www.evrensel.net  |  istatistik emek.net  |  arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Politika

Ekonomi

Dünya

Kültür-Sanat

Toplum-Yaşam

Medya

Dosya

Köşe Yazıları



Ölüme sevk ettiler
Hüseyin Çelebi, hamile eşini saat 12.00’de devlet hastanesine getirdi. Doktorlar bir reçete yazıp hastayı Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne sevk ettiler.

TMMOB mücadeleci bir örgüt olmalı
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB)’nin 36. Genel Kurulu dün çalışma raporları üzerine tartışmalarla devam etti.

Karayolu taşımacılığı
   yeniden düzenleniyor

Karayolu taşımacılığının hukuki boşluklarını gidermek amacıyla hazırlanan karayolları taşıma kanunu tasarısı, 8 Haziran Perşembe günü Bayındırlık, İmar ve Ulaştırma Komisyonu’nda ele alınacak.

İzmir’de dar gelirliye ulaşım darbesi
İzmir’de şehiriçi ulaşım sisteminde yapılan değişiklikler, dar gelirli emekçileri güç duruma düşürüyor.


Ölüme sevk ettiler
Mehmet Aslanoğlu
Diyarbakır’ın Cımıkan Köyü’nde 1 inek ve 4 koyunla ailesini geçindirmeye çalışan Hüseyin Çelebi, rahatsızlanan 7 aylık hamile eşi Zeliha Çelebi’yi hastaneye kaldırdı. Parası olmadığı için tedavi edilmeyen ve hastaneler arasında dolaştırılan Zeliha Çelebi, 6 saat süren “sevk işkencesi” sonucunda öldü. Hüseyin Çelebi eşine kefen dahi alamadı.
Diyarbakır’ın Cımıkan Köyü’nde yaşayan Hüseyin Çelebi, aniden rahatsızlanan eşini götürdüğü hastaneden kovuldu. Devlet hastanesinde hastane doktorları ‘uğraşamadıkları’ için, Dicle Üniversitesi (DÜ) Tıp Fakültesi Hastahanesi’nden de parası olmadığı için kovulan Hüseyin Çelebi, acil müdahele edilmesi gereken karısını, dört saat içinde iki kez devlet hastanesinden tıp fakültesi hastanesine götürüp getirdi, fakat tedavi ettiremedi. Çelebi’nin eşi Zeliha Çelebi, devlet hastanesinin en son sevk ettiği doğum hastanesinde yaşamını yitirdi.
Şehir merkezinden 40 km uzakta Ergani Yolu üzerinde bulunan Merkez’e bağlı Cımıkan köyünde yaşayan Hüseyin Çelebi, 7 aylık hamile olan eşi Zeliha Çelebi’yi tansiyonunun yükseldiği için, köylülerin yardımıyla 1 Haziran saat 12.00’de Diyarbakır Devlet Hastanesi’ne getirdi. Burada röntgeni çekilen ve tansiyonu 21 olarak ölçülen 30 yaşındaki Zeliha Çelebi’yi başlarından def etmek isteyen doktorlar, bir reçete hazırlayarak hastayı Diyarbakır Üniversitesi (DÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk ettiler.
Para yoksa tedavi de yok
Hüseyin Çelebi, karısını saat 14.00’de tıp fakültesi hastanesine götürdü. Burada görevli doktor kendisine “Hastane masraflarını ödeyemezsin. Bu yüzden eşinin tedavisini yapamayız” dedi. Türkçe konuşamayan Çelebi’nin hastane masraflarını ödeyeceğine dair verdiği söze de inanmayan görevli doktor, acil müdahele yapılması gereken hastayı tekrar devlet hastanesine gönderdi. 15.30’da ikinci kez devlet hastanesine karısını götüren Hüseyin Çelebi’yi burada da doktorlar “Niye tıp fakültesinden geri getirdiniz?” diyerek karşıladılar. O anda 4 kadın doğum uzmanının görevli bulunduğu devlet hastanesi hastayı bu sefer de tedavi etmek yerine, Hüseyin Çelebi’nin yüzüne sevk kâğıdını fırlatarak devlet doğum hastanesine gönderdiler.
‘Zamanında müdahele edilseydi yaşardı’
Devlet hastanesinden tekrar “kovulan” Hüseyin Çelebi eşini bu kez devlet doğum hastanesine götürdü. Fakat Zeliha Çelebi, buradaki doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Zeliha Çelebi, saat 18.00’de hayatını kaybetti. Zeliha Çelebi’nin hastaneye ilk getirildiği saat olan 12.00’de tedavi edilseydi yaşıyor olacağı, doğum hastanesindeki doktorlar tarafından söylendi.
Yeni adı Çamak olan Cımıkan Köyü’nde topraksız bir köylü olarak yaşayan ve sadece 1 inek ve 4 koyun ile 4 çocuğunu geçindirmeye çalışan Hüseyin Çelebi şu anda perişan durumda. Evinin bir odasında hayvanlarını diğerinde ise çocuklarını barındırdığı için yas evi olarak kardeşinin evini kullanmak zorunda kalan Çelebi, cenazesinin kefenini bile ancak köylülerin yardımıyla temin edebildi.

Başa dön


TMMOB mücadeleci bir örgüt olmalı
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB)’nin 36. Genel Kurulu dün çalışma raporları üzerine tartışmalarla devam etti. İlk günkü sönüklük dün de devam ederken, delegeler konuşmaları dinlemekten çok, kulis yapmayı tercih ettiler. Genel kurul, 23 kişilik yönetim kurulu için bugün yapılacak seçimlerle sona erecek.
TMMOB Genel Kurulu’nun dünkü bölümünde ilginin az olduğu, coşkulu ve heyecanlı tartışmaların yaşanmadığı genel kurula katılımın azlığı da dikkat çekti.
Nazım Hikmet’in ölüm yıldönümü nedeniyle yapılan saygı duruşu ile başlayan genel kurulun 2’inci günü delegeler çalışma programı üzerine görüşlerini bildirdiler.
‘Devrimci bir TMMOB mu?’
“Devrimci bir TMMOB mu, değil mi?” tartışmalarının yaşandığı genel kurulda delegeler devrimciliğin sözle değil eylemle olabileceğini vurgulayarak, TMMOB’nin mesleki ve demokratik bir kitle örgütü olduğunu, kooperatif yapıda bir kurumun devrimci olamayacağını ve devrimciliğin kişileri ilgilendiren bir kavram olduğunu ifade ettiler. Delegeler TMMOB’nin sınıf mücadelesi veren bir örgüt olmadığını ancak, sınıf mücadelesinde taraf olabilecek bir örgüt olduğunu dile getirerek, TMMOB’nin antifaşist ve antiemperyalist eksende bir kitle örgütü olması gerektiği üzerinde durdular. Uzman mühendislik ve mimarlık ile yapı denetimi yasa tasarısı hakkında TMMOB’nin net politikalar belirlememesini eleştiren delegeler, bakanlığın bu konudaki uygulamalarına boyun eğilmemesi gerektiğini bildirdiler.
Konuşmaların sloganvari olmasından yakınan bazı delegeler ise örgütün tartışıldığı ve kararların alındığı bir genel kurul beklerken, bunu bulamadıklarından yakındılar. Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) adına söz alan Emin Çetin, TMMOB’nin örgütsel gücünün ortadan kalkmak üzere olduğuna işaret ederek, TMMOB’nin bir yandan Fazilet Partisi gibi siyasi partilerin peşinde koşarak imza topladığını bir yandan da odaların Meslekte Birlik gruplarına karşı mücadele ettiğini ve bu durumun çelişki olduğunu belirtti.
Genel başkanlığa 3’üncü kişi olarak aday olacağı kulislerde konuşulan Ziraat Mühendisleri Odası delegesi Atila Sarp da, mali raporu eleştirerek, çalıştırdığı personelin bile aylığını ödeyemeyen bir kurumun devrimci olamayacağını savundu. Sarp, kitleselleşmeye ve mesleki disipline öncelik verilmesinin önemli olduğunu vurguladı.
Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası İstanbul delegesi Ali Hasan Bakır ise hücre tipi cezaevlerinin gündemde olduğuna işaret ederek, hücrelerin tamamlanması için TMMOB üyesi arkadaşlarının zorlandığını söyledi. Hücrelere karşı çıkmanın ahlaki bir sorun olduğunu belirten Bakır, TMMOB üyelerinin hücreye karşı çıkanların yanında olması gerektiğini kaydetti.
Makina Mühendisleri Odası delegesi Ali Bülbül ise yapı denetim yasasına ilişkin bazı odaların bu yasaya çanak tuttuğuna dikkat çekerek, yasanın içeriğine ilişkin TMMOB’nin bir itirazı olmadığını, itirazın sadece niceliksel olduğunu söyledi. AB’ye üyelik konusuna da değinen Bülbül, “Kürt sorunun çözümünün AB’ye girip girmemekle çözülüp çözülemeyeceğinin Türk ve Kürt emekçilerine anlatılmasını” ve TMMOB içerisinde de tartışılmasını istedi. Emperyalizm, IMF ve Dünya Ticaret Örgütü ile ilgili toplantılar düzenleyerek, bu örgütlerin teşhir edilmesini önerdi.

Başa dön


Karayolu taşımacılığı yeniden düzenleniyor
Karayolu taşımacılığının hukuki boşluklarını gidermek amacıyla hazırlanan Karayolları Taşıma Kanunu Tasarısı, 8 Haziran Perşembe günü Bayındırlık, İmar ve Ulaştırma Komisyonu’nda ele alınacak. Tasarının kabul edilmesi halinde, taşımacılar için “yetki belgesi” zorunluluğu getirilecek. Yetki belgesini almak için ise yüklü miktarlarda para ödemek gerekecek.
Tasarıya göre, taşımacılar, altışar aylık süre ile yılda en az iki kez şoförlerinin ceza puan durumunu Emniyet Genel Müdürlüğü’nden öğrenecek, ceza puanı yüksek olan şoförlerle ilgili eğitim ve iç denetim yönünden gerekli tedbirleri alacaklar. Tasarı; taşımacı, acente ve taşıma işleri komisyoncuları ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği ve benzeri hizmetlerin şartlarını belirleme, taşıma işlerinde istihdam edilenlerin niteliklerini, haklarını ve sorumluluklarını saptamayı amaçlıyor.
Sorumluluk alanı
Özel otomobille, bunların römorklarıyla ve resmi otomobillerle yapılan taşımaları kapsamayan tasarıda, il sınırları içindeki taşımalar ile yüz kilometreye kadar olan şehirlerarası yollardaki taşımaların düzenlenmesi ilgili valiliklere, belediye sınırları içindeki şehiriçi taşımaların düzenlenmesi ise belediyelere bırakılabilecek. Taşımacılık ve taşıma işleri komisyonculuğu ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yapılabilmesi için, Ulaştırma Bakanlığı’ndan yetki belgesi alınması zorunlu olacak. Bakanlık, gerektiğinde yetki belgelerini iptal edebilecek.
Tehlikeli yük taşıyan taşıtlar ve bunların bağlı olduğu taşımacılar, yetki belgesinden ayrı olarak ilgili mercilerden ayrıca izin almakla yükümlü olacaklar. Taşımacılar, taşıma hizmetlerini yapmaktan, kabul edilebilir bir neden olmaksızın veya zorunlu haller dışında kaçınamayacaklar.
Yeni ücret tarifesi
Düzenli yolcu ve eşya taşımaları, nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği ücret tarifeleri, yetki belgesi sahiplerince geçerlilik süresi de belirtilmek suretiyle hazırlanacak ve Ulaştırma Bakanlığı tarafından onaylandıktan sonra yürürlüğe girecek. Bakanlık, gerektiğinde taban ve tavan ücretleri belirleyebilecek.
Getirilen cezalar
Yetki belgesi almadan taşıma faaliyetinde bulunanlar ve diğer taşımacıların faaliyetini engelleyenler, dört aydan altı aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılacak. Belirtilen yükümlülüğü yerine getirmeyenlere, ayrıca 100 milyon liradan 500 milyon liraya kadar para cezası verilecek. Karayolu taşımacılığı hizmetlerinin teknik, ekonomik ve sosyal gelişmeler, kamu yararına ve milli güvenlik amaçlarına uygun olarak düzenlenmesi amacıyla “Karayolu Taşımacılığı Yüksek Kurulu” kurulacak.
Yetki belgesi ve taşıt kartı almak için 20 milyon ile 2 milyar arasında ücret ödenmesi gerekecek.

Başa dön


İzmir’de dar gelirliye ulaşım darbesi
Erol Teslim
İzmir Büyükşehir Belediyesi ESHOT Genel Müdürlüğü, 15 bini öğrenci 40 bin kişinin kullandığı aylık kupon uygulamasına son veriyor. Daha çok emekçilerin kullandığı aylık kuponlar yerine, “kademeli fiyatlandırma” uygulaması getiren ESHOT, işe gitmek için bir iki araç değiştirmek zorunda olan emekçileri güç durumda bırakacak.
Günde 4 bilet parasının aylık olarak ödenmesi ve otobüslere sınırsız binme olanağı tanıyan aylık kuponların kaldırılmasına, kupon kullanan emekçiler ulaşım masrafları daha da artacağı için tepki gösteriyor.
İzmir’de “Kentkart” uygulamasına geçiş ile başlayan şehiriçi ulaşım politikasındaki değişim, 1982 yılından bu yana uygulanan aylık kupon uygulamasına son veriyor. 6 Haziran’dan itibaren otobüslerde sadece “Kentkart” ve “bilet” geçerli olacak. ESHOT Genel Müdürlüğü’nün “aylık kupon” uygulamasına son verme gerekçesi ise, bazı dağıtım şirketlerinin farklı çalışanlarına aynı kuponu kullandırdıkları gibi komik bir iddia.
Dönüşüm projesi
Aylık kupon uygulamasının arkasında yatan temel neden ise, Kentkart AŞ ile yapılan sözleşmenin bunu öngörmesi. İlk etapta “ucuz yolculuk” iddiasıyla gündeme getirilen uygulama ile “Ulaşımda Dönüşüm Projesi”nin bir adımı atılmış daha olacak ve adım adım uygulanacak. Bu projelerden ilki 2 Nisan 2000’de “Otobüsler denizde, vapurlar evinizde” sloganıyla başlamıştı. “Toplu taşımanın tek elde toplanması” bahanesi ile gündeme gelen uygulama, “tarife bütünleşmesi, bilet bütünleşmesi, kademeli ve aktarmalı fiyatlandırma” gibi uygulamaları beraberinde getiriyor.
Kademeli fiyatlandırma
Buna göre; yolculuk Haziran 2000’den itibaren geçerli olacak aktarmalı yolculuk dönemi başlayacak. Yeni fiyat tarifisine göre; otobüsler üzerine 1, 2 ve 3 rakamlarıyla kodlanıyor. 1 kısa, 2 orta, 3 uzun mesafa anlamına geliyor. D harfi de denizi kodluyor. 1. kademede tam bilet 175, indirimli 120 bin; 2. kademede tam 225, indirimli 140 bin, 3. kademede tam 250, indirimli 150 bin lira olarak uygulanacak. “D” kademesinde ise tam 100, indirimli 75 bin lira olaak. Kâğıt bilet ve jetonlar ise tam 260 bin, indirimli 160 bin lira olarak uygulanacak. Aynı uygulama 1 Haziran’da da ücretli seferlere başlayan İzmir Metrosu için de geçerli.
Özelleştirme gündemde
ESHOT Genel Müdürlüğü’nün bu değişiklikleri özelleştirme ile devam edecek. 1998 yılında ESHOT’a bağlı bazı hatların özelleştirilmesinin ardından, şimdi de 100 otobüs daha özel şirketlere kiralanacak. Kiralanan bu otobüsler ESHOT’ un görevlendirdiği birimlerde çalışacak. Otobüs ihalesinin önümüzdeki ay yapılması bekleniyor.
İzmirliler tepkili
İzmir’in ulaşım sistemindeki bu değişime İzmirliler tepki gösteriyor. Atanur Ay, işi gereği sürekli dışarıda olduğunu ve aylık kupon kullandığını belirterek, “Ben işim gereğince devamlı dışarıdayım ve mecburen paso kullanmak zorundayım. Aylık kupon uygulamasının kaldırılmasına karşıyım” diyor. Kentkart’larda bir sürü sorun yaşandığını anlatan Ay, kademeli fiyatlandırma sistemini de kimsenin bilmediğini söylüyor. Aylık kuponun dar gelirliler tarafından kullanıldığını söyleyen Ay, “Şimdi bunun kaldırılmasıyla insanlar evden dışarı çıkamayacak” diyor.
İndirim zengin semtlere
Kentkart kullanan Reyhan Öztabak da, uzun mesafeli yolculuklar için pasonun gerekli olduğunu belirterek, kısa kademede uygulanan indirimin sadece Karşıyaka, Bornova, Hatay gibi semtlerde zenginlerin oturduğu semtlerde uygulandığını söyledi. İzmir’in bir tarafından diğer tarafına işe giden işçiler olduğunu belirten Öztabak, “Bu işçiler sabah saat 9.00’ da işe yetişmek zorundalar. Bu uygulama üç vesait yapanlar için uygun değil. Pasonun kalkmasıyla her şey sona eriyor. Bu bir göz boyamadan başka bir şey değil, tüm haklarımız elimizden alınıyor” diyor.
Dar gelirlilere saldırı
Ulaşımda yeni bir kıpırdanmayla insanların gözünün boyandığını, seyahat hakkının gasp edildiğini söyleyen İrfan Karakuş ise, pasonun kaldırılmasının dar gelirlilere yapılan bir saldırı olduğunu düşünüyor. Değişikliklerle ulaşıma ayırdıkları paranın iki katına çıkacağını söyleyen Karakuş, “Hiç düşünmüyorlar. Biz bunu nasıl karşılayacağız? Aradan biraz zaman geçtikten sonra herkes Kentkart uygulamasının yanlışlığını ödediği parayla hissedecek. O zaman tepkiler yükselecek ama iş işden geçmiş olacak” diyor.

Başa dön


Nâzım Hikmet Moskova’da anıldı
Bir Anadolu mezarlığına gömülmesini, bir de başında çınar ağacının olmasını isteyen Nâzım Hikmet’in vasiyeti, 37 yıl sonra kısmen yerine getirildi. Moskova’da düzenlenen törende, Nâzım’ın mezarı başına Türkiye’den götürülen çınar fidesi dikildi. Fidenin altına ise, Anadolu’nun çeşitli yerlerinden getirilen topraklar konuldu.
İHD: Türkiye’yi IMF yönetiyor
İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şube Başkanı Lütfi Demirkapı, köylülerin ürünlerinin taban fiyatlarını, işçilerin TİS zamlarını, IMF Türkiye Masası Şefi Cottarelli’nin belirlediğini söyleyerek, “Peki bizim ülkemizi yönetenler nerede?” diye sordu. İHD’nin “Ülkeyi çetelerden, muhalifleri cezaevlerinden kurtaralım” sloganıyla her hafta Yüksel Caddesi’ndeki İnsan Hakları Anıtı önünde düzenlediği oturma eyleminde konuşan İHD Ankara Şube Başkanı Lütfü Demirkapı, yöneticilerin ülkeyi, ülke zenginliklerini, doğal kaynaklarını yabancı tekellere sattığını kaydederek, bunun halka doğrudan saldırı anlamına geldiğini ifade etti.
Çadırları su bastı
İzmit’te, iki gündür aralıklı olarak devam eden yağmur sonucu, bazı çadırkent ve prefabrik konutları su bastı. Yağmur nedeniyle Doğukışla Çadırkenti ile Uzunçiftlik ve Köseköy’deki prefabrik konutlar, su aldı. Yağmur sularını kovalarla boşaltmak için dün sabah saatlerine kadar uğraşan depremzedeler, ıslanan eşyalarını da çadırkent ve prefabrik konutların yöneticilerinin belirlediği yerlere taşıdı. Yağmur sularının yanı sıra basınca dayanamayarak patlayan borulardan etrafa yayılan fosseptik atıkları da tehlike yarattı. Atıklar, İzmit Büyükşehir Belediyesi Mecralar Müdürlüğü ekiplerinin, sabah saatlerine kadar sürdürdüğü çalışma ile temizlendi. Olası bir salgın hastalığa karşı gerekli önlemin alındığını kaydeden yetkililer, yağmurdan etkilenen depremzedelerin, boş bulunan diğer prefabrik konutlara nakledileceğini bildirdiler.
Türk: Af hâlâ gündemde
Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, af konusunun TBMM’nin gündeminden çıkmadığını söyleyerek, “Yeni bir hayal kırıklığına neden olmamak için bu konuda bir tarih vermek istemiyorum” dedi. Hücre tipi cezaevlerini savunan Türk, “işkencenin insanlık suçu olduğunu” ve “devlet polikası olmadığını” söyledi. Türk, Açık Sayfa Aktüel Hukuk Dergisi tarafından Armada Otel’de düzenlenen “Düşünce ve örgütlenme özgürlükleri açısından Medeni Kanun’da yapılması planlanan değişiklikler” konulu panelin ardından gazetecilerin çeşitli konulara ilişkin sorularını yanıtladı.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net