|
|

|
           

Karayolu canımızı da alıyor, malımızı da!
Otomobil tekellerinin talepleri doğrultusunda demiryolları yerine yatırım yapılan karayolu ulaşımı, yüzlerce insanın ölmesine, binlercesinin de yaralanmasına neden oluyor. Araştırmalar her yıl Türkiye’de trafiğin yüzde 4.7 oranında büyüdüğünü gösteriyor.

Hükümetten nükleer yönetmeliği
Akkuyu’da kurulacak nükleer santral ihalesini defalarca erteleyen ama projeden vazgeçmeyen hükümet, bu tür tesislere ilişkin yeni kararlar almaya devam ediyor.


Karayolu canımızı da alıyor, malımızı da!
Şahin Bayar
Yerli ve yabancı otomobil tekellerinin istekleri doğrultusunda demiryolu ulaşımı terk edilerek yatırım yapılan karayolu ulaşımı büyük can ve mal kaybına neden oluyor. Karayoluna yapılan bütün yatırımlara ve kazaların azalması için alınan tüm önlemlere rağmen her yıl kaza sayısı, ölü sayısı, yaralı sayısı ve maddi hasar hızlı bir şekilde artıyor. 1980’den 1994 yıllarına kadar kaza sayısı yüzde 552, ölü sayısı yüzde 45, yaralı sayısı yüzde 377 oranında artarken, maddi hasar değerinde de yüzde 470 oranında artış kaydedildi.
Oysa yukarıda sıraladığımız rakamların yükselmesini engellemek için artan motorlu taşıt sayısına parelel olarak karayollarına büyük yatırımlar yapıldı. Her yıl ortalama 150 km’lik otoyol yapıldı, iki şeritli yolların büyük bir bölümü 4 şeritli, 6 şeritli ve otoban yoluna dönüştürüldü. Keskin viraj sayısı hızlı bir şekilde indirildi, bunun yerine tüneller, köprüler yapıldı. Ancak bunların hiçbirisi kazaların sayısını azaltmadı. Çok ağır para cezaları ve trafiğin daha fazla kontrol edilmesi gibi denetimler de trafik kazalarını azaltmadı.
Trafik kazalarının ülke ekonomisine maliyeti trilyonları bulurken, toplam taşıt sayısında da hızlı bir artış olduğu gözden kaçmıyor; toplam taşıt sayısı 1980’de 1 milyon 344 bin iken, 1994’te yüzde 250’lik artışla 4 milyon 711 bin adete ulaştı. Taşıt cinslerine göre en büyük artış yüzde 285 ile otomobilde gerçekleşirken, yüzde 171 ile ikinci sırada otobüs geliyor. Kara taşıtlarının artış oranındaki hız kendisini trafik kazalarında da hissettiriyor. Son 15 yıla bakıldığında kaza sayısında yıllık artış oranı yüzde 13.85, ölü sayısında yüzde 3, yaralı sayısında yüzde 12 ve maddi hasar miktarında yüzde 15.4’lük bir artış olduğu görülüyor. Bu artış oranları esas alınarak Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) tarafından gelecekle ilgili projeksiyon bile yapılmış. Buna göre 2005 yılında kazalarda meydana gelecek maddi hasar, devletin bugün demiryollarına verdiği yardımın 5 katına, 2010’da 10 katına, 2015’te 25 katına çıkacak.
Tek çare demiryolu
Bunların hepsinden de önemlisi trafik kazalarında yılda 6000 insanın ölmesi ve 66 bin insanın yaralanması. Bütün bunların ışığında ulaştırma sektöründe, hangi yönüyle ele alınırsa alınsın demiryollarını geliştirmekten başka çare olmadığı ortaya çıkıyor.

Başa dön


Hükümetten nükleer yönetmeliği
Akkuyu’da kurulacak nükleer santral ihalesini defalarca erteleyen ama projeden vazgeçmeyen hükümet, bu tür tesislere ilişkin yeni kararlar almaya devam ediyor. Son olarak başbakanlık tarafından dünkü Resmi Gazete’de yayınlanan “nükleer tesisler için kalite temin programı temel esaslar yönetmeliği” uyarınca bir nükleer tesisin lisanslanmasını isteyen başvuru sahibi, kalite konusunda tek sorumlu olacak.
Yönetmeliğe göre başvuru sahibi, kalite temin programlarının tamamının veya bir kısmının oluşturulması ve uygulanması işinde başka kuruluşları yetkili kılabilecek. Ancak, her programın oluşturulması, uygulanması ve etkinliği ile ilgili sorumluluk başvuru sahibine ait olacak. Yönetmeliğe göre başvuru sahiplerinin, her safhaya ait kalite temin programını incelemesi ve onaylaması için ayrı bir el kitabı ile kalite temin programı uygulama yöntemlerini kopyalarıyla birlikte Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK)’na sunmaları gerekecek.
Yetki TAEK’te
Her bir döküman paketi, belirtilen programın etkinliğinin değerlendirilmesine izin verecek, yeterli ayrıntıda bilgi içerecek. Tesisin ömrü boyunca sürdürülecek olan faaliyetlerle ilgili kalite temin programının ayrıntılı bir bölümünü oluşturan el kitabı ve başlıca kalite temin programı uygulama yöntemlerinin TAEK tarafından onayından önce, güvenlikle ilgili sistem ve nükleer tesisin yapılarına yönelik hiçbir faaliyette bulunulmayacak. Bu şart, saha değerlendirmesi ve tedarikle ilgili faaliyetler ile aynı şekilde diğer safhalarla ilgili faaliyetlere de uygulanacak. Yönetmeliğe göre, önem derecesine bağlı olarak uyumsuzluklar ve sapmaların belirlendiği faaliyetler, TAEK tarafından aykırılık giderilene kadar durdurulabilecek.
Yönetmelikle bu yetkileri elde eden TAEK, İkitelli’de yaşanan nükleer çekirdek kazası sırasında skandal uygulamalarıyla büyük tepki çekmişti. Akkuyu dışında Sinop ve İnceada’da nükleer santral kurmaya çalışan hükümetin, nükleer tesisler konusunda benzer kararlar alarak ‘mevzuat düzenlemesi’ yapmaya devam etmesi bekleniyor.

Başa dön


|
|