www.evrensel.net  |  istatistik emek.net  |  arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Politika

Ekonomi

Dünya

Kültür-Sanat

Toplum-Yaşam

Medya

Dosya

Köşe Yazıları



Kamu emekçilerinden
   Bingöl Valiliği’ne protesto

Bingöl Valiliği’nin özellikle de Vali Yardımcısı Yalçın Sezgin’in, kamu emekçilerine yönelik keyfi ceza, soruşturma, gözaltı gibi baskılarda bulunduğu bildirildi.

Zonguldak’ta ulaşım da özelleşiyor
Temizlik, otopark gibi hizmetler ile sosyal tesisler, hayvanat bahçesi, plaj ve tanzim satış mağazalarının özelleştirildiği Zonguldak Belediyesi’nde sıra ulaşımda.

Taşeronlaştırma ‘kaza’ları artırdı
Tuzla’daki tersane işçileri için zaten tehlike oluşturan kazalar özellikle son yıllarda artan taşeronlaştırmayla birlikte birkaç kat sıklaştı.


Kamu emekçilerinden Bingöl Valiliği’ne protesto
Bingöl Valiliği’nin özellikle de Vali Yardımcısı Yalçın Sezgin’in, kamu emekçilerine yönelik keyfi ceza, soruşturma, gözaltı gibi baskılarda bulunduğu bildirildi. Haber-Sen İstanbul Anadolu Yakası Şubesi ve İzmir Şubesi tarafından yapılan açıklamalarda, “İnsan hak ve özgürlüklerinin korunması ve demokratik bir ülkeye sahip olma yönünde başlatılan kamu sendikacılığı girişim ve etkinliklerinin Bingöl Valiliği tarafından engellenmesine karşılık olarak 48 ilden Bingöl Valiliği’ne tepki faksı gönderilmesi tertiplenmiştir” denildi.
Açıklamada, kamuoyunun duyarlı olmaya çağırıldığı Bingöl’deki söz konusu baskılar ise şöyle sıralandı:
- SES’in iki yöneticisi ve altı üyesi uyduruk gerekçelerle gözaltına alınmış, bunlardan SES Şube Sekreteri Erkan Bakır ve SES eski Şube Sekreteri Rukoş Odabaş 3 ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilmiş, Erkan Bakır Kiği Sağlık Ocağı’na, Rukoş Odabaş ise Genç İlçesi Doğanevler Sağlıkevine, Buket Batka da Karlıova Devlet Hastanesi’ne sürgün edilmişlerdir.
- Gözaltına alınan bütün üye ve yöneticiler idari soruşturmaya tabi tutularak çeşitli cezalara çarptırılmışlardır.
- 19 Şubat 2000 tarihinde yapılan basın açıklamasına katıldıkları gerekçesiyle SES Şube Başkanı Orhan Atabey, Eğitim-Sen Şube Başkanı Şevket Turan, Eğitim-Sen Şube Sekreteri Abdullah Ergünşah hakkında idari soruşturma başlatılmıştır. Soruşturmalar devam etmektedir.
- KESK Bingöl Şubeler Platformu’nun 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinliği çerçevesinde düzenlediği, “Kadın ve Demokrasi” konulu panelde yaptığı konuşmadan dolayı SES Şube Başkanı Orhan Atabey gözaltına alınmıştır.
- 1998’de 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü etkinliğine katılmak için Diyarbakır’a giderken güvenlik güçleri tarafından geri çevrilen SES Şube yöneticileri ve üyeleri hakkında idari soruşturma açılmış soruşturma sonucunda İl İdare Kurulu “menni muhakkema” kararı almış ve söz konusu yönetici ve üyeleri 1/8 maaş kesintisi ile cezalandırmıştır. Ancak, 06. 03. 2000 tarihinde savcılık tarafından 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününe katılmak için Diyarbakır’a gittikleri gerekçesiyle haklarında dava açıldığı bildirilmiş ve davaları devam etmektedir.
- Sürgüne tabi tutulan SES Şube Sekreteri Erkan Bakır ve Tarım-Sen Şube Sekreteri Cihan Güreş Vali Yardımcısı Yalçın Sezgin’in saldırısına maruz kalmış ve adı geçen yöneticiler Vali Yardımcısı Yalçın Sezgin hakkında suç duyurusunda bulunmuşlardır. Dava devam etmektedir.
- SES Şube Örgütlenme Sekreteri Belkıs Yurtsever vali yardımcısının keyfi tutumuyla hiçbir gerekçe gösterilmeden Genç ilçesi Selvi Sağlık Ocağına sürgün edilmiştir.
- SES Şube Örgütlenme Sekreterine yönelik bu keyfi sürgünün geri alınması için vali ile görüşmeler yapılmıştır.
- Solhan ilçesinde SES’in sendikal çalışmalarını yürüten Nihat Butakın ile eşi Nuriye Butakın, Yedisu ilçesine sürgün edilmişlerdir.
- Haber-Sen’in çalışmalarını yürüten Kubilay Kutlu temsilcilik etki belgesini alır almaz Yayladere ilçesine sürgün edilmiştir.
- Kiği Sağlık Ocağına sürgün edilen Erkan Bakır’ın hiçbir şekilde ilçe dışına çıkmaması talimatı vali yardımcısı tarafından verilmiştir.

Başa dön


Zonguldak’ta ulaşım da özelleşiyor
Özer Akdemir
Zonguldak Belediyesi’nde temizlik işleri, oto parklar, sosyal tesisler, hayvanat bahçesi, plaj ve Tansa’nın ardından şimdi de ulaşım hizmeti özelleştiriliyor.
Zonguldak Belediyesi, belediye otobüslerinin çalıştığı 11 hattın “Halk Otobüsleri” adı altında özelleştirilmesini kararlaştırdı. “Mevcut otobüslerin eskimesi, verimin azalması ve zarar edilmesi” gibi gerekçelerle alınan karar, 6 Haziran 2000 tarihinde yapılacak ihaleyle uygulamaya konulacak.
Otobüs hatlarının özelleştirilmesine karşı çıkan Belediye-İş Sendikası’nın Zonguldak Şube Başkanı Cavit Zülfikar, gelişmelerle ilgili sorularımızı yanıtladı.
- Zonguldak Belediyesi’nce en son otobüs hatlarında gündeme getirilen ve daha önce belediyenin hizmet verdiği birçok alanda uygulanan özelleştirmelerle ilgili görüşleriniz nedir?
Her şeyden önce belediyeler, yaptıkları hizmetlerde kâr amacı güdemezler. Şehiriçi ulaşım da belediyelerin asli görevidir. Bu gerçekler göz önündeyken, Zonguldak Belediye Meclisi 15 Şubat 2000 tarihinde “Zarar ediyor” gerekçesiyle belediye otobüslerinin çalışmakta olduğu hatların büyük bir kasmını “Halk Otobüsü” adı altında özelleştirme kararı aldı. ‘Halk Otobüsü’ formülünü önümüze koyarken Ankara, İstanbul ve İzmir gibi büyük şehirleri örnek gösterdiler. Oysa bu şehirlerde uygulanan halk otobüsü seferleri, belediye otobüsleriyle aynı hat üzerinde ortak yapılmaktadır. Zonguldak Belediyesi’nin uygulamak istediği ise 11 hattın tamamının halk otobüsü adı altında özelleştirilmesidir.
- Daha önceki özelleştirmelerin sonuçları ne oldu?
Belediyenin daha önceki özelleştirme uygulamalarının sonuçları, tüm özelleştirmelere karşı çıkmamızın gerekçeleri durumundadır. Yok pahasına elden çıkarılan temizlik işleri, Merkez Çarşısı, Sosyal Tesisler, Kapuz Plajı, otopark ve hayvanat bahçesinin özelleştirilmesi Zonguldak halkının yaşamını olumsuz yönde etkilemiştir. Halkımızın ücretsiz gidebileceği, oturup eğleneceği park, parasız gidebileceği plaj kalmadı. Mahallelerdeki, özellikle yoksul emekçi mahallelerindeki temizlik içler acısı durumda.
Bu özelleştirmeler yapılırken getirilen gerekçelerden biri de belediyenin gelirinin artırılması ve işçi alacaklarının ödenmesi idi. Belediyeye ait 30-35 milyarlık dükkânlar 16 milyara satıldı. Hayvanat Bahçesi’nin girişi paralı yapıldı. Belediyeye yansıyan bir şey yok. Özelleştirilen otoparklardan belediyeye gelen gelirin ne olduğu belirsiz. “İşçi alacaklarının ödenmesi” ise hiç doğru olmayan bir gerekçe. Bugün itibariyle bir işçimizin belediyeden olan alacağı 2 milyarı geçmiştir.
- Bir süredir otobüslerin özelleştirilmesine karşı bildiriler dağıtıyor, afişler asıyor, açıklamalarda bulunuyorsunuz. 6 Haziran’da ihale yapılacak. Bundan sonra ne yapmayı düşünüyorsunuz?
Zonguldak halkını duyarlı kılmak için her şeyi yapıyoruz. Şu anda otobüslere teklif veren bir kişi ya da kuruluş yok. Bunu Zonguldak halkının bir başarısı olarak görüyoruz. Ama yeterli değil. Zonguldak parça parça satılıyor. Bu noktaya gelinmişse herkesin suçu vardır.
İlerki günler için mücadele çizgimize gelince; halkın bilinçlenmesine yönelik bildiri, afiş ve açıklamalarımız kesintisiz sürecek. Otobüs işletmesinin elimizden gitmemesi için gerekirse üretimden gelen gücümüzü kullanacağız. Ayrıca bu ayın sonunda ya da önümüzdeki ay sendika yöneticileri ve 120-150 kişi ile Ankara’ya yürümeyi düşünüyoruz. Bu yürüyüşün çalışmasını başlattık. Sendika genel merkezimiz ve şubelerimizden de destek isteyeceğiz.

Başa dön


Taşeronlaştırma ‘kaza’ları artırdı
Şerif Karataş
Tuzla’daki tersane işçileri için iş kazaları her an karşılarına çıkabilecek bir tehlike. Aslında en başından beri var olan kazalar özellikle son yıllarda artan taşeronlaştırmayla birlikte birkaç kat arttı.
Limter-İş Sendikası Genel Sekreteri Hacı Yapıcı, patronların aşırı kâr hırsından dolayı gerekli güvenlik önlemleri almamalarının kazaların daha da artmasına neden olduğunu söylüyor. Yapıcı, iş kazalarının resmi kayıtlara da geçmediğini belirterek, “Kayıtlara geçmemesinin en büyük nedeni tersane patronlarının özel sağlık kuruluşlarıyla anlaşmalarından kaynaklanıyor. Çünkü devlet hastanelerine veya SSK hastanelerine götürdüklerinde kayıtlara geçiyor”dedi. Son olarak Sedef Tersanesi’nde yaşanan iş kazasının ölümle sonuçlandığını belirten Yapıcı, tersane sahiplerinin işlerini taşerona vererek sorumluluktan kaçtıklarını ifade ediyor. Taşeronların akrabalarını çalıştırdıkları için yaşanan kazaları basit bir şekilde çözdüklerini vurgulayan Yapıcı, “Ailesini görerek, veya üç beş kuruş cebine sıkıştırarak olayı kapatıyorlar” dedi. Yapıcı, iş kazalarına, işsizlik ve örgütsüzlük nedeniyle her zaman kitlesel tepki gösterilemediğini vurguladı.
Gerekli tedbirler alınmamıştı
Sedef Tersanesi’nde Teknol adlı taşeron firmada çalışırken 18 Mayıs’ta yaşanan iş kazasında ölen Salman Gözpınar’ın ağabeyi Mehmet Gözpınar da, işyerinde gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmadığını anlatıyor. Gözpınar, kardeşinin evli ve iki çocuk babası olduğunu hatırlatarak, tersane kardeşinin çocuklarının ve eşinin mağduriyetini gidermediği sürece açtıkları davadan vazgeçmeyeceklerini söylüyor. Gözpınar, görgü tanıklarının ifadelerinin yer aldığı raporda tersanenin kusurlu olduğunun açıkca belirtildiğine de dikkat çekiyor.

Başa dön


İşçiler atılan arkadaşlarını
geri aldırdı

Çorlu Deri Sanayii’nde kurulu BAB Deri’de önceki gün iki işçinin işten atılması arkadaşlarının tepkisine neden oldu. “Atılan arkadaşlarımız geri alınmazsa işbırakacağız” diyen işçilerin kararlılığı üzerine, patron aynı gün atılan iki işçiyi geri almak zorunda kaldı.
Zorunlu tasarruflar ödensin
Sağlık-İş Genel Başkanı Mustafa Başoğlu, zorunlu tasarrufların nemalarıyla birlikte hak sahiplerine ödenmesini istedi. Sendikasının Malatya Şubesi’nin genel kurulunda bir konuşma yapan Başoğlu, işçiye enflasyonunun altında ücret artışı hevesinde olan işverenleri de uyararak, işçiyi daha çok fakirleştirme, kendilerini daha çok zenginleştirme eğilimlerinden vazgeçmeye çağırdı. Başoğlu, “Unutulmamalıdır ki, üretimin bir ucunda sermaye, öbür ucunda emek vardır. Emeği dışlayan anlayışın, ihtiyacımız olan daha kaliteli ve daha bol üretimi, düşük zam ve düşük ücretle gerçekleştirmesi mümkün değildir” dedi.
Paramız kumarbazlara gidiyor
Liman-İş Genel Başkanı Raif Kılıç, Off-Shore ödemelerine karşı olduğunu bildirerek, onlara ödenen paraların çalışanların vergilerinden oluştuğunu hatırlattı. Kılıç, dün yaptığı yazılı açıklamada, “Çalışanlar olarak vergilerimizin banka kurtarmalarda, kumarbazların daha çok kazanma hırsıyla batırdıkları paraların ödenmesinde kullanılmasını istemiyoruz” diyen Kılıç, artık hükümetin çalışanlardan özveri isteme hakkını yitirdiğini bildirdi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net