<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
  <channel>
    <title>Evrensel Gazetesi</title>
    <link>http://evrensel.net</link>
    <description>Evrensel Gazetesi RSS</description>
    <image>
        <url>http://evrensel.net/siteimage/logos.jpg</url>
        <link>http://evrensel.net</link>
	<title>Evrensel Gazetesi</title>
    </image>
    <atom:link href="http://evrensel.net/rss.php?id=58" rel="self" type="application/rss+xml" />
<item>
<title>Bugün 22 Mayıs mı 24 Mayıs mı?</title>
<link>http://evrensel.net/news.php?id=29547</link>
<description>Dün Türkiye’nin her yerinde kamu emekçileri grevdeydi!
	Gece saat 24.00’da demiryollarında başlayan grev, sabahın erken saatlerinden itibaren eğitim, sağlık, yerel yönetimler, adliye, vergi daireleri gibi başlıca hizmet kollarında ve kurumlarında yayılırken gün boyunca ülkenin her yerinde yüzlerce merkezde gösteriler, yürüyüşler ve basın açıklamalarıyla 23 Mayıs kamu emekçilerinin en büyük grev gününe dönüştü.
	Bu yazının yazıldığı saatlerde greve katılım sayısı, hizmet kollarına göre katılım oranları ve etkinliğine dair sendikalardan henüz, toplama dair bir açıklama yapılmamıştı ancak gün b</description>
<guid>http://evrensel.net/news.php?id=29547</guid>
<pubDate>Wed, 23 May 2012 08:42:10 +0300</pubDate>
</item>

<item>
<title>Ortak grev,  tek hedef</title>
<link>http://evrensel.net/news.php?id=29545</link>
<description>Kamu emekçilerinin 23 Mayıs grevi, yoğun bir hazırlık sürecinin ardından beklendiği gibi çok büyük bir katılımla gerçekleşti. 23 Mayıs grevinin, kamu emekçileri tarafından yakın zaman önce gerçekleştirilen 25 Kasım 2009 ve 21 Aralık 2011 grevlerini aşan özellikler göstermesi önemliydi. En önemli farklılık, KESK ve Kamu Sen’in çağrısıyla gerçekleştirilen greve, hükümete yakın olarak tanımlanan Memur Sen’e bağlı sendikaların üyelerinin de yoğun bir şekilde katılmasıydı. Eğitim iş kolunda en fazla üyeye sahip olan Eğitim Bir Sen ve Memur Sen’e bağlı diğer sendikaların üyeleri, işyerlerinde yürütü</description>
<guid>http://evrensel.net/news.php?id=29545</guid>
<pubDate>Wed, 23 May 2012 08:36:57 +0300</pubDate>
</item>

<item>
<title>İktidarın liberal figüranları</title>
<link>http://evrensel.net/news.php?id=29544</link>
<description>AKP-Gülen Cemaati devletinin liberal suç ortaklarının en önemli özeliklerinden biri de, devletin, onun muhtevaya ilişkin tüm esaslı özelliklerini, karşı çıkılmaması gerekli kutsi bir zırhın ardına gizleyen katakulli ideoloji ve politikasının cengaverleri olmalarıdır. Ellerinde “militarizm karşıtı”(!) delik-deşik paçavra bir bayrak, devlet-hükümet militanlığını sürdürürlerken, ezberlerini bozan “dil sürçmeleri”,-“yüksek dozajlı şiddet” ve çok belirgin yalanlar karşısında, utangaç kem-kümlerle devri alemlerini sürdürmeye çalışıyorlar.
	Birkaç yıl önceki en önemli silahları, gericiliğin yükseliş</description>
<guid>http://evrensel.net/news.php?id=29544</guid>
<pubDate>Wed, 23 May 2012 08:35:34 +0300</pubDate>
</item>

<item>
<title>Hollande, avroyu kurtarabilir mi?</title>
<link>http://evrensel.net/news.php?id=29543</link>
<description>Bugün Brüksel’de toplanacak AB Olağanüstü Zirvesi’nin en önemli gündemi, son iki yılda yapılan pek çok zirvede olduğu gibi, yine “avro krizi” olacak. Ancak, bu kez öncekilerden farklı olarak, daha çok Almanya’nın öncülüğünde yürütülen “kriz politikalarının” iflas ettiği üzerinde durulacak, bunların yerine Fransa’nın yeni Cumhurbaşkanı Français Hollande’nin önerdiği “çözümler” öne çıkarılacak.
	Hafta sonunda Şikago’da yapılan G 8 Zirvesi’nde de öne çıktığı gibi, dünyanın diğer emperyalist devletleri de artık Almanya’nın dayattığı “çözümlerin” çözümsüzlük olduğunu açık bir şekilde dile getirmiş</description>
<guid>http://evrensel.net/news.php?id=29543</guid>
<pubDate>Wed, 23 May 2012 08:34:50 +0300</pubDate>
</item>

<item>
<title>Haberim yok</title>
<link>http://evrensel.net/news.php?id=29542</link>
<description>Uludere’de 34 insan, genç, çocuk demeden katledildi ama bugüne kadar sorumlularla ilgili pek bir gelişme yoktu. Başbakan konuştukça durum vahim bir şekilde aydınlanıyor.
	İşin birinci vahim tarafı, bu ülkenin silahlı kuvvetleri nereden geldiği belli olan istihbaratla gidip sınır ötesinde kendi vatandaşlarını bombalıyor ve bu ülkeninbaşbakanından bırakın izin almayı haber bile vermiyor.
	Ülkede başbakana haber vermeden tuvalete bile gidemeyenler bombalama işini haber vermeden gerçekleştirme emrini başbakandan daha yukarıda birilerinden mi alıyor? Parlamenter sistemde başbakandan daha yukarıda</description>
<guid>http://evrensel.net/news.php?id=29542</guid>
<pubDate>Wed, 23 May 2012 08:33:54 +0300</pubDate>
</item>

<item>
<title>Hata ve özür</title>
<link>http://evrensel.net/news.php?id=29541</link>
<description>Herkes askeri cenahtan yapılan açıklama karşısında şaşkındı. Asker hata kabul etmeyen ve özür de dilemeyen açıklamalar yapıyordu. Uludere/Roboski’de 34 sivil insan savaş uçaklarının bombardımanı sonucu yaşamlarını yitirmişti. Askere bakılırsa her şey kurallara ve hukuka uygundu. İyi de kasıtlı ya da kasıtsız 34 insanı öldüren bombalama var ortada. Bir yetki kullanımı var ve hukuk devletlerinde bu yetki kullanımı hukuksal denetime tabidir. Bütün yetki kullanımları hukuksal denetime tabidir. Emri kim vermişti? Niye vermişti? Sonuç ölüm olduğuna göre nasıl “Hata yok” dendi? Özür de  dilemediniz; </description>
<guid>http://evrensel.net/news.php?id=29541</guid>
<pubDate>Wed, 23 May 2012 08:33:33 +0300</pubDate>
</item>

</channel>
</rss>

