www.evrensel.net   | Evrensel Kitap arşiv  |  linkler   | posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Saldırılara karşı işçinin birliği şart
Tuzla deri işçileri, yaklaşan şube kongresine, artan sorunları çözebilmek için tek liste ile gidilmesini istiyor

Rekabet sona ermeli
KESK içerisinde yer alan Emek Hareketi tarafından düzenlenen “Toplusözleşme Süreci ve Siyasal Gelişmeler” konulu panelde kamu emekçilerinin haklarına yönelik saldırıları durdurabilmesi ve yeni haklar kazanabilmesi için emekçiler arasındaki rekabete son verilerek birlik olunması gerektiği belirtildi.

2006 yılı toplusözleşmeleri
İşçi sendikaları ile patronlar arasında yılın ilk 9 ayında 1339 toplu iş sözleşmesi imzalanırken, işçi sendikalarının aldıkları 171 grev kararından 24’ünün uygulanmasıyla 164 bin 505 iş günü kaybı oldu.


Saldırılara karşı işçinin birliği şart
Gökhan Durmuş
Deri işçileri, Tuzla Deri Organize Sanayi Bölgesi’nde yaşanan olumsuzluklara karşı mücadele edebilmek için birliğin şart olduğunu söylüyor. Bu nedenle Deri-İş Tuzla Şubesi’nin 19 Kasım’da yapılacak kongresinde ayrı liste çalışmalarının yürütülmesini eleştiren işçiler, tek liste halinde güç birliğinin gerçekleştirilmesi gerektiğini dile getiriyorlar.
Deri işçisi İmam Dilek, çalışma şartlarının eskiye göre değiştiğini, sezonluk ve yevmiyeli çalışanların işyerlerine girdiğini, sendika şubesinin ise bu konuda zayıf kaldığını kaydetti. Dilek, yeni yönetimin bu uygulamaları engellemek için mücadele etmesi gerektiğini belirtti.
Patronlara mesaj verilmeli
Haydar Sarıyol ise bu saldırılara, sadece sendika yöneticilerinin değil bölgedeki bütün işçilerin birlikte karşı koyabileceğini kaydetti. Yönetimin eksiklikleri olmakla birlikte başka kişiler gelse de saldırıların devam edeceğine dikkat çeken Sarıyol, tek çözümün işçilerin birleşmesinde olduğunu dile getirdi. Mart ayında toplusözleşme görüşmelerinin başlayacağını hatırlatan Sarıyol, kongrede deri patronlarına birlik mesajı vermek zorunda olduklarını ifade etti. Kongreye tek liste ile gidilmesini isteyen Sarıyol, “Bölünmüş olarak kongreye giderlerse önümüzdeki sözleşmede bir şey yapılamaz. Gruplaşma olursa patronlar daha saldırgan olur” diye konuştu. Sarıyol, organizedeki işçilerin yöre, siyaset ayrımı yapmadan birlikte hareket etmesi durumunda haklarını alabileceğini söyledi.
Her kesimden temsilci
Yeni oluşacak yönetimin içinde her yöreden insanın olduğu bütünlüklü bir yapı olması gerektiğini vurgulayan Halis Egeli, “Güç birliği yaparak kongreye gidilmeli. Gerçek sendikacılık yapılmalı artık” diye konuştu.
İlhami Dosdoğru da her kesimden işçinin içinde yer aldığı tek bir liste ile kongreye gidilmesi gerektiğini kaydetti. Yıllardır sendikanın bir düşüş içinde olduğunu belirten Dosdoğru, “Artık bu yönetim tarzından vazgeçilmeli. Temsilcilerin, işçilerin de içinde bulunduğu bir yapı kurulmalı. Artık ayrımcılıkların bitmesi gerekiyor” dedi.
Bölgedeki işçi sayısında 1997 yılından itibaren hızla bir düşüş yaşandığını söyleyen Genco Kaya ise Deri-İş’in güçlü bir sendika olabilmesi için Çorlu ve Gönen’deki deri işçilerini örgütlemesi gerektiğini kaydetti.
İşçiler de söz sahibi olmalı
Deri işçisi Ali Sönmez ise kongreye kısa bir zaman kaldığını, bu zamanı işçilerin birleşmesi için kullanmak gerektiğini kaydetti. Kongrede ayrı listelerin çıkmasına karşı olduğunu belirten Sönmez, deri organize sanayideki bütün işçilerin de söz sahibi olduğu geniş bir birlikteliğin kurulması gerektiğini ifade etti. Deri işçilerinin ancak bu şekilde saldırılara karşı koyabileceğini dile getiren Sönmez, aksi halde patronların saldırılarının artarak devam edeceğini, kazanılmış hakların ortadan kaldırılacağını belirtti.

‘Tek listeden yanayız’
AKP’nin iktidara gelmesiyle birlikte emekçilere yönelik saldırıların arttığına dikkat çeken Deri-İş Tuzla Şube Başkanı Hasan Sonkaya, toplusözleşmelere bakıldığı zaman kazanılmış hakların ortadan kaldırılmaya çalışıldığını dile getirdi.
“Türkiye’de bu kadar olumsuzluklar olurken, taşeronlaştırma, ödünç işçiler, özelleştirmeler yapılırken bölge olarak hiç etkilenmedik dersek gerçekçi olmaz” diyen Sonkaya, örgütlü oldukları 9 fabrikanın kapandığını, 450 üye kaybettiklerini ancak bu üyelerin yerine yeni açılan yerlerdeki işçileri örgütlediklerini ifade etti. Deri-İş’in bölgeden çıkartılması için saldırıların hedefi olduğunu ifade eden Sonkaya, fazla mesaiye kalmama ve basın açıklamalarıyla tepkilerini dile getirdiklerini kaydetti.
Cevahir Deri direnişi
Geçen yıl sendikalaştıkları için işten atılan Cevahir Deri işçilerinin direnişinin bu döneme damgasını vurduğunu belirten Sonkaya, “Bu sürede 11 kez gözaltına alındım, 2 kez kaçırıldım, öldürülmek istendim. Şube sekreterimize saldırılar oldu” diye konuştu. Cevahir Deri’de başarılı olamadıkları yönündeki açıklamalara yanıt veren Sonkaya şunları söyledi: “Cevahir Deri önünde 7 ay yoğun saldırılara rağmen direniş sürdürdüğümüz için başka işyerlerinde saldırılar olmadı. 30 işçi 7 ay kar kış demeden, aç susuz böyle bir direnişi örgütleyebildiyse bu başarıdır” dedi.
Kongrenin ardından mücadelelerine kaldıkları yerden devam edeceklerini belirten Sonkaya, sendikalara yönelik saldırıların yoğun olduğu bir dönemde yapılan kongrede farklı listelerin çıkmasına karşı olduğunu belirtti. Sonkaya, “Gönül ister ki tek liste halinde kongreye gidelim. En geniş bir birlikteliğin sağlanmasından yanayız Ama dayatmacı teklifleri de kabul etmeyiz” dedi.


Başa dön


Rekabet sona ermeli
KESK içerisinde yer alan Emek Hareketi tarafından düzenlenen “Toplusözleşme Süreci ve Siyasal Gelişmeler” konulu panelde kamu emekçilerinin haklarına yönelik saldırıları durdurabilmesi ve yeni haklar kazanabilmesi için emekçiler arasındaki rekabete son verilerek birlik olunması gerektiği belirtildi.
Eskişehir’de KESK toplantı salonunda gerçekleştirilen ve SES Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Bülent Nazım Yılmaz tarafından yönetilen panele konuşmacı olarak KESK eski MYK Üyesi Güven Gerçek ile Marmara Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özgür Müftüoğlu katıldı.
Çalışma yaşamında esneklik ve kuralsızlık anlamına gelen politikaların devletin sosyal işlevinden arınarak piyasaya açılmasını getirdiğini vurgulayan Özgür Müftüoğlu “Çalışma yaşamında esnekleşme ve kuralsızlaşma; sözleşmeli, kısmi süreli çalışma, taşeronluk gibi güvencesiz ve emekçiler arasında farklılaşmaya neden olan çalışma biçimlerini yaygınlaştırmıştır. Performans değerlendirmesi gibi yöntemlerde emekçilerin birlikte dayanışma içerisinde bulunmalarını engellemiş ve birbirleriyle rakip hale getirmiştir” dedi.
Bu uygulamaların sonucunda emekçilerin sorunlar karşısında bireysel çözüm yollarına yönelip sendikal örgütlenmelerden uzaklaştırıldığını vurgulayan Müftüoğlu, sendikaların güçsüzlüğünden de yararlanılarak başta emekçiler olmak üzere geniş toplum kesimlerinin haklarının ortadan kaldırıldığını kaydetti.
Saldırılara karşı mücadelenin örgütlenmesi görevinin sendikalara düştüğünü ifade eden Müftüoğlu, “KESK’in karşı karşıya olduğu sorunlardan sıyrılması ve Türkiye’de emekçilerin ve işçi sınıfı hareketinin dinamosu olma işlevini en etkin biçimde yerine getirmeyi sürdürmesi için örgüt içi düşünce üretimini en yetkin biçimde sürdürmesi gerekir” diye konuştu.
2001 yılında çıkarılan 4688 Sendika Yasası ile kamu emekçilerinin mücadelesinin önüne set çekildiğini vurgulayan Güven Gerçek ise “Toplu görüşme öncesi KESK genel merkezi yerel örgütleriyle oturup tartışmalı ve görüşme taslağının birlikte hazırlanması gerekir. Böyle olunca masaya daha güçlü olarak oturulabilir. Yerel örgütler öne çıkmalıdır” diye konuştu.
Yerel örgütlerin bugün genel merkezlere olan güvenini yitirdiğine dikkat çeken Güven Gerçek, emekçilerin 1989 yılının başında olan mücadele gücü ve heyecanının yeniden örgütlenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.


Başa dön


2006 yılı toplusözleşmeleri
İşçi sendikaları ile patronlar arasında yılın ilk 9 ayında 1339 toplu iş sözleşmesi imzalanırken, işçi sendikalarının aldıkları 171 grev kararından 24’ünün uygulanmasıyla 164 bin 505 iş günü kaybı oldu.
Bu yılın ilk 9 ayında kamuda 967, özel sektörde 372 olmak üzere toplam bin 339 toplu iş sözleşmesi imzalandı. Sözleşme hükümlerinden 4 bin 791 işyerindeki 186 bin 147 işçi yararlandı. Bu işçilerin 105 bin 83’ü kamuda, 81 bin 64’ü de özel sektörde çalışıyor. Resmi arabuluculuk sürecinde 366 toplu iş sözleşmesiyle ilgili çalışma yapıldı. Bunlardan 129’unda anlaşmaya varılırken, 237’sinden anlaşma çıkmadı. Arabulucu aşamasındaki 39 toplu iş sözleşmesiyle ilgili çalışma henüz sonuçlanmadı. Toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde, 131’i özel sektörde olmak üzere toplam 171 grev kararı alındı. Kararlardan 132’si greve başlamadan kaldırıldı. Halen uygulamaya konulmayan 15 grev kararı bulunuyor.
Genç işçiler kurultay gerçekleştirdi
Birleşik Metal-İş Sendikası tüm işyerlerinden genç işçilerin katılımıyla “1. Genç İşçiler Kurultayı”nı gerçekleştirdi. Kemal Türkler Salonu’nda önceki gün yapılan kurultaya 160 kişi katıldı. “İşçiler için örgütlenmenin anlamı üzerine güncel değerlendirmeler”, “Birleşik Metal-İş Sendikası genç işçi anketi değerlendirme sunumu”, “Daha iyi yaşam ve çalışma koşullarına ulaşmanın yöntemleri üzerine değerlendirmeler” gündemleriyle toplanan kurultaydan, sendikanın genç işçilere yönelik eğitimlerini artırması ve genç işçiler okulu yapılması, işçilerin siyasete katılması, yalnızca kendi fabrikalarında örgütlü olmanın yeterli olmayacağı ve yakındaki fabrikaların da örgütlenmesi, yasaların işçilerin yararına çıkması için işçilerin örgütlü olması gibi konularda ortak karar alındı. Kurultayın yeniden düzenleneceği de belirtildi.
Keyfi engellemeye suç duyurusu
SES Şişli Şubesi, Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Hayri Özgüzel hakkında “sendikal faaliyetleri keyfi bir şekilde engellediği” gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Şişli Adliyesi Başsavcılığı’na yapılan suç duyurusunun ardından basına açıklama yapan Şube Başkanı Rabia Tuncer, sendikal faaliyetlerinin sürekli engellendiğini, üyelerinin keyfi soruşturmalara maruz kaldığını dile getirdi. Özgüzel’in, sendika panolarını kaldırdığını, dilekçe veren üyelerine soruşturma açıldığını, kınama cezaları verildiğini belirten Tuncer, Sağlık Müdürlüğü ve valiliğe yaptıkları başvurulardan sonuç alamadıkları için suç duyurusunda bulunduklarını kaydetti. Öte yandan SES Kayseri Şubesi, İl Sağlık Müdürlüğü önünde yaptığı eylemle AKP Hükümeti’nin sağlık politikalarını protesto etti. Eylemde konuşan Şube Başkanı Orhan Karakaya, AKP’nin sağlığı bitirme noktasına getirdiğini söyledi.
Gıda-İş’ten bilgisayar kursu
DİSK/Gıda-İş Sendikası ile Rosa Luksemburg Vakfı tarafından ortaklaşa yürütülen proje kapsamında düzenlenen bilgisayar eğitimi tamamlandı. Sendikal hareketin ileri unsurlarının bilgisayar teknolojisinden daha etkin bir şekilde yararlanabilmelerini sağlamak amacıyla düzenlenen eğitimlere, İstanbul çapında Türk-İş, DİSK, Hak-İş ve KESK’e üye 120 kadar işyeri temsilcisi katıldı. Temsilcilere sertifikaları önceki gün DİSK Genel Merkezi’nde düzenlenen törenle verildi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net