Giriş sayfası yap | Favorilere ekle
Anasayfa
Güncel
Ekonomi
Görüş
İşçi-Sendika
Politika
Bölge
Dünya
Kültür
Toplum-Yaşam
Medya
Kırkyama
Mizah
Mektup
Spor
Dosya
Köşe Yazıları
Evrensel Hayat
Genç Hayat
İletişim
Bağlantılar
Arşiv
Metin Göktepe
Evrensel Avrupa
Eylül 2010
Pts
Sa
Ça
Pe
Cu
Cts
Pa
03
04
05
06
07
08
09
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
25/10/2008
Toplum sağlığı tehdit altında
TTB, hükümetin tıp fakültelerinde kontenjan artırımı ve sınavsız şef ataması uygulamasını eleştirdi
Türk Tabipleri Birliği (TTB), AKP Hükümeti’nin, Sağlık Bakanlığı eliyle, eğitim ve araştırma hastanelerine sınavsız şef ve şef yardımcısı atama, norm kadroya geçme uygulamaları ile bütün altyapı eksikliklerine rağmen tıp fakültelerinin kontenjanlarının artırılmasının, ‘toplum sağlığını tehdit ettiği’ uyarısı yaptı.
TTB Genel Sekreteri Eriş Bilaloğlu, TTB Merkez Konsey Üyesi ve Tıp Eğitim TTB Kol Başkanı Prof. Dr. İskender Sayek ve TTB 2. Başkanı Feride Aksu ortak basın toplantısı ile AKP’nin sağlıktaki uygulamalarının halk sağlığını tehdit ettiğine dikkat çektiler.
TTB Merkezi’nde dün yapılan toplantıda konuşan Sayek, Türkiye’de tıp eğitimi veren fakülte sayısının 66’ya yükseltildiğini, Türkiye’nin bu sayı ile tıp fakültesi açısından Avrupa ve Kuzey Amerika kıta ortalamalarından bile yüksek bir orana çıktığını söyledi. Sayek, belli ölçütler, kriterler göz önünde bulundurulmadan öğrenci kontenjan sayısının 5 binden 6 bin 500’e çıkarıldığını söyledi.
Altyapı eksik
Sağlık Bakanlığı’nın tıp fakültelerindeki öğrenci hedefinin 13 bin olduğuna da vurgu yapan Sayek, altyapısı, öğretim üyesi sayısı, laboratuvar olanakları ile söz konusu öğrenci sayısına eğitim verilebilmesinin olanaksız olduğunu söyledi.
Halen bazı tıp fakültelerindeki altyapı eksiklikleri nedeniyle, öğrencilerin başka fakültelerde eğitim gördüklerini, böylece o fakültelerin kontenjanlarının daha da arttığını kaydeden Sayek, Bakanlığın ‘öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısı düşük’ söyleminin de kabul edilemezliğini dile getirdi. Sayek, tıp eğitiminin birebir eğitim gerektiren özelliğine de dikkat çekerek, tıp eğitiminde bir öğretim üyesinin temel görevinin öğrencinin eğitiminin yanı sıra sağlık hizmeti ve araştırma olduğunun altını çizdi. Sayek, şu anda hekim sayısının Sağlık Bakanlığı verilerine göre 107 bin olduğunu, 4 bin 500 yeni mezunla hekim açığının olmayacağını da dile getirdi.
Yanıt bekleyen sorular
TTB Genel Sekreteri Eriş Bilaloğlu da AKP Hükümeti’ne, tıp fakülteleri açma prosedürünü sordu. Bilaloğlu, “Açılan tıp fakültelerinde belli bir standart ve prosedür söz konusu mudur?” sorusuna yanıt istedi.
Sağlık Bakanlığı’nın eğitim ve araştırma hastanelerine şef ve şef yardımcısı atamalarında, oluşturduğu jüride hangi kriterleri uyguladığını, jürinin de hangi kriterlere göre seçim yaptığını da soran Bilaloğlu, nasıl oluştuğu belli olmayan jüri üyeleri, nasıl seçtiği belli olmayan jüri kararıyla atanan eğitimcilere dikkat çekti.
Geçtiğimiz hafta yapılan bu atamaları da yargıya taşıdıklarını hatırlatan Bilaloğlu, “Objektif olmayan koşullarda oluşmuş yönetici atamaları. Bu açıkça kadrolaşma faaliyeti” dedi.
Bilaloğlu yakın gelecekte tıp fakültelerinde planlanan norm kadro yaklaşımına ilişkin kaygılarını dile getirerek, “Sağlık alanında insan gücü planlamasının yaşamsal önemde olduğunu ancak norm kadronun sadece hizmet üretmeyen, ağırlıklı olarak araştırma ve eğitim gibi işlevleri de olan akademik kurumların gelişmelerini engelleyeceğini” söyledi. (Ankara/EVRENSEL)

‘Sorun hekim sayısı değil eşitsizlik’

TTB 2. Başkanı Aksu TTB’nin raporuna göre Türkiye’de hekim sayısının 109 bin, TÜİK’e göre 114 bin, OECD raporlarına göre 104 bin olduğunu belirterek, bir yıllık mezun sayısı ile bile hedeflenen hekim sayısına ulaşılabileceğini, o nedenle kontenjan artışına gerek olmadığını söyledi.
Kontenjan artışının, iddia edildiği gibi, ‘Türkiye’nin gereksinimi’ olmadığını kaydeden Aksu, sağlık sorunlarının temelinde hekim sayısının değil, sosyo ekonomik eşitsizliklerin ve yoksulluğun yattığını söyledi. Yapılanları, hekim işsizliği oluşturarak, hekim emek gücünü ucuzlatma girişimi olarak nitelendiren Aksu, hekimlerin özlük haklarının zayıflatılmasının insan sağlığını da etkileyeceğini söyledi.
Anasayfa | Güncel | Ekonomi | İşçi-Sendika | Politika | Bölge | Dünya | Kültür | Toplum-Yaşam | Medya | Mizah | Mektup | Spor | Dosya | Köşe Yazıları
Evrensel Hayat | Genç Hayat