www.evrensel.net  |  emek.net  |  arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Politika

Ekonomi

Dünya

Kültür-Sanat

Toplum-Yaşam

Medya

Dosya

Köşe Yazıları



Almanya 55 yıl sonra kara harekâtında
Emperyalist ülkelerin orduları parçalanan Kosova’dan kendilerine düşen parsayı bir an önce kapmak için birbirleriyle yarışıyor.

Strobe Talbott eli boş dönüyor
Rus askerlerinin diğer emperyalist ülkelerin ordularından önce davranarak Kosova’ya girmesiyle ABD ve Rusya arasında oluşan gerginlik giderilemedi.

Yeltsin’in ‘barış güvercini’ Viktor Çernomırdin


Almanya 55 yıl sonra kara harekâtında
Ve ilk Alman askerleri Kosova’ya girdi. Alman televizyon kanalları, Alman askerlerinin 2. Dünya Savaşı’ndan sonra ilk kez bir başka ülkenin topraklarını işgal ettiği bu ‘tarihi’ anı önceki gün tüm detaylarıyla geçtiler. Kendilerine ezberletilen şiirleri kendi dillerinde söyleyen Kosovalı çocukların, işgalci güçleri kurtarıcılar gibi karşılamalarının kareleri haber programında uzun uzun gösterildi.
Alman Ordusu Başmüfettişi Hans Peter Von Kirchbach, İngiliz askerleri ile birlikte saat 15.30 sıralarında Makedonya ve Kosova sınırını geçtiklerini bildirdi. Alman Savunma Bakanı’nın verdiği bilgilere göre, Kosova’ya giren Alman askerlerinin sayısı 180’i buluyor. İlk kıtayı takiben, dün sabah saat 5.00 sıralarında 800 Alman askeri daha Kosova’ya geçti. Savunma Bakanlığında Devlet Sekreteri Peter Wichert, Rus askerlerin Pristine’ye girmesine ilişkin olarak yorum yapmadı ve “Karar süreci üzerine güvenli bir bilgi elimizde yok” dedi. Wichert, Ruslarla aralarında ‘sıradan problemlerin’ yaşanacağını, ancak bunların ciddi sorunları içermeyeceğini savundu.
Arnavutluk’un Kukes şehrinde İngiliz ‘Hercules’ uçağının düşürülmesini, kaza olarak değerlendiren Alman tarafı, bunun bilinçli bir eylem olmadığını öne sürdü. Bonn Savunma Bakanlığı Sözcüsü, saat 10.00’a kadar Alman tarafına ait klavuz bir birlikle Sırp Komutanlığı’nın karşılaşacağını bildirdi. Bu karşılaşmada Prizren’deki durum üzerine bilgi alınacak.

Başa dön


Strobe Talbott eli boş dönüyor
Rusya askerlerinin diğer emperyalist ülkelerin ordularından önce davranarak Kosova’ya girmesiyle ABD ve Rusya arasında gerginlik derecesine varan uzlaşmazlık giderilemedi.
ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Strobe Talbott ile Rusya Dışişleri Bakanı İgor İvanov arasında, Moskova’da dün sona eren görüşmelerde somut bir ilerleme sağlanamadı.
Talbott, Washington’a hareket etmeden önce yaptığı açıklamada, ABD ve Rusya liderlerinin G-8 zirvesi sırasında yapacakları ikili zirveye hazırlık yaptıklarını söyledi ve “Rusya’nın, artık Kosova’da yenı sürprizler yapacağını sanmıyorum” şeklinde konuştu.
Talbott, dünkü temaslarından önce, bölgede Rus askerlerine de ‘sorumluluk bölgesi’ verilmesi seçeneğini dikkate aldıklarını ilk kez belirterek ABD’nin bu seçeneği değerlendirdiğini kaydetmişti.
ABD Başkanı Bill Clinton, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Rusya ile beraber çalışmaya hazırız. Daha önce Bosna’da bunu yaptık” ifadesini kullanırken, ABD Savunma Bakanı William Cohen ise, Kosova’nın bir bölgesinin Rusya’nın kontrolüne verilmesinin kabul edilemeyeceğini söyledi.
Komutana ödül
Bosna’da konuşlanan Rus askerlerinden bir kısmının, Batılı emperyalistleri şaşkınlığa uğratarak Kosova’ya girmesi, ABD’li askeri uzmanlar tarafından ‘Rusya ile Yugoslavya arasında ortak ve planlı bir operasyon’ olarak yorumlanırken, Rus birliklerini Bosna’dan Kosova’ya getiren Tümgeneral Viktor Zavarzin’in rütbesi, Boris Yeltsin’in kararıyla korgeneralliğe yükseltildi.

Başa dön




Yeltsin’in ‘barış güvercini’
Viktor Çernomırdin

Kosova’nın Sırpların elinden yakılıp yıkılarak ‘kurtarılması’ ve zaman geçirmeden, Batılı emperyalistlerin ‘kurtlar sofrası’na konulmasından sonra en çok konuşulan isimlerden biri de, Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin’in, Yugoslavya Özel Temsilcisi Viktor Çernomırdin oldu. Çernomırdin; savaşın başlamasından kısa bir süre sonra Belgrad-Rusya-Batı Avrupa hattında mekik dokumaya başlamıştı. Bombardımanın durmasını ve NATO birliklerinin Kosova işgalini sağlayan anlaşma, Yugoslavya yönetimine Çernomırdin tarafından kabul ettirildi.
Bu anlaşma, Fransa’da Miloseviç’e dayatılan ve “kayıtsız şartsız teslimiyet” anlamına gelen Rambouillet Anlaşması’ndan verilen belli tavizlerle oluşturulmuştu, ama yine de Miloseviç’in kamuoyu önünde iddia ettiği gibi bir ‘zafer’ olmaktan çok uzaktı. Yugoslavya, vazgeçmek istemediği Kosova’yı, adeta NATO’nun yönetimine bırakıyor ve bölgenin geleceğine dair söz söyleme hakkını büyük ölçüde yitiriyordu.
Belgrad sokaklarında kutlamalar yapılır, hükümet ‘NATO’yu dize getirdik’ mavallarıyla destek sağlamaya çalışırken, perde arkasında içine düşülen bu durumun sorumlusunun Rusya olduğu konuşuluyordu. Anlaşmanın imzalanmasını sağlayan Çernomırdin, hedef adam oldu ve Yugoslavya için, Rusya’nın ‘ihanet ve korkaklığı’nın simgesi haline geliverdi. Bir yandan, Yeltsin’in ‘Batı ile kaynaşma’ politikasına zarar vermemek, diğer yandan ise Rusya’nın geleneksel çıkarları açısından ‘onursuz bir barış’tan sakınmak zorunda olan ve doğal olarak, iki amacı uzlaştıramayan Çernomırdin, 1938 yılında doğdu. Üniversiteden mezun olduktan sonra bir petrol rafinerisinde çalışmaya başladı ve hem işinde, hem de sözde ‘komünist’ partide hızla yükseldi. 1978-82 yılları arasında Merkez Komitesi üyeliği yaptı ve daha sonra, SSCB Gaz Endüstrisi Bakanı oldu. 1989’a kadar, ‘devlet içinde devlet’ olarak tanımlanan dev kamu tekeli Gazprom’un Genel Müdürlüğü’nü yaptı. Bu dönemde çok sayıda yolsuzluğa karıştığı iddia edildi. Çeçenya krizindeki ‘uzlaşmacı’ tutumun prim yapması ile, başbakanlığa atandı.
Mayıs 1995’te, “Evimiz Rusya” adlı neoliberal partiyi kuran Çernomırdin, Rus patronlar, mafya liderleri, önemli sivil-asker bürokratlar ve toplumda, “söz sahibi olan” hemen tüm gruplardan üye kazandı. Partinin “sponsorluğu”nu, aralarında Gazprom’un da bulunduğu bir dizi şirket yapıyordu. Aralık 1995 seçimlerinde, medyanın da desteğini arkasına alarak Duma koltuklarının yüzde 12’sini eline geçirdi. Parti, bu tarihten sonra, Yeltsin’in Duma’daki en güçlü dayanağı oldu. Çernomırdin, Batı’nın da dikkatini çekiyordu. ABD Başkanı Clinton, bir konuşmasında, onu “Yeltsin’in halefi” olarak gördüklerini açıkça dile getirdi. Ancak Çernomırdin, Yeltsin’in tepkisini çekmemek için “koltukta gözü olmadığını” söyledi ve “temkinli adımlarla ilerlemeye” dikkat etti. Yeltsin’i savunmak, ABD’yi savunmakla eşanlamlıydı ve elbette bir gün “ödüllendirilecekti”.
Kendisini, “sadece reformları sürdürmekten değil, şehirlerin ticarileştirilmesinden, şirketlerin özelleştirilmesinden ve yurttaşlar içinde yayılan girişimci ruhtan zevk alan bir adam” olarak tanıtan Çernomırdin, Balkanlar’da aldığı tutumla Rus halkının da öfkesini topladı. Devlet başkanlığı seçimlerinin yaklaştığı şu günlerde, bu öfke, “girişimci ruhlar”a baskın gelmiş görünüyor.

Başa dön


İşgalciler Priştine sokaklarında
Haftalarca bombaladıkları Kosova topraklarını işgale girişen NATO orduları, bölgeye huzur yerine karmaşa getirdi. Her biri kendilerine aldığı bölgeleri kalıcı karakollar haline dönüştürmeyi amaçlayan beş işgalci ülkenin askerleri, büyük gruplar halinde, helikopterler ve tanklar eşliğinde ağır yağmur ve dolu yağışı altında ilerlemeyi sürdürüyorlar. Kosova topraklarına ayak basan asker sayısının dün 10 bini aştığı kaydedilirken, Priştine Havaalanı’na ulaşan bir grup NATO askerinin, kendilerinden saatler önce buraya yerleşen Rus askerleriyle karşı karşıya bekledikleri, zaman zaman karşılıklı gövde gösterilerinde bulundukları bildiriliyor.
Kuzey Kore BM ile görüşecek
Kuzey Kore yönetimi, Sarı Deniz’deki cephelemeye son vermek üzere ABD’nin himayesindeki Birleşmiş Milletler Komutası’yla görüşme kararı aldı. Komuta’nın Seul’deki temsilciliğinden dün yapılan açıklama, “Kuzey Kore yönetimi, 15 Haziran tarihine kadar Birleşmiş Milletler Komutası temsilcileri ile bir araya geleceklerini belirtti” ifadesi kullanıldı. Kuzey Kore ve Güney Kore arasındaki gerginlik, Güney Kore’nin Sarı Deniz’e askeri yığınak yapmasının ardından tırmanmıştı.
AP seçimleri tamamlandı
Avrupa Parlamentosu seçimleri dün 11 ülkede yapılan seçimlerle tamamlandı. Oy verme işlemi Hollanda, Danimarka ve İngiltere’de perşembe günü, İrlanda’da ise cuma günü tamamlanmıştı. Seçimlerde, 15 Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkenin nüfusları ile doğru orantılı olarak temsil edildikleri AP’de, önümüzdeki dönem görev alacak olan 626 parlamenter belirleniyor. AB’nin en kalabalık ülkesi olan Almanya’nın 99 üyesi bulunduğu parlamentoda ikinci sırayı 87 üyeyle İngiltere alıyor.
Ebu Davud Filistin’e giremiyor
İsrail, 1972 Münih Olimpiyatları sırasında 11 İsrailli atletin öldürülmesine karıştığı öne sürülen Ebu Davud’un Batı Şeria’ya dönüşünü yasakladı. İsrail hükümet kaynakları, Almanya’nın, gerçek adı Muhammed Davud Odeh olan Ebu Davud’un hakkında yeni bir tutuklama emri çıkartmasının ardından, hükümetin böyle bir karar aldığını duyurdular. Ebu Davud, 1996 yılında Filistin Ulusal Konseyi’nin toplantısına katılmak üzere, İsrail’den Filistin topraklarına dönüş izni almıştı.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net