|
|

|
           

ARGK ve ERNK feshediliyor
PKK, 2-23 Ocak 2000 tarihleri arasında gerçekleştirdiği 7. Kongresi’nde “silahlı mücadele örgütü olan ARGK’nin değişmesi” kararına vardı.

Hükümlüye ‘sürgün’ genelgesi
Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, adli hükümlülere yönelik yeni bir genelge yayımlandı. Yeni genelge uyarınca, Ankara, İstanbul ve İzmir’de bulunan...

Göktepe Gazetecilik Ödülleri için başvurular başladı
Evrensel Gazetesi Muhabiri Metin Göktepe ve öldürülen tüm gazetecilerin anısını yaşatmak amacıyla ilki 1998 yılında verilen...

HADEP ‘fırsat’ istedi
PKK lideri Abdullah Öcalan’ın 1999 Şubat’ında Roma’da yakalanmasının ardından HADEP binalarında gerçekleşen açlık grevleri nedeniyle...


ARGK ve ERNK feshediliyor
PKK’nin, 2-23 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirdiği Olağanüstü 7. Kongresi’nde Abdullan Öcalan’ın İmralı’dan gönderdiği 4 Aralık 1999 tarihli mesaja uygun olarak, “silahlı mücadeleyi bırakma” kararı teyit edildi. Kongre’nin; bununla bağlantılı olarak, silahlı mücadele örgütü olan ARGK’nin değişmesi gerektiği sonucuna vararak, “Türkiye’nin demokratik dönüşümüne ve Kürt sorununun çözümüne bağlı olan varlığının halk savunma gücü olarak düzenlenmesini uygun gördüğü duyuruldu.
Çelişen örgütlerin aşılmasını ve bu temelde PKK’nin yeniden yapılandırılmasının kararlaştırıldığı belirtilerek, aynı çerçevede bir cephe örgütü olan “ERNK’nin aşılıp bunun yerine her alanda demokratik halk birliklerinin örgütlendirilmesinin” gerekli görüldüğü kaydedildi.
Abdullah Öcalan’ın Kongre’ye gönderdiği mesajda yer alan, “Demokratik Ortadoğu Birliği” şiarının tarihsel gelişmeye yanıt verebilecek bir kavram ve slogan olacağı görüşünün de Kongre’de benimsendiği görüldü. Kongre sonuç bildirgesinde, “Demokratik Ortadoğu Birliği” şiarı temelinde tüm bölge devletleri ve halkları arasındaki ilişkilerin barışçıl bir yaklaşımla ele alınması ve bu temelde çözülmesi gerektiği belirtildi.
“Türk sömürgeciliği” yerine “oligarşik yapı”
Ayrıca, Öcalan’ın PKK’nin Olağanüstü 7. Kongresi’ne gönderdiği 4 Aralık 1999 tarihli mesajında, stratejik hedef olarak, “Türk sömürgeciliği, iç ve dış dayanakları” gibi saptamaların aşılıp, “oligarşik yapı ve uzantıları” demenin daha gerçekçi olacağı şeklindeki görüşü de Kongre kararlarına yansıdı. Hem dünyanın yaşadığı “değişim” hem de, “Türk ve Kürt toplumlarının” yaşadığı büyük gelişmeler açısından Türkiye’de demokratik değişim ve dönüşümün vazgeçilmez ve zorunlu olduğu belirtilirken, “Türkiye’nin içte ve dıştı gelişip ilirleyebilmesi için aşırı merkezileşmiş ve halktan kopmuş olan bu oligarşik yapının aşılıp, demokratik cumhuriyete alışması gerektiği” saptamasına yer verildi. PKK Başkanlık Kongresi’nin 9 Şubat 2000 tarihli açıklamasıyla kamuoyuna duyurulan kongre sonuç bildirgesinin sonunda ise “Demokratik cumhuriyet ve Kürt sorununun çözümü için ileri!” sloganı yer aldı.

Başa dön


Hükümlüye ‘sürgün’ genelgesi
Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, adli hükümlülerin ilk müşahadeleri, altışar aylık denemeleri, sınıflandırılmaları ve nakil işlemlerinde 2000 yılında uygulanacak esasları düzenleyen genelgeyi, cumhuriyet başsavcılıklarına gönderdi.
Genelgeye göre, Ankara, İstanbul ve İzmir’de bulunan ağır ceza merkezli cezaevleri ile bağlı ilçe cezaevleri kalabalık olduğu için, bu tutukevlerinde bulunan hükümlüler başka cezaevlerine dağıtılacak. Bu cezaevindeki hükümlü ve hüküm özlüler (davası Yargıtay aşamasında olanlar) tahliyelerine 8 yıldan az ve çok kalanlar olarak ikiye ayrılacak. Buna göre düzenlenecek listeler, haklarında verilen mahkeme kararları cezaevlerine ulaştığı andan başlayarak en geç 7 gün içinde Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’ne faksla bildirilecek.
Tahliye koşulları değiştirildi
Adana, Ardahan, Bafra, Bolu, Çarşamba, Diyarbakır Kapalı, Diyarbakır Özel Tip, Dinar, Doğubeyazıt, Elmalı, Erciş, Fethiye, Gebze, Iğdır, Kırıkkale, Kilis, Kocaeli, Oltu, Salihli, Şırnak, Tekirdağ, Tokat, Van ve Yalova kapalı cezaevlerindeki hükümlülerin, cezalarının infazına bulundukları yerde devam edilecek. Şartlı tahliye koşullarını taşısa dahi Türk Ceza Kanunu’nun adam öldürme suçlarını düzenleyen maddelerinden hükümlü olanlardan tahliyelerine 3 yıl 6 aydan az süre kalmadıkça, uyuşturucu madde kaçakçılığından, cebren ırza geçme alıkoyma suçlarından hükümlü olanlar tahliyelerine 2 yıldan az süre kalmadıkça, hırsızlık, gasp suçlarından hükümlü olanların tahliyelerine bir yıldan az süre kalmadıkça, cürümü işlemek için teşekkül meydana getirmek suçlarından hükümlü olanların tahliyelerine bir yıldan az süre kalmadıkça, firar veya firara teşebbüs, cezaevi idaresine karşı ayaklanma ve cezaevinde 4 defa disiplin nedeniyle hücre hapis cezası olanlar tahliyelerine 2 yıldan az süre kalmadıkça, açık cezaevlerine ayrılmalarına karar verilemeyecek ve müşahade dosyaları bakanlığa gönderilmeyecek.
Açık cezaevleri konusu
Açık cezaevi rejimine uyum sağlayamayacağından kuşku duyulanlar, iki veya daha fazla firar edenler veya firara teşebbüs edenler, firara teşebbüs suçundan dolayı mahkûm olanlar, cezaevi idaresine karşı ayaklanma suçundan mahkûm olanlardan İnfaz Kanunu’nun ayda 6 günlük özel indiriminden yararlanmak için açık cezaevlerine ayrılmalarına karar verilebilecek. Genelgede, tutuklu ve hükümlülerin müşahade dosyaları bakanlığa gönderilirken uyulması gereken kurallar da sıralanıyor. Adalet Bakanlığı gerek gördüğü takdirde hükümlüleri, can güvenliği, hasımlık, disiplin cezası, kapasite, cezaevi konumunun değiştirilmesi ve olağanüstü durumlar gibi nedenlerle bulundukları bir infaz kurumundan konumlarına uygun başka bir infaz kurumuna nakil edebilecek. Açık infaz kurumları arası isteğe bağlı nakiller mümkün olmayacak.
Adalet Bakanı Türk’ün bu genelgesiyle 4 Ocak 1999 tarihli genelge yürürlükten kaldırıldı.

Başa dön


Göktepe Gazetecilik Ödülleri için başvurular başladı
Görevi başındayken gözaltına alınan ve polislerce dövülerek öldürülen Evrensel Gazetesi Muhabiri Metin Göktepe ve öldürülen tüm gazetecilerin anısını yaşatmak amacıyla ilki 1998 yılında verilen Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri’nin üçüncüsü bu yıl, yine Metin Göktepe’nin doğum günü olan 10 Nisan’da verilecek.
Nazım Alpman (Milliyet), Celal Başlangıç (Radikal), Metin Göktepe’nin ablası Meryem Göktepe, Nadire Mater (Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü -RSF-Türkiye Temsilcisi), Metin Göktepe’nin avukatları Fikret İlkiz (Cumhuriyet), Ali Saydı, Kamil Tekin Sürek ve gazetemiz Yazıişleri Müdürü Fatih Polat’tan oluşan Metin Göktepe Ödül Komitesi tarafından düzenlenen, Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri’nin ilki Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Nail Güreli’ye verilmişti. Geçtiğimiz yıl düzenlenen ikincisinde ise, birinciliğe haber dalında Milliyet Gazetesi’nden Nedim Şener’in, “Utanç Ekspresi” başlıklı röportajı layık görülmüştü. Fotoğraf dalında ise birincilik ödülünü Hürriyet Gazetesi’nden Ümit Kozan almıştı. Metin Göktepe Ödül Jürisi geçtiğimiz yıl, “Musa Copla Konuştu” başlıklı çalışmasıyla Star gazetesinden Musa Ağacık ile bir askerin tecavüzüne uğradığı belirtilen ve ardından kendini asarak intihar eden 19 yaşındaki Fatma Ülkü’nün başından geçenleri anlatan haberiyle Pazartesi dergisinden Nevin Cerav’ı da Jüri Özel ödülü’ne layık görmüştü.
Başvurular başladı
Metin Göktepe Ödül Komitesi tarafından dün yapılan yazılı açıklamaya göre, bu yılki ödülleri belirleyecek olan jüri şu isimlerden oluşuyor: Nazım Alpman, Yalçın Bayer, Nilgün Cerrahoğlu, Oral Çalışlar, Esra Doğru, Can Dündar, Vivet Kanetti, Nadire Mater, Atilla Özsever, Nebil Özgentürk, Fatih Polat. Komitenin yaptığı açıklamada ödül verilecek dallar ve katılım koşulları ile ilgili olarak da şu bilgiler yer aldı: “1-Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri iki dalda düzenlenmiştir
Haber (Gazete-Tv)
Fotoğraf ve Görüntü
(Gazete-Tv)
2-Yarışmaya, 10 Nisan 1999 tarihinden sonra yayımlanmış olan eserler katılacaktır.
3- Yarışmaya katılacak olan eserlerden, yazılı basında yayımlanmış olanların, 1 asıl, 11 fotokopi olarak gönderilmesi gerekmektedir. Tv’de yayınlanmış olan eserlerden ise 1 örnek gönderilmesi yeterlidir.
4-Fotoğraf dalında yarışmaya katılacak eserlerin, arka yüzlerinin sol alt köşesine, bir etiketle eserin adı, çekildiği yer ve tarih yazılacaktır. Eserlerin en az 18x24 cm. ebatlarında (renkli ya da siyah beyaz) olması gerekmektedir.
5-Adaylar, eserlerini kısa özgeçmişleri ve iki fotoğrafları ile birlikte, “Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri” Meşrutiyet Caddesi, Ravanda İş Merkezi 85\12 Beyoğlu adresine göndermeleri gerekmektedir. Yarışmaya katılacak adaylar, eserlerini en geç 25 Mart 2000 tarihine kadar belirtilen adrese ulaştıracaklardır.”
Ödüller 10 Nisan’da
Metin Göktepe Ödül Komitesi, kazananlara ödüllerinin her yıl olduğu gibi Metin Göktepe’nin doğum günü olan 10 Nisan’da verileceğini duyurdu.

Başa dön


HADEP ‘fırsat’ istedi
PKK lideri Abdullah Öcalan’ın 1999 Şubat’ında Roma’da yakalanmasının ardından HADEP binalarında gerçekleşen açlık grevleri nedeniyle parti yöneticileri aleyhine TCK’nın 169’uncu maddesi uyarınca “PKK’ye yardım ve yataklık” iddiasıyla açılan davaya dün devam edildi.
Başkanlığını İmralı’da Öcalan’ı yargılayan Turgut Okyay’ın yaptığı Ankara 2 No’lu DGM’de görülen ve HADEP eski Genel Başkanı Murat Bozlak ile Ankara eski İl Başkanı Kemal Bülbül’ün de aralarında bulunduğu 18 sanık hakkında ceza istenen dava karara kaldı. Savcı 17 sanık için ise beraat istedi. 47 parti yöneticisinin gözaltına alındığı ve 21’inin uzun süre cezaevinde tutulduğu dosyaya ilişkin savunma yapan Alataş, davanın amacının Kürt sorunu konusunda resmi anlayış dışındaki görüşlerin susturulması olduğunu belirtti. Alataş, HADEP hakkında daha evvel açılan ve kamuoyunda “bayrak” ve “takvim” davaları olarak anılan yargılamalarda da çok sayıda parti yöneticisinin uzun süreli olarak tutuklandığını hatırlattı. Bunları partinin çalışmasını engellemeye yönelik planın bir parçası olarak değerlendiren Alataş, yargılamanın amacının ise partiyi 18 Nisan seçimlerinden önce etkisiz bırakmak olduğunu söyledi. Alataş, söz konusu 3 davaya dayanarak HADEP hakkında Anayasa Mahkemesi’ne kapatma davası açıldığını ve seçimlere katılmaması yönünde iki kez ihtiyati tedbir kararı alınmak istendiğini vurguladı. Suçlamaları “haksız ve siyasi” olarak değerlendiren Alataş, sonuçlarının da siyasi olması gerektiğini, bu tarz davaların demokrasiye zarar verdiğini söyledi.
‘Kürt sorunu’ yasağı
Alataş savunmasında, HADEP’e açılan davalarda genel suçlamalara, genel gözaltılara ve genel tutuklamalara yönelinerek “suçun şahsiliği” ilkesinin çiğnenmesini, önce suçlamaların yapılarak sonra delillerin toplanmasını, her davada aynı suç unsurlarının yeni delil gibi gündeme getirilmesini eleştirdi. Alataş, dava hazırlık soruşturmasının CMUK’a uygun olmadığını dile getirdi. Alataş, davayla, Kürtlerin, Kürt sorununu konuşmasının engellendiğini ve örgütlenme özgürlüğünün yok sayıldığını belirtti. Savcının 18 sanık hakkında “suça bizzat iştirak etmişlerdir” suçlamasına cevap veren Alataş, sanıkların çoğunluğunun parti binalarında bile gözaltına alınmadıklarını söyledi. Açlık grevinin gerek iç hukuk, gerekse uluslararası hukukta suç oluşturmadığını kaydeden Alataş, 169’uncu maddeyi de “zorlama yorumlarda yeni suç tipleri oluşturmanın en tipik örneği” olarak değerlendirdi. Açlık grevlerinin cezaevlerindeki sorunları gündeme getirmek için yapıldığını, HADEP’in genel tutum olarak bunu desteklediğine ilişkin delil bulunmadığını belirten Alataş, dava konusu iki basın açıklamasının da, iddianın tersine herkesi sağduyuya çağıran metinler olduğunu dile getirdi. “Davada öz itibariyle partinin düşünceleri suçlanıyor” diyen Alataş, Türkiye’nin ciddi bir iç barışa girdiği, yeni bir süreç yaşadığı izlenimi içinde olduklarını söyledi. İnsanların, partilerin, yöneticilerin hata yapabileceklerini kaydeden Alataş, “Partiler siyasi hatalar yapar.
HADEP de sütten çıkmış ak kaşık değildir. Hata yapmıştır. Ancak siyasi hataların sonucu siyasi olmalıdır. Geleceği beraber inşa edeceğiz. Birbirimize yeni bir fırsat vermek durumundayız” dedi. Daha sonra söz alan Avukat Levent Kanat, 169’uncu maddenin fiili yardım hallerini düzenlediğini, maddenin HADEP davasını karşılamadığını vurguladı. Aynı açlık grevleri nedeniyle Tekirdağ İl Örgütü’ne açılan ve İstanbul 5 No’lu DGM’de görülen davada alınan beraat kararı da örnek teşkil etmesi için mahkeme heyetine sunulurken, duruşma esas hakkındaki savunmanın incelenmesi amacıyla 24 Şubat gününe ertelendi.

Başa dön


|
Bursa’da hafif şiddette deprem
Bursa’da dün saat 03.23’te, hafif şiddette bir deprem meydana geldi. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nden alınan bilgiye göre, saat 03.23’te, merkez üssü Bursa-Mustafakemalpaşa olarak tespit edilen 2.8 büyüklüğünde bir deprem kaydedildi. Bu arada, önceki gün saat 21.46 ve 21.47’de Yalova-Çınarcık’ta 2.7 ve 3.2 büyüklüklerinde 2 artçı sarsıntı meydana geldi.
SİP üyesine muhbirlik tehdidi
Sosyalist İktidar Partisi (SİP) Üyesi Aytekin Cintamür’ün istihbarat birimlerine bağlı polisler tarafından kaçırılarak muhbirlik yapması yolunda tehdit edildiği açıklandı. SİP Samsun İl Örgütü, üniversite öğrencisi olan Cintamür’ü, okuldan attırmakla ve gözaltına almakla tehdit eden polisler hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını, üyelerinin başına gelebilecek her türlü olaydan da emniyet müdürlüğünü sorumlu tutacaklarını söyledi.
Özel okullara başvuru takvimi
İstanbul İl Sınav Yürütme Kurulu, 2000-2001 öğretim yılı için özel okulların sınav ve kayıt takvimini açıkladı. İl Sınav Yürütme Kurulu Başkanı Rüstem Eyuboğlu tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre, özel okullara giriş sınavlarına başvurular 10-24 Nisan 2000 tarihleri arasında yapılacak. Başvuruların ardından sınav giriş belgeleri, başvuru yapılan özel okul müdürlüklerinden 24 Mayıs Çarşamba günü edinilebilecek. Öğrenciler tercih değişikliklerini ise 24 Mayıs-1 Haziran 2000 tarihleri arasında yapacak. Özel okul sınavları 4 Haziran Pazar günü, saat 10.00’da yapılacak ve sınav sonuçları 28 Temmuz Cuma günü açıklanacak.
Polisin ‘Panter 2000’ operasyonu şovu
Zonguldak’ta, Emniyet Müdürlüğü ekipleri, “Panter 2000” adıyla önceki gün kent genelinde operasyonlar düzenledi. Emniyet Müdürü Mümtaz Karaduman, gazetecilere yaptığı açıklamada, yaklaşık 500 personelin katıldığı operasyonda, kahvehaneler, oteller, dernekler, lokaller, lokantalar, birahanelerin denetlendiğini ve burada bulunan kişilerin kimlik ve üst aramasını yaptıklarını anlattı. Operasyonlarda, kimlik ibraz edemedikleri gerekçesiyle 5 kişi gözaltına alınırken, 75 araç sürücüsüne de 1 milyar 508 milyon lira para cezası kesildi.
|
|

|