|
|

|
           

Enerji emekçileri yine işbırakıyor
Enerji emekçileri, 31 Mayıs ve 7 Haziran’daki işbırakma eylemlerinin ardından, yaptıkları referandumla yeni eylem kararları aldılar.

Bir grevin ardından
Gaziantep ve GASKİ (Gaziantep Su ve Kanalizasyon İşletmesi)’de 50 gün süren grev, zamlar konusunda işçilerin istediklerini almalarıyla sonuçlandı.


Enerji emekçileri yine işbırakıyor
Enerji Yapı Yol-Sen üyesi kamu emekçileri, 27-28 Haziran’da tüm ülkede iş bırakacak. Enerji Yapı Yol-Sen Genel Başkanı Cengiz Faydalı ve sendika üyeleri dün Karayolları Genel Müdürlüğü önünde ülke genelinde yapılan referandum sonuçlarını ve alınan kararları duyurmak için basın açıklaması yaptılar.
DSİ Genel Müdürlüğü önünde toplanarak Karayolları Genel Müdürlüğü önüne kadar yürüyen ve buradaki grupla birleşen emekçiler sık sık “Sadaka değil toplusözleşme”, “Direne, direne kazanacağız”, “Zafer direnen emekçinin olacak” sloganlarını attılar.
Enerji Yapı Yol-Sen Genel Başkanı Cengiz Faydalı, çalışanlara eşit işe eşit ücret, ek zam, bayındırlık, enerji, yatırım gibi tazminatlarının ödenmesi için 7 Mart tarihinden itibaren yeni bir mücadele programı başlattıklarını hatırlatarak, bu program doğrultusunda önümüzdeki dönemde yapılacak etkinliklerin belirlenmesi için referandum yaptıklarını söyledi.
Yapılan referandum sonuçları doğrultusunda, taleplerin yerine getirilmesine kadar iş yavaşlatma, 27-28 Haziran tarihlerinde iki günlük işbırakma ve alanlara çıkma kararları aldıklarını belirten Faydalı “27 Haziran’da işbırakacağız, alanlara ineceğiz ve muhataplarımızla mutlaka görüşeceğiz, bu ayın 27’sinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer, 28 Haziranda da Başbakan Bülent Ecevit olacak. Muhataplar karşımıza çıkana kadar alanlardan ayrılmayacağız” dedi.
Faydalı, daha önce yaptıkları bir günlük iş bırakmaların görmeyen gözleri görür, duymayan kulakları duyar hale getirmeye yetmediğini söyleyerek, hükümetin yüzde 4 oranındaki maaş artışıyla çalışanlarla alay ettiğini duyurdu. Önümüzdeki günlerde, karayollarında bakım, onarım, yapım, asfaltlama işlerinde, köye götürülen hizmetlerde, DSİ Bölge Müdürlüklerinde, sulama alanlarında, su dağıtımı planlamasında aksamalar olacağını duyuran Faydalı, genel müdürlere, milletvekillerine, bakanlara ve başbakana seslenerek, “Artık şu anlaşılsın ki hiç kimse, hiçbir güç bizi taleplerimiz gerçekleşinceye kadar mücadele kararlılığımızdan alıkoyamayacaktır” dedi.

Başa dön


Bir grevin ardından
Savaş Gürkan
Gaziantep ve GASKİ (Gaziantep Su ve Kanalizasyon İşletmesi)’de 50 gün süren grev, zamlar konusunda işçilerin istediklerini almalarıyla sonuçlandı. Yapılan sözleşmeyle işçiler ilk altı ay için yüzde 50, ikinci altı ay içinse yüzde 15 ücret zammı aldılar. Belediye işçileri, 2000 yılının toplusözleşme görüşmelerine bir taraftan IMF, Dünya Bankası ve hükümetin ittifak halinde dayattığı yüzde 25’lik ücret artışına, hem de bunu kendilerine dayanak yapmaya çalışan belediye işverenine karşı başladılar.
Grev öncesi ve grevin ilk günlerinde CHP’li Belediye Başkanı Celal Doğan, “Ben hükümetten zengin miyim? Hükümet, ‘IMF’nin belirttiği rakamdan fazlasını vermeyeceğim’ diyor. Bu grev 125 yıl da sürse işçilere yüzde 25’ten bir kuruş fazla vermem” diyordu. Kamuoyuna, “çağdaş, örnek belediye başkanı, emekten yana bir sosyal demokrat” olarak sunulan belediye başkanının, işçilere “Çok ileri gitmeyin. Dışarıda asgari ücretle çalışmayı bekleyen binlerce işçi var” diyerek aba altından sopa gösterdiği bir süreçte grev başladı.
Belediye işçileri sözleşme öncesinde, büyükşehir belediyeleri içerisinde en düşük ücret olan 140 milyon lira ile çalışmaktaydılar. Belediyede bazı birimler (taşımacılık ve park bahçeler) taşerona devredilmişti; buralarda çalışan işçiler ise asgari ücret alıyordu. Sözleşmeden önce işçilerin büyük bölümü problemlerini, sendikalarını devreye sokarak değil, belediye meclis üyeleri ile CHP il ve ilçe yöneticileri vasıtasıyla çözmeye çalışıyordu. Belediye işçilerinin büyük bir bölümünün yerel seçimlerde CHP ve C. Doğan için çalıştığını belirtirsek bu durum daha iyi anlaşılır. Yıllık yüzde 25 sefalet zammını kabul etmeyen işçiler, haklı talepleriyle, 1980 sonrası ilk grevlerine başladılar. İşçiler grev boyunca hem kendilerini ve grevi örgütlemeyi, hem dostlarını ve düşmanlarını, hem de ‘sahte dostlarını’ öğrendiler. Ancak sendikalarına sahip çıktıklarında ve kenetlendiklerinde haklarını alabileceklerini bilince çıkardılar.
Grevin kapsamı Şehitkamil İlçe Belediyesi işçilerinin greve başlamasıyla daha da genişledi. Farklı kutuplarda görünen CHP’li Büyükşehir Belediyesi ile FP’li Şehitkamil Belediyesi başkanları, grevler başlayınca işçilere karşı hemen birleştiler. İttifak halindeki grev kırıcılığı girişmeleri, işçilerin ve sendikacıların gözünden kaçmadı.
İşçiler cephesinden bir mücadele okulu olma özelliği taşıyan grev, “sahte dostlarına” karşı da işçilerin sınıf temelinde birleştikleri bir süreç oldu. CHP, FP vb. partilere üye olan ve seçimlerde onlar için çalışan işçiler, grev sürecinde bu partilerden koptular. Yaptıkları her eylemde CHP il binasının önünden geçerken “İşçiler sizden hesap soracak” sloganı atan işçilerin, CHP il binasını işgal etmeleri, bu açıdan, grev sürecinde yaşanan önemli gelişmelerdi.
Antep’te geçen yıl oluşturulan, içerisinde Türk-İş, DİSK ve KESK’e bağlı sendikaların bulunduğu Gaziantep Emek Platformu (GEP), grevi yalnızca Genel-İş üyesi belediye işçilerinin değil, konfederasyon ve sendika ayrımı gözetmeksiniz tüm Antep işçilerinin grevi olarak değerlendirdi. GEP bir taraftan binlerce işçiyle grevcileri destek ziyareti örgütlerken, diğer taraftan da örgütlü oldukları işyerlerinde yardım kampanyaları düzenledi.
Özellikle Belediye-İş, TÜMTİS ve Tüm Bel-Sen’in tutumları örnek olmalıdır. Tüm Bel-Sen üyesi memurlar belediyelerde hem işbıraktı, hem de bir süre işçilerin yemek ihtayacını karşıladı. Belediye-İş Sendikası, Celal Doğan’ın “Grevin sebebi işçinin ücret meselesi değil, sendikalararası rekabettir” açıklamasına karşı, devamlı grevci işçilerle birlikte olarak ve bir hafta boyunca işçilerin yemek ihtiyacını karşılayarak en güzel cevabı verdi. Yani Antep’teki sendikaların ve tüm emek güçlerinin güç ve eylem birliği içerisine girmeleri, grevin işçilerin istediği gibi bitmesinde en önemli etkendi.
EMEP, grev süresince başta işçiler olmak üzere emekçi kadınların, gençliğin, halkın, grevi kendi grevi olarak görmeleri amacıyla tüm imkânlarını seferber etti. Grev boyunca bilidiriler dağıtıp toplantılar örgütleyen EMEP, işçilerle grev yerine giderek grevin hakların nasıl elde edileceğini grevden öğrenmelerini sağlamaya çalıştı. Emek gençliği de hem sanayi sitelerinden, liselerden, üniversitelerden ziyaretler örgütledi hem de grevi öğrenmeye çalıştı. Belki de ilk defa üniversite öğretim görevlileri, grevci işçilerle dayanışma içerisine girdi.
Tüm bu yaşananlardan sonra Gaziantep Emek Platformu, IMF saldırılarına karşı 3000 kişinin katıldığı bir miting düzenledi.
Antep Belediye işçilerinin 50 gün süren grevleri ve imzaladıkları sözleşme, greve çıkmaya hazırlanan onbinlerce belediye işçisi ile başta SANKO olmak üzere TEKSİF ve Tekstil sendikalarının örgütlü olduğu yerlerde çalışan binlerce tekstil işçisine de izlemeleri gereken yolu gösterdi. Tüm sendikalar ve emek güçlerinin önümüzdeki dönem sermayenin saldırılarının boşa çıkarılması ve yeni hakların alınması için yapılması gerekene iyi bir örnek teşkil etti.

Başa dön


|
Önce iş yavaşlatma
Enerji Yapı Yol-Sen İzmir Şubesi, 31 Mayıs ve 7 Haziran işbırakma eylemlerinden sonra yapılan referandum sonuçlarını dün DSİ 2. Bölge Müdürlüğü önünde gerçekleştirilen basın açıklaması ile açıkladı. Şube Başkanı Alim Murathan, “Referanduma katılanların yüzde 60’ı 15 Haziran’dan sonra üretimden gelen gücümüzün önce 2 gün daha sonra gün sayısının artırılarak kullanılması, yüzde 54’ü her ayın birinci ve ikinci çarşambası işbırakılması, yüzde 54’ü sendika organlarınca alınacak kararlara koşulsuz uyulması yönünde oy kullanmıştır” dedi.
DB Türkiye’yi kredilendirmeye devam ediyor
Dünya Bankası’ndan sağlanacak 759.6 milyon dolarlık Ekonomik Reform Kredisi (ERL)’nin ilk dilimi olan 384.6 milyon doların bir hafta içinde Hazine hesabına gireceği öğrenildi. Alınan bilgiye göre, 384.6 milyon dolarlık kredinin harcanmasında herhangi bir kısıtlamaya gidilmezken, Hazine tam bir serbestiye sahip olacak. Söz konusu 759.6 milyon dolarlık krediye ilişkin anlaşma, geçen ay, Devlet Bakanı Recep Önal ile Dünya Bankası Başkan James Wolfensohn arasında imzalanmıştı.
Alanya Limanı özelleştiriliyor
Özelleştirme kapsamında önümüzdeki günlerde ihaleye çıkartılacak olan Alanya Limanı için Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO)’nın önderliğinde “Ortak Girişim Grubu” oluşturuldu. ALTSO Başkanı Kerim Taç yaptığı yazılı açıklamada, Oda öncülüğünde oluşturulan 30 kişilik “Ortak Girişim Grubu”nun ihalede Alanya Limanı’na talip olacağını bildirdi. Taç, teklif verme tarihinin 23 Haziran Cuma günü sona ereceği ihale için yarın Ankara’ya gideceklerini kaydederek, ihalenin kazanılması durumunda, oluşturulacak şirkete tüm Alanyalıların katılımını isteyeceklerini belirtti.
|
|

|