www.evrensel.net  |  emek.net  |  arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Politika

Ekonomi

Dünya

Kültür-Sanat

Toplum-Yaşam

Medya

Dosya

Köşe Yazıları



MAI ve küreselleşme karşıtı
   yürüyüş başladı

“Millenium Round” olarak anılan WTO 3. Bakanlar Konferansı, 30 Kasım’da toplanarak, piyasanın serbestleştirilmesi konusundaki yeni projeler tartışılacak.

Asgari Ücret yine belirlenmedi
İşçi, işveren ve hükümet adına beşer temsilcinin katılımıyla saat 10.30’da başlayıp 12.00 sularına kadar süren toplantıda tartışmaların bir yıl önceki toplantılardan farklı olmadığı, birbirini tekrar eder duruma geldiği eleştirileri yöneltildi.

POAŞ’ın özelleştirilmesi tekel yaratacak
Petrol-İş Sendikası, Petrol Ofisi AŞ (POAŞ)’nin özelleştirmesinin, ekonomi açısından ciddi sorunlara yol açacağını vurguladı.


MAI ve küreselleşme karşıtı yürüyüş başladı
ABD’nin Seattle kentinde 30 Kasım-3 Aralık tarihleri arasında düzenlenecek olan ve Çoktaraflı Yatırım Anlaşması (MAI)’nın tartışılacağı Dünya Ticaret Örgütü (WTO) toplantısına yönelik dünya çapında düzenlenecek olan protesto gösterilerine hazırlıklar hızlandı. Bu çerçevede Türkiye’de Türkiye MAI ve Küreselleşme Karşıtı Çalışma Grubu da “MAI ve Küreselleşme Karşıtı Yürüyüş” adı altında düzenlediği etkinliğe dün başladı.
“Millenium Round” olarak anılan WTO 3. Bakanlar Konferansı, 30 Kasım’da toplanarak, piyasanın serbestleştirilmesi konusundaki yeni projeler tartışılacak. “Yatırımların güvence altına alınması” bahanesiyle emek, çevre, yurttaş haklarına bir saldırı olan MAI, Millenium Round’un gündemlerinden birisini oluşturuyor.
Bu toplantı da ayrıca tarımın serbest piyasaya açılması gündeme getirilecek. Gelişmekte olan ülkelerin tarımını çökertmeyi hedefleyen WTO, “serbest orman kesimi anlaşması” ile de orman yağmasının önünü açacak.
Böylesine kapsamlı bir saldırıya karşı tüm dünyada tepkiler ortaya çıkmaya başladı. Bu tepkilerin bir provası geçtiğimiz 18 Haziran’da gerçekleştirilmişti. Şimdi dünyadaki birçok ülkede MAI karşıtları yeni bir protesto gösterisine hazırlanıyor.
Bu çerçevede Türkiye MAI ve Kürselleşme Karşıtı Çalışma Grubu da “MAI ve Küreselleşme Karşıtı Yürüyüş” adı altında düzenlediği etkinliklerine dün başladı. Dün İstanbul’dan yola çıkan grupta sendikaların, kitle örgütlerinin, meslek odalarının ve siyasi partilerin temsilcileri yer alıyor.
Grup, 30 Kasım’a kadar İstanbul, Kırklareli, Edirne Tekirdağ, Kocaeli, Adapazarı, Yalova, Bursa, Balıkesir, Manisa, İzmir, Uşak, Kütahya, Eskişehir, Ankara illerinde bazı yerleşimleri dolaşarak konferans, basın açıklaması vb. etkinliklerle konuyu gündeme getirmeye çalışacak. Ayrıca Seka fidanlığı, Sakarya serbest şehir, İznik (Cargill), Bergama gibi ulus ötesi şirketlerin doğrudan talanına hedef olmuş yerlerde etkinlikler gerçekleştirilecek.

Başa dön


Asgari Ücret yine belirlenmedi
Yaklaşık 4,5 milyon işçiyi ilgilendiren asgari ücretin tespiti çalışmaları, Türk-İş Genel Kurulu sonrasına kaldı. Çalışma Bakanlığı’nda Çalışma Genel Müdürü Ömer Benokan başkanlığında dün toplanan Asgari Ücret Tespit Komisyonu (AÜTK)’nda, DİE, DPT, Hazine, Milli Prodüktivite Merkezi ekonomi raporları ile Hacettepe Üniversitesi beslenme kalıpları tartışıldı.
İşçi, işveren ve hükümet adına beşer temsilcinin katılımıyla saat 10.30’da başlayıp 12.00 sularına kadar süren toplantıda tartışmaların bir yıl önceki toplantılardan farklı olmadığı, birbirini tekrar eder duruma geldiği eleştirileri yöneltildi. Ancak toplantıya sunulan DPT ekonomik raporunda, ilk kez asgari ücretin hedeflenen bütçe rakamlarına göre belirlenmesinin istendiği öğrenildi. Bir süredir Türkiye’de çalışma yürüten IMF heyeti de asgari ücret artışının yüzde 25’ten fazla yapılmaması önerisini getirmişti.
IMF heyetinin komisyonla görüşme talep edeceği söylenmesine ve bunun TİSK’e de iletilmesine rağmen, komisyona resmi olarak böyle bir talebin gelmediği öğrenildi.
Hacettepe Üniversitesi’nin beslenme kalıplarında, hafif, orta ve ağır işkolları ayrımı yapılarak, üç işkolu için de günlük 3540 kalori önerildi. Masa başında oturan işçi için de yeraltında çalışan işçi için de aynı beslenme kalıbının önerilmesinin tartışmaya neden olduğu belirtildi.
Türk-İş’in başından beri önerdiği, asgari ücretin ulusal düzeyde, sanayi-tarım, yaş ve cinsiyet ayrımı yapılmadan belirlenmesi talebine karşılık işveren kesimi ise halen uygulanan 16 yaşın 25’e çıkarılması talebini yineledi. Ancak, her iki kesimin de bu önerilerinde bir gelişme olmadı.
İşveren kesimi ayrıca Türkiye’de şu anda üç asgari ücret uygulaması olduğu eleştirini de yaptı. Devletin kendi memurlarına uyguladığı asgari ücrete, SSK’daki taban uygulamasına dikkat çeken işveren kesimi, asgari ücret uygulamasına bir kural getirilmesini, AÜTK’de bir ücret belirleniyorsa her yerde bunun dikkate alınmasını istedi. Komisyon henüz bir rakam üzerinde konuşmazken, toplantı 7 Aralık 1999 tarihine ertelendi.

Başa dön


POAŞ’ın özelleştirilmesi tekel yaratacak
Petrol-İş Sendikası, Petrol Ofisi AŞ (POAŞ)’nin özelleştirmesinin, ekonomi açısından ciddi sorunlara yol açacağını vurguladı. Petrol-İş tarafından yapılan değerlendirmede, milli savunma ve ülke ekonomisi açısından stratejik öneme sahip olan POAŞ’ın özelleştirilmesinin ülke çıkarlarına aykırı olduğu, sendika olarak buna karşı her türlü mücadelenin verileceği ifade edildi. POAŞ’ın, piyasaları düzenleyici rolüne dikkat çekilen değerlendirmede, Sendika’nın POAŞ özelleştirilmesine karşı çıkış gerekçeleri şöyle sıralandı:
  • POAŞ özelleştirildiğinde, toplumun ve ulusal savunmanın gereksinimlerinin karşılanması tehlikeye girecek. POAŞ’ın sorumluluğunda olan askeri amaçlı boru hattı ve akaryakıt tesislerinin işletme, bakım ve korunması görevinin yerine getirilmesinde sorunlar yaşanacak, askeri gereksinimlerin karşılanması yerli-yabancı tekellerin denetimi karşısında olanaksız hale gelebilecektir.
  • Petrol sektörünün bütününü oluşturan TPAO, POAŞ, TÜPRAŞ, BOTAŞ’ın özelleştirmeler yoluyla parçalanması stratejik bir sektörün tekellerin kâr hırsına bırakılması olacağı gibi, aynı zamanda ülke ekonomisi de bundan olumsuz etkilenebilecektir.
  • Tekellerin yeterli kâr getirmediğinden itibar etmediği özellikle Doğu, Güneydoğu, Doğu Karadeniz bölgelerinde ve kırsal kesimde akaryakıt gereksinimini karşılamanın neredeyse olanaksız hale gelebileceği de göz önüne alınmalıdır.
  • Petrol dağıtımı özel sektörün eline geçince Türkiye’de kamu kurum ve kuruluşları akaryakıt gereksinimlerini peşin ödeme ile karşılamak zorunda kalacak ve Hazine üzerinde büyük bir yük ortaya çıkacaktır.
  • POAŞ’ın özelleştirilmesiyle bugünün değeriyle 100 trilyon liranın oldukça üzerinde kâr kaybı ve yine bu tutarın birkaç katı vergi kaybı olacaktır.

    Başa dön


  • ABD GAP’ta üniversite kuracak
    ABD’lilerin GAP’a ilgisi sürüyor. GAP Bölge Kalkınma İdaresi Bölge Müdürü Erkan Alemdaroğlu, Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, ABD’nin enerji konusundaki en büyük firmalarından Howard Şirketi’nin, GAP’ta özel bir üniversite kurmak için çalışmalar başlattığını bildirdi. Howard firması yetkililerinin, Türk yetkililerle görüşmek ve incelemelerde bulunmak üzere 23 Kasım 1999 tarihinde Şanlıurfa’ya geleceğini açıklayan Alemdaroğlu, şöyle konuştu: “Heyet, kurmayı planladığı özel üniversite ile ilgili, Şanlıurfa’da görüşmelerde bulunacak.
    Kömür ve oduna kış zammı
    Kocaeli’de kömür ve odun fiyatları, geçen yıla oranla ortalama yüzde 100 oranında artış gösterdi. Mahrukatçılar Odası Başkanı Orhan Arguner, kömür ve odun fiyatlarında, geçen yıla oranla inanılmaz bir yükseliş görüldüğünü belirterek, bunun, tüketiciye yansımasının da kaçınılmaz olduğunu savundu. Öte yandan, Kocaeli’deki soba satış fiyatlarında da deprem sonrası büyük oranda artışlar görüldü. Geçen yıl 12 milyon lira olan kovalı sobalar 20 milyon, 15-40 milyon lira olan tuğlalı kuzine sobalar 50-90 milyon, 25-100 milyon lira olan döküm sobalar 50-180 milyon, 20 milyon lira olan katalitik sobalar 40-50 milyon, 10 milyon lira olan elektrikli sobalar da 17-25 milyon lira arasında satılıyor.
    İç borç stoku 22 katrilyona dayandı
    Hazine’nin iç borç stoku ekim ayı sonunda 22 katrilyon liraya yaklaştı. İç borç stoku ekim ayında 1 katrilyon 623 trilyon lira artarak 21 katrilyon 641 trilyon liraya ulaştı. Geçen yılın sonunda 11 katrilyon 613 trilyon lira olan iç borç stokunda 10 ayda 10 katrilyon liranın üzerinde artış yaşandı. Ekim sonu itibariyle iç borç stokunun 15 katrilyon 544 trilyonu nakit, 2 katrilyon 280 trilyonu da nakit dışı olmak üzere 17 katrilyon 824 trilyon lirasını tahvil borçları, 3 katrilyon 817 trilyon lirasını da bono borçları meydana getirdi. Hazine’nin yıl başından bu yana gerçekleştirdiği borçlanma programıyla bono borçlarının önemli bir bölümünü tahvile dönüştürdüğü ve yeni net borçlanmasını da tahville gerçekleştirdiği gözleniyor.

    Bize ulaşmak için;

    Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net