Giriş sayfası yap | Favorilere ekle
Anasayfa
Güncel
Ekonomi
Görüş
İşçi-Sendika
Politika
Bölge
Dünya
Kültür
Toplum-Yaşam
Medya
Kırkyama
Mizah
Mektup
Spor
Dosya
Köşe Yazıları
Evrensel Hayat
Genç Hayat
İletişim
Bağlantılar
Arşiv
Metin Göktepe
Evrensel Avrupa
Eylül 2010
Pts
Sa
Ça
Pe
Cu
Cts
Pa
03
04
05
06
07
08
09
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
21/04/2007
Düzenleme değil uygulama önemli
Çocuk işçiliğinin önlenmesine ilişkin Türkiye’nin imza attığı önemli uluslararası belgeler var.
Çocuk işçiliğinin önlenmesine ilişkin Türkiye’nin imza attığı önemli uluslararası belgeler var. Türkiye, bu belgeleri imzalama konusunda üçüncü sırada yer alıyor. Ancak uygulamaya bakıldığında, bu belgelere imza atılmış olması sadece görüntüyü kurtarmaya yarıyor. Çünkü çocuk işçiliği, yoksulluk ve sosyal güvencesizlik nedeniyle her geçen gün artıyor. Türkiye’de, çoğu ağır koşullarda olmak üzere yüzbinlerce çocuk çalışıyor.
İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi’nin önceki gün düzenlediği sempozyumda da bu konu ele alındı. Yaklaşan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı öncesinde gerçekleştirilen sempozyumda, çocuk işçiliğinin kaldırılması ve en az 18 yaşına kadar eğitimlerini sürdürebilmelerinin sağlanması için neler yapılması gerektiği tartışıldı.
Kaynağı yoksulluk
Çalışma Bakanlığı İş Müfettişi Murat Ayhan Başaran da çocuk işçileri sokakta, sanayide, gezici ve mevsimlik tarım işlerinde olmak üzere üç bölümde sınıflandırarak tarımda çalışan çocuk sayısının diğer kesimlerden daha fazla olduğunu kaydetti. Çocuk işçi sorununun kaynağında yoksulluk olduğunu dile getiren Başaran, ailelerin de bu konuda gözden geçirilmesi ve gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini belirtti.
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tankut Centel de sadece hukuki düzenlemelerin yapıldığı bir mücadeleyle çocuk işçiliğinin önlenmesinin mümkün olmayacağına dikkat çekti. Centel, bu düzenlemelerin uygulanabilirliğinin sağlanması gerektiğini ifade etti.
Yeni rapor
İTÜ İşletme Fakültesi İş Hukuku Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Kadriye Bakırcı, çocuk ve gençlerin iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin hiçbir düzenleme olmadığını söyledi.
İstanbul Vali Yardımcısı Mehmet Seyman ise 2000 ile 2007 yılları arasında yürütülen çalışma sonucu elde edilen bilgileri ilk kez sempozyumda açıkladı. Raporun özeti şöyle: “8 bin 979 sokakta çalıştırılan çocuğa ulaşılmış ve bu çocuklar, muhafaza altına alındıktan sonra meslek elemanları tarafından yapılan bir görüşme ile ailelerine teslim edilmiştir. 4 bin 153 çocuk, çeşitli sebeplerle ve biçimlerde sokakta yaşadıkları tespit edilerek muhafaza altına alınıp hizmet modelinde öngörülen hizmetlerden yararlandırılmıştır. 454 kız çocuğu, çeşitli biçimlerde cinsel istismara maruz kaldıklarından, kuruluşlarımız marifetiyle C. Savcılıkları ve Çocuk Mahkemeleri’nin kararı uyarınca, iki özel çocuk ve gençlik merkezinde koruma altına alınıp hizmetlerden yararlandırılmıştır. İlimizde gerek ebeveynleri veya çeşitli çıkar gurupları tarafından suça sürüklenen 238 çocuk -bu çocuklardan 86’sı 15 yaşının altındadır- hakkında idari veya adli mercilerce tedbir kararı verilmiş ve bu çocuklar, SHÇEK kuruluşuna sevk edilmiştir.” (İstanbul/EVRENSEL)
Anasayfa | Güncel | Ekonomi | İşçi-Sendika | Politika | Bölge | Dünya | Kültür | Toplum-Yaşam | Medya | Mizah | Mektup | Spor | Dosya | Köşe Yazıları
Evrensel Hayat | Genç Hayat