|
|
|
|
|
|
12/12/2008
GÜNCEL
Kamil Tekin Sürek-ktsurek@hotmail.com
Yunanistan ve Türkiye Üç dört gündür medyada Yunanistan haberleri boy gösteriyor. 16 yaşında bir gencin polis tarafından öldürülmesi üzerine gerçekleşen protesto eylemleri, her gazete ve TV’de kendi üslubunca yayınlanıyor. Burjuva gazete ve TV’ler olayları bir grup gencin sağı solu yakması gibi gösteriyor. Evrensel ve Hayat Televizyonu ise gerçekleri aktarmaya çalışıyor.
Evet, Yunanistan’da bazı kamu binaları ve tekelci sermayenin binaları yakılıyor ama protestoların ana gövdesini anarşist grupların eylemleri oluşturmuyor.
Yunanistan’da küçük ve istikrarlı bir anarşist grup var. Bunlar, bizdeki bazı küçük burjuva sol gruplar gibi yaptıklarını Marksizm-Leninizm falan diye pazarlamaya çalışmıyor. Anarşizmi savunuyor ve teorilerine uygun pratik uygulamaya çalışıyor. Bu gruplar işçi sınıfı hareketi ve onların sendikal ve siyasi örgütleri tarafından dışlanmış durumda. Çeşitli yürüyüşlerde, kortejin en sonunda toplanıyorlar, yürüyüş kortejine alınmıyorlar, beş yüz metre geriden yürüyüş kolunu takip ediyorlar ve yürüyüşün bitimine doğru bir iki banka ya da kamu binasına molotof atıyorlar. Tabii, dikkat ettiyseniz, yaktıkları yerler de bizdekilerden farklı. Belediye otobüsü yakmıyorlar, çiçekleri sopalarla dövmüyorlar, trafik lambalarını kırmıyorlar. Neyse, Yunan anarşistleri hakkında bu kadar söz yeter. Dediğim gibi Yunanistan’da çok küçük bir siyasi çevre.
Asıl, Yunanistan’da etkili olan ama burjuva medyanın yazmadığı bir işçi ve gençlik hareketi var. Bunlar 16 yaşındaki gencin polis tarafından öldürülmesini protesto için genel grev ve okullarda genel boykot gerçekleştirdi. Yunanistan’ın büyük şehirlerinde 24 saat üretim durdu. Okullar boykot nedeniyle kapatıldı. Ve, on binlerce işçi ve emekçinin, gencin katıldığı miting ve yürüyüşler yapıldı.
Bizde, ekonomik talepler dışında bir grev ya da genel grev örmeyeli çok oldu. Hatırladığım en son 16 Mart 1978’de DİSK 7 öğrencinin öldürülmesi üzerine iki saatlik bir genel iş bırakma gerçekleştirmişti.
Elbette, Yunanistan işçi sınıfı ve emekçileri Türkiye işçi sınıfı ve emekçilerinden daha mücadeleci vs. demek istemiyorum. Bütün ülkelerin işçi sınıfı ve emekçilerinin özü aynıdır. Üretim içindeki yerleri onları birbirine benzetir. Fakat, Yunanistan işçi sınıfının ve onun ekonomik, siyasi hareketinin örgütlenme ve bilinç düzeyi, tarihi, mücadele deneyimi pek çok ülkeye göre daha ileri durumdadır.
Bizde, her gün ülkenin birkaç farklı yerinde demokratik içerikli eylem ya da ekonomik içerikli bir direniş sürerken, onların mücadelesi daha merkezileşmiştir.
Eğer büyük adımlar attığımız demokratik birlik çalışmaları kazasız belasız amacına ulaşırsa, coşkuyla izlediğimiz komşu Yunan emekçilerinin güçlü birleşik eylemleri gibi eylemler bizim için de özlem olmaktan çıkacaktır.
Emek, demokrasi ve barış güçlerinin birleşik mücadelesi ve eylemleri demokratik ve ekonomik taleplerimizin elde edilebilmesi için halkın en önemli silahı olacaktır.
Yunanistan halkının mücadelesi İçişleri Bakanı’nı istifa ettirmiş (istifa Hükümet tarafından kabul edilmese de artık ne İçişleri Bakanı eski İçişleri Bakanı olabilecek, ne de Hükümet), katil polis ve arkadaşı görevden alınmış ve yargılama süreci başlatılmıştır. Fakat, Yunanistan halkının öfkesi bu tedbirlerle yatışacak gibi değildir. Onlar, taleplerini hükümetin istifasını isteyerek genişletmişler, Hükümet çalışamaz hale gelmiştir.
Yunanistan halkının mücadelesi hükümeti düşürecek mi henüz belli değil ama bir şey çok açık ki, Yunan polisi, bundan sonra, en azından uzunca bir süre, bizdeki kadar kolayca silah kullanamaz. | |
|
|
|
|
|