www.evrensel.net  |  emek.net  |  arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Politika

Ekonomi

Dünya

Kültür-Sanat

Toplum-Yaşam

Medya

Dosya

Köşe Yazıları



12 Mart kuşatması
Gazi katliamının yıldönümü nedeniyle yapılan anma polisin tüm engellemelerine rağmen aileler tarafından gerçekleştirildi. Anmaya katılmak isteyen yüzlerce kişi gözaltına alınırken sokaklara çıkma engellendi.

HADEP, ‘Emek ve Özgürlük Newrozu’
   istemiyor

İzmir’de ÖDP, EMEP, HADEP ve SİP bir araya gelerek, “Emek, Özgürlük ve Barış Newrozu” kutlama kararı almış olmasına rağmen, HADEP sadece, “Barış Newrozu” kutlamak istediğini açıkladı.

Meslek lisesi öğrencileri
   üniversite haklarını istiyor

Ticaret Meslek Lisesi öğrencileri, ÖSS’yle getirilen puan hesaplama yönteminin, sadece üniversite haklarını değil, ideallerini de çaldığını belirtiyorlar.

Tibukoğlu’nun cenazesinde
   Susurluk haberleri yalanlandı

Ankara Hilton Oteli’ndeki silahlı saldırıda ölen Ali Tibukoğlu’nun cenazesinde, saldırının Susurluk’la bağlantılı olduğu şeklindeki haberler yalanlandı.


12 Mart kuşatması
Gaziosmanpaşa’nın Gazi Mahallesi’nde 5 yıl önce 17 kişinin ölümüyle sonuçlanan olayların yıldönümü nedeniyle düzenlenen anma etkinliklerine katılmak isteyenler, polis tarafından engellendi ve yüzlerce kişi gözaltına alındı. Polisin ablukasına rağmen düzenlenen etkinliklerde ise, Gazi katliamını gerçekleştiren polislere mahkemenin ceza vermemesi ve sadece iki polisin az bir cezayla kurtulması protesto edildi.
Gazi Mahallesi’ne ulaşan yollarda barikatlar kurarak, etrafa terör estiren kimlik kontrolleri yapan polis, saat 07.00’den itibaren bu mahalleye çevre semtlerden gelenlerin girişlerini yasakladı. Gazi Cemevi, Alibeyköy Mezarlığı ve yeni Gazi Polis Karakolu’nun çevresinde de yoğun önlemler alan polis, 5 yıl önce olayların yaşandığı İsmetpaşa Caddesi üzerinde de panzerlerin desteğiyle barikat kurdu. Okmeydanı ve Alibeyköy semtleri de, polis tarafından abluka altına alındı.
Basın karakola götürüldü
Mahalleye giriş ve çıkışlarda yapılan aramalarda, etkinlikleri izlemek isteyen basın mensupları da, “Sizi cemevi önüne götüreceğiz” denilerek polis araçlarına bindirildi. Ancak basın mensupları Gazi Karakolu’na götürüldü ve barikatın arkasında bekletilerek mahalleye girmelerine izin verilmedi. Güvenlik kuvvetlerince “zorunlu beklemeye” alınan basın mensuplarının ara sokaklara girme girişimleri de, yine yoğun önlemler kapsamında engellendi. Bu sırada gazetemiz Yeni Evrensel’in muhabirleri ve Özgür Bakış gazetesinin muhabiri de gözaltına alınmak istendi. Arama noktasında bulunan ailelerin karşı çıkması üzerine gazetemiz muhabirleri ailelerle birlikte Gazi Mahallesi’ne girebildi. Ancak, eylemleri izleyen muhabirler, sürekli polis tarafından takip edildi ve gözaltına alınmakla tehdit edildi. Mahalleye giriş ve çıkışlarda yapılan kontroller sırasında katliamda öldürülen Sezgin Engin’in ailesinin de aralarında bulunduğu 16 kişilik bir grubun gözaltına alındığı kaydedildi. Gazi katliamında katledilen Sezgin Engin’in babası ve akrabalarının bulunduğu 16 kişilik grup feci şekilde dövülerek gözaltına alındı. Sezgin Engin’in kardeşinin kulak zarını patlatan polisler aileyi bir süre Vatan Caddesi’nde bulunan TMŞ’de tuttuktan sonra serbest bıraktı.
Bu arada, Gazi Mahallesi’ne girmek isteyen Gazi davasının müdahil avukatlarından Metin Narin ve Nurhayat İşyapan ise bir süre gözaltında tutulduktan sonra serbest bırakıldı.
Beslediklerimiz, canlarımıza kıydı
Saat 8.00’de Gazi Cemevi önünde bir araya gelebilen ve katliamda yakınlarını kaybeden aileler ile Gazi davası avukatlarından oluşan yaklaşık 100 kişilik bir grup, otobüsle Alibeyköy Mezarlığı’na gitti. Burada Gazi’de öldürülenlerin mezarlarını ziyaret eden grup, karanfiller bıraktıktan sonra tekrar Gazi Mahallesi’ne geri döndü. Katliamın meydana geldiği Gazi Postanesi önüne de karanfiller bırakan aileler, burada basın açıklaması yaptı. Aileler adına basın açıklamasını okuyan Zeynep Poyraz’ın babası Cemal Poyraz, “Devlet vatandaşın canını, malını korumak yerine ödediğimiz vergilerle yaşamını sürdüren sivil polisler ellerinde uzun namlulu silahlarla cadde cadde, sokak sokak canlarımızı öldürüyordu” dedi. Gazi olayları ile ilgili açılan davanın 2200 kilometre uzaklıktaki Trabzon’a sürgün edilmesini ve dava sanıklarından Adem Albayrak ve Mehmet Gündoğan’a az cezalar verilmesini protesto etti. Poyraz, “Bu son karar bizim için son kurşun. Biz aileler olarak adalete çağrı yapıyoruz. Adalet herkesin ekmek, su gibi ihtiyaç duyduğu bir şeydir. 8 Mart 2000 tarihinde temyiz hakkımızı kullandık. Sivas davasında da başta aynı olumsuzluklar yaşanmasına rağmen temyizden sonra kamuoyu vicdanı biraz rahatlatılmıştı. Biz aileler olarak biliyoruzki, Gazi davasında Yargıtay iyi niyetini ve adaletini gösterir. İşte suçlular o zaman cezasını çekerse, bir daha Gazi’ler, Sivas’lar, Çorum’lar, Maraş’lar yaşanmaz ve biz de Avrupa kapılarında adalet aramayız” dedi.
Sokak aralarında da gözaltı
Basın açıklamasının ardından başka bir grupla birleşen ailelerin sayısı 300’e ulaştı. 300 kişi kortej oluşturarak ve “Gazi’nin katili faşist diktatörlük”, “Gazi halkı burada, katiller nerede”, “Yaşasın halkın adaleti”, “Faşizme ölüm, halka hürriyet”, “Gazi’nin katili, Susurluk devleti” sloganlarını atarak Gazi Cemevi’ne doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüş sırasında polisle sık gerginlik yaşanırken, sokak aralarından yürüyüşe katılmak isteyen grupların engellenmesi gerginlikleri artırdı. Sokak aralarında dolaşan ve durumları şüpheli olduğu iddia edilen kişiler de, gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar, polis araçları ve İETT otobüsleriyle toplu olarak Vatan Caddesi’nde bulunan İstanbul Güvenlik Şube Müdürlüğü’ne götürüldü. Saat 12.30 itibariyle gözaltına alınan kişilerin sayısının 180 olduğu öğrenildi.
Gazi Mezarlığı’na yüründü
Gazi Cemevi’ne gelindiğinde sayıları 500’e ulaşan kitle, ellerinde de katliamda yaşamını yitirenlerin fotoğraflarını ve kırmızı karanfiller taşıdılar. Gazi Cemevi’nde düzenlenen yemeğin ardından ise tekrar kortejler oluşturularak Gazi Mezarlığı’na ellerinde “Şehitlerimizi unutmayacağız” siyah pankartı taşınarak yüründü. Polis kordonu altındaki yürüyüşün başlamasıyla, karakolun önünde bulunan barikatta bekletilen basın mensuplarının da yürüyüşü izlemelerine izin verildi. Gazi olaylarının başlangıcı sayılan Dede Halil Kaya’nın öldürüldüğü yer olan Doğu Kıraathanesi önünde bir basın açıklaması okundu. Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Erez, 12-13 Mart tarihleri arasındaki olayları tekrar anlattı. Erez, “Yargılanan hep Gazi halkı oldu” diyerek, açılan davaların sürüncemede bırakıldığını belirtti. Gazi olayları ile ilgili açılan dava sonucu üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)’ne başvuruda bulunduklarını söyleyen Erez, bu haksızlıklara karşı pes etmeyeceklerini söyledi. Basın açıklamasının ardından kitle Gazi Cemevi’ne doğru yürüşünü devam ettirdi. Zılgıtlar ve sloganlar eşliğinde aralarında Gazi olayları sırasında ölenlerinin çocuklarının da olduğu kitle, mezarlığa polis ordusu eşliğinde vardı.
Ağlayıp ağıt yaktılar
Mezarlıkta 1 dakikalık saygı duruşunda bulunan aileler, ellerindeki karanfilleri Gazi şehitlerinin mezarlarına bıraktılar. Bu sırada sık sık ağlayarak ağıtlar yakan aileler, attıkları sloganlarla Gazi katliamını tekrar tekrar lanetlediler. Öldürülen gençlerin anneleri çocuklarının mezarlarına kapanarak dakikalarca ağladılar. Yapılan konuşmaların ardından kitle kortej halinde Gazi Cemevi’ne sloganlar ve zılgıtlar eşliğinde geri dönerek eyleme son verdi.

Başa dön


HADEP, ‘Emek ve Özgürlük Newrozu’
   istemiyor

Emeğin Partisi, SİP, ÖDP ve HADEP il örgütleri tarafından ortaklaşa yapılması düşünülen, yapılan bir dizi toplantılar sonucunda kararlaştırılan “Emek, Barış ve Özgürlük İçin Newroz’a’’ programından HADEP vazgeçti. Kendilerinin sadece Barış Newrozu kutlayacaklarını söyleyen HADEP’lilere, EMEP, ÖDP ve SİP tarafından tepki gösterildi.
EMEP İzmir İl Örgütü tarafından yapılan açıklamada, HADEP’in tutumu protesto edilirken, şu görüşlere yer verildi: “Newroz kutlamaları için HADEP tarafından yapılan çağrıya EMEP, ÖDP ve SİP olumlu yanıt verdi. 21 Mart Newroz etkinlikleri çerçevesinde İzmir’ de gerçekleştirilmesi düşünülen miting için dört parti yaptıkları ilk toplantıda, ‘tertip komitesi oluşturulması, 21 Mart Newroz mitinginin birlikte gerçekleştirilmesi, kürsünün ortak kullanılması’, kararları alındı. Yine aynı partilerin katılımıyla gerçekleştirilen 2. toplantıda mitingin adı belirlendi. Buna göre gerçekleştirilecek olan miting, “Emek, Barış ve Özgürlük İçin Newroz’a” adını aldı. Ve toplantıya katılan partilerin ortak görüşü olarak benimsendi. Daha sonra gerçekleştirilen 3. toplantıda ise önceki toplantılarda görüş birliğine varılan konular HADEP tarafından göz ardı edildi. HADEP İzmir İl Başkanı Ali Yavuz toplantıda, ‘Biz parti olarak tüm hazırlıklarımızı yaptık. Sizinle bir arpa boyu yol alamadık. Bugün başvurumuzu yapıyoruz. Bizim istediğimiz koşulları kabul ediyorsanız tertip komitesinde yer alın. Yoksa biz tek başımıza yapacağız’ dedi. Ayrıca toplantıda karar birliğiyle belirlenen mitingin adının, “Emek, Barış ve Özgürlük için Newroz’a” değil, ‘Barış Şöleni’ olacağını da sözlerine ekledi.
ÖDP ve SİP çekildi
ÖDP ve SİP mitingin isminin “emek ve özgürlük” ekseni doğrultusunda olmamasını eleştirerek, tertip komitesinde yer almayacaklarını açıkladılar. EMEP ise, mitingin Kürt ve Türk emekçilerinin birliğine hizmet edeceğini düşünerek tertip komitesinde, bir temsilciyle yer alacağını açıkladı. Tertip komitesinde yer alacak olan EMEP temsilcisinin gerekli evrakları hazırlanarak, aynı gün HADEP’e ulaştırıldı. HADEP tarafından valiliğe yapılan başvuruda EMEP temsilcisinin evrakları da verilmesine rağmen, daha sonra HADEP’liler tarafından emniyetten çağrıldığı söylenen EMEP temsilcisi, emniyete gittiğinde ise tertip komitesinden çıkarıldığını öğrendi.
AB medetçilerine yakışıyor
EMEP tarafından yapılan açıklamada, “HADEP İzmir İl Örgütü tarafından gerçekleştirilen bu anlayış şunu açıkca göstermektedir; demokratik cumhuriyet ve barış endeksli tavırları ile Türk ve Kürt emekçilerinin birliğinden yana olmadıklarını bir kez daha göstermişlerdir. HADEP Kürt sorununu Türkiye’nin sorunu olarak görmemekte. Oysa Kürt sorunu Türkiye’de yaşayan tüm milliyetlerden insanların sorunudur. Bu sorunu çözecek olan ise işçi ve emekçilerdir. İşçi ve emekçilerden yana değil de sermayeden medet uman, Kürt sorununu AB’ye endeksleyen, Kürt sorununun çözümü için emperyalistler ve onların işbirlikçilerinden özgürlük bekleyenlerden başka bir davranış beklenemez” denildi.

Başa dön


Meslek lisesi öğrencileri
   üniversite haklarını istiyor

Rojda İldan
Meslek lisesi öğrencilerine üniversite kapılarını kapayan yeni sınav sistemi öğrencilerin tepkilerine neden oluyor. Sadece iki yıllık meslek yüksekokullarını tercih etmeye zorlanan meslek lisesi öğrencileri, öncelikle ÖSS puan hesaplama yönteminin değiştirilmesini istiyorlar. En temel hakları olan üniversite öğrenimi taleplerini her zeminde savunacaklarını belirten meslek lisesi öğrencileri adına Bakırköy Ticaret Lisesi 2-G sınıfı öğrenci temsilcisi Yusuf Gündede ile sınav sistemi ve talepler üzerine görüştük.
Öğrenci temsilcisi Yusuf Gündede, Ticaret ve Meslek Liselerindeki öğrencilerin puanlama sistemi nedeniyle üniversiteye giremediklerini belirterek, üniversite öğrenimi görmek ve bundan sonra geleceklerinin kendilerine de sorularak hazırlanmasını istiyor. Yusuf Gündede, sınav sisteminde nasıl ve ne gibi değişiklikler yapılmasını istediklerini anlatmak için yer, üniversite haklarını almak için de destek bulmaya çalışıyor.
Gidebilecekleri okullar kısıtlı
ÖSS sınavında aldıkları puanlar diğer ögrencilerinki gibi 0.5 ile değil de 0.2 ile çarpılan ticaret lisesi öğrencilerinden Yusuf Gündede, alanlarıyla ilgili bölümleri tercih ettikleri takdirde ise kendilerine ek puan verildiğini belirtiyor. Ek puanın kendileri için bir işe yaramadığını belirten Gündede, bu puanla ancak iki yıllık meslek yüksek okullarına girebildiklerini ifade ediyor. Kendisinin muhasebe bölümünde okuduğunu ifade eden Gündede, kendinden örnek veriyor: Tercih etmesi durumunda kendine ek puan verilecek olan okulların hepsi iki yıllık, girebileceği dört yıllık tek seçenek ise Gazi Üniversitesi’nde var. O da Muhasebe Finansman Öğretmenliği. Ama Gündede’nin tercihleri bunlardan hiçbiri değil.
İdealler yok ediliyor
“Ben liseye başladığımda muhasebe dışında hiçbir bölümü seçemeyeceğimi bilmiyordum. YÖK bize bir sürü zorluk çıkarıyor. Tek sağladığı kolaylık ek puan. O da bir işe yaramıyor. Örneğin iki kişi sınava giriyor; biri ticaret, diğeri de düz lise öğrencisi ama. İkisi de ÖSS’de 150 puan alıyor. Bu durumda lise öğrencisi bir bölüme girmeye hak kazanıyor, ancak aynı puanı aldığı halde ticaret lisesi öğrencisi açıkta kalıyor. Oysa, diğer kişi üç yıl muhasebe okumuş. Bu büyük bir haksızlık. İletişim meslek lisesinde okuyan bir öğrenci de iletişimde okuyamıyor mesela. Bunlar çok acı” diyerek, maruz kaldıkları ayrımcılığı açık bir şekilde örnekleyen Gündede, öğrencilerin ideallerinin yok edildiğine dikkat çekiyor.
Mücadeleye devam...
Gündede, üniversite kapıları kendilerine açılana kadar sorunlarını anlatmaya devam edeceklerinin altını ısrarla çiziyor.
Seçenek sunulmuyor
Kendilerine sunulan seçeneği kendilerinin seçmediğini söyleyen Gündede, bundan sonrası için kendi gelecekleri hakkında söz sahibi olmak istediklerini belirtiyor. Yapılmasını istedikleri değişiklik için Milli Eğitim Bakanı, YÖK Başkanı ve öğrenci temsilcilerinin oturup, tartışması gerektiğini söyleyen Gündede, “Sonuçta okuyan biziz. Bu geleceği de kendimiz seçmedik. İdeallerimizin gerçekleşmesini istiyoruz” diyor.

Başa dön


Tibukoğlu’nun cenazesinde
   Susurluk haberleri yalanlandı

Ankara’da, Hilton Oteli’ndeki silahlı saldırıda ölen LDP Genel Başkanı Besim Tibuk’un kuzeni işadamı Ali Tibukoğlu’nun cenazesinde, saldırının Susurluk’la bağlantılı olduğu şeklindeki haberler yalanlandı.
44 yaşındaki Ali Tibukoğlu’nun Kocatepe Camii’ndeki cenaze törenine, ailesi ve yakınları katıldı. Törene, Ali Tibukoğlu’nun öldüğü saldırıda yaralanan “Kürt İdris” lakabıyla tanınan İdris Özbir’in yeğeni Nihat Özbir ve Çetin Aydın çelenk gönderdi.
Besim Tibuk’un ağabeyi Fahrettin Tibukoğlu, gazetecilerin soruları üzerine, basında yer alan haberlerin doğru olmadığını, Ali Tibukoğlu’nun alacak verecek olayıyla ilgisi bulunmadığını savundu. Fahrettin Tibukoğlu, Besim Tibuk’un cenaze törenine katılıp katılmayacağı sorusuna da “Katılacağını sanmıyorum. Çünkü basın çok üzerine gidiyor” yanıtını verdi. Ali Tibukoğlu’nun cenazesi daha sonra bir ambulansa konularak, Cebeci Asri Mezarlığı’na götürüldü. Tibukoğlu, burada toprağa verildi.
Susurluk bağlantısı
Silahlı saldırıda azmettirici olduğu söylenen Lokman Çetin’in Susurluk’la bağlantısı olduğu ortaya çıktı. Soyadını değiştiren Senar Er, ifadesinde 1994’te babası Kadir Keremoğlu’ndan, Abdullah Çatlı’ya yakınlıklarıyla tanınan itirafçı Alaattin Kanat, Mehmet Tanıcıoğulları ve Nizamettin Kutlu’nun haraç istediklerini, babasının bu kişileri yakalattığını söyledi. Er’in ifadesine göre, ihbar sonrası Keremoğulları, aralarında Cemal Kulaksızoğlu ve itirafçı Murat Demir ile bazı özel harekâtçıların da bulunduğu kişilerce kaçırıldı ve Er’den Çetin aracılığıyla fidye istendi. İfadelerde, Er’in bunun üzerine Mehmet Ağar’dan yardım istediği, Ağar’ın da Özel Harekât Dairesi eski Başkan Vekili İbrahim Şahin’i çağırarak, durumu anlattığı belirtildi. Ardından polisin, Lokman Çetin’in Ankara’da bulunan bürosu çevresinde önlem aldığı, bu tarihlerde iki özel harekâtçının büroya gelmesine rağmen polisin hiçbir müdahalede bulunmadığı ifade edildi.
Çetin’in adamlarından Seyithan Nergiz, silahlı saldırı sırasında yaralı olarak gözaltına alınırken, polis, kaçan diğer saldırganlarla olay sırasında otelin dışında bekleyen Lokman Çetin’i arıyor.

Başa dön


ODTÜ Prefabrik Konutları’nın dağıtımına tepki
Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) İstanbul Mezunları Derneği ile ODTÜ Eğmir Kültür Vakfı’nca, İzmit Plaj Yolu’nda yaptırılan prefabrik konutların kura çekiminde konut tahsisi yapılmayan depremzedeler, dernek yöneticilerini protesto etti. Konutlara yerleşmeye hak kazananların listesinin yayımlandığı yerel gazetelerde adlarını görerek kura çekimine gelen çok sayıda depremzede, buradaki listede adlarını göremeyince tepki gösterdi.
8 Mart coşkusu sürüyor
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinlikleri devam ediyor. Önceki gün Eskişehir’de yaklaşık 1000 kişinin katılımıyla, “Yoksulluğa, Şiddete, Sömürüye Karşı El Ele” mitingi düzenlenirken, Antalya’daki mitinge 700 kişi katıldı. İzmir’de ise, Evrensel Kültür Merkezi tarafından düzenlenen ve 900 kişinin katıldığı 8 Mart şenliğinde, birlikte mücadelenin önemine vurgu yapıldı. Ceyhan ve Malatya’da da geniş katılımlı panel ve toplantılar yapıldı.
Sandalcı mezarı başında anıldı
İnsan Hakları Derneği (İHD) kurucularından Emil Galip Sandalcı, ölümünün 7. yılında, ilk başkanı olduğu İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi’nin yöneticileri tarafından, Zincirlikuyu’daki mezarı başında anıldı. Sandalcı için saygı duruşunda bulunan dernek yöneticileri, mezarına çiçek bıraktılar. İHD İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Kiraz Biçici, yaptığı konuşmada, Sandalcı’nın Türkiye’nin yetiştirdiği ender demokrat ve insan hakları savunucularından birisi olduğunu ifade etti.
Sivas’ta faşist saldırılar arttı
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde, ocak ayı içerisinde öğrencilere saldıran faşistlerden 3’ü bir yıl okuldan uzaklaştırma cezası alınca, demokrat öğrencilere yönelik baskılar daha da arttı. Kararın ardından bir yürüyüş yaparak, rektörlüğün kararını protesto eden ülkücüler, okul içinde sık sık demokrat öğrencilere saldırmaya başladılar. Ülkücüler, karar geri alınıncaya kadar eylemlerini sürdüreceklerini belirtirken, kampüs içindeki polisler saldırılara göz yumuyorlar.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net