Bu hafta da, tuttuğu takım uğruna kendini kaybetmiş taraftarların eseri, acıklı manzaralara tanıklık ettik. Futbolun her türlü sonuca açık olduğunu kabul etmeyen ya da kabul etmek istemeyen ve hayatla en güçlü bağlantısını da tuttuğu takım üzerinden kuran taraftarlar, maç sonrasında küfürler eşliğinde birbirlerine girip sokakları terörize ettiler. Ne adına? Kötü durumda olduğuna inandıkları takımlarını, kendilerince düze çıkarma adına... Küfür, kavga eşliğinde histerik bir üslupla dile getirilen istifa çağrıları ne derece ciddiye alınabilir ki? Takıma katkı yapabilecek düşüncelerin olduğuna inanıyorsan, bunları uygarca yöntemlerle dile getirmeyi niye akıl edemiyorsun? Varsa yoksa küfür, kavga, şiddet... İş, takımı taşıyan otobüse saldırıya kadar gidiyor. Böyle davranarak akıllarınca kötü gidişatın sorumlusu saydıkları kişilerden hesap soruyorlar ama gerçekte futbolcular üzerinde çok büyük bir baskı yarattıklarının ve dolayısıyla takıma daha çok zarar verdiklerinin farkında bile değiller. Yenilgiyi olgunlukla kabullenme kültürü yerleşene değin bu tip olayların sonu gelmeyecek belli ki...
Tabii bu sefil ortamın oluşmasında yöneticilerin ve medyanın rolünü de unutmamak lazım. Yöneticiler cahilce konuşmalarla taraftarları başarıya koşullandırıyorlar. Ardından gelen başarısız sonuçlar, yüksek beklenti içine soktukları taraftar üzerinde daha bir yıkıcı etki yaratıyor doğal olarak. Medyada dile getirilen ve çoğunlukla teknik adamları, futbolcuları hedef gösteren cahilce yorumlar da taraftarları kışkırtmaktan başka bir işe yaramıyor.
Bir başka acıklı taraftar manzarası ise Ali Sami Yen’de, F.Bahçe’ye küfür şeklinde tecelli etti. Sahada mücadele eden takımına moral vermek, takımın motivasyonunu artırmak için tezahürat yok ama F.Bahçe’ye küfür var. Sportif rekabetten öfke ve düşmanlık yaratmakta üstümüze yok. Bu da ancak bizimki gibi spora arızalı bir anlayışın hakim olduğu ülkelerde mümkün herhalde.
Haftanın mutlusu G.Saray
Geçtiğimiz hafta Fenerbahçe’nin yaşadığı mutluluğun benzerini Galatasaray yaşadı bu hafta. Bu kez ilk 5’te yer alanlar arasında haftayı 3 puanla kapatan tek takım sarı-kırmızılılar oldu. Lider Fenerbahçe, Denizli deplasmanında tek puana talim ederken, 2. sıradaki V.Manisaspor ve 4. sıradaki Beşiktaş kendi evlerinde yenilmekten kurtulamadılar. 5. sıradaki Kayserispor da haftayı Konya deplasmanında aldığı 1 puanla geçirdi. Sıralamada 3. sıradaki Galatasaray’dan sonra galibiyet alan en yüksek dereceli takım 6. sıradaki A.Gücü oldu.
Puan açısından bakıldığında, ligin orta sıralarında müthiş bir sıkışıklık olduğu görülüyor. 5. sıradaki Kayserispor ile 13. sıradaki Trabzonspor arasındaki puan farkı sadece 3. Yani bu 3 puanlık aralıkta dizilmiş 9 takım arasında en fazla bir galibiyetlik fark var. Değişmeye son derece müsait bir puan tablosu.
Denizli sendromu
Fenerbahçe geçtiğimiz sezonun son maçında berabere kalarak şampiyonluğu kaybettiği Denizli’de bu kez de 2 puan bıraktı. Sarı-lacivertliler için tam, “artık işleri yoluna soktu” yorumları yapılırken, Denizli deplasmanı, aslında durumun hiç de öyle iyimser olmayı gerektirecek kadar sorunsuz olmadığını net bir biçimde ortaya koydu. Son derece azap verici bir maçtı. Karşılaşmadaki en büyük heyecan Fenerbahçe kalesinde yaşandı ama bunda Denizlisporlu oyuncuların parmağı yoktu. Edu’nun sert geri pasını Volkan’ın ayağının altından kaçırması, sonra kornere çıkmak üzereyken çizgi üzerinde yetişip kontrolüne aldığı topu ileriye vururken, kendisine pres yapmaya gelen Denizlisporlu Yusuf’a çarptırması ve topun ceza sahası köşesinde yükseklik kazanması, ardından tehlikeyi uzaklaştırmak isteyen Lugano’nun ters bir vuruşla topu yeniden kendi penaltı noktası civarına göndermesi, maçta adrenalinin en çok yükseldiği anlardı. Bunun dışında maçta ciddi sayılabilecek tek pozisyonda top Fenerbahçe kalesinin direğinden döndü.
Zico’nun, geçtiğimiz hafta sonradan oyuna girerek G.Antep maçının kaderini değiştiren Ümit Özat’ı yedekte tutmasına kimse anlam veremedi. Brezilyalı teknik adamın, yanlış hamlelerle takıma zarar verdiği gibi, kendi geleceğini de riske soktuğu konusundaki düşünceler, birkaç hafta aradan sonra yine ön plana çıktı haliyle.
Tersyüz Manisa
V. Manisa, cepten yemeyi sürdürüyor. Ege temsilcisi bu kez evinde Ankaraspor’a teslim oldu. İlk 9 haftada aldığı sonuçlarla zirve yarışına ortak olan Manisa, son 4 haftadır puan alamadığı gibi bu 4 maçta yediği 13 golle de dikkat çekiyor. Oysa Manisa, 9. haftaya kadar yenilgisizdi ve ligin en az gol yiyen takımı unvanına sahipti. Doğrusu, Manisa’nın zirve yarışını sezon sonuna kadar sürdüreceğine pek inanan yoktu ama bu kadar erken döküleceğini de kimse beklemiyordu. En büyük zaafları, skor olarak geriye düştükten sonra oyun disiplininden tamamen kopmaları ve savunma yapmayı unutarak... Bu zaaflarını gidermedikleri sürece, zirve yarışında yer almaları olanaksız.
Sorunsuz takım yok
Geçtiğimiz hafta Rize deplasmanından, iyi oyununa karşın eli boş dönen Galatasaray, bunun acısını Sakarya’dan çıkardı. Hasan Kabze, 2 golle sezona gecikmiş bir “merhaba” derken, takımın hücumcuları arasında her zaman yeri olabileceğini gösterdi. Ligde en üst düzey futbolu Galatasaray oynuyor ama bu durum onların da ciddi eksikleri olduğu gerçeğini gizlemeye yetmiyor. Gerets’in, orta sahanın yükünü daha dengeli paylaştıracak bir oyun kurgusu oluşturması şart. Her rakip Sakarya’nın düzeyinde değil ne de olsa. Sakarya karşısında fazla göze batmayan zaaflar, güçlü rakipler önünde ciddi sıkıntılar yaratabilir.
Beşiktaş’ın hüsranı bitmek bilmiyor. İnönü’de Sivas’a 1-0 yenildiler ama neredeyse buna sevinerek tamamladılar maçı. Savunmada o kadar vahim açıklar verdiler ki, Sivaslı oyuncular biraz daha becerikli olsalar maçtan çok daha farklı bir skorla ayrılabilirlerdi. Sivas belki de tarihinin en rahat deplasman galibiyetlerinden birini aldı. Beşiktaş’ın acilen sorunlarına doğru teşhis koyması, sonra da cesaretle bu sorunlarla hesaplaşması gerekiyor. Sorunların üzerine gitmeden, onlarla yüzleşmeden, kolaycı bir yaklaşımla kötü gidişin faturasını sadece oyunculara kesmek, şu aşamada yapılacak en büyük yanlışlardan biri olur. Bu saatten sonra Tigana’ya alternatif aramak da...
Avni Aker mağduru
Trabzon 4 hafta sonra puanla tanıştı ama bu Avni Aker’de Antalya önünde alınan 1 puan olunca tabii ki kimse sevinmedi. Geçtiğimiz haftalara göre daha bir gayretliydiler ancak seyirci baskısından ve yan hakemin yanlış kararlarından mustarip bir 90 dakika yaşadılar. Avni Aker tribünlerinden yükselen homurtular eşliğinde futbolcuların üzerine kara bir bulut gibi çöken olumsuz elektrik, sabır dolu bir iyimser beklentiye dönüşmediği sürece, bordo-mavili ekipten istikrar beklemek boşuna. Nitekim bu baskının hiç de küçümsenemez rolü sayesinde Trabzon için şampiyonluk defteri erken kapandı bu sezon.
Ligin en dikkat çekici çıkışını gerçekleştiren A.Gücü, galibiyet serisini bu hafta da sürdürdü. Başkent ekibi, Ç.Rize’yi 2-0 yenerek üst üste 4. galibiyetini aldı ve son 5 maçta topladığı puanı 13’e yükseltirken, puan cetvelinde de 6. sıraya yerleşti.
Başa dön
Telekom yerini korudu
Basketbol Ligi’nde 6. haftanın maçları tamamlanırken, Telekom ligin tek yenilgisiz takımı olarak liderliğini sürdürdü.
Başkent temsilcisi, Alpella ile deplasmanda oynadığı maçı 74-64 kazanarak hem yenilmezliğini hem de liderliğini sürdürmeyi başardı. Fenerbahçe Ülker ise haftanın en önemli ve olaylı maçında Efes Pilsen’e 83-72 yenilerek ilk yenilgisini aldı.
Ligin yeni temsilcilerinden Casa TED Kolejliler de başarılı performansını sürdürmeye devam ediyor. 6. hafta sonunda 4. galibiyetine ulaşan başkent temsilcisi, puan sıralamasında da 3. sıraya kadar yükseldi.
TBBL
Türkiye Bayanlar Basketbol Ligi’nde 3. hafta maçları tamamlanırken, Fenerbahçe yenilgisiz tek takım olarak ilk sırada yer aldı. Sarı-lacivertli takım, sahasında konuk ettiği Tarsus Belediyesi’ni 85-63’lük skorla geçerek puanını 6’ya çıkardı ve yenilgisiz liderliğini sürdürdü.
Geçen haftanın lideri Botaş Spor ise Beşiktaş ile deplasmanda oynadığı maçı 80-73 kaybederek hem ilk yenilgisini aldı hem de liderliğini kaybetti.
Beşiktaş ve Telekom’un Avrupa sınavları
Öte yandan basketbolda takımların Avrupa mücadelesi de sürüyor. Beşiktaş Erkek Basketbol Takımı, ULEB Kupası (B) Grubu üçüncü maçında bugün Sırbistan’ın Zeleznik takımıyla İstanbul’da karşılaşacak. Akatlar Spor ve Kültür Kompleksi’nde oynanacak karşılaşma saat 20.00’de başlayacak. Beşiktaş, grubunda daha önce oynadığı 2 maçı da kaybetmişti.