|
|
|
|
|
|
30/04/2007
Küresel mitingin yerel çevrecileri
Serpil İlgün Önceki gün yapılan eyleme Maraş, Tunceli ve Rize gibi illerden de yoğun katılım oldu İklim değişikliklerini en somut yaşayan illerden biri olan İstanbul'da, önceki gün Küresel Eylem Grubu'nun çağrısıyla düzenlenen mitingin il dışından da katılımcıları vardı. İnsan ve çevre yararına değil peşkeşe odaklanan politikaların çevresi genişledikçe, bu politikaların mağdurları da artıyor. Miting için İstanbul'a gelen "yerel çevrecilerin" bazılarıyla konuştuk.
Çok değil; beş yıl önce biri, Aziz Karaboyun'a deseymiş ki "Bizim bu verimli ovamıza çimento fabrikaları kurulacak, buralar mahvolacak, sen de buna karşı çıkmak için yollara düşeceksin..." hayatta inanmazmış. Ama olmuş işte. Çevreymiş, kirlilikmiş, santralmış pek ilgilenmeyen çiftçi Aziz Karaboyun, Pazarcık'tan kalkmış taa İstanbul'a protestoya gelmiş.
Çevre "işlerini" desteklemediğinden değil de, sorunun ciddi olduğunu biraz da başa gelince anlamış.
Otobüsleri gün ağarırken Kadıköy'e vardığından, mitingin ilk katılımcıları onlar. Beklerken halay çekmeyi ve "SANKO ve KİPAŞ, Pazarcık ve Narlı Ovası'na dokunma" gibi öfkeli cümlelerin yazılı olduğu pankart ve dövizlerini gözden geçirmeyi ihmal etmediler.
1.5 yıl önce, yani Maraş Pazarcık'ın yoğun tarım yapılan Narlı Ovası'nın tam ortasına, hem çimento hem de çöp fabrikası kurulacağı açıklandığında, başlamış mücadeleleri. "Bu hem tarımsal, hem ekonomik, hem toplumsal açıdan zararlı. Kültürel, sosyal ve ulusal boyutuyla da zararlı" diyor Aziz Karaboyun. Çok umutlu olmasalar da mahkemeye başvurmuşlar. Ardından da Narlı Çevre Koruma ve Kültür Derneği kurulmuş. 70 kişi gelmişler Pazarcık'tan. İstanbul'daki Pazarcıklıların da desteği ile kortejleri 150'yi bulmuş. Karaboyun, İstanbul'daki mitinge, İstanbul olması nedeniyle daha yoğun bir katılım beklediğini söylüyor haklı olarak. Etrafına bakıp ıslıkların düdük seslerine, davul zurnanın horona karıştığı sesleri, birbirinden renkli pankart ve dövizleri gösteriyor; "Yine de güzel" deyip ekliyor: "Çok renkli..."
Çünkü çevreyi kirletiyorlar
Hanım Doğan, Maraş ekibinin iki kadın katılımcısından biri. O da çiftçilik yapıyor. Önce "Konuşmayı beceremem" dese de "Niye buradasınız" sorusu, öfkelendirmiş olacak ki güvensizliğini yeniyor: "Çünkü çevreyi kirletiyorlar, insanları zehirliyorlar. Ben istemiyorum. Elbistan'da kurdular; bütün doğaya, insana zarar verdiler. O yüzden buradayız. Her yere de gideriz."
Narlı Çevre Koruma ve Kültür Derneği Başkanı Ali Cengiz, Hanım Doğan'ın bıraktığı yerden alıyor sözü: "Savaşlar arttıkça çimento fabrikaları artıyor. Devletin maden yasası varsa, bizim de ova yasamız var. Bölgemizi kurtarmak istiyoruz. Onun için buraya geldik. Mücadelemizi sonuna kadar sürdürmek istiyoruz" diyen Cengiz, Sinop'un da Fındıklı'nın da, Akkuyu ya da Bergama'nın da kendileri için en az Narlı Ovası kadar değerli olduğunu söylüyor.
Suyu İsrail'e satacaklar
Akkuyu ile Bergamalıları göremiyoruz ama Fındıklı Dereleri Koruma Platformu, Pazarcıklıların hemen önünde yürüyor. Daha birkaç gün önce binlerce kişinin katılımıyla miting gerçekleştiren Fındıklılılar, sabahın erken saatlerinde vardıkları İstanbul'a 100 kişi gelmişler. Yaşar Yıldız, "Derelerimiz üzerinde oynanmak istenen oyunlar var. Santral kurmak istiyorlar. Ayrıca kaynak sularımıza göz dikilmiş. İsrail'e su satacaklar. Ama sonuna kadar mücadele etmekte kararlıyız" diyor. Muhsin Bakır ise hükümet geri adım atmazsa, bütün Rize'yi İstanbul'a taşıyacaklarını söylüyor öfkeden dişlerini sıkarak. Engin Seyat, arkadaşına hak veriyor: "Baktılar küresel ısınma var, sularımızı elimizden almak istiyorlar."
Munzur Nehri üzerine kurulmak istenen barajlar ve yok olma tehdidi altındaki Munzur Vadisi de nicedir Türkiye'nin gündeminde. Munzur Çevre Derneği, Munzur'u Koruma Kurulu ve Tunceli Dernekleri Federasyonu, hem dikkatleri bir kere daha Munzur'a çekmek, hem de nükleer enerji ve küresel kirliliğe karşı çıkmak için Dersim'den değilse de İstanbul'un çeşitli semtlerinden gelerek mitingdeki yerlerini almışlar. Tunceli Dernekleri Federasyonu Başkanı İsmail Aslan, Danıştay'dan da sonuç almadıkları için AİHM'e başvuracaklarını, Malatya Bölge İdare Mahkemesi'nden de hâlâ sonuç bekledikleri bilgisini veriyor. (İstanbul/EVRENSEL) | |
|
|
|
|
|