötüye kullandı’
Raporda, pek çok konuyla ilgili olarak YÖK Başkanı Kemal Gürüz hakkında soruşturma açılması istendi. 22 sayfalık raporun 6 sayfası YÖK ve Kemal Gürüz’ün yolsuzluklarına ayrıldı. Gürüz’ün başta Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Faruk Batırel, Çanakkkale 18 Mart Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdurrahman Güzel ve Pamukkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Arif Akşit olmak üzere bazı üniversite rektörlerini, zorla istifa ettirdiği belirtildi. Gürüz’ün haklarında çok sayıda şikâyet ve soruşturma bulunan, başta İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu ve İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Şarlak hakkında hiçbir işlem yapmadığına dikkat çekilen raporda, Gürüz’ün çifte standartlı tutum sergilediği ve yetkilerini kötüye kullandığı kaydedildi.

Başa dön


Adnan Ağca, kardeşini savundu
İtalya’dan Türkiye’ye iade edilen Mehmet Ali Ağca’nın ağabeyi Adnan Ağca, kardeşinin Abdi İpekçi cinayetinde hiçbir rolü olmadığını ve haksız yere suçlandığını iddia ederek, “Biz de gerçek katillerin ortaya çıkmasını istiyoruz” diye konuştu.
Maslak Princess Otel’de basın toplantısı düzenleyen Adnan Ağca, kardeşinin İtalya’da cezaevinde bulunduğu süre içinde bazı basın organlarının röportaj karşılığı kendilerine para verdiklerini anlattı. Adnan Ağca, bu konuda bir basın kuruluşunun yaptığı ödemeye ilişkin 27 Ocak 1997 tarihli banka dekontunun fotokopisini dağıttı. Gazetecilerin “bu paraların röportaj için haber amaçlı ödenip ödenmediğini” sordukları Ağca, “Esasında röportaj karşılığı diyebilirsiniz. Ben bu paraları alıp Ağca’ya götürdüm. Hatta bir gazeteci, bizzat Ağca’ya para bile verdi” iddiasında bulundu.
“Kardeşinin, Abdi İpekçi cinayetindeki rolü” sorulan Adnan Ağca, “Kardeşim, Abdi İpekçi cinayetinin tamamen dış güçlerin kontrolünde bir olay olduğunu, İpekçi cinayetini dış güçlerin gerçekleştirdiğini söylüyor” dedi.
Kardeşinin “kendi isteği” ile Türkiye’ye iade edildiğini savunan Adnan Ağca, sözlerini şöyle sürdürdü: “Abdi İpekçi cinayetinde Ağca’nın hiçbir rolü yoktur. Ağca, Latin Amerika, Asya ve Avrupa’dan birçok ülke kendisine siyasi sığınma hakkı verdiği halde Türkiye’ye gelmiştir. Bu olay, uluslararası güçlerin Türkiye üzerindeki oyunlarının bir senaryosudur.”
Mehmet Ali Ağca’nın, İpekçi cinayetine ilişkin daha önce Yalçın Özbey ve Oral Çelik’i suçladığı hatırlatılan Ağca, “Kardeşim, ‘Ben cinayeti işlemedim’ diyor. O zamanki durum gereği baskılar sonucu cinayeti kabul ettiğini söylüyor. Cinayette Bekir Çelenk’in de ismi geçiyor. Organize olaylar söz konusu...” dedi.
Yeniden yargılama istemi
Kardeşinin, Abdi İpekçi cinayetinden dolayı “haksız yere suçlandığını” söylediğini anlatan Ağca, “Biz de gerçek katillerin ortaya çıkmasını istiyoruz. Kardeşimin suçsuz olduğuna inanıyor ve iade-i mahkeme istiyoruz” diye konuştu. “Adı geçen güçlerin neler olduğunu” açıklaması istenen Ağca, “Eğer bir şeyler istiyorsanız, Ağca’nın özgür olması lazım. Kardeşim, dış güçler olarak, Bulgar ajanlarını ve Türkiye üzerinde etki yapan komünist ajanları suçluyor” dedi. Ağca, “kardeşinin cinayeti işlemediğini ispat edip edemeyeceği” yolundaki bir soruya da, “Kendisine güveniyor. Demek ki elinde bilgi ve belgeler var. Zaman zaman açıklayacağını söylüyor. İade-i mahkemeyi çok istiyor. Bu olayın açığa çıkacağını söylüyor” şeklinde cevaplandırdı.
“Ağca’nın daha önce ‘Mesih’ olduğunu söylediği hatırlatılarak bu konudaki görüşlerinin devam edip etmediği” sorulan Adnan Ağca, “Şu anda o konuları konuşmadık. Fakat kardeşim Vatikan’a teşekkür ettiğini söylüyor” dedi. Adnan Ağca, Papa’nın vurulması olayına ilişkin olarak da, “O Tanrı’nın inisiyatifinde olan bir olaydır” diye konuştu.

Başa dön


Aydınların yürüyüşü
yarın başlıyor

Aydın ve sanatçılar, hücre tipi cezaevlerinin insan haklarına, mahkûm haklarına aykırı bir davranış olduğunu duyurabilmek için 23 Haziran günü İstanbul’dan Ankara’ya yürümeye başlayacaklar. Aydınların yürüyüşü, İHD Genel Başkan Yardımcısı Suavi, Sanatçı Şanar Yurdatapan, Ressam Ayhan Sağcan, Şair Suna Aras’ın Haydarpaşa Garı’ndan yapacakları basın açıklamasının ardından başlayacak. Kitle örgütleri, parti temsilcileri yürüyüşçüleri temsili düzeyde uğurlayacaklar. Günde yaklaşık 65-70 kilometre yürünmesi hedeflenen yürüyüş, E-5 Karayolu üzerinden sürdürülecek. Yürüyüşe 25 Haziran tarihinde İHD Genel Başkanı Hüsnü Öndül de katılacak.
Eleştirilen Urfa Valisi soruşturma başlattı
Başbakan Bülent Ecevit’in önceki gün Urfa’ya yaptığı incelemeleri dolayısıyla kendisini karşılamaya gelen DSP’lilerin oluşturduğu konvoyun dağıtılması ve gazetecilerin tartaklanmasıyla ilgili soruşturma başlatıldı. Vali Şahabettin Harput, dünkü gazetelerde yer alan ve kendisinin eleştirilmesine neden olan Başbakan Bülent Ecevit’in Urfa’daki gezi ve incelemeleriyle ilgili konuların soruşturulması talimatı verdi.
İnternet Üst Kurulu toplandı
İnternet Üst Kurulu, 27. toplantısını gerçekleştirdi. Ulaştırma Bakanlığı Toplantı Salonu’nda, Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı Münir Kutluata başkanlığında yapılan toplantıda, Türkiye’de internet kullanıcılarının profili, TTNET ve İnternet Vakfı kurulmasına yönelik çalışmalar tartışıldı. Ulaştırma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Tahir Dengiz, burada yaptığı konuşmada, yeni Telekom Kanunu’nun, internet için alternatif altyapı oluşturulmasına izin verdiğini, Türk Telekom’un bu anlamda rekabete açık olması gerektiğini ifade etti.
Polise 10 bin
yeni kadro

TBMM Genel Kurulu’nda, Emniyet Genel Müdürlüğü’ne 10 bin yeni polis kadrosu veren tasarı, yasalaştı. Yeni polis kadroları, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün taşra teşkilatında, yeni kurulan ve yenilenen birimlerde kullanılacak. FP Diyarbakır Milletvekili Osman Aslan, tasarı üzerinde yaptığı konuşmada, üst düzey bürokratların ve milletvekillerinin polisler tarafından rencide edildiğini, gösteri yapan memurlar ile öğrencilerin yerlerde süründürüldüğünü söyledi. Aslan, insan haklarını temel alan bir eğitimin sorunları önemli ölçüde çözeceğine inandığını ifade etti.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net