www.evrensel.net  |  emek.net  |  arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Politika

Ekonomi

Dünya

Kültür-Sanat

Toplum-Yaşam

Medya

Dosya

Köşe Yazıları



Ecevit’ten ‘pazar konseri’!
Başbakan Bülent Ecevit, TRT’de, Erbakan’a verilen hapis cezasından TCK’nın 312. maddesine, cumhurbaşkanlığı seçimlerinden Kürt sorununa, enflasyondan AB’ye kadar pek çok konu hakkındaki görüşlerini dile getirdi.

Emek Gençliği
   birim konferansları başladı

Emek Gençliği, 2. Genel Konferansı’na hazırlık için gerçekleştirdiği birim konferanslarına Bağcılar ve Bahçelievler'de başladı.


Ecevit’ten ‘pazar konseri’!
Başbakan Bülent Ecevit, TRT’de yayınlanan “Pazar Panaroma” programına katılarak çeşitli konulara ilişkin soruları yanıtladı. Necmettin Erbakan’a Diyarbakır DGM’ce TCK’nın 312. maddesi uyarınca verilen hapis cezası konusundaki bir soru üzerine Ecevit, Meclis’in önünde kapsamlı Anayasa değişikliklerinin bulunduğunu, bunun için partiler arasında bir “Uyum Komisyonu” kurulduğunu hatırlattı. 1995 yılında bu yönde ilk deneme yapıldığını ifade eden Ecevit, bunun demokratik açıdan ciddi bir sınav olduğunu kaydetti.
‘Sindiremiyorum’
Ecevit, bu konuda yeni bir girişim daha başlatıldığını anımsatarak, şöyle devam etti: “312. madde konusunda, henüz Meclis’in ve hükümetin gündemine gelmediği için şu anda bir şey söyleyebilecek durumda değilim. Meclis’in gündeminde yeni ceza yasasıyla ilgili çalışmalar var. Yeni ceza yasası çalışmaları sırasında bu konu ele alınacaktır. Türkiye, çok duyarlı bir dönemden geçiyor. Hem bölücü terör, hem de Hizbullah’la ortaya çıktığı gibi hem bölücü hem dinci terör... Bu durumda devletin birtakım önlemler alması gerekiyor. Her önlemi bir tarafa bırakmak mümkün değil. Ama cezalar arasında birtakım dengesizlikler var. Kamuoyunda çok ağır suç niteliğinde eylemlerde bulunan kimseler bazen çok küçük cezalarla ellerini kollarını sallayarak cezaevinden çıkıyorlar. Ama buna karşılık bir simge haline geldi, iki dilim baklava çalan çocuk yıllarca hapse mahkûm edilebiliyor. Öğretmen boşluğunun doldurulması için pankart taşıyan çocuklar -çok şükür aklandılar ama- aylarca kim bilir ne eziyet çektiler. Bazı maddeler gerekli olabilir ama bunların müeyyideleri bazen çok ağır, bazen çok hafif olabiliyor. Ben öteden beri örneğin bir yıllık bir cezaya mahkûm edilen bir politikacının ömür boyu siyasetten yasaklanmasını içime sindirememiştim. Bunu Sayın Erbakan’la ilgili karar açıklanmadan önce söylemiştim. Ama mahkemeyi eleştiriyor değilim. Mahkeme önüne gelen yasa maddesine göre kararını verir. 312. maddede, özü bakımından büyük değişiklikler yapılamayabilir, bazı üslup değişiklikleri yapılabilir. Müeyyideleri bakımından kapsamlı bir çalışma zaten gerekiyor.”
‘Pazarlık yapmadık’
Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra demokrasiyle ilgili gerek yasa, gerekse Anayasa maddelerinin ele alınabileceğini belirten Ecevit, “Şimdiden o aşamaya gelebilecek durumda değiliz” dedi. Ecevit, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş’ın yapılacak Anayasa değişiklerine karşı sert tepki gösterdiğinin hatırlatılması üzerine, Savaş’ın, davaların çok uzun sürmesi nedeniyle sakıncalar yaratabileceğini ifade ettiğini söyledi. Erbakan’ın Bingöl’de yaptığı konuşmadan 6 yıl sonra kararın açıklandığını ve Savaş’ın bu açıdan kaygısının yerinde olduğunu belirten Ecevit, Savaş’ın bu kaygısının giderileceğini söyledi.
Ecevit, af konusunda son durumun ne olduğunun sorulması üzerine de, “Ben de üzülüyorum, hepimiz üzülüyoruz bir anlaşma olmadığı için. Her konuda anlaşma oldu da koalisyon ortakları arasında, bu konuda sıkıntı yaşandı. Fakat bayramdan sonra öncelikle gündeme gelecektir.”
‘Cumhurbaşkanı adayımız yok’
Ecevit, “Cumhurbaşkanı’nın görev süresinin uzatılması yönünde bir karar çıkmaması durumunda DSP’nin alternatif bir adayı veya arayışı var mı?” sorusunu şöyle yanıtladı: “Hayır, kesinlikle yok. Biz olumsuzluklar üzerinde durmayı doğru bulmuyoruz. Bütün umudumuz, 5 artı 5 formülünün Meclis’ten geçmesi... Ben gerek 5 artı 5 formülü, gerekse Sayın Demirel’in bir kez daha cumhurbaşkanı seçilebilmesi açısından umutluyum. Bu umuda gölge düşürecek varsayımlar üzerinde durmak istemiyorum. DSP’nin herhangi bir başka aday çıkarma düşüncesi yok.”
‘Avrupa istiyor diye Kürt mü diyeceğiz?’
Türkiye’nin, “dışardan körüklenen, hem bölgesindeki bazı ülkeler tarafından, hem de müttefiki olan bazı ülkelerin bazı çevreleri tarafından desteklenen, ayrımcı terör hareketi ile karşı karşıya” bulunduğunu öne süren Ecevit, “Türk toplumunda hiçbir zaman bir ırkçılık kavramı söz konusu olmamıştır. Irk ayrımcılığı yoktur. Türkiye, değişik etnik kökenlerden gelen insanların, hiç ayrımsız kaynaşmasından ortaya çıkmış bir milletin adıdır, bir ırkın adı değildir. Güneydoğu ve Doğu Anadolu’dan gelen milletvekillerinin tümüne yakını Kürt kökenli. Bu hiç yadırganmıyor. Kürt kökenli yurttaşlarımız, gerek sivil yönetimin, gerek Silahlı Kuvvetler’in, gerek yargının en üst mertebelerine kadar gelebiliyorlar. Kimse, ‘Sen hangi kökendensin’ diye sormuyor” dedi.
Güneydoğu’da, “bunca yıldır devam eden bir etnik ayrımcılık savaşı”nin bulunduğunu belirten Ecevit, bunun bölgedeki Kürt ve Türk kökenlilerin ilişkilerini kesinlikle etkilemediğini, eskisi kadar birbirlerine eşit gözle baktıklarını, Türkiye’nin her yerinde de böyle olduğunu söyledi. Ecevit, kimin Kürt, kimin Türk olduğunu belirlemenin çok zor olduğunu kaydederek, “Yüzyıllar boyunca evlilikler dolayısıyla ‘Sen Kürt müsün, Türk müsün?’ diye sormadan insanlar çocuklarını evlendirdiler. Onların çocuklarına, şimdi Avrupa öyle istiyor diye Kürt mü diyeceğiz?” diye sordu.
HADEP’le ilgili bir soru üzerine ise Ecevit, HADEP’li belediye başkanlarının yargılanmakta olduklarını, bu nedenle düşüncelerini bütün açıklığı ile söylemeyi içine sindiremediğini kaydetti. Ecevit, “Benim kişisel sorunum var: Bazı kimselerle veya kesimlerle mücadele ederken, serbestçe mücadelemi sürdürüyorum. Fakat onlar hakkında dava açıldı mı kendimi frenlemek ihtiyacı duyuyorum. Bu bakımdan kendimden biraz şikâyetçiyim” diye konuştu.
Ecevit, Öcalan’ın yargılanma süreci ile ilgili olarak da, şehit ailelerinin tepkilerini anlaşıyla karşıladıklarını söyledikten sonra, “Bir de dünya gerçekleri var. AB, Avrupa Konseyi üyesi ülkeler ile özel ilişkilerimiz var. Bunların, kesinleşmiş cezaların uygulanmasını erteletme yetkisini kabul etmek zorundaydık. Bunu anlatmaya çalıştık, büyük ölçüde de anlattık zannediyorum. Bu süre dolduktan sonra ne olacak, o konuda şimdiden bir şey söylenemez. Fakat, AB üyesi olacaksak, bunu içtenlikle istiyorsak, idam cezasını kaldırmaya mecburuz” dedi.
‘Katlanmamız gereken sıkıntılar’!
Ecevit, “İş alemine kasım ve aralık zamlarını yapma hakkı verip, çalışanlara, geçmişte enflasyon zararını görmeyin, ileriye bakın demek, ikili bir durum değil mi?” sorusuna, yaklaşık 20 yıllık yüksek enflasyon sürecinden sonra, o süreçten çıkış yolu arandığı zaman, bazı sıkıntı ve adaletsizliklerin olmasının doğal olduğunu söyledi. Ecevit, çalışanların hakları için geçmiş yıllarda mücadele vermesi nedeniyle, bu adaletsizliğinin acısını, yüreğinde en çok duyan kişilerden birisi olduğunu anlattı. Ecevit, “Hep birlikte katlanmamız gereken bazı ciddi sıkıntılar var. Önenli olan bu sıkıntıların kısa sürede aşılabilmesi. Eğer, 1 yıl için herkes, biraz dengesiz biçimde de olsa, bazı sıkıntılara katlanacak olursa, inanıyorum ki yüksek enflasyonu kolaylıkla aşabiliriz” dedi. Ecevit, sosyal adalet açısından dengesizlikler yaşanmaması için ellerinden gelen çabayı göstermeleri gerektiğini söyledi.

Başa dön


Emek Gençliği birim konferansları başladı
Emek Gençliği ikinci Genel Konferansı’na hazırlık için gerçekleştirdiği birim konferanslarına başladı. İlk birim konferansı dün Bağcılar ve Bahçelievler’de yapılan toplantılarla gerçekleştirildi. Konferanslarda, gençliğin sorunlarını çözebilmesi için kendi öz örgütlerini kurarak hareket etmesi gerektiğine vurgu yapıldı.
Bağcılar’a bağlı Yavuz semtinde gerçekleştirilen birim konferansında gençler sorunlarını dile getirdiler ve bu sorunların çözümüne yönelik önerilerini dile getirdiler. 10 kişilik semt biriminin gerçekleştirdiği toplantıya 25 kişi katıldı.
Yozlaşmaya karşı meclisler
Konferansta, yerel sorunlar, örgütlenme sorunu ve güncel politikalar olmak üzere üç ana gündem tartışıldı. Semtte yaşanan sorunlardan en önde geleninin kültürel yozlaşma olduğu belirtilen konferansta, ülkede yaşanan gelişmeler değerlendirilirken, Avrupa Birliği’nin çözüm olmadığına, emekçilerin ve gençliğin hayatını zehir eden yoğun saldırılar karşısında bu birliğin umut olamayacağına yönelik görüşler dile getirildi. Konferansta, gençliğin sorunlarına karşı çözüm üretebilme olanaklarının geliştirilebilmesi için örgütlenmenin gerekli olduğu vurgulandı. Kültürel yozlaşmaya karşı çözüm olanağı olarak da belediye gençlik meclislerinin kurulması için çalışma başlatma kararı alındı. Bu karar doğrultusunda yöre dernekleriyle dayanışma içinde bir çalışmanın yürütülmesi gerektiğine dikkat çekilen konferansta, semtte bulunan fabrikalarda ve sanayi sitelerinde sürekli bir çalışma yürütülmesi kararlaştırıldı. Birim konferanslarını 25 kişiyle gerçekleştiren Yavuz birim örgütü, 25 Mart’ta gerçekleşecek Bağcılar İlçe Gençlik Konferansı’na 75 gençle katılmayı hedefliyor.
‘Öğrenci birlikleri yayılmalı’
Bahçelievler liseli Emek Gençliği ise birim konferansında tüm sorunlara karşı çözüm için öğrenci birliklerinin tüm okullara yayılması kararı aldı. Konferans öncesi iki kişiyle başlatılan çalışma, bazı okullarda oluşturulan okul panoları ile güçlendirilerek sürdürüldü. Düş Cafe’de gerçekleşitirilen konferansa 15 kişi katıldı. Mehmet Niyazi, Kocasinan Endüstri Meslek, Yenibosna ve Bağcılar Ticaret Meslek liselerinden gelen öğrenciler, konferansta, okullardaki idari baskı, ezberci eğitim sistemi, katkı payları ile eğitimin paralı hale getirilmesi ve var olan eşitsizliklerin AOBP ile daha da derinleştirilmesi konularını tartıştılar. Konferans sonunda sorunların çözümü için öğrenci birliklerinin oluşturulması ve bu birliklerin tüm liselere yayılabilmesi için çalışılma yürütülmesi kararı alındı.

Başa dön


‘AB ve emperyalizme karşı
Emeğin Şöleni’

Emeğin Partisi Sapanca İlçe Örgütü, önceki gün “AB ve Emperyalizme Karşı Emeğin Şöleni” başlıklı bir açılış şöleni düzenledi. Sapanca Belediyesi Düğün Salonu’nda yapılan ve 150 kişinin katıldığı şölende açılış konuşmasını yapan İlçe Başkanı Hayrettin Ceyhan, “Bugün bizim kafamızı karıştırmaya çalışanlar, AB’ye girmemiz halinde her şeyin iyi olacağını söylüyorlar. Oysa AB, emekçilere daha fazla yoksulluk, daha fazla sömürü getericektir” dedi. İHD Sakarya Şubesi yöneticilerinin de katılarak destek sunduğu şölende, EMEP Sakarya il Başkanı ve Genel Başkan Yardımcısı Muhammed Uludağ birer konuşma yaparken, Fahri Bozbaş’ın mim gösterisi ilgiyle izlendi.
‘Yasak doğru değil, ama adalet bağımsız’
ANAP Genel Sekreteri Abdülkadir Baş, ANAP Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında, çeşitli konuları değerlendirdi. Toplantıda, özelleştirme çalışmalarının tüm hızıyla sürdüğünü kaydeden Baş, 33 işletmenin daha 2000 yılı özelleştirme programı kapsamına alındığını bildirdi. Baş, bunlarla ilgili tekliflerin toplanması ve değerlendirilmesi çalışmalarının devam ettiğini belirtti. Özelleştirilecek işletmelerden, 2000 yılında 5.2 milyon dolar gelir hedeflendiğini kaydeden Baş, “Sadece 2000 yılı hedefleriyle, şu ana kadar elde edilen tüm özelleştirme gelirlerinin üzerinde bir gelir sağlanmış olacaktır” iddiasında bulundu.
FP’den ‘312. madde çalışması’
Fazilet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ali Gören, TCK’nın 312. maddesinin yeniden düzenlenmesi ile ilgili çalışmaların ağırlık kazanmaya başladığını söyledi. Gören düzenlediği basın toplantısında, TCK’nın 312. maddesinin “biçim makinesi” haline geldiğini savunarak, “Başbakanlık yapmış bir devlet adamı, söylediği iddia edilen birkaç sözden dolayı, 1 yıl hapse mahkûm edilmiş bulunmaktadır” dedi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net