|
|
|
|
|
|
07/10/2008
Cenaze ve emzirme yardımı kandırmacası
Sultan Özer Çalışma Bakanı Çelik’in ‘sendikalarla uzlaştık’ dediği, cenaze ve emzirme yardımlarında ‘uzlaşma’ çiğnendi Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SSGSS) Yasası 1 Ekim’de yürürlüğe girdi. Milyonların karşı çıkmasına rağmen yürürlüğe giren SSGSS’de, emzirme ve cenaze yardımında ise Emek Platformu’nun kandırıldığını ortaya koyan gelişmeler yaşandı. Platformun, “daha makul rakam belirler” diye miktarı belirleme yetkisini bıraktığı Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Yönetim Kurulu da inisiyatifi Çalışma Bakanı’na teslim etti.
Halen SSK’lılarda 6 ay boyunca asgari ücretin üçte biri oranında uygulanan emzirme yardımı, SSGSS Yasası ile daraltılmak isteniyor. SSK’lılarda 506 sayılı yasaya göre “doğumdan önceki bir yıl içinde en az 90 gün analık sigortası primi ödenmiş olması” şartıyla, “canlı doğum yapan sigortalı kadına ve sigortalı erkeğin sigortalı olmayan eşine, doğumdan sonraki altı ay boyunca, her ay, doğum tarihinde geçerli olan asgari ücretin üçte biri tutarında emzirme ödeneği” veriliyor. SSGSS’de ise 90 günlük prim ödeme şartının 120 güne çıkartılırken, ödeme süresinin de bir aya indirilmek isteniyor. Buna karşı çıkan Emek Platformu, “emzirme ödeneği olmazsa olmazlarımızdandır” dedi. Görüşmeler sonunda, “daha makul rakam belirleyeceği” düşüncesiyle miktarın SGK tarafından belirlenmesi ve Bakanın onayına sunulması noktasında “uzlaşma” sağlandı. Ancak 1 Ekim’de yasa yürürlüğe girdiği halde SGK emzirme yardımını belirlemedi.
İki muhalefet şerhi
Emzirme ödeneğini belirlemek üzere toplanan SGK Yönetim Kurulu’nda, hükümetin atadığı yöneticiler ödeneğin yıl sonuna kadar 50 YTL olarak kalmasını, 2009 başından itibaren yeni bir belirleme yapılmasını istedi. Ancak buna Yönetim Kurulu’nda yer alan KESK temsilcisi Hasan Hayır ile Türk-İş temsilcisi Fikret Barın muhalefet şerhi koydu.
Edindiğimiz bilgilere göre muhalefet şerhinde, 6 ay boyunca asgari ücretin üçte biri tutarında verilen emzirme yardımının, SSGSS’deki gibi 50 YTL olarak devam etmesi isteğinin Emek Platformu ile yapılan uzlaşmayı çiğnemek anlamına geleceği ifade edildi. Kurum Başkanı Fatih Acar’ın ise “Yılsına kadar 50 YTL olarak devam etsin. 2009’da da kısmi bir artış getiririz. Bütçeye bunun için 25 milyar koymuşuz, onu aşamayız” diyerek, artışa karşı çıkması üzerine emzirme yardımı belirlenemedi. SGK’nda belirlenemeyen rakam için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’e yazı yazıldı.
‘Cenaze yardımı’nda emekçiler kandırıldı
Benzer bir kandırmaca da “cenaze yardımı”nda yaşandı. Bu konuda da Emek Platformu ile yapılan “uzlaşma” çiğnenerek, rakamın belirlenmesi için Çalışma Bakanı’na yazı yazıldı. SGK Yönetim Kurulu’nun bu konudaki kararına da iki muhalefet şerhi konuldu.
Asgari ücretin üç katı olarak uygulanan ve döneme göre rakamları değişen cenaze yardımı, 2007 itibariyle, SSK’lının ölümü halinde yakınlarına 223.73 YTL, Bağ-Kur’lunun ölümü halinde 185.56 YTL ve Emekli Sandığı’na tabi memurun ölümü halinde ise 850.16 YTL civarında olurken, SSGSS ile bu miktar bir asgari ücret tutarına indirilmek istendi. Ancak Emek Platformu bu konuda da itiraz etti.
Görüşmeler sonunda “cenaze yardımı”nın miktarının da SGK yönetimi tarafından belirlenmesi kararlaştırıldı. Yasa yürürlüğe girdiği halde, SGK bu rakamın belirlenmesini de Bakan’a bırakarak, uzlaşmayı tanımadı.
KESK’ten Bakan’a mektup
KESK Yönetim Kurulu da Çalışma Bakanı’na mektup yazarak, cenaze ve emzirme yardımlarında “uzlaşmaya” uyulmasını istedi. Mektupta, SGK Yönetim Kurulu’nun her iki yardım tutarını da 25 Eylül 2008 tarihli toplantısında belirlemesi gerekirken, belirlemediği vurgulanarak, “değişmeden önceki ilk hali emzirme ödeneğinin 6 ay süresince her ay doğum tarihinde geçerli olan asgari ücretin 1/3’ü tutarında idi. Yine cenaze ödeneği de asgari ücretin 3 katı tutarında” olduğu hatırlatıldı. Mektupta Bakan’ı, “geçmiş süreçte yaşadığımız tartışmaları hatırlayarak emzirme ödeneğinin 6 ay süresince her ay asgari ücretin 1/3’ü tutarında, cenaze ödeneğini de asgari ücretin 3 katı tutarında belirlemeye” çağrıldı. (Ankara/EVRENSEL)
Vekillerin cebinden para çıkmayacak
İşçisinden memuruna, ev kadınından çocuğuna kadar 70 milyon kişi GSS kapsamında olacak. GSS kapsamı dışında olan tek kesim ise milletvekilleri ve onların yakınları:
70 milyonun tamamı 3 ila 10 YTL arasında muayene parası ödeyecek milletvekilleri ile yakınları ödemeyecek.
70 milyonun tamamı özel hastanelere yüzde 30 oranında fark ücret ödeyecekler, milletvekilleri ile yakınları ödemeyecek. Her hasta olan yattığı odayı beğenmezse yüzde 300 fark ödeyip özel odalarda yatabilecek ama milletvekilleri ile yakınları bu farkı ödemeyecek.
Her hasta muayene için öğretim üyesi (doçent-profesör) yüzde 300 ücret farkı ödeyecek ama milletvekilleri ile yakınları bu farkı ödemeyecek.
Her hasta aldığı ilaçlar için yüzde 20 katkı payı ödeyecek ama milletvekilleri ile yakınları ödemeyecek.
Milletvekili ve yakınları muayene ücreti ve katılım paylarındaki artışları da ödemeyecek.
Sağlık paralı, emeklilik imkansız
1 Ekim 2008’den itibaren yürürlüğe giren Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SSGSS) yasası emekçilerin kazanımlarını ve haklarını tamamen ortadan kaldırıyor.
Emeklilik yaşı 65’e yükseltilecek. Prim gün sayısı ise 7200’e çıkacak.
Asgari ücretin üçte biri kadar geliri olandan bile GSS primi kesilecek. Primi ödemeyen sağlık hizmeti alamayacak.
Artık hastaneye giden her vatandaş, katkı payı ödeyerek tedavilerine başlayacak.
SSK’lı bir işçi işsiz kalsa bile 6 ay süreyle sağlık hizmetlerinden yararlanabilirken bu süre 3 aya düşürülecek.
Maaş bağlama oranları düşecek, emeklilikte yüksek maaş alabilmek için daha uzun süre çalışmak gerekecek.
Askerlik borçlanması yapmak isteyenler daha önce bir aylık askerlik borçlanması için asgari ücretin yüzde 20’sini altı ay içinde ödeyecekken bundan sonra asgarî ücretin yüzde 32’sini bir ay içinde ödemeleri gerekecek.
Henüz 900 gün primi yokken 1 Ekim 2008’den sonra ölen SSK sigortalılarının ailesi ölüm aylığı sahibi olamayacak.
Evli olmamaları, çalışmamaları sosyal güvenlik kurumlarından gelir sahibi olmamaları koşuluyla yaşla sınırlı olmaksızın ana-babalarından sağlık yardımı alan kız çocukları için yaş sınırlaması geldi. Buna göre okumayan kız çocukları 18, lise ve dengi öğrenimlerini sürdürüyorlarsa 20 yaşını, yükseköğrenimlerini sürdürüyorlarsa 25 yaşını aşamayacak.
SSK Sigortalıları ortalama kazançların güncelleştirilmesinde büyüme hızının yüzde 100’ünden değil, yüzde 30’undan yararlanabilecekler.
Gazeteciler, gemi adamları, kaynakçı, matbaa işçileri, posta dağıtıcısı, şeker sanayi çalışanları, uçuş personeli, lokomotif makinistleri gibi meslek gruplarının yıpranma hakları ellerinden alınacak.
Çalışarak ücret alan ya da SGK’dan aylık alan çocuksuz dul eşe bağlanacak ölüm aylığı oranı yüzde 75’ten yüzde 50’ye düşürülecek.
Part-time çalışanlar GSS’den yararlanabilmek için ya çalışmadıkları süreleri isteğe bağlı sigortalılıkla kapatmak ya da GSS primi ödeyerek ayda 30 günü tamamlamak zorunda kalacak.
30 Nisan 2008’den sonra ilk defa sigortalı olanlar emekliyken prim ödeyip emekli aylıklarını da alarak çalışamayacaklar.
Parası olmayanlar fark ücreti nedeniyle özel hastane ve polikliniklere gidemeyecek. Bu kesim, aynı nedenle kamu hastanelerinde de “Hoca hekim”lerden yararlanamayacaklar.
5-10 yıl arası sigortalılığı bulunan SSK’lılar en az yüzde 60 çalışma gücü kayıp oranına sahip olmaları halinde malûllük aylığına sahip olabilirken, yeni dönemde ise en az 10 yıllık sigortalılık süresine sahip olmaları gerekecek.
1 Ekim’den önce kaymakamlıklara gidip yeşil kart istemekle sonra istemek arasında da fark var. 1 Ekim’den önce yeşil kart başvurusunun ardından ilgililer başvuru sahibinin gelir durumunu araştırıp ya yeşil kart veriyor ya da vermiyorlardı. 1 Ekim’den sonra ise yeşil kart başvurusu yapanların birlikte ikamet ettikleri ailelerinin harcamaları da dikkate alınarak gelirleri tespit edilecek ve çıkan rakam kişi başına 213 YTL’den çok ise kaymakamlık SGK’ya bir yazı gönderip yeşil kart almak yerine GSS primi alın diyecek.
Geliri asgari ücretin üçte birinden düşük olanlara, yeşil kartlılara minimum hizmet paketi (temel teminat paketi) kapsamında sağlık hizmeti sunulacak. Ancak minimum hizmet paketi ile nitelikli ve yeterli düzeyde bir sağlık hizmeti almak mümkün olmadığı için paketin dışında bırakılan her şey cepten ödenecek.
Tüm sağlık hizmetlerinde hastadan katkı payı adı altında ücret talep edilecek ve bu katkı payı 5 katına kadar arttırılabilecek.
Özel hastaneler, hastadan fark ücreti alacaktır, üstelik bu miktar, Bakanlar Kurulu tarafından iki katına kadar arttırılabilecek. | |
|
|
|
|
|