|
|

|
           

Dünya halkları depremin yarasını sarıyor
Devletten önce göçük altına giren yabancı uzmanların ardından, şimdi de dünyanın bir çok ülkesinde emekçi halk düzenlenen yardım kampanyalarına destek veriyor.

Yeni malzemelere ihtiyaç var
Depremin üzerinden bir hafta sonra organize olmaya başlayan devletin aksine, kitle örgütleri ve siyasi partilerin bölgeye yardımları düzenli olarak devam ediyor.

Önlem alınmazsa ‘ikinci deprem’ olacak
Deprem bölgesinde bulunan evler yerle bir olurken, oldukça kötü durumda kalan insanlar şimdi de salgın hastalık tehlikesiyle karşı karşıya.


Dünya halkları depremin yarasını sarıyor
Depremin ardından dünyanın birçok yerinde yardım kampanyaları düzenleniyor. Müslüman ülkelerde camilerde, Hıristiyan ülkelerinde kiliselerde yapılan ibadetlerden sonra Türkiye’de depremden zarar gören insanlar için yardım toplanıyor.
İsrail’de ‘seferberlik’ çağrısı
Türkiye’deki depremzedelere yardım için İsrail genelinde başlatılan yardım kampanyası genişleyerek sürüyor. Maariv gazetesi bugünkü başyazısında, İsrail halkını depremde zarar görenlere destek olmaya ve Türk halkıyla beraber yas tutmaya çağırdı. Gazete, Başbakan Ehud Barak’a da “Dostumuz Türkiye’ye yardım için ulusal bir seferberlik başlatmalıyız” şeklinde bir mesaj gönderdi. Radyo, televizyon ve gazeteler halka yardım çağrısında bulunurlarken, yardım için açılan hesap numaralarını da sürekli olarak yayınlıyorlar.
İsrail Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, bağışlanan yardım malzemelerinin bir hava köprüsüyle her gün Türkiye’ye gönderilmeye başlandığını duyurdu. Açıklamaya göre, her gün 3 uçak depremzedelere yardım malzemesi taşıyacak. Şimdiye dek halktan toplanan onlarca ton yardım malzemesinin bugün Hayfa Limanı’ndan gemiyle ve Türk Hava Yolları’nın bir uçağı ile Türkiye’ye gönderilmesi planlanıyor.
Kuveyt’teki bir bankada ise, depremzedeler için bağış hesabı açıldı. Kuveyt, depremzedelere yardım amacıyla çarşamba günü, gıda ürünleri ve ilaçtan oluşan insani yardım göndermişti.
Yunanistan’dan bir uçak dolusu yardım
Yunanistan İçişleri Bakanlığı’ndan üst düzey yetkili Dimitris Katrivanos, Yunanistan’da herkesin depremde zarar görenlere yardım için çalıştığını ifade ederek, çadır, ilaç ve diğer acil ihtiyaç maddelerini taşıyan bir askeri uçağın bugün İstanbul’a hareket edeceğini söyledi.
CNN para yardımı istedi
İzmit merkezli depremin başlangıcından beri Türkiye’yi gündemin birinci sırasından düşürmeyen Amerikan haber kanalı CNN de, Gölcük’teki Kızılhaç Temsilcisi Amerikalılara seslenerek, para yardımı yapmaları çağrısında bulundu. Gölcük’ten dünyaya seslenen Palladino, deprem felaketzedeleri için barınak ve sıhhi malzemelere ihtiyaç olduğunu da ifade ederek, Amerikalılara parasal yardım yapma çağrısında bulundu.
Öte yandan Kıbrıs, Almanya, Rusya ve daha bir çok ülkedeki Türkiyeli vatandaşların öncülüğünde başlatılan yardım kampanyalarına bu ülkede yaşayan yerli halkın ilgisinin yoğun olduğu da gelen haberler arasında.

Başa dön


Yeni malzemelere ihtiyaç var
Depremin ardından devletin hantallığına karşın harekete geçen kitle örgütleri ve siyasi partilerin depremzedelere yardımları artarak sürüyor. Bölgede en çok ihtiyaç duyulan maddeler şunlar: Yatak, battaniye, naylon branda ve un.
Halkevleri’nin yardımı sürüyor
Halkevleri Genel Sekreteri Mustafa Coşar, Halkevleri olarak başlattıkları deprem bölgesine yönelik yardım kampanyasının devam ettiğini, dün iki kamyon su, temizlik malzemesi ve battaniyenin gönderildiğini belirtti. Coşar, bölgedeki Halkevi üyelerinin, öncelikle temizlik malzemeleri, çöp poşeti, eldiven, hijyenik pet, maske, bebek maması, bebek bezi, biberon, vitamin ve çadır ihtiyacı olduğunu bildirdiklerine dikkat çekti. Bölgeye yardım göndermek isteyenlerin bu öncelikleri dikkate alarak tüm Halkevi şubelerine yardım malzemeleri götürmelerini istedi.
Eczacıya ihtiyaç var
Bursa 7. Bölge Eczacılar Odası, Yalova deprem bölgesinde acil olarak eczacı ve eczacı kalfasına ihtiyaç duyulduğunu bildirdi. Açıklamada, deprem bölgesine gitmek isteyecek eczacı ve kalfalarının bugün ve yarın 224-221 94 80 veya 224 44 30 numaları telefonlara başvurmaları istendi.
İşçilerden maddi yardım
Hak-İş Genel Sekreteri ve Özçelik-İş Sendikası Genel Başkanı Recai Başkan, İskenderun Demir Çelik ve Karabük Demir Çelik çalışanları adına 70 milyar liranın deprem bölgesine gönderildiğini bildirdi. Ayrıca nakdi yardımın yanında İsdemir’den 23 kişilik kurtarma ekibinin, 1 adet ambulans, 1 adet arazöz, 2 adet kato bomlu vinç, oksijen kesme takımları, 500 adet toz maskesi ve eldiven, 3000 adet ekmek, peynir, zeytin, yumurta gibi gıda maddeleri ile sağlık malzemelerinin de bölgeye gönderildiğini belirten Başkan, yardım kampanyasının devam edeceğini açıkladı.
Diyabetlilerle temasa geçildi
Diyabet Araştırma ve Uygulama Derneği İzmit Şubesi tarafından yapılan yazılı açıklamada, deprem sonrası İzmit ve Adapazarı’nda yaşayan diyabetli çocuklar ve aileleriyle temasa geçildiği bildirildi. Açıklamada, başta insülin olmak üzere diyabet tedavisi ile ilgili ihtiyaçların karşılanmaya çalışıldığı belirtildi.
ÖDP dayanışmayı sürdürüyor
ÖDP Kadıköy İlçe Örgütü tarafından yapılan açıklamada, Değirmendere’nin Halıdere beldesinde TMMOB, Halıdere Belediyesi, Tabipler Odası ve bir dizi yardım gönüllüsüyle birlikte bir kriz masası oluşturulduğu belirtildi. Burada yardımların tasnifi ve dağıtılmasının başlandığı ifade edilen açıklamada, sağlık görevlilerinin eşliğinde yemek dağıtımının yapıldığı, portatif tuvaletlerin bölgeye gönderildiği söylendi. Açıklamada, Gölcük’te Şifa Açık Hava Hastanesi’nin kuruluşunda çalışmak üzere 15 kişilik bir ekibin, enkaz kaldırma çalışmalarına hekim denetiminde bir başka ekibin gönderildiği ifade edildi.

Başa dön


Önlemler alınmazsa ikinci ‘deprem’ olacak
Muzaffer Özkurt
Deprem bölgesinde bulunan evler yerle bir olurken, oldukça kötü durumda kalan insanlar şimdi de salgın hastalık tehlikesiyle karşı karşıya. Özellikle Adapazarı, Gölcük ve Değirmendere’de yoğunlaşan bağırsak enfeksiyonları, kolera ve tifo gibi salgın hastalıklar tehlikesi, depremzedelerin ikinci bir depremle karşı karşıya olduğunun sinyallerini veriyor. Hastalıklar yıkıntılar arasında kalan cesetlerden yayılan mikroplardan, pis sulardan ve bu sularla yıkanan meyve ve sebzelerden yayılıyor. Deprem bölgelerinin durumu, neler yapılması gerektiği ve neler yapıldığı konusunda EMEP’in depremzedeler için kurduğu kampta bulunan sağlık ekibiyle konuştuk.
‘Bulantı ve başağrısı’
Hemşire olan Nurşen Dede, bölgeye gelir gelmez ağır bir kokuyla karşılaştıklarını ve kampa, kurulma çalışmaları başlar başlamaz ilk olarak sağlık ekibini kurduklarını söylüyor. 4 doktor, 4 hemşire, 2 eczacı ve 2 diş hekiminden oluşan sağlık ekibiyle depremzedelere yardımcı olmaya çalıştıklarını belirten Dede, ilk olarak çevre hastanelere giderek yardıma ihtiyaçları olup olmadığını sorduklarını söylüyor. Başlarda hastaların şikâyetleri bulantı, kusma, mide ağrısı, baş dönmesi iken kampın ikinci gününde, enkaz altında kalıp vücudunda herhangi bir hasar olup olmadığını öğrenmek için insanlar gelmeye başlamış. Dede, özellikle deprem sonrası sağlık şartlarına dikkat çekerek, “Bu deprem sadece 35 bin veya daha fazla insanın kaybedilmesi anlamına gelmiyor, biz sağlıkçılar açısından bu depremin ikinci bir deprem taşıdığı endişesini her zaman dile getiriyoruz” diyor.
Bilinçlendirme gerek
İkinci deprem aşamasının bulaşıcı hastalıklar olduğunu söyleyen Dede, enkazda oluşabilecek mikropların, bakterilerin çok fazla olacağını ve cesetlerden kaynaklı oluşabilecek kolera, tifo gibi hastalıkların mevcut olacağını düşündüklerini belirtiyor. Bunun içinde hem kampta hem de kamp dışında insanlara nasıl çalışmaları gerektiği ve ne tür önlemler almaları gerektiği konusunda bilinçlendirme çalışmaları yapmışlar. Çeşitli hastalıkların dışında son zamanlarda depremden psikolojik olarak zarar görüp yüksek tansiyon şikâyeti ile gelmeye başlamış hastalar. Depremzedelerin pansumana ihtiyacı olduğunu gördüklerini kaydeden Dede, sağlık ekibinden bir grubun sağlık il müdürlüğüne giderek kolera ve tifo hakkında görüştüğünü dile getiriyor. Sağlık ekibi olarak salgından çok korktuklarını anlatan Dede, “İnsanlar yiyeceği ekmeği ve yıkıntılardaki yakınlarını düşünmekten sağlıklarını düşünmüyorlar” diyor. Dede, özellikle devlet tarafından insanlara hiçbir yardım yapılmamasının sıkıntısını çektiklerini söyleyerek, devletin salgın konusunda çok duyarsız olduğunu dile getiriyor.
Salgın tehdidi
Kampın doktorlarından Veli de, deprem bölgesine geldiklerinde evlerin karton kutular ya da kumdan kaleler gibi devrildiğini gördüğünü ve bu durumun kendisini derinden etkilediğini anlatıyor. İlk olarak yerleştikleri kamp bölgesinde TÜPRAŞ’tan kaynaklı olarak kurum yağdığını ve burasının sağlığa elverişli olmaması nedeniyle şimdi bulundukları Derince Öğretmenler Mahallesi’ne yerleştiklerini dile getiriyor. Gelir gelmez enkaz altında kalmış ya da çalışmalar sırasında yaralanmış olan kimselere pansuman yaptıklarını söyleyen Veli, bulundukları bölgede bulunan sağlık ocağından kolera ve tifo gibi hastalıkların görülmeye başlandığını öğrendiğini ifade ediyor. Bu haberin onu çok üzdüğünü, çünkü deprem bölgesindeki durumun salgın hastalıkları önleyici değil körükleyici bir etkisi olduğunu belirten Veli, Gölcük tarafında da bu hastalıklara rastlandığına dikkat çekiyor. Böyle bir ortamda salgın hastalığın en korkunç şey olduğunu anlatan Veli de, bu durumu ikinci bir deprem olarak nitelendiriyor. Psikolojisi bozulup yüksek tansiyonu bulunan kişilerin çoğaldığını ifade eden Veli, depremin etkilerinin kolay atlatılamayacağını vurguluyor. Ve çok kesin bir şekilde “Eğer yeterli önlemler alınmazsa bu katliam olur” diyor.

Başa dön


|
TTB’den sağlık önerileri
İstanbul Tabip Odası, deprem felaketinin ardından ortaya çıkabilecek sağlık sorunlarını önlemek amacıyla aşağıdaki önerileri sıraladı.
1. Söylentilere kesinlikle inanmayınız.
2. Endişelerinizi ve sorunlarınızı bölgenizdeki sağlık görevlileri ile mutlaka paylaşınız.
3. İçmek için kapaklı şişe sularını kullanınız. Açık içme ve kullanma sularını görevlilerin önerilerine göre klorlayınız.
4.Elinizi sık sık su ve sabunla yıkayınız.
5. Çiğ meyve ve sebzeleri iyice yıkadıktan sonra mümkünse kabuklarını soyarak tüketiniz. Kavun ve karpuz güvenilerek yenilebilir.
6. Enkaz altında çıkarılan yiyecekleri buzdolabında bile olsa kesinlikle yemeyiniz.
7. Bebeğinizi emzirmeye ve olağan aşılarını yaptırmaya devam ediniz.
8. Katı yiyecekler, konserve ve bisküvi gibi kolay bozulmayan yiyecekleri tercih ediniz.
9. Elden geldiğince sıvı gıdalar alınız. Özellikle kurtarma çalışmalarına katılanlar, terlemeye bağlı su ve tuz kayıpları için bol miktarda tuzlu ayran içmelidir.
10. Tuvalet ihtiyacınızı mutlaka bölgede kurulan seyyar tuvaletlerde gideriniz. Tuvalet sonrası ve bebek bezi değiştirdikten sonra, mutlaka ellerinizi sabun ve suyla yıkayınız.
11. Seyyar tuvalet yoksa, komşularınızla birlikte en az 2 metre, derinlikte bir çukur kazınız. Çevresini çevirerek helaya dönüştürünüz. En yakın sağlık biriminden bu helaların kireçlenmesi için yardım isteyiniz.
12. Çöplerinizi sızdırmaz poşetlerde toplayıp ağzını sıkıca kapatınız. Düzenli çöp toplanmıyorsa, çöp poşetlerini otaklaşa kullanmak üzere kazılan 1-2 metre derinlikte çukurlarda toplayınız.
13. Çöplerin üzerine toprakla kapatıp kireçlenmesini sağlayınız. Köpek ve hayvanların eşelemesini önleyiniz.
14. Kirli çocuk bezleri ve kadın bağlarını mutlaka poşete koyup ağzını sıkıca bağladıktan sonra sonra çöp çukurlarına atınız.
15. İç çamaşırlarınızı olanaklar ölçüsünde sık sık değiştiriniz. Yıkanma olanaklarını yaratmaya çaba gösteriniz.
16. Cenazelere çıplak elle dokunmayınız. Derhal yetkililere haber vererek ceset torbalarına konulmasını sağlayınız. Gömülürken mezar zeminine ve cenazenin üzerine sönmemiş toz kireç dökünüz.
17. Çocuklarınızın güvenli yerlerde oynamalarına dikkat ediniz. Tuvaletler, enkazlar, su birikintileri, logar kapakları ve çukurlardan uzak tutunuz.
18. Çocukların beslenmelerine özen gösteriniz. Rastgele yiyecek ve içecek almamalarına dikkat ediniz.
19. Karın ağrısı, kusma, ishal gibi şikâyetleriniz olduğunda vakit yitirmeden sağlık birimlerine başvurunuz.
20. Yaralılar ve kurtarma çalışmalarına katılanlar için tetanoz aşısı gereklidir. Mutlaka yaptırınız.
21. Güneş çarpmasından korunmak için elden geldiğince gölgede kalınız ve şapka giyiniz.
22. Şeker, kalp ve yüksek tansiyon gibi eski bir hastalığınız varsa tedavinizi sürdürmeyi ihmal etmeyiniz.
23. Gebeleri ve bebekleri sağlık ekiplerine mutlaka kontrol ettiriniz.
24. Münkünse çocuklarınızı deprem bölgesi dışındaki yakınlarınızın yanına gönderiniz. Depremin onlarda bırakacağı olumsuz izleri böylece azaltabilirsiniz.
25. Büyük bir felaketin dehşetini yaşadık. Etkilenmeniz doğaldır. Sıkıntılarınızı, korkularınızı iletmekten çekinmeyiniz; yakınlarınız ve sağlık görevlileri ile paylaşınız. Birbirinizle konuşunuz ve moral veriniz. Acılar paylaşıldıkça azalır.
|
|

|