<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
  <channel>
    <title>Evrensel Gazetesi</title>
    <link>http://www.evrensel.net</link>
    <description>Evrensel Gazetesi RSS</description>
    <image>
        <url>http://www.evrensel.net/siteimage/logos.jpg</url>
        <link>http://www.evrensel.net</link>
	<title>Evrensel Gazetesi</title>
    </image>
    <atom:link href="http://www.evrensel.net/rss.php?id=65" rel="self" type="application/rss+xml" />
<item>
<title>Katliam sanıkları niçin iade edilmez?</title>
<link>http://www.evrensel.net/news.php?id=22528</link>
<description>Bu ülkenin siyasi tarihinde herhalde AKP gibi  “hem iktidar hem de muhalefet” rolünü olduğu gibi, “mazlum ve zalim” rolünü de başarı ile bir arada oynayan başka bir siyasi parti olmamıştır. İnsan hakları, demokrasi, faili meçhul cinayetler gibi konularda AKP yöneticileri, sürekli olarak “biz aslında bu sorunları çözmek istiyoruz ama engellerle karşılaşıyoruz” algısı yaratıyorlar.  Sonra da bu “algı” üzerinden bildiklerini okuyorlar…Uludere, Hrant Dink, Musa Anter ve genel olarak faili meçhul cinayet örneklerinde olduğu gibi…

	Hrant Dink, Uğur Mumcu ve Gaffar Okan’ın ölüm yıldönümleri nedeni</description>
<guid>http://www.evrensel.net/news.php?id=22528</guid>
<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 07:51:28 +0200</pubDate>
</item>

<item>
<title>Hala üşür çadır kentimiz</title>
<link>http://www.evrensel.net/news.php?id=22527</link>
<description>Mevsimlerle vedalaşıyoruz, dalda ki son yaprak yere düşüyor, suyun coşkusu umut umut, köpükleşen berraklığı içine saklanıyor. Toprak ise her zaman ki gibi her şeyi örtüp  koruyacak kadar Cömert  gün vedalaştığımız bir tek mevsimler değil, güneş bile hücre hücre  ısıtan  ışıltısını tatlılığını, sıcaklığını toplayıp dağın göğsüne saklıyor kendisini…ve sonra gün koşuyor geceye, gecede de bir hüzün var, uysal zamanlar zinciri oluyor tüm bu yaşananlar.
	Baharın sonbaharında  bir ayak izi kadar gerçek yaşanan tüm sızılar… Aslında bir yandan da insanın yeni bir yaşanmışlıklara o masalsı diyarlarına </description>
<guid>http://www.evrensel.net/news.php?id=22527</guid>
<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 07:46:42 +0200</pubDate>
</item>

<item>
<title>İşçi ölümleri cinayettir</title>
<link>http://www.evrensel.net/news.php?id=22149</link>
<description>Tersaneler can almaya devam ediyor. İş cinayetleri sorgusuz sualsiz devam ediyor. Devlet, adli bir tutanakla, medya, küçük bir yazıyla olaya müdahil oluyor ama cinayetlerin varlığı ve içeriği hiç değişmiyor. “Kocaeli Serbest Bölgesi içinde faaliyet gösteren ÇİMTAŞ Tersanesi’nde 17.01.12 tarihinde yüksekten düşme sonucu meydana gelen kazada İbrahim Dalgıç isimli şahıs öldü” bilgisinin dışında başka haber yok yazılı medyada.
	Peki gerçek ne? Yazılı prosedüre göre; bir işçinin vinçle çalışması için iş güvenliğinden sorumlu uzmandan “Yüksekte Çalışabilir Raporu” almalı ve ölüm riski olduğundan bi</description>
<guid>http://www.evrensel.net/news.php?id=22149</guid>
<pubDate>Mon, 30 Jan 2012 06:04:22 +0200</pubDate>
</item>

<item>
<title>HES’ler bahane sular şahane</title>
<link>http://www.evrensel.net/news.php?id=22147</link>
<description>İçinde yaşadığımız Dünyamızda Kapitalizmin azgın  ve sömürücü karakteri sonucunda yağmalanan  doğal kaynaklar, endüstriyel ve nükleer artıklarla kirletilen çevre, yok edilen ormanlar, gökyüzüne salınan zararlı gaz salınımları ve bir çok nedenlerden dolayı yaşamakta olduğumuz yerküre üzerinde büyük çevresel felaketlerin oluşmasına yol açmış bulunmaktadır... Bu olumsuz etkenler sonucunda küresel ısınma baş göstermiş, canlıların yaşamında  çok önemli yer tutan su  havzaları ve su kaynaklarının alanları belirgin bir şekilde daralmaya başlamıştır. Önümüzdeki on yıllarda Dünyamızda küresel ısınmanın</description>
<guid>http://www.evrensel.net/news.php?id=22147</guid>
<pubDate>Mon, 30 Jan 2012 05:55:48 +0200</pubDate>
</item>

<item>
<title>Adalet arayışı üzerine birkaç söz</title>
<link>http://www.evrensel.net/news.php?id=22118</link>
<description>Basın yayın kuruluşlarına daha önce duruma dair açıklamalar yapıldı. Bu hususta çok sayıda haber- yorum yazılar çıktı. Ama yetkili mercilerden tık çıkmıyor. Hala ‘görmedim, duymadım’ havasında ‘sağırlar körler birbirini ağırlar’ diyaloğu sürdürülmekte.

	12 Eylül, cunta başları için iddianame hazırlanıp yargı önüne çıkartılması süreci başlamış olsa da ben ve benim gibi insanlar hala 12 Eylül yargı mantığı ile içeride tutuluyoruz. Demek ki; süreç 12 Eylül ile hesaplaşma değil, sadece iki yaşlı generali günah keçisi olarak kamuoyu nezdinde yere sermektir. 12 Eylül ve öncesinde işkence yapanlar</description>
<guid>http://www.evrensel.net/news.php?id=22118</guid>
<pubDate>Mon, 30 Jan 2012 02:50:53 +0200</pubDate>
</item>

<item>
<title>Bir Ermeni ölmüş, ne var yani?</title>
<link>http://www.evrensel.net/news.php?id=21733</link>
<description>Ölüm yıl dönümüne üç gün kala mahkemeden ‘beklenen’ karar çıktı: örgüt izi yok; derin devlet yok, Ergenekon yok, yok oğlu yok. Bir Ermeni için bu kadar kıyamet koptu. Siz bakmayın öyle her türden burjuva basının kalemşorlarının Hrant’a ağladıklarına. Aslında tümünün zihninde dolaşan cümleler aynen yukarıdaki gibi. Gayri olan her şey, bu ülkede ölümü hak ediyor. İttihat ve terakkiden kalma yüzeydeki derin devlet, gayr-i Müslim ve gayr-i Türk olan herkese ölümü reva görüyor;
	Bugün Hranta ağlayanlar, daha dün 1915 soykırımının haklı gerekçelerini aramıyorlar mıydı? Ya da ötekini berikileştirip </description>
<guid>http://www.evrensel.net/news.php?id=21733</guid>
<pubDate>Mon, 23 Jan 2012 08:41:53 +0200</pubDate>
</item>

<item>
<title>‘Hukuk Devleti’</title>
<link>http://www.evrensel.net/news.php?id=22646</link>
<description>“İleri demokrasi”, “hukuk devleti” vaazlarının verildiği ülkemizde, tutsakların durumu ise bu söylenenlere tezat bir durum oluşturmaktadır.
	Düzenli abonesi olduğumuz haftalık “Yürüyüş” dergisi bayide yokmuş gibi bahanelerle kimi hücrelere verilip kimi hücrelere verilmiyor. Bunun yanı sıra mahkeme herhangi bir toplatma kararı olmayan, ziyaretçilerimizin yatırdığı kitaplar “sakıncalı” diye idarece karar alınarak el konuyor, gasbediliyor. İşte ispatı: Dosya no: 2011/794 Karar no: 2011/751
	Yaşadığımız sağlık sorunlarından kaynaklı revire çıkamıyor ya da aylar sonra çıkabiliyoruz. Bunun nedeni </description>
<guid>http://www.evrensel.net/news.php?id=22646</guid>
<pubDate>Tue, 07 Feb 2012 07:28:57 +0200</pubDate>
</item>

<item>
<title>Angela Merkel nasıl kraliçe oldu?</title>
<link>http://www.evrensel.net/news.php?id=22645</link>
<description>Geçtiğimiz günlerde Almanya’da yayın yapan  basın ve yayın organlarının yazdıklarına göre başbakan Angela Merkel Avrupa’nın taçsız kraliçesiymiş!
	Bunu da iki nedene bağlıyorlar. Birinci nedeni Angela Merkel avronun değerini yükselterek değer kazandırmış. İkincisi de Yunanistan’ı içine düştüğü krizden kurtarmış..
	Yağcı ve yalaka basın her ülkede var işte ne yaparsınız...
	Angela Merkel’in avronun değerini yükselttiğini meğerse ABD başkanı Barak Obama söylemiş ve beğenmiş, onun için de Angela Merkel’i başarılı bularak, tez elden Avrupa’nın kraliçesi ilan edilmesini istemiş...
	İkincisi de </description>
<guid>http://www.evrensel.net/news.php?id=22645</guid>
<pubDate>Tue, 07 Feb 2012 07:27:44 +0200</pubDate>
</item>

</channel>
</rss>

